İhtiyati Tedbir: Hukuki Koşullar, Süreç ve Sonuçlar

by Avukat Erdal Ersoy
İhtiyati Tedbir: Hukuki Koşullar, Süreç ve Sonuçlar

İhtiyati Tedbirin Hukuki Temeli ve Amacı

İhtiyati tedbir, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden endişe edildiğinde ya da gecikme sebebiyle bir sakınca veya ciddi bir zarar doğacağından kaygı duyulduğunda mahkemeden talep edilebilen geçici koruma tedbiridir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen bu koşullar, mahkemeye ihtiyati tedbir kararı verme yetkisi tanır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca bu hüküm, niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 389Kaynağı aç
MADDE 389- (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. İhtiyati tedbir talebi

Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması, yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. Kanun, tedbirin biçimini sınırlı saymamış; mahkemeye somut uyuşmazlığa en uygun aracı seçme esnekliği tanımıştır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 391Kaynağı aç
MADDE 391- (1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. (2) İhtiyati tedbir kararında; a) İhtiyati tedbir talep edenin, varsa kanuni temsilcisi ve vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri ile talep edenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı, c) Tereddüde yer vermeyecek şekilde, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği, ç) Talepte bulunanın, ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği, yazılır. (3) (Değişik:22/7/2020-7251/40 md.) İhtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilir. Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. İhtiyati tedbirde teminat gösterilmesi

Kimden ve Nasıl Talep Edilir

İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise yalnızca asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. HMK m. 390/3, bu aşamada tam ispat değil yaklaşık ispat ölçütünü öngörmüştür.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 390Kaynağı aç
MADDE 390- (1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir kararı

Talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde hâkim, karşı tarafı dinlemeden de ihtiyati tedbire karar verebilir. Bu yol, hakkın korunmasının gecikmeksizin sağlanması gereken durumlarda işlevseldir.

İhtiyati Tedbir Kararının Zorunlu İçeriği

Mahkeme, ihtiyati tedbir kararında; tarafların kimlik bilgilerini, tedbirin dayandığı açık ve somut sebepleri ile delilleri, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiğini ve talepte bulunanın göstereceği teminat tutarı ile türünü yazılı olarak belirtmek zorundadır. Bu zorunluluk HMK m. 391/2'de düzenlenmiştir.

İhtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilir; bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Söz konusu kural HMK m. 391/3'te yer almakta olup bu fıkra 22/7/2020 tarihli 7251 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değiştirilmiştir.

Teminat Yükümlülüğü ve İstisnalar

Tedbir talep eden taraf, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Ancak talep resmî belgeye veya başkaca kesin bir delile dayanıyorsa ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme, gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 392Kaynağı aç
MADDE 392- (1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez. (2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir. İhtiyati tedbir kararının uygulanması

Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmazsa gösterilen teminat iade edilir.

Kararın Uygulanması ve Kritik Süreler

İhtiyati tedbir kararının uygulanması, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır; aksi hâlde kanuni sürede dava açılmış olsa dahi tedbir kararı kendiliğinden kalkar. Tedbir kararının uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edilir; mahkeme, kararında belirtmek suretiyle yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 393Kaynağı aç
MADDE 393- (1) İhtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar.[65] (2) Tedbir kararının uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edilir. Mahkeme, kararında belirtmek suretiyle, tedbirin uygulanmasında, yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir. (3) İhtiyati tedbir kararının uygulanması için, gerekirse zor kullanılabilir. Zor kullanmak hususunda, bütün kolluk kuvvetleri ve köylerde muhtarlar, uygulamayı gerçekleştirecek memurun yazılı başvurusu üzerine, kendisine yardım etmek ve emirlerine uymakla yükümlüdürler. (4) İhtiyati tedbiri uygulayan memur, bir tutanak düzenler. Bu tutanakta, tedbir konusu ve bulunduğu yer gösterilir; tedbir konusu ile ilgili her türlü iddia bu tutanağa geçirilir. Tedbiri uygulayan memur, bu tutanağın bir örneğini tedbir sırasında hazır bulunmayan taraflara ve duruma göre üçüncü kişiye tebliğ eder. (5) İhtiyati tedbir kararları hakkında kanun yoluna başvurulması hâlinde, tedbire ilişkin dosya ve delillerin sadece örnekleri ilgili mahkemeye gönderilir. İhtiyati tedbir kararına karşı itiraz

Dava açılmadan önce verilen ihtiyati tedbir kararında ise tedbiri talep eden, kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 397Kaynağı aç
MADDE 397- (1) İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. (2) İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder. (3) Tedbir kalkmış veya kaldırılmış ise bu husus ilgili yerlere bildirilir. (4) İhtiyati tedbir dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır. Tedbire muhalefetin cezası

Tedbirin uygulanması için gerekirse zor kullanılabilir. Tüm kolluk kuvvetleri ve köylerde muhtarlar, uygulamayı gerçekleştirecek memurun yazılı başvurusu üzerine yardım etmek ve emirlerine uymakla yükümlüdür. Tedbiri uygulayan memur bir tutanak düzenler; tutanakta tedbir konusu ve bulunduğu yer gösterilir, tedbir konusuna ilişkin her türlü iddia tutanağa geçirilir ve bir örneği hazır bulunmayan taraflara ile gerektiğinde üçüncü kişiye tebliğ edilir.

İhtiyati Tedbir Kararının Etkisi ve Dosyanın Konumu

İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder. İhtiyati tedbir dosyası asıl dava dosyasının eki sayılır. Kanun yoluna başvurulması hâlinde tedbire ilişkin dosya ve delillerin yalnızca örnekleri ilgili mahkemeye gönderilir.

İtiraz Hakkı: Taraflar ve Üçüncü Kişiler

Karşı taraf dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir; aksine karar verilmedikçe itiraz icrayı durdurmaz. Karşı taraf, tedbirin uygulanması sırasında hazır bulunuyorsa uygulamadan itibaren, hazır bulunmuyorsa tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. Esas hakkında dava açıldıktan sonra itiraz hakkında bu davaya bakan mahkemece karar verilir; bu kural 7251 sayılı Kanun'un 42. maddesiyle HMK m. 394/2'ye eklenmiştir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 394Kaynağı aç
MADDE 394- (1) Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. (2) İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/42 md.) Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir. (3) İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. (4) İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. (5) İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz. Teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması

İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde itiraz edebilir. HMK m. 394/3 uyarınca üçüncü kişinin itirazı yalnızca tedbirin şartları ve teminata ilişkin olabilir; bu fıkrada mahkemenin yetkisine itiraz yetkisi üçüncü kişi bakımından düzenlenmemiştir.

İtiraz dilekçeyle yapılır; itiraz eden sebeplerini açıkça göstermek ve dayanağı olan tüm delilleri dilekçeye eklemek zorundadır. Mahkeme ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden karar verir. İtiraz üzerine mahkeme tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı da kanun yoluna başvurulabilir; bu başvuru öncelikle incelenir, kesin olarak karara bağlanır ve tedbirin uygulanmasını durdurmaz.

Karara Uyulmamasının Yaptırımı

İhtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kimse, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilmesi üzerine altı aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır. HMK m. 398/1 uyarınca esas hakkındaki dava henüz açılmamışsa ihtiyati tedbir kararını veren mahkeme, dava açılmışsa davanın görüldüğü mahkeme görevli ve yetkilidir. Bu disiplin hapsi kararları kesinleşmeden infaz edilemez; kesinleştikten sonra iki yıl geçmesiyle de artık yerine getirilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 398Kaynağı aç
MADDE 398- (Değişik:22/7/2020-7251/43 md.) (1) İhtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kimse, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilmesi üzerine, altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır. Görevli ve yetkili mahkeme, esas hakkındaki dava henüz açılmamışsa, ihtiyati tedbir kararı veren mahkeme; esas hakkındaki dava açılmışsa, bu davanın görüldüğü mahkemedir. (2) Şikâyet olunana, şikâyet dilekçesi ile birlikte duruşma gün ve saatini bildiren davetiye gönderilir. Davetiyede, savunma ve delillerini duruşma gününe kadar bildirmesi ve duruşmaya gelmediği takdirde yargılamaya yokluğunda devam olunarak karar verileceği ihtar edilir. (3) Mahkeme duruşmaya gelen şikâyet olunana, 5271 sayılı Kanunun 147 nci maddesinde belirtilen haklarını hatırlatarak savunmasını alır. (4) Mahkeme, dosyadaki delilleri değerlendirerek gerekli araştırmayı yapar. Yargılama sonunda şikâyet olunanın ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymadığı veya tedbir kararına aykırı davrandığı tespit edilirse, birinci fıkra uyarınca disiplin hapsi ile cezalandırılmasına; aksi takdirde şikâyetin reddine karar verilir. (5) Taraflar, kararın (…)66 tebliğinden itibaren iki hafta içinde karara itiraz edebilir. İtirazı, o yerde hükmü veren mahkemenin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisinden sonra gelen daire; son numaralı daire için bir numaralı daire; o yerde hükmü veren mahkemenin tek dairesi bulunması hâlinde en yakın yerdeki aynı düzey ve sıfattaki mahkeme inceler.[66] (6) İtiraz merci, bir hafta içinde kararını verir. Merci, itirazı yerinde görürse işin esası hakkında karar verir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. (7) Bu madde uyarınca verilen disiplin hapsi kararları kesinleşmeden infaz edilemez. Kesinleşen kararların infazı Cumhuriyet başsavcılığınca yapılır. (8) Tedbir kararına aykırı davranışın sona ermesi veya tedbir kararının gereğinin yerine getirilmesi ya da şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde, dava ve bütün sonuçlarıyla beraber ceza düşer. (9) Disiplin hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilemez. Tazminat

