İdari Davada Delil Tespitinin Hukuki Çerçevesi
İdari dava açıldıktan sonra taraflar, o davaya ilişkin delillerin tespitini yalnızca davaya bakan Danıştay, idare mahkemesi veya vergi mahkemesinden isteyebilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 58. maddesi bu sınırı açıkça ortaya koymaktadır; adli yargı dahil, davaya bakmayan mercilerden dava açıldıktan sonra tespit talep edilmesine imkân tanınmamaktadır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 58Kaynağı aç
Tespitin Yürütülmesi: Görevlendirme ve Yetki Devri
Davaya bakan mahkeme, tespit istemini uygun gördüğü takdirde iki yoldan birini seçebilir: heyetten bir üyeyi tespit işlemiyle bizzat görevlendirebilir ya da tespitin mahalli idari veya adli yargı mercilerince yaptırılmasına karar verebilir. Karar verme yetkisi her hâlükarda davaya bakan mahkemede kalmaya devam eder; mahkeme istemi uygun gördüğü takdirde işlem yapar, talebi yerinde bulup bulmama konusunda takdir yetkisine sahiptir.
İvedilik İlkesi
İYUK m. 58 uyarınca delil tespiti istemi ivedilikle karara bağlanır.
Dava Açılmadan Önce Tespit: Hangi Yargı Yerine Başvurulur?
İYUK m. 58, idari dava açıldıktan sonraki tespit usulünü düzenlemekte; dava açılmadan önce hangi yargı yerinden tespit istenebileceğini açıklamamaktadır. Dava öncesi dönemde adli yargı kapsamındaki sulh hukuk mahkemelerine başvurulabileceği değerlendirilmekte; bu tür talepler bakımından HMK m. 402'nin uygulanabilir olduğu belirtilmektedir. Dava açılmadan önce idari yargı yerlerinden tespit istenip istenemeyeceği sorusu ise mevcut düzenlemelerden net biçimde yanıt bulamamaktadır.
HMK Hükümlerinin İdari Yargıda Uygulanabilirliği
İYUK m. 31/1, kanunda hüküm bulunmayan hâllerde bilirkişi, keşif ve delillerin tespiti konularında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağını düzenlemektedir. Bu çerçevede HMK'nın 400 ila 406. maddelerinde yer alan düzenlemeler, idari yargılama usulünün yazılılık esasına uyduğu ölçüde idari yargı yerlerinde de uygulanır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 31Kaynağı aç
HMK m. 400/1 uyarınca delil tespiti; görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş ya da ileride açılacak davada ileri sürülecek bir vakıanın keşif, bilirkişi incelemesi veya tanık ifadesi alınması yoluyla tespitini kapsar.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 400Kaynağı aç
Hukuki Yarar Koşulu
Delil tespiti talep edilebilmesi için hukuki yararın bulunması gerekir. HMK m. 400/2'ye göre, kanunda açıkça öngörülen haller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı ya da ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır.
Tespit Usulü: Dilekçe, Tebligat ve Tutanak
HMK m. 402/1'e göre tespit dilekçesinde şu unsurlar yer almalıdır: tespiti istenen vakıa, tanıklara veya bilirkişilere sorulması istenen sorular, delilin kaybolacağı ya da gösterilmesinde zorlukla karşılaşılacağına dair kuşku uyandıran sebepler ve aleyhine tespit istenen kişinin adı, soyadı ile adresi. Aynı hüküm, durum ve koşulların imkân vermemesi nedeniyle aleyhine tespit yapılacak kişi gösterilemiyorsa talebin geçerli sayılacağını öngörmektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 402Kaynağı aç
Tespit talebi haklı bulunursa karar, dilekçeyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. Kararda tespitin nasıl ve ne zaman yapılacağı, karşı tarafın hazır bulunabileceği ve varsa itiraz ile ek soruların bir hafta içinde bildirilmesi gerektiği belirtilir. Tespit tamamlandıktan sonra tutanak ile varsa bilirkişi raporunun bir örneği mahkemece karşı tarafa resen tebliğ olunur. Bu usul adımları HMK m. 402 hükümlerine dayanmaktadır.
Bilirkişi Seçimi ve Bilirkişilik Kanunu
İdari yargıda görevlendirilecek bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir. Bilirkişiler hakkında 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ve HMK'nın ilgili hükümleri uygulanır. Bu düzenleme, İYUK m. 31/1'e 3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Kanun'la eklenen hükümle hukuki zemine oturtulmuştur.
Vergi Uyuşmazlıklarında Özel Düzenleme
Vergi uyuşmazlıklarının çözümünde İYUK ve HMK atıfları saklı kalmak kaydıyla Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümleri de uygulanır. Bu özel düzenleme, İYUK m. 31/2'de yer almaktadır.
Sık Sorulan Sorular
İdari dava açıldıktan sonra adli yargıdan delil tespiti isteyebilir miyim?
Hayır. İYUK m. 58/1 uyarınca, idari dava açıldıktan sonra o davaya ilişkin delil tespiti yalnızca davaya bakan Danıştay, idare mahkemesi veya vergi mahkemesinden istenebilir. Adli yargı mahkemelerine bu aşamada başvuru bu hüküm kapsamında mümkün değildir.
Davaya bakan mahkeme tespit yapılmasına mutlaka karar vermek zorunda mıdır?
Hayır. İYUK m. 58/2, mahkemenin istemi uygun gördüğü takdirde işlem yapacağını düzenlemektedir. Uygun bulursa bir üye görevlendirebilir ya da tespit işlemini mahalli idari veya adli yargı merciine havale edebilir.
Delil tespiti talebinde hukuki yarar nasıl ortaya konur?
HMK m. 400/2'ye göre, kanunda özel olarak belirlenen haller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı ya da ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır.
İdari dava açılmadan önce delil tespiti için nereye başvurulabilir?
İYUK m. 58 yalnızca dava açıldıktan sonraki dönemi kapsamaktadır. Dava öncesi dönemde sulh hukuk mahkemelerine başvurulabileceği değerlendirilmekte; HMK m. 402'nin bu tür talepler bakımından uygulanabilir olduğu belirtilmektedir. Dava açılmadan önce idari yargı yerlerinden tespit istenip istenemeyeceği sorusu ise mevcut düzenlemeden net biçimde yanıtlanamamaktadır.
Tespit yapıldıktan sonra tutanak ve bilirkişi raporu taraflara nasıl iletilir?
HMK m. 402/4 uyarınca tespit tamamlandıktan sonra tutanak ile varsa bilirkişi raporunun bir örneği mahkemece karşı tarafa resen tebliğ edilir; tarafın ayrıca talepte bulunması gerekmez.
Aleyhine tespit yapılacak kişinin bilgileri bilinemiyorsa tespit talebi ne olur?
HMK m. 402/1, durum ve koşulların imkân vermemesi nedeniyle aleyhine tespit yapılacak kişi gösterilemiyorsa talebin geçerli sayılacağını açıkça öngörmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

