Birinci Haciz İhbarnamesine İtiraz ve Yasal Süreç

by Avukat Erdal Ersoy
Birinci Haciz İhbarnamesine İtiraz ve Yasal Süreç

Birinci Haciz İhbarnamesi Nedir ve Hangi Hallerde Gönderilir?

Borçlunun hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senede dayanmayan bir alacağı ya da sair bir talep hakkı veya üçüncü kişi elindeki taşınır malı haczedildiğinde icra memuru üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderir. Bu ihbarname ile üçüncü kişiye, borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceği, takip borçlusuna yapılan ödemenin geçerli sayılmayacağı veya elinde bulundurduğu taşınır malı takip borçlusuna vermeyip ancak icra dairesine teslim edebileceği, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağı bildirilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89 – (Değişik: 18/2/1965-538/49 md.) Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi   içinde    itiraz etmeyen    ve zimmetinde sayılan   borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa   onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.[40] Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahküm edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder. Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/22 md.) Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir. Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir. (Değişik yedinci fıkra: 2/7/2012-6352/18 md.) Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür. Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harc ve resme tabi değildir. Bu madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulanır. (Ek fıkra:6/12/2018-7155/12 md.) Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer. 3 – Diğer haklar için:

Haciz İhbarnamesine İtiraz Sebepleri ve Bildirim Usulü

Birinci haciz ihbarnamesini alan üçüncü kişi; borcu olmadığı, malın elinde bulunmadığı, haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borcun ödendiği, malın tüketildiği veya kusuru olmaksızın telef olduğu, malın borçluya ait olmadığı, malın kendisine rehnedildiği ya da alacağın borçluya veya emrettiği yere verildiği iddiasında ise bu durumu haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmek zorundadır.

Üçüncü kişinin borçlu nezdinde doğmuş veya muaccel bir borcu bulunmadığına yönelik beyanının açık, tereddütsüz ve denetlenebilir olması gerekir. Alacak ilişkisi bulunmuyorsa bu durumun, mevcut bir hukuki ilişki daha önce sona ermişse sona erme halinin ya da mahsup işlemlerinin açıkça belirtilmesi ve borçluya ait olmayan kalemlerin ayrıştırılması önem taşır.

Haciz ihbarnamesinin başka bir icra dairesi aracılığıyla gönderilmek üzere sevk edildiği dosyalarda, sürenin kaçırıldığı izlenimi doğmaması ve usul karışıklığı yaşanmaması adına itiraz dilekçesinin sunulacağı icra dairesi ve üst başlık bilgileri asıl icra dosyasıyla uyumlu düzenlenmelidir.

Süresinde İtiraz Edilmemesinin Sonuçları ve İkinci Haciz İhbarnamesi

Üçüncü kişi, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse mal elinde veya borç zimmetinde sayılır. Bu durumda üçüncü kişiye, süresinde itiraz etmediği ve bu nedenle malın elinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir.

İkinci haciz ihbarnamesinde üçüncü kişiden, tebliğden itibaren yedi gün içinde kanunda belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itiraz etmediği takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya elinde sayılan malı teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu ödemeyen ya da malı teslim etmeyen üçüncü kişiye, on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde borcu ödemeye veya malı teslime zorlanacağı ihtar edilir.

Haczedilen taşınır malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine başvurarak malın değerini üçüncü kişiye ödettirme hakkına sahiptir.

Üçüncü Kişinin Menfi Tespit Davası Açması ve Takibin Durması

Kendisine on beş günlük bildirim yapılan üçüncü kişi bu süre zarfında menfi tespit davası açabilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 89/3 uyarınca bu davada üçüncü kişi, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmekle yükümlüdür. Üçüncü kişi açtığı davayı kaybederse, mahkemece dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir.

Üçüncü şahıs, takibin yürütüldüğü yerde veya kendi yerleşim yerindeki mahkemede menfi tespit davası açabilir. Süresi içinde dava açıldığını tevsik eden belgenin, bildirimin yapılmasından itibaren yirmi gün zarfında ilgili icra müdürlüğüne sunulması halinde üçüncü şahıs hakkındaki takip muameleleri hükmün kesinleşmesine kadar durur. Bu dönemde İcra ve İflas Kanunu m. 106 çerçevesindeki satış isteme ve haciz süreleri işlemez.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 106Kaynağı aç
Madde 106 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/9 md.) Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir. Bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı bakımından birinci fıkrada belirtilen sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzar. Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur. Sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte ve peşin olarak yatırılması zorunludur. Kıymet takdiri ve satış giderlerinin, sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından ilaveten muhafaza giderinin tamamı, satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır. Yukarıdaki fıkralar uyarınca satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılan miktarın satış işlemleri sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürü tarafından satış isteyene on beş günlük süre verilir ve bu sürede eksik miktar tamamlanmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır. Bu maddede belirtilen giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yürürlüğe konulan tarifede belirlenir. Talep hakkı:

Kusursuz Engel Halinde Gecikmiş İtiraz ve İade Davası

Kusuru olmaksızın bir engel sebebiyle süresi içinde haciz ihbarnamesine itiraz edemeyen üçüncü kişi hakkında İcra ve İflas Kanunu m. 65 gecikmiş itiraz hükümleri uygulanır. Bu durumda engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazereti gösteren delillerle birlikte itiraz ve sebepleri bildirilmelidir; itiraz paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar yapılabilir. İcra mahkemesi gecikme sebebinin niteliğine ve olayın özelliklerine göre takibin durdurulmasına tensip edebilir; incelemeyi evrak üzerinde yürütür ve lüzum görmesi halinde tarafları davet eder. Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 65Kaynağı aç
Madde 65 – (Değişik: 18/2/1965-538/35 md.) Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir. Ancak borçlu, maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gösterir delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini ve müstenidatını bildirmeye ve mütaakıp fıkra için yapılacak duruşmaya taallük eden harç ve masrafları ödemeye mecburdur. İtiraz üzerine icra mahkemesi ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin özelliklerine göre takibin tatilini tensip edebilir. İcra mahkemesi, tetkikatını evrak üzerinde yapar. Lüzumu halinde iki tarafı hemen davetle mazeretin kabule şayan olup olmadığına karar verir. Duruşmaya karar verilmemesi halinde borçludan alınan masraflar kendisine iade olunur. Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celsede alacaklı itirazın kaldırılmasını sözlü olarak da istiyebilir. Bu takdirde tahkikata devam olunarak gerekli karar verilir. Daha önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa mazeretin kabulü kararının tefhim veya tebliği tarihinden itibaren alacaklı yedi gün içinde, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemez veya aynı süre içinde 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar. 5 – İtirazın hükmü:

Her halde üçüncü kişi, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini talep etme hakkına sahiptir.

Gerçeğe Aykırı İtirazın Hukuki ve Cezai Yaptırımları

Üçüncü kişi haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz ederse alacaklı, verilen cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü kişinin cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat davasını genel hükümlere göre karara bağlar.

İcra ve İflas Kanunu'na göre istenen beyanı hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 338/1 uyarınca üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 338Kaynağı aç
Madde 338 – (Değişik: 31/5/2005-5358/9 md.) Bu Kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hakkında aciz vesikası alınmış borçlu, asgari ücretin üstünde bir geçim sürdürdüğü, aciz vesikası hamili alacaklının alacağının aciz vesikasına bağlanmasından en geç beş sene içinde müracaatı üzerine sabit olursa, asgari ücretin üstünde kalan gelirlerinden icra mahkemesinin dörtte birden az olmamak üzere tespit edeceği kısmını icra mahkemesi kararının kesinleşmesinden  itibaren en geç bir ay içinde ve aciz vesikasındaki borcun ödenmesine kadar her ay icra dairesine yatırmaya mecburdur. Bu mükellefiyeti yerine getirmeyen borçlu hakkında bir yıla kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi bir yılı geçemez. Borçlunun nafaka borçluları dahil üçüncü şahıstan yardım görmesi, asgari ücretin üstünde eline geçen para ve menfaatlerin icra mahkemesi kararı ile belirlenecek kısmını, icra veznesine yatırmak mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İkinci fıkradaki hükmün tatbikini birden fazla aciz vesikası hamili alacaklı talep etmiş ise, bunlar talep tarihi sırasıyla öncelik hakkını haizdir. Beyandan sonra mal ve kazançta olan tezayüdü bildirmeyen borçlunun cezası:

Tüzel Kişilerde Tebligat ve Elektronik Bildirim Usulü

Borçlunun hak ve alacaklarını bünyesinde barındırma ihtimali bulunan tüzel kişilere tebligat, doğrudan ilgili şubeye yapılabileceği gibi bütün şubeleri bağlayacak şekilde kurum merkezine de çıkarılabilir. İhbarnamenin merkeze tebliğ edilmesi durumunda tüzel kişi, bünyesindeki tüm şube ve birimleri kapsayacak nitelikte icra dairesine cevap vermekle yükümlüdür.

İcra ve İflas Kanunu m. 89 uyarınca ihbarnamelerin muhatabına tebliği ile verilecek itiraz ve beyanların icra dairesine iletilmesi, güvenli elektronik imza aracılığıyla Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi veya entegre bilişim altyapıları üzerinden yürütülebilir. Dijital sistemler kanalıyla gerçekleştirilen bu bildirimler kanunen geçerli bir tebligat hükmündedir.

Birinci haciz ihbarnamesine itiraz süresi ne kadardır?

Birinci haciz ihbarnamesine itiraz süresi, ihbarnamenin üçüncü kişiye tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gündür.

Haciz ihbarnamesine itiraz hangi mercie yapılır?

İtiraz, haciz ihbarnamesini gönderen icra dairesine yazılı veya sözlü beyanla yapılabileceği gibi güvenli elektronik imza ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden de iletilebilir.

Haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edilmezse ne olur?

Tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmediğinde borç zimmette veya mal üçüncü kişinin elinde sayılır ve kendisine ikinci haciz ihbarnamesi tebliğ edilir.

Engel nedeniyle süresinde itiraz edemeyen üçüncü kişi ne yapabilir?

Kusuru olmaksızın bir engelle karşılaşan üçüncü kişi engelin kalkmasından itibaren üç gün içinde gecikmiş itirazda bulunabilir ya da borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı iade davası açabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu