Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun E. 2020/17, K. 2021/2 sayılı kararı uyarınca, 27/03/2018 tarihinden önce akdedilen ikale veya karşılıklı sonlandırma sözleşmesi kapsamında çalışanlara ödenen ihbar tazminatları 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesi çerçevesinde ücret niteliğinde kabul edilmekte ve vergilendirilmesinde hukuka aykırılık görülmemektedir. İş ilişkisinin sona ermesiyle sağlanan bu tür ödemeler, hizmet karşılığı temin edilen menfaat kapsamında değerlendirilmektedir.
193 sayılı GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK) m. 61Kaynağı aç
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/17, K. 2021/2Kaynağı aç
İş Kanunu Bakımından İhbar Tazminatı ve Hizmet Karşılığı
4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekmektedir. Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde bildirim şartına uymayan taraf, kanunda belirtilen bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin ödemek suretiyle de sözleşmeyi sona erdirebilmektedir. Kanuni bildirim süresine uyulması durumunda yapılan çalışma karşılığı elde edilen gelir ücret sayıldığı gibi, bildirim süresine ilişkin peşin ödenen menfaat de gelecekteki hizmet karşılığı kapsamında değerlendirilmektedir.
Gelir Vergisi Kanunu'nda Ücret Tanımı ve İstisna İlkeleri
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesine göre ücret; işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Söz konusu ödemenin tazminat, tahsisat, zam, avans, prim veya ikramiye gibi farklı adlar altında yapılmış olması ücret mahiyetini değiştirmemektedir. Kanunda vergiden istisna edilen tazminat ve yardımlar da esasen ücret niteliğindedir; nitekim vergiye tabi olmayan bir gelir unsuru için kanun koyucunun istisna getirmesi hukuken mümkün değildir.
Vergilendirme alanında muafiyet ve istisna hükümlerinin yorum yoluyla genişletilmesi veya daraltılması anayasal verginin yasallığı ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Bu ilke gereğince kanunda veya Gelir Vergisi Kanunu'nda vergiden müstesna tutulmayan ve gelirin unsurlarına dahil olan kazançların vergilendirilmesi esastır. Nitekim Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu kararında, söz konusu uyuşmazlığa konu ihbar tazminatının anılan Kanun'un 25. maddesinde vergiden istisna tutulan tazminat ve yardımlar kapsamında yer almadığı belirtilerek vergilendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
İkale Sözleşmelerinde Vergi Usul Kanunu Hükümleri ve İstisna Sınırı
Vergi mükellefiyeti ve sorumluluğuna ilişkin özel sözleşmeler vergi dairesini bağlamamaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, kanunda açık bir istisna bulunmadıkça vergiyi doğuran olayın bir özel hukuk işlemiyle değiştirilmesi mümkün değildir. 7103 sayılı Kanun ile 27/03/2018 tarihinde Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesine eklenen bent ile karşılıklı sonlandırma veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar ile iş kaybı, iş sonu ve iş güvencesi tazminatlarının ücret sayılacağı kanun düzeyinde açıkça belirtilmiştir.
Bununla birlikte 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrasının (7-b) bendi uyarınca, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminat ve yardımlar, anılan bendin (a) alt bendinde belirtilen istisna tutarının hesabında dikkate alınmak şartıyla gelir vergisinden müstesna tutulmaktadır. Uygulamaya yönelik değerlendirmelerde ise bu istisnanın kıdem tazminatı tavanı sınırıyla bağlantılı olarak dikkate alınacağı ve tavanı aşan kısımların vergilendirileceği ifade edilmektedir.
193 sayılı GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK) m. 25Kaynağı aç
27 Mart 2018 Öncesi Kesintilerin İadesi ve Tecil Faizi
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun Geçici 89. maddesi kapsamında, 27/03/2018 tarihinden önce akdedilen ikale sözleşmeleri uyarınca yapılan ödemeler üzerinden kesilen gelir vergisi belirli şartlar altında red ve iade edilmektedir. İadenin yapılabilmesi için hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içinde tarha yetkili vergi dairesine başvurması, vergi davası açmaması veya açılmış davalardan feragat etmesi zorunludur. Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan uyuşmazlıklar bu iade düzenlemesinden yararlanamaz.
193 sayılı GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK) m. geçici 89Kaynağı aç
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin dördüncü fıkrasına göre fazla veya yersiz tahsil edilen vergiler, kanunda öngörülen süreler dikkate alınarak 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte iade edilmektedir. Yargı kararı uyarınca yapılacak iadelerde herhangi bir yasal dayanak gösterilmeksizin kanuni faiz talep edilmesi durumunda da bu talepten tecil faizinin anlaşılması gerektiği yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 112Kaynağı aç
Danıştay kararına göre ikale ihbar tazminatı vergiye tabi midir?
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun E. 2020/17, K. 2021/2 sayılı kararına göre 27/03/2018 tarihinden önce imzalanan ikale sözleşmesi kapsamındaki ihbar tazminatı Gelir Vergisi Kanunu m. 61 uyarınca ücret sayılmakta ve vergilendirilmektedir.
İkale sözleşmesiyle ödenen tazminatlarda istisna şartı nedir?
Gelir Vergisi Kanunu m. 25/7-b uyarınca karşılıklı sonlandırma veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminat ve yardımlar, anılan bendin (a) alt bendinde belirtilen istisna tutarının hesabında dikkate alınmak şartıyla vergiden müstesna olup ikincil değerlendirmelerde bu sınırın tavan tutarla ilişkilendirildiği belirtilmektedir.
27 Mart 2018 öncesi ikale vergi kesintisi nasıl iade alınır?
Gelir Vergisi Kanunu Geçici m. 89 uyarınca düzeltme zamanaşımı süresi içinde vergi dairesine başvurulması, dava açılmaması veya davadan feragat edilmesi şartıyla iade yapılır; kesinleşmiş yargı kararı bulunan talepler iade edilmez.
Vergi iadesinde dayanak belirtilmeyen faiz talebi nasıl değerlendirilir?
Fazla veya yersiz tahsil edilen vergiler Vergi Usul Kanunu m. 112/4 uyarınca tecil faizi oranı esas alınarak iade edilmekte olup, yasal dayanak gösterilmeksizin talep edilen kanuni faizin de bu kapsamda tecil faizi olarak değerlendirileceği ifade edilmektedir.
Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu özel sözleşmelerle değiştirilebilir mi?
213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 8/3 uyarınca, vergi kanunlarıyla kabul edilen haller müstesna olmak üzere mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna ilişkin özel sözleşmeler vergi dairelerini bağlamaz; kanundaki istisnalar ve özel düzenlemeler dışında vergiyi doğuran olay özel hukuk tasarruflarıyla değiştirilemez.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 8Kaynağı aç
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