Tedbir kararına aykırı davranışın sona ermesi, tedbir kararının gereğinin yerine getirilmesi ya da şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde dava ve bütün sonuçlarıyla birlikte ceza düşer.

Haksız İhtiyati Tedbir Nedeniyle Tazminat

Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılırsa ya da tedbir kararı kendiliğinden kalkar veya itiraz üzerine kaldırılırsa, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür. Bu tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 399Kaynağı aç
MADDE 399- (1) Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür. (2) Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. (3) Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. İKİNCİ BÖLÜM Delil Tespiti ve Diğer Geçici Hukuki Korumalar Delil tespitinin istenebileceği hâller

İhtiyati Tedbir ile İhtiyati Haciz Arasındaki Temel Fark

İhtiyati haciz, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısına tanınan, borçlunun mal varlığını güvence altına almaya yönelik bir İcra ve İflas Kanunu aracıdır. Vadesi gelmemiş alacaklarda ise ihtiyati haciz yalnızca sınırlı hâllerde mümkündür: borçlunun muayyen bir yerleşim yerinin bulunmaması ya da borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye veya kaçırmaya hazırlanması ya da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlere başvurması bunların başında gelir. Bu hâllerde ihtiyati haciz uygulanırsa borç yalnızca borçlu hakkında muaccel hâle gelir. İhtiyati tedbir ise İİK m. 257'deki para borcuna özgü yapıdan farklı olarak uyuşmazlık konusu hak veya mal üzerinde geniş bir koruma yelpazesinde uygulanabilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 257Kaynağı aç
Madde 257 – Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. (Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga dördüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) (Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga beşinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) İhtiyati haciz kararı:

Sık Sorulan Sorular

İhtiyati tedbir kararı ne zaman kendiliğinden kalkar?

İki ayrı durumda tedbir kendiliğinden sona erer. Birincisi, karar tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğden itibaren bir hafta içinde uygulanması talep edilmezse tedbir kendiliğinden kalkar. İkincisi, dava açılmadan önce verilen tedbir kararında talep eden, kararın uygulanmasını istediği tarihten itibaren iki hafta içinde esas davasını açıp buna ilişkin evrakı kararı uygulayan memura ibraz etmezse ve karşılığında belge almazsa tedbir yine kendiliğinden kalkar.

İhtiyati tedbire itiraz süresi ne kadardır?

Karşı taraf, tedbirin uygulanması sırasında hazır bulunuyorsa uygulamadan itibaren; hazır bulunmuyorsa tutanağın kendisine tebliğinden itibaren bir hafta içinde itiraz edebilir. Menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de tedbiri öğrendikleri tarihten itibaren bir haftalık itiraz süresine sahiptir.

İhtiyati tedbir kararına itiraz tedbiri durdurur mu?

Hayır. Aksine bir karar verilmedikçe itiraz icrayı durdurmaz. Kanun yoluna başvurulması da tedbirin uygulanmasını durdurmaz.

Haksız ihtiyati tedbir nedeniyle tazminat davası ne zamana kadar açılabilir?

Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Davanın açılacağı mahkeme ise esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemedir.

Tedbir kararı karşı taraf dinlenmeden verilebilir mi?

Evet. Talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde hâkim, karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Bu durumda karşı tarafın sonradan itiraz hakkı saklıdır.

İhtiyati tedbir dilekçesinde ne belirtilmesi gerekir?

Talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Tam ispat aranmaz; yaklaşık ispat yeterlidir.

Tedbire uymayan kişi hangi yaptırımla karşılaşır?

Tedbir kararına aykırı davranan ya da uygulanmasına ilişkin emre uymayan kimse, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilmesi koşuluyla altı aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır. Tedbir kararına aykırı davranışın sona ermesi, tedbirin gereğinin yerine getirilmesi ya da şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde ise dava ve bütün sonuçlarıyla birlikte ceza düşer.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu