İcra Takibinden Vazgeçme: Harcı, Talebi ve Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
İcra Takibinden Vazgeçme: Harcı, Talebi ve Sonuçları

İcra Takibinden Vazgeçmenin Hukuki Niteliği

İcra takibinden vazgeçme, tasarruf yetkisine sahip olan alacaklının başlattığı cebri icra takibini tek taraflı irade beyanıyla sona erdirmesidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 123/1 hükmü uyarınca genel yargılamada davacının davasını geri alabilmesi için kural olarak davalının açık rızası aranırken, icra takip hukukunda böyle bir rıza şartı aranmaz. Alacaklı, borçlunun kabulü veya muvafakatine ihtiyaç duymaksızın takibi sonlandırabilir. İcra takibinin geri alınması yalnızca usuli bir takip işlemidir ve maddi hukuktaki esas alacak hakkından feragat edildiği anlamına gelmez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 123Kaynağı aç
MADDE 123- (1) Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Tarafta iradî değişiklik

Takipten vazgeçme beyanıyla birlikte yürütülmekte olan icra takibi son bulur; ancak alacaklının borçludan olan alacağı varlığını sürdürür. Bu doğrultuda alacaklının yeniden takip başlatma ve dava açma hakkı saklı kalır.

Takipten Vazgeçme ile Alacaktan Feragat Arasındaki Farklar

İcra takibinden vazgeçme ile alacaktan feragat, doğurdukları hukuki sonuçlar bakımından birbirinden kesin hatlarla ayrılır. Takipten vazgeçmede yalnızca derdest olan icra takibi ortadan kaldırılırken, alacaklının maddi hukuktan kaynaklanan alacak hakkı korunur. Buna karşılık alacaktan feragat durumunda, alacaklı alacak hakkını tamamen sonlandırır; bu işlem borçlu yönünden ibra niteliğindedir ve aynı alacak için sonradan yeniden yasal yollara başvurulması mümkün değildir.

İcra dairesine sunulan irade beyanlarının nitelendirilmesinde dilekçenin lafzı ve amacı önem taşır. Nitekim icra takibinden kayıtsız ve şartsız feragat edildiği belirtilerek takibe konu senedin borçluya iadesinin talep edilmesi halinde, bu beyan dilekçe içeriği itibarıyla haktan feragat niteliğinde kabul edilir.

Yeniden Takip Başlatma ve Dava Açma Hakkı

Alacaklının icra takibinden vazgeçerek takibe konu kambiyo senedini geri alması durumunda, evvelce başlatılan icra takibi tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkar. Önceki takip sona erdirilmiş olduğundan, aynı bonoya dayanılarak yeniden icra takibi yapılması mükerrer takip engeline takılmaz ve hukuken geçerlidir.

Takipten vazgeçilmesine rağmen esas alacak hakkı hukuki varlığını koruduğu için, alacaklı borçludan olan alacağının tahsili amacıyla mahkemede alacak davası açabilir veya yeniden icra takibi yoluna başvurabilir. Önceki takip sona erdirildiği için alacağın yeniden takip konusu yapılmasına engel bir kanun hükmü bulunmamaktadır.

İcra Takibinden Vazgeçmede Harç ve Gider Sorumluluğu

İcra ve İflas Kanunu m. 15/1 gereğince icra ve iflas harçları kanunla belirlenir ve aksine yasal bir düzenleme bulunmadıkça kural olarak bütün harç ve masraflar borçluya aittir. Ancak icra takibinden alacaklının kendi iradesiyle vazgeçmesi durumunda genel kural işlemeyip vazgeçme nedeniyle doğan tüm icra harç ve giderleri alacaklı üzerinde kalır; borçlu bu masraflardan sorumlu tutulamaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) İcra ve iflas harçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur. İcra takiplerinde, müzahereti Adliye kararları takibe yetkili icra mahkemesi tarafından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 ve müteakip maddelerine tevfikan ittihaz olunur. Şikayet ve şartlar:

Harçlar Kanunu m. 23 hükmü gereğince, her ne sebep ve suretle olursa olsun icra takibinden vazgeçildiğinin tutanağa yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra takipten vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak tahsil edilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/20105 Esas ve 2017/11706 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, icra takiplerinde tahsil harcının doğabilmesi için ödeme veya icra emrinin tebliği, haciz ya da satış gibi ilgili takip safhasının fiilen yerine getirilmiş olması zorunludur.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/20105, K. 2017/11706Kaynağı aç
12. Hukuk Dairesi         2016/20105 E.  ,  2017/11706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : İcra takiplerinde, takip çıkış miktarı üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarifenin B/I- 3. fıkrasına ve takip safhasına göre tahsil harcı alınır. Ancak bu tahsil harcının doğabilmesi için takibin o safhasının yerine getirilmesi gerekir (Ödeme veya icra emrinin tebliği, haciz işleminin yapılması veya satış işleminin kesinleşmesi gibi). Ödeme emri veya icra emrinin tebliğe çıkarılması, fakat tebliğ edilmesinden önce yapılan ödemelerden ve aynı dönemde icra takibinden vazgeçilmesi halinde tahsil harcı almak mümkün değildir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 264. maddesinin son fıkrasında; “Borçlu müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze inkılabeder” hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü gibi İİK'nun 264. maddesinin son fıkrasında, genel haciz yoluyla yapılan takipte, ihtiyati haczin icrai hacze dönüşeceği zaman düzenlenmiş olup, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte itiraz icrayı durdurmayacağından, ödeme emrinin tebliğinden sonra İİK nun 168/2. maddesinde öngörülen on günlük ödeme süresinin geçmesi üzerine ihtiyati haciz, kendiliğinden icrai hacze dönüşecektir. Somut olayda, borçluya örnek 10 numaralı ödeme emrinin 06/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve haricen tahsil ve feragat beyanının 15/04/2016 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, belirtilen beyan tarihi itibarı ile İİK.nun 168/2.maddesinde öngörülen on günlük ödeme süresi geçmediğinden, ihtiyati hacizlerin icrai hacze dönüşmediği görülmektedir. Buna göre; ödeme emrinin tebliğinden sonra, hacizden önceki dönemde alacaklı vekilince haricen tahsil ve feragat beyanında bulunulmuş ve % 4,55 oranı üzerinden harç yatırılmıştır. 492 Sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarifenin icra harçlarını düzenleyen B-1/3-a maddesine göre; ödeme, ödeme ve icra emrinin tebliğinden sonra, fakat hacizden önce yapılmışsa, ödenen paralardan % 4,55 tahsil harcı alınmaktadır. Diğer taraftan 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 23. maddesinde; "Her ne sebep ve suretle olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnamaye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır" hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, ödeme emrinin tebliğinden sonra, ancak hacizden önce vazgeçme beyanında bulunulduğu dikkate alınarak, alacaklıdan (492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 23. maddesi hükmü doğrultusunda) takip safhasına göre, alınması gereken tahsil harcı oranının yarısı oranında (% 2,27 oranı üzerinden) tahsil harcı alınması gerekirken, %4,55 oranı üzerinden tahsil harcı alınması usul ve yasaya aykırıdır. O halde mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Ödeme emri veya icra emri tebliğe çıkarılmış olsa dahi, henüz borçluya tebliğ edilmeden önceki dönemde takipten vazgeçilmesi halinde tahsil harcı alınamaz. Ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesinden sonra fakat henüz haciz safhasına geçilmeden takipten vazgeçilmesi durumunda ise Harçlar Kanunu m. 23 gereğince tahsil harcının yarısı üzerinden işlem yapılır.

İhtiyati Haciz ve Satış Talebinden Vazgeçmenin Sonuçları

İcra ve İflas Kanunu m. 264/4 hükmü uyarınca, alacaklının kanuni süreleri geçirmesi ya da takip talebinden veya davasından vazgeçmesi halinde uygulanan ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve ilgililer talep ederse durum ilgili mercilere bildirilir. Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte itiraz icrayı durdurmayacağından, ödeme emrinin tebliğinden itibaren kanunda öngörülen on günlük ödeme süresi geçmeden ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze dönüşmez; dolayısıyla bu süre dolmadan yapılan vazgeçme beyanları hacizden önceki safha kapsamında değerlendirilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 264Kaynağı aç
Madde 264 – (Değişik: 18/2/1965-538/104 md.) Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (Haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur. İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/62 md.) İhtiyatî haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur. Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp da bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir. Borçlu müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze inkılabeder. İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz:[81]

7343 sayılı Kanun değişikliği ile icra hukukunda satış talebinin teklif verilmeye başlanmasından itibaren geri alınamayacağı hükme bağlanmıştır. Bununla birlikte, alacaklının icra takibinden vazgeçmeksizin yalnızca ipotekli taşınmazın satış talebini geri çekmesi, Harçlar Kanunu m. 23 kapsamında bir takipten vazgeçme olarak nitelendirilemez ve bu işlem için vazgeçme harcı talep edilemez.

Hacizli Takip Alacağının Temliki Halinde Vazgeçme Sınırı

Alacaklının takip üzerindeki tasarruf yetkisi üçüncü kişilerin haklarıyla sınırlıdır. Üzerinde haciz bulunan bir icra dosyası alacağını devralan yeni alacaklı, borçlu ile haricen anlaşarak dosya alacağından ivazsız ve kesin surette vazgeçemez. Alacak üzerindeki haciz varlığını sürdürdüğünden, üçüncü kişi lehine olan haciz hakkını ortadan kaldıracak nitelikteki vazgeçme beyanları hukuken geçersizdir.

İcra takibinden vazgeçmek için borçlunun rızası gerekir mi?

İcra takibinden vazgeçmek için borçlunun rızası gerekmez; alacaklı tasarruf ilkesi uyarınca takibi tek taraflı irade beyanıyla sona erdirebilir.

Takipten vazgeçildikten sonra aynı senetle yeniden icra takibi yapılabilir mi?

Takipten vazgeçilip senet geri alındığında önceki takip tamamen sona erdiğinden, aynı alacak veya bono için yeniden icra takibi yapılması mümkündür ve mükerrer takip sayılmaz.

Ödeme emri tebliğ edilmeden önce takipten vazgeçilirse tahsil harcı alınır mı?

Ödeme emri veya icra emri tebliğe çıkarılmış olsa bile tebliğ edilmeden önce takipten vazgeçilmesi halinde tahsil harcı alınamaz.

Takipten vazgeçildiğinde ihtiyati haciz ne olur?

İcra ve İflas Kanunu m. 264/4 gereğince alacaklının takip talebinden vazgeçmesi halinde konulan ihtiyati haciz hükümsüz kalır.

Taşınmazın satış talebinden vazgeçilmesi takipten vazgeçme harcına tabi midir?

İcra takibinin kendisinden vazgeçilmeksizin yalnızca taşınmazın satış talebinden vazgeçilmesi takipten vazgeçme harcına tabi değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu