Ceza muhakemesinde gözaltına alma tedbirine başvurulabilmesi, işlemin soruşturma bakımından zorunlu bulunmasına ve kişinin suçu işlediğine yönelik şüphe uyandıran somut delillerin mevcudiyetine bağlıdır. Kanunda öngörülen bu iki temel koşul bir arada gerçekleşmeksizin kişi hakkında gözaltı tedbiri uygulanamaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 91Kaynağı aç
Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına
karar verilebilir. (Değişik ikinci cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) Gözaltı
süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu
süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez.(Ek cümle:
25/5/2005 – 5353/8 md.) Yakalama yerine
en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten
fazla olamaz.
(2) Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve
kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına
bağlıdır.[11]
(3) Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya
şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her
defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak
emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl
tebliğ edilir.
(4) (Ek: 27/3/2015-6638/13 md.)[12]
Suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak kaydıyla; kişi hakkında aşağıdaki
bentlerde belirtilen suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri
tarafından yirmi dört saate kadar, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu
düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında
ve toplu olarak işlenen suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltına alınma kararı
verilebilir. Gözaltına alma nedeninin ortadan kalkması hâlinde veya işlemlerin
tamamlanması üzerine derhâl ve her hâlde en geç yukarıda belirtilen sürelerin
sonunda Cumhuriyet savcısına, yapılan işlemler hakkında bilgi verilerek
talimatı doğrultusunda hareket edilir. Kişi serbest bırakılmazsa yukarıdaki
fıkralara göre işlem yapılır. Ancak kişi en geç kırk sekiz saat, toplu olarak
işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Bu fıkra kapsamında
kolluk tarafından gözaltına alınan kişiler hakkında da gözaltına ilişkin
hükümler uygulanır.
a) Toplumsal olaylar sırasında işlenen cebir ve şiddet içeren suçlar.
b) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten öldürme (madde 81, 82), taksirle öldürme (madde 85),
2. Kasten yaralama (madde 86, 87),
3. Cinsel saldırı (madde 102),
4. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
5. Hırsızlık (madde 141, 142),
6. Yağma (madde 148, 149),
7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
8. Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma (madde 195),
9. Fuhuş (madde 227),
10. Kötü muamele (madde 232),
c) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda yer alan
suçlar.
d) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri
Kanununun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlar.
e) 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa dayanılarak ilan
edilen sokağa çıkma yasağını ihlal etme.
f) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3
üncü maddesinde belirtilen suçlar.
(5) Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına
ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya
kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen
serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza
hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat
dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı
süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da
yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır
bulundurulmasına karar verilir.
(6) Gözaltı süresinin dolması veya
sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya
neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet
savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.
(7) Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh
ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur.
Gözaltı işlemlerinin denetimi
Yakalama Yetkisinin Kapsamı ve Hukuki Şartları
Kişiye suçu işlerken rastlanması veya suçüstü bir fiil neticesinde izlenen kişinin kaçma ihtimalinin bulunması yahut kimliğinin derhal tespit edilememesi durumlarında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 90/1 uyarınca herkes tarafından geçici yakalama icra edilebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 90Kaynağı aç
geçici olarak yakalama yapılabilir:
a) Kişiye suçu işlerken rastlanması.
b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının
bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması.
(2) Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri
düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet
savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde,
yakalama yetkisine sahiptirler.
(3) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte,
çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle
kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin
yakalanması şikâyete bağlı değildir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Kolluk, yakalandığı sırada
kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri
aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir.
(5) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Birinci fıkraya göre
yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce
yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek,
emri doğrultusunda işlem yapılır.
(6) Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama
emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya
Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir.
Gözaltı
Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri çıkarılmasını gerektiren ve gecikmesinde sakınca teşkil eden hallerde, yetkili amirlerine veya Cumhuriyet savcısına ivedilikle müracaat etme imkanı bulunmadığı takdirde yakalama tedbirine başvurabilir.
Soruşturması veya kovuşturulması şikayete bağlı olan fiillerde; çocuklara ya da beden veya akıl hastalığı, malullük veya güçsüzlükleri dolayısıyla kendilerini idareden aciz kimselere karşı suçüstü işlenmesi halinde failin yakalanması ilgililerin şikayetine tabi tutulmamıştır.
Gözaltı Süreleri ve Sürenin Uzatılması
Gözaltına alma tedbiri, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin bulunmasına bağlıdır.
Toplu şekilde işlenen suçlarda delillerin toplanmasındaki zorluklar ya da şüpheli sayısının fazlalığı söz konusu olduğunda Cumhuriyet savcısı yazılı bir emir tanzim edebilir. Savcılık, her defasında bir günü aşmamak koşuluyla gözaltı süresinin üç gün süreyle uzatılmasına karar verebilmektedir. Verilen bu süre uzatma emri şüpheliye gecikmeksizin tebliğ edilir.
Suçüstü durumlarıyla sınırlı olmak üzere mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri tarafından kanunda sayılan katalog fiillerde yirmi dört saate kadar gözaltı kararı verilebilir. Şiddet olaylarının yayılarak kamu düzenini ciddi boyutta sarsabileceği toplumsal hadiselerde ve toplu suçlarda ise kolluk amirlerince kırk sekiz saate kadar gözaltı kararı tesis edilmesi mümkündür.
Kolluk amirinin verdiği karar uyarınca gözaltında tutulan şahıs serbest bırakılmadığı takdirde en geç kırk sekiz saat, toplu suçlarda ise dört gün içerisinde hâkim önüne çıkarılmak zorundadır.
Gözaltı İşlemine Karşı Başvuru Yolu ve Hâkim Sorgusu
Yakalama işlemine, gözaltına alma kararına ve gözaltı süresinin uzatılmasına yönelik Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı serbest bırakılmayı sağlamak hedefiyle sulh ceza hâkimine başvurulabilir. Bu başvuru hakkı şüphelinin bizzat kendisine, müdafiine, kanuni temsilcisine, eşine yahut birinci veya ikinci derecedeki kan hısımlarına tanınmıştır.
Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak yirmi dört saat dolmadan başvuruyu derhâl sonuçlandırır. Yakalamanın, gözaltına almanın veya gözaltı süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilir.
Gözaltı süresi sona erdiği için ya da sulh ceza hâkiminin kararı doğrultusunda salıverilen bir kişi hakkında, yakalamaya sebebiyet veren fiile ilişkin yeni ve yeterli delil ortaya konmadıkça ve Cumhuriyet savcısının kararı bulunmadıkça aynı nedenden ötürü tekrar yakalama uygulanamaz.
Gözaltına alınan kişi salıverilmediğinde kanuni sürelerin bitiminde sulh ceza hâkimi önüne çıkarılarak sorgusu tamamlanır. Kanun uyarınca gerçekleştirilen bu hâkim sorgusunda şüphelinin müdafiinin hazır bulunması şarttır.
Çocuk Şüpheliler Bakımından Özel Hükümler
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 31/1 uyarınca fiili işlediği esnada on iki yaşını ikmal etmemiş çocukların ceza sorumluluğu bulunmaz. Bu yaş grubundaki çocuklar hakkında ceza kovuşturması yapılması mümkün olmayıp yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri tatbik edilebilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 31Kaynağı aç
çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması
yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada oniki
yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin
hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme
yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak
bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği
fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak
davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında
suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan
onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu
hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.
(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada onbeş
yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan
yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu
hâlde her fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla olamaz.
Akıl hastalığı
On iki yaşını doldurmamış bulunanlar ile on beş yaşını ikmal etmemiş sağır ve dilsizler suç sebebiyle yakalanamaz; haklarında yakalama tedbiri yalnızca kimlik ve suç tespiti için yürütülebilir ve tespitin hemen ardından ilgililer serbest bırakılır.
On iki yaşını doldurmuş olmakla birlikte henüz on sekiz yaşını bitirmemiş olan çocuklar suç sebebiyle yakalanabilir. Bu durumdaki çocukların yakınlarına ve müdafiine bilgi verilerek şüpheli çocuk derhal Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir.
Gözaltına alınan çocuklar kolluğun çocuk biriminde tutulur; kolluğun çocuk biriminin bulunmadığı yerlerde ise çocuklar gözaltına alınan yetişkinlerden ayrı bir yerde tutulur.
Çocuklara kural olarak kelepçe veya benzeri bağlayıcı aletler takılamaz. Yalnızca zorunlu görülen hallerde çocuğun kaçmasını önlemek ya da kendisinin veya başkalarının can ve beden bütünlüğüne dönük tehlikeleri engellemek maksadıyla kolluk tarafından gerekli tedbirler alınabilir.
Nezarethane Denetimi, Kelepçe Takılması ve Tazminat Hakkı
Nezarethanelerin şartları, ifade alma odaları, gözaltındaki kişilerin durumları ve gözaltı işlem ve kayıtları Cumhuriyet başsavcıları veya görevlendirilen Cumhuriyet savcıları tarafından denetlenir ve denetim neticesi nezarethaneye alınanlar defterine kaydedilir.
Gözaltına alınan kişilere kelepçe takılması zorunlu değildir. Kaçacaklarına ilişkin belirti olması veya kendisi ya da başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı hâllerinde bu şüphelilere kelepçe takılır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 141/1 uyarınca, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında maddede sayılan durumlarda kişilerin maddî ve manevî her türlü zararlarını Devletten isteme hakkı düzenlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, gözaltı ve tutuklulukta geçen sürenin hükümlülükten fazla olması veya zorunlu adli para cezasına mahkûmiyet hâllerinde kararı veren merciler ilgiliye tazminat haklarının bulunduğunu bildirir ve bu husus verilen karara geçirilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya
tutukluluğunun devamına karar verilen,
b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,
c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından
yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii
huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında
kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük
sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece
para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,
g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar
kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle
açıklanmayan,
h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,
i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,
j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde
elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya
diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,
k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama, adli kontrol veya
tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından
yararlandırılmayan,50
l) (Ek:2/3/2024-7499/12 md.) Konutunu terk etmemek veya
uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak
amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve
bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra
haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar
verilen,
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (l) bentlerinde belirtilen kararları
veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus
verilen karara geçirilir.50
(3) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Birinci fıkrada yazan hâller
dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız
fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet
savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat
davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.
(4) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Devlet, ödediği tazminattan dolayı
görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan
hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder.
Tazminat isteminin koşulları
Gözaltı kararına ve gözaltı süresinin uzatılmasına karşı kimler başvurabilir?
Yakalama işlemine, gözaltına almaya ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin savcılık yazılı emrine karşı şüpheli kişi, avukatı, kanuni temsilcisi, eşi ile birinci veya ikinci dereceden kan hısımları serbest bırakılma istemiyle sulh ceza hâkimine başvurabilir.
Toplu suçlarda savcılık gözaltı süresini ne kadar uzatabilir?
Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu sebebiyle her defasında bir günü geçmemek şartıyla gözaltı süresini en fazla üç gün süreyle uzatabilir ve bu yazılı emri gözaltındaki kişiye derhal tebliğ eder.
Gözaltı süresi dolup salıverilen kişi aynı fiilden tekrar yakalanabilir mi?
Gözaltı süresinin dolması veya hâkim kararı ile serbest bırakılan şahıs hakkında yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının yeni bir kararı bulunmadıkça aynı eylem sebebiyle bir daha yakalama uygulanamaz.
Gözaltındaki şüphelilere kelepçe takılması zorunlu mudur?
Gözaltında kelepçe takılması zorunlu bir kural değildir; ancak şüphelinin kaçacağına dair belirtilerin bulunması ya da kişilerin hayat ve beden bütünlüğüne karşı tehlike oluşması hallerinde tedbiren kelepçe takılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

