İhzar Kararı ve Müzekkeresi Nedir, Hangi Hallerde Verilir?

by Avukat Erdal Ersoy
İhzar Kararı ve Müzekkeresi Nedir, Hangi Hallerde Verilir?

İhzar Kararı ve Müzekkeresinin Hukuki Niteliği

İhzar veya mevzuattaki adıyla zorla getirme, yargı mercileri tarafından usulüne uygun davet edilmesine karşın mazeretsiz olarak gelmeyen ya da hakkında tutuklama veya yakalama şartları bulunan kişilerin kolluk marifetiyle hazır edilmesini amaçlayan bir usul işlemidir. Bu kararın yerine getirilmesi amacıyla yetkili adli merci tarafından düzenlenen resmi yazıya ihzar müzekkeresi denir. Zorla getirme işlemi tutuklama tedbirinden farklı olup kişiyi cezalandırma ya da ceza infaz kurumuna koyma amacı taşımaz; yalnızca çağrıldığı merci huzurunda ifadesinin, sorgusunun veya beyanının alınması gayesiyle geçici nitelikte bir özgürlük kısıtlaması doğurur.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 146Kaynağı aç
Madde 146 – (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan veya 145 inci maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir. (2) Zorla getirme kararı, şüpheli veya sanığın açıkça kim olduğunu, kendisiyle ilgili suçu, gerektiğinde eşkâlini ve zorla getirilmesi nedenlerini içerir. (3) Zorla getirme kararının bir örneği şüpheli veya sanığa verilir. (4) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Zorla getirme kararı ile çağrılan şüpheli veya sanık derhal, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmidört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve sorguya çekilir veya ifadesi alınır. (5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Zorla getirme, bunun için haklı görülecek bir zamanda başlar ve hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından, sorguya çekilmenin veya ifade almanın sonuna kadar devam eder. (6) Zorla getirme kararının yerine getirilememesinin nedenleri, köy veya mahalle muhtarı ile kolluk görevlisinin birlikte imzalayacakları bir tutanakla saptanır. (7) (Ek: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Çağrıya rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi ile ilgili olarak da zorla getirme kararı verilebilir. İKİNCİ BÖLÜM İfade ve Sorgu Usulü İfade ve sorgunun tarzı

Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının korunabilmesi amacıyla zorla getirme kararı verilmeden önce usulüne uygun bir çağrının yapılmış olması esastır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 145/1 uyarınca ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır, çağrılma nedeni davetiyede açıkça belirtilir ve gelmezse zorla getirileceği ihtarına yer verilir. Kanuni şartları taşıyan usulüne uygun bir çağrı yapılmadan ihzar müzekkeresi düzenlenmesi kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlaline yol açar.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 145Kaynağı aç
Madde 145 – (1) İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla getirileceği yazılır. Zorla getirme[53]

Ceza Muhakemesinde Şüpheli ve Sanık Hakkında Zorla Getirme

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 146/1 uyarınca hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan ya da kanuna uygun şekilde çağrıldığı halde mazeretsiz gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir. Zorla getirme kararı; şüpheli veya sanığın açıkça kim olduğunu, kendisiyle ilgili suçu, gerektiğinde eşkâlini ve zorla getirilme nedenlerini içerir. Kanunun 146/3 maddesi gereğince bu kararın bir örneği ilgili şüpheli veya sanığa verilir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 146/4-5 gereğince zorla getirme kararı ile çağrılan şüpheli veya sanık derhal, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç 24 saat içinde çağıran hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve sorguya çekilir veya ifadesi alınır. Zorla getirme işlemi bunun için haklı görülecek bir zamanda başlar ve adli merci tarafından sorguya çekilmenin veya ifade almanın sonuna kadar devam eder. Zorla getirme kararının yerine getirilememesi halinde ise bunun nedenleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 146/6 uyarınca köy veya mahalle muhtarı ile kolluk görevlisinin birlikte imzalayacakları bir tutanakla tespit edilir.

Ceza Yargılamasında Tanık, Bilirkişi ve Mağdur Hakkında Zorla Getirme

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 146/7 hükmü uyarınca, çağrıya rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi hakkında da zorla getirme kararı verilebilir. Bu doğrultuda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 44/1 hükmü gereğince, usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar zorla getirilir ve sebep oldukları giderler tahsil edilir. Zorla getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. Ayrıca tanık hakkında verilen zorla getirme kararı; telefon, telgraf, faks veya elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılarak da tanığa bildirilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 44Kaynağı aç
Madde 44 – (1) Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. (Ek cümle:8/7/2021-7331/11 md.) Zorla getirme kararı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılmak suretiyle de tanığa bildirilir. (2) Fiilî hizmette bulunan askerler hakkındaki zorla getirme kararı askerî makamlar aracılığıyla infaz olunur. Tanıklıktan çekinme

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 44/2 uyarınca fiilî hizmette bulunan asker kişiler hakkındaki zorla getirme kararı askerî makamlar aracılığıyla infaz olunur. Mağdur ve şikâyetçinin dinlenmesi amacıyla yapılacak çağrı ve zorla getirme işlemlerinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 233/2 gereğince tanıklara ilişkin hükümler uygulanır. Aynı doğrultuda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 62/1 uyarınca tanıklara ilişkin hükümlerden aykırı olmayanlar bilirkişiler hakkında da uygulanır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 233Kaynağı aç
Madde 233 – (1) Mağdur ile şikâyetçi, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrı kâğıdı ile çağırılıp dinlenir. (Ek cümleler:8/7/2021-7331/21 md.) Kovuşturma evresine geçildiğinde çağrı kâğıdına iddianame eklenir. Ayrıca, iddianameye ilişkin bilgiler ve duruşma tarihi; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılmak suretiyle de bildirilir. (2) Bu hususta yapılacak çağrı ve zorla getirme bakımından tanıklara ilişkin hükümler uygulanır.[79] Mağdur ile şikâyetçinin hakları[80]
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 62Kaynağı aç
Madde 62 – (1) Tanıklara ilişkin hükümlerden aşağıdaki maddelere aykırı olmayanlar bilirkişiler hakkında da uygulanır. Bilirkişinin atanması

Hukuk Davalarında Zorla Getirme Usulü ve Hukuki Sonuçları

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 245/1 gereğince, kanundaki ayrık haller saklı kalmak üzere tanıklık için çağrılan kişilerin duruşmaya katılması yasal bir zorunluluktur. Kendisine usulünce tebligat yapılmasına karşın haklı bir mazeret bildirmeksizin duruşmaya gelmeyen tanık kolluk marifetiyle zorla getirtilir; ayrıca gelmemesinin yol açtığı yargılama masraflarına ve disiplin para cezasına mahkûm edilir. Buna karşın, duruşmada hazır bulunamayışını haklı kılan gerekçeleri sonradan adli makamlara açıklayan tanık hakkında verilmiş bulunan gider ve disiplin cezası yaptırımları kaldırılır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 245Kaynağı aç
MADDE 245- (1) Kanunda gösterilen hükümler saklı kalmak üzere, tanıklık için çağrılan herkes gelmek zorundadır. Usulüne uygun olarak çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeksizin gelmeyen tanık zorla getirtilir, gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve beşyüz Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur. Zorla getirtilen tanık, evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse, aleyhine hükmedilen giderler ve disiplin para cezası kaldırılır. Tanığa soru kâğıdı gönderilmesi

Usul hukukunda taraflara gösterdikleri tanıkları duruşmada hazır etme yükümlülüğü yüklenemez. Usulüne uygun tebligata rağmen mazeretsiz olarak çağrıya uymayan tanık hakkında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 245/1 uyarınca zorla getirme yoluna gidilmeksizin hüküm kurulması, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/10807 Esas ve 2017/9720 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğurur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/10807, K. 2017/9720Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2015/10807 E.  ,  2017/9720 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait işyerinde Haziran 2008 tarihinden 08.03.2013 tarihine kadar kasa görevlisi olarak çalıştığını, son maaşının 850 TL olduğunu, 3 ayda bir 300 TL prim aldığını, maaş ödemelerinin düzensiz olması nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; davacının kendi isteğiyle işten ayrılmasına rağmen iyiniyetli olarak davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, bakiye kıdem tazminatı alacağının 5.939,64 TL olduğunu ve en kısa sürede ödeneceğini, davacının ücretinin asgari geçim indirimi ile birlikte 950 TL olduğunu, yıllık izin, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücreti hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsiline hükmedilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Usul açısından; a) Davalı tanıklarından …'ya davetiye tebliğ edilememesi, diğer davalı tanığı …'nın ise usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemesi üzerine 30/04/2014 tarihli celsede davalı vekilinin " gelecek celse tanıklarımı hazır edeceğim" şeklindeki talebi üzerine mahkemece "Davalı vekiline gelecek celse tanıklarını hazır etmesi için kesin süre verilmesine, hazır etmediğinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına(ihtarat yapıldı) " şeklinde ara kararı oluşturulduğu, takip eden 11/06/2014 tarihli celseye davalı vekilinin mazeret bildirerek katılmaması sonrasında ise mahkemece davalı tanıkları dinlenmeksizin dosyanın bilirkişiye gönderildiği ve bilirkişiden dönmesini müteakip de karara bağlandığı anlaşılmaktadır. Usul yasasında taraflarca tanıkların hazır edilmesi gibi bir düzenleme yer almamakta olup, mahkemece adına çıkarılan davetiye tebliğ edilemeyen tanık bakımından HMK.'nın 240. maddesi uyarınca davalı vekiline tanığın yeni adresini bildirmesi için kesin süre verilmesi, kendisine davetiye tebliğ edildiği halde mazeret bildirmeksizin çağrıya uymayan tanık bakımından ise HMK.'nın 245/1. maddesi uyarınca zorla getirilmesi yoluna gidilmesi gerekirken usuli işlemler tamamlanmadan karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlalidir. 2-Esas açısından; a) Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında davacı işçinin fazla çalışmasının olup olmadığı hususu ihtilaflıdır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına dayalı olarak davacının haftanın 6 günü 09.00-19.00 saatleri arası 10 saat çalıştığı, kasiyer olması nedeniyle yarım saat daha fazla çalışma yaparak çalışmanın günde 10,5 saat olduğu, günde 1,5 saat ara dinlenmesinin tenzili ile haftalık çalışmasının (10 saat x6 gün) 60 saat olduğu ve buna göre 45 saati aşan 15 saat fazla çalışma yaptığının kabulü ile sonuca gidilmesi isabetsiz olup, yapılan hesap matematiksel hata içermektedir. Davacının günlük 10,5 saat olarak belirlenen çalışması üzerinden 1,5 saat ara dinlenmesinin tenzili ile günlük çalışmanın 9 yerine hataen 10 saat olarak saptanması haftalık fazla çalışmanın hatalı hesaplanmasına neden olmuştur. Hatalı hesaba dayalı karar verilmesi isabetsizdir. b) Hüküm altına alınan alacakların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesi HMK. nun 297/2. maddesine aykırı olup, bu durumun infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 05/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Ceza infaz kurumunda bulunan bir kişinin tanık gösterilmesi halinde tanıklık zorunlu bir kamusal ödev olmaya devam eder. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/16948 Esas ve 2014/13292 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, ceza infaz kurumundaki tanığın duruşmaya katılmak istemediğini bildirmesi halinde dahi dinlenilmesinden vazgeçilmedikçe ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak tanığın getirtilmesi ve dinlenilmesi gerekir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/16948, K. 2014/13292Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2014/16948 E.  ,  2014/13292 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Azdavay Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 22/05/2014 NUMARASI : 2014/11-2014/50 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; davalının sevk ve idaresinde bulunan .plakalı aracın 19/11/2013 tarihinde müvekkilinin ikametindeki otomatik demir bahçe kapısına çarpması sonucu bahçe kapısının ve motorlarının hasar gördüğünü, bu nedenle 2010,10 TL zararının olduğunu, belirterek zararının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının kapısına çarpmadığını belirterek açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece kolluk araştırması neticesinde aracın kazaya karışmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içerisinde 02.12.2013 tarihli tanık C.. İ.. kollukta alınan ifadesinde davalı M.. G..'ün kaza yaptığını beyan etmiştir. Davacı vekili bildirmiş olduğu tanık listesinde C.. İ.. yer almaktadır. Tanık C.. İ.. Kastamonu Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığı ile mahkemeye sunduğu dilekçesi ile ceza infaz kurumunda olması sebebiyle mahkemeye katılmak istemediğini bildirmiştir. 6100 sayılı HMK 245'e göre "Kanunda gösterilen hükümler saklı kalmak üzere, tanıklık için çağrılan herkes gelmek zorundadır". Mahkemece kazaya ilişkin bilgisi bulunan C.. İ.. halen ceza infaz kurumunda ise ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak, tanık getirtilerek olaya ilişkin ifadesine başvurulmalıdır. Tanık listesinde bildirilmesine rağmen tanık C.. İ..'ın dinlenilmemiş olması ve eksik incelemeye göre hüküm verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Hukuk davalarında tanık için düzenlenen zorla getirme müzekkeresinin duruşma gününden sonra kolluğa ulaşması gibi fiilî imkânsızlık durumlarında, dinlenilmesinden açıkça vazgeçilmeyen tanık bakımından zorla getirme kararının akıbeti araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilemez.

İhzar kararı ile tutuklama kararı arasındaki fark nedir?

İhzar kararı kişiyi ceza infaz kurumuna koymayı değil, yalnızca mahkeme veya savcılık huzuruna çıkarıp ifadesini veya beyanını almayı amaçlayan geçici nitelikte bir zorla getirme tedbiridir.

Hakkında ihzar kararı verilen kişi ne kadar sürede hâkim önüne çıkarılır?

Zorla getirme kararı ile çağrılan kişi derhal, imkân bulunmadığında ise yol süresi hariç en geç 24 saat içinde çağıran hâkim, mahkeme veya savcının önüne götürülür.

Tanık zorla getirme kararına rağmen duruşmaya gelmezse ne olur?

Mazeretsiz gelmeyen tanık kolluk marifetiyle zorla getirilir; ayrıca ceza yargılamasında sebep olduğu giderlere, hukuk davalarında ise hem giderlere hem de disiplin para cezasına hükmedilir.

Zorla getirme kararı adreste yerine getirilemezse nasıl bir işlem yapılır?

Zorla getirme kararının yerine getirilememesinin nedenleri, köy veya mahalle muhtarı ile kolluk görevlisinin birlikte imzalayacakları müşterek bir tutanakla tespit edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu