IBAN Kiralamak Suç mu? Hesap Sahibinin Ceza Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
IBAN Kiralamak Suç mu? Hesap Sahibinin Ceza Sorumluluğu

Banka hesabı ya da IBAN bilgilerinin kullandırılması Türk Ceza Kanunu bünyesinde doğrudan ve ayrı bir suç tanımı olarak yer almaz. Ancak bir kimsenin banka hesabının dolandırıcılık eyleminde kullanılmasına bilerek onay vermesi, somut olayın niteliğine göre dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık fiiline iştirak kapsamında ceza sorumluluğu doğurabilmektedir. Ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasındaki düzenleme gereğince ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmamaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 4Kaynağı aç
Madde 4- (1) Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.
(2) (Mülga : 29/6/2005 – 5377/1 md.)
Özel kanunlarla ilişki

Dolandırıcılık Suçu ve İştirak Hükümlerinin Kapsamı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hileli eylemlerle bir kişinin aldatılması ve mağdurun ya da üçüncü bir kişinin zararına yol açılarak haksız menfaat temin edilmesi hâlinde fail hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis ile beş bin güne kadar adlî para cezası öngörülmektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya
başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık

İştirak ilişkisinde ceza sorumluluğunun doğabilmesi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 40. maddesinin birinci fıkrasına göre kasten ve hukuka aykırı gerçekleştirilmiş bir fiilin bulunması yeterli görülmekte, iştirak eden her şahıs diğer faillerin cezalandırılmasını engelleyen kişisel sebepler dikkate alınmaksızın kendi kusuru nispetinde cezalandırılmaktadır. Aynı maddenin üçüncü fıkrası doğrultusunda, iştirak nedeniyle cezalandırılabilmek bakımından asıl eylemin asgari teşebbüs aşamasına ulaşmış olması aranmaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 40Kaynağı aç
Madde 40- (1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş
bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi,
diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde
bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.
(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail
olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya
yardım eden olarak sorumlu tutulur.
(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en
azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir.
İştirak hâlinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme

Yargıtay İçtihadında Kart ve Hesap Bilgilerini Kiralamanın Hukuki Niteliği

Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2025/4616 Esas ve 2025/15798 Karar sayılı kararında incelenen olayda, banka kartları ile hesap bilgilerini başkalarına kiraladıklarını beyan eden sanıkların dışa yansıyan iradeleriyle suça fikir ve eylem birliği içinde iştirak ettikleri ve neticeye iştirak iradesi taşıdıkları değerlendirilmiştir. Söz konusu kararda, fiilin arayan ve parayı çeken kişilerle birlikte en az üç kişiyle icra edildiği gözetilerek yerel mahkemece uygulanan artırım hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/4616, K. 2025/15798Kaynağı aç
11. Ceza Dairesi         2025/4616 E.  ,  2025/15798 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/3286 E., 2025/1474 K.
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2024 tarihli ve 2024/789 Esas, 2023/345 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … haklarında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(L)-son, 158/3, 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 17… gün hapis ve 347.500,00 TL cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.07.2025 tarihli ve 2025/3286 Esas, 2025/1474 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın suça iştirakinin bulunmadığına, diğer sanıkların yaşları ve…’in …’da, …’in …'da ikamet etmesi sebebiyle 5237 sayılı TCK’nın 158/3. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, sanığın kendisini banka görevlisi olarak tanıtmadığına, katılanı arayan kişinin asıl fail olduğuna, banka hesabını kullandırmakta suç kastı ile hareket etmediğine, zararın tespitinde 4.900,00 TL’lik miktar yerine 35.000,00 TL’lik miktardan sorumlu tutulmamasının hukuka aykırı olduğuna, temel cezanın gerekçesiz biçimde teşdiden belirlendiğine, sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
2. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın …’da yaşadığına para çekilen ATM’nin ise …'da olduğuna, sanık lehine hiçbir delilin toplanmadığına, sanığın işaret ettiği kişilerin beyanlarının tespit olunmaması suretiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, katılanı arayan kişinin ve para çeken kişinin sanık olmadığına, sanığın banka hesabının kullanılması nedeniyle herhangi bir menfaat elde etmediğine, katılanı dolandırmadığına, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, IBAN bilgisini ne amaçla verdiğinin irdelenmediğine, sanığın herhangi bir menfaat elde etmediğine, silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanıkların yargılama konusu suçu temyiz dışı sanık …'in de katılımıyla işledikleri, sanıklar İbrahim ve …'in banka kartlarını ve hesap bilgilerini üçüncü kişilere kiraladıklarını beyan ettikleri, sanıkların bu şekilde dışa yansıyan iradeleri ile suça fikir ve eylem birliği içinde iştirak ettiklerinin anlaşıldığı, katılanın her aşamada istikrarlı beyanları ile suç tarihinde kendisini bir kadının aradığını ifade ettiği, dava dosyasında mevcut bilirkişi raporuna göre suç tarihinde ATM cihazlarından üç kez nakit para çeken kişinin aynı kişi olduğu fakat sanıklardan biri olmadığının belirlendiği, bu hâli ile her bir sanığın, katılanı arayan kadın ve ATM'den para çeken üçüncü kişi ile birlikte fiili en az üç kişi ile birlikte işlediklerinin belirlendiği, banka kartlarını kiralayan sanıkların meydana gelen neticeye iştirak iradelerinin bulunduğu gözetilerek, sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/3 maddesi kapsamında yer aldığı anlaşılmakla, Mahkemece sanıklar hakkında bahse konu artırım maddesinin de uygulanması suretiyle hüküm tesisinde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümlerde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.12.2025 tarihinde karar verildi.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin üçüncü fıkrasında, dolandırıcılık fiillerinin üç veya daha fazla kişiyle birlikte icra edilmesi durumunda verilecek cezanın yarı oranında, suç işleme amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti kapsamında işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılacağı hükme bağlanmıştır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal

Hesap Bilgilerini Başkasına Verenler İçin Yasal Ceza İndirimi

7589 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra düzenlemesine göre, dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçlarında failin iştirakinin kapsamı sınırlı ise özel bir indirim öngörülmektedir. Bu çerçevede, kişinin suça katılımı haksız menfaat sağlama gayesiyle ödeme araçlarını, banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesapları ya da bunların kullanımına ilişkin zorunlu bilgileri başkasına teslim etmekle sınırlı kaldığında verilecek cezada yarı oranında indirim yapılması düzenlenmiştir.

Kanun Yolu İncelemesinde ve İnfaz Aşamasındaki Dosyaların Durumu

7589 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi öncesinde dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyetine karar verilip dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan ve fiili yeni indirim fıkrası kapsamına giren sanıklar yönünden geçiş kuralları getirilmiştir. Bu doğrultuda, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerindeki dosyaların bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyaların da yine ilk derece mahkemesine iletilmesi öngörülmektedir.

Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce haklarında kesinleşmiş hüküm kurulup infazı süren ve önceki aşamalarda etkin pişmanlık hükmünden yararlanmamış hükümlülerden eylemleri yeni dördüncü fıkraya temas edenler bakımından özel bir düzenlemeye yer verilmiştir. Buna göre, mahkemece yapılan bildirimi izleyen altı ay içinde mağdurun zararının tazmin veya aynen geri vermeyle bütünüyle karşılanması hâlinde, Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan indirimden yararlanılabilmesi öngörülmektedir.

Söz konusu geçiş kuralı çerçevesinde, ortaya çıkan zarar tümüyle giderilmediği müddetçe yalnızca getirilmiş olan bu imkâna dayanılarak infazın durdurulması veya ertelenmesi yoluna gidilemeyeceği düzenlenmektedir.

Dolandırıcılık Davalarında Görevli Mahkeme

Yapılan görev değişikliği düzenlemeleri kapsamında dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin yargılamaların asliye ceza mahkemelerince görülmesi yönünde usul getirilmiştir. Değişikliğin yürürlüğe girdiği esnada ağır ceza mahkemelerinde derdest bulunan dava dosyalarının ise mevcut mahkemelerinde karara bağlanmasının sürdürülmesi öngörülmüştür.

IBAN kiralamak Türk Ceza Kanunu'nda bağımsız bir suç olarak düzenlenmiş midir?

Türk Ceza Kanunu'nda IBAN kiralamak adıyla bağımsız ve müstakil bir suç tipi bulunmamaktadır; ancak hesabın dolandırıcılık suçunda bilerek kullanılmasına izin verilmesi dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak sorumluluğu doğurabilmektedir.

Hesabını kiraya veren kişi ceza kanununu bilmediğini ileri sürebilir mi?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrası gereğince ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmamaktadır; bu nedenle kanuni düzenlemelerden haberdar olunmadığı yönündeki iddialar ceza hukukunda mazeret olarak kabul edilmez.

Yalnızca hesap bilgilerini dolandırıcılık için başkasına verenlere ceza indirimi uygulanır mı?

Kişinin suça iştirakinin haksız menfaat sağlama amacıyla ödeme araçlarını, banka hesabını, aracı kurum hesabını, ödeme hizmeti sağlayıcısı ya da kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabını veya bu hesapların kullanımını sağlayan zorunlu araç ve bilgileri başkasına vermekle sınırlı kalması durumunda cezanın yarı oranında indirileceği düzenlenmiştir.

İnfaz aşamasındaki hükümlüler zararı ödeyerek etkin pişmanlık indiriminden yararlanabilir mi?

Yeni düzenlemenin kapsamına giren ve daha önce etkin pişmanlıktan yararlanmamış infaz aşamasındaki hükümlülerin, mahkemenin bildiriminden itibaren altı ay içinde zararı tamamen gidermeleri hâlinde Türk Ceza Kanunu m. 168/2'deki indirimden faydalanabilmesi öngörülmektedir; ancak zarar bütünüyle giderilinceye dek yalnızca bu gerekçeyle infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceği düzenlenmiştir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu