IBAN Paylaşmak Suç mu? Hukuki ve Cezai Riskler

by Avukat Erdal Ersoy
IBAN Paylaşmak Suç mu? Hukuki ve Cezai Riskler

IBAN Bilgisinin Paylaşılması ve Güvenlik Boyutu

Tek başına bir banka hesap numarasını veya IBAN bilgisini bir başkasına iletmek ceza hukuku anlamında suç teşkil etmez. Bununla birlikte, iletilen hesap bilgisinin kimin eline geçtiği ve hangi amaçla kullanıldığı ceza yargılamasına konu olabilecek süreçleri başlatabilir. Banka hesabının suç gelirlerinin aktarılması, aklanması veya yasa dışı diğer amaçlarla kullanılması durumunda hesap sahibi bakımından hukuki ve cezai sorumluluk gündeme gelmektedir.

Yalnızca IBAN bilgisinin üçüncü kişilerle paylaşılması suretiyle doğrudan hesaptan para çekilmesi mümkün değildir. Buna karşın dolandırıcılık riski tamamen ortadan kalkmamaktadır. Paylaşılan IBAN numaraları; yanıltıcı para transferleri, sahte ödeme bildirimleri, kimlik avı girişimleri veya hesap doğrulama bahaneleriyle başka suçlara zemin teşkil edebilmektedir.

Banka Hesabını Başkasına Kullandırmanın Cezai Sonuçları

Banka hesabının başkalarının kullanımına sunulması, somut olayın özelliklerine göre hesap sahibinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında suçu bizzat işleyen fail veya suça yardım eden sıfatıyla iştirak hükümleri çerçevesinde sorumlu tutulması riskini doğurabilir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesi uyarınca hileli davranışlarla kişilerin yanıltılarak menfaat sağlanması eylemi dolandırıcılık suçunu oluşturmakta ve bir yıldan beş yıla kadar hapis ile adli para cezası yaptırımına bağlanmaktadır. Hesap sahibinin hileli süreçlere aracılık ederek mağdurların parasının kendi hesabına aktarılmasını sağlaması isnadında bulunulduğunda, eylemin banka ve bilişim sistemleri üzerinden gerçekleşmesi sebebiyle 158. madde çerçevesinde nitelikli dolandırıcılık değerlendirmesi gündeme gelebilir. Kanun'un 158. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca suçun en az üç kişiyle birlikte icrası cezanın yarı oranında, örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi ise cezanın bir kat artırılmasını gerektirir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya
başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal

Başkası Hesabına İşlem Yapıldığını Bildirmeme Suçu

5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 15. maddesi uyarınca, yükümlü kuruluşlar nezdinde gerçekleştirilen ve kimlik tespitini zorunlu kılan işlemlerde gerçekte başka biri nam ve hesabına hareket edildiğinin işlem öncesinde yazılı olarak açıklanmaması yaptırıma tabi tutulmuştur. Bu yazılı bildirim mecburiyetine aykırı davranılması halinde altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası uygulanmaktadır.

5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 15Kaynağı aç
MADDE 15 – (1) Yükümlüler
nezdinde veya aracılığıyla yapılacak kimlik tespitini gerektiren işlemlerde,
kendi adına ve fakat başkası hesabına hareket eden kimse, bu işlemleri yapmadan
önce kimin hesabına hareket ettiğini yükümlülere yazılı olarak bildirmediği
takdirde altı aydan bir yıla kadar hapis veya beşbin güne kadar adlî para
cezasıyla cezalandırılır.
Gümrük idaresine yapılacak açıklama

Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama Suçu

Hapis cezasının alt sınırı altı aydan az olmayan bir suç vasıtasıyla sağlanan ekonomik kazanımları ülke sınırları dışına aktaran veya söz konusu değerlerin gayrimeşru menşeini saklamak ve hukuka uygun yoldan sağlandığı izlenimi oluşturmak kastıyla çeşitli işlemlere konu eden kimseler, 5237 sayılı Kanun'un 282. maddesi kapsamında üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 282Kaynağı aç
Madde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı
altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı
değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek
veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla,
çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Birinci
fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan
malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran
veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi
tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis
cezası yarı oranında artırılır.
(4) Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(6) Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı
değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara
haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede
tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz.
Suçluyu kayırma

Aklama suçunun işlenmesine iştirak etmeksizin bu suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 282. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır. Bu suçun kamu görevlisi veya mesleğin icrası sırasında belli bir meslek sahibi tarafından işlenmesi hâlinde hapis cezası yarı oranında artırılırken, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılmaktadır. Aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Suç konusu malvarlığı değerlerinin kovuşturma aşamasına geçilmeden yetkili mercilerce ele geçirilmesini sağlayan ya da bulunduğu konumu ihbar ederek ele geçirilmesini kolaylaştıran şahıslar hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 282. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezaya hükmolunmamaktadır.

İzinsiz Ödeme Hizmetleri ve İdari Blokeler

Yasa dışı bahis veya suç gelirlerinin banka hesapları üzerinden aktarılması şüphesi doğduğunda, bankacılık denetimleri işletilmekte ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından ilgili hesaplara bloke konulabilmektedir.

Bir banka hesabında periyodik ve yoğun biçimde para transferlerinin gerçekleştirilmesi durumu, 6493 sayılı Kanun nezdinde yetkisiz ödeme hizmeti sunma iddiası veya tefecilik ithamlarını gündeme taşıyabilir. İlgili kanuni mevzuat uyarınca gereken ruhsat ve izinler temin edilmeksizin ödeme kuruluşu veya sistem işleticisi sıfatıyla hareket eden şahıslar ile şirket yetkilileri yönünden bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülmektedir.

6493 sayılı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN m. 28Kaynağı aç
MADDE 28 – (1) Bu Kanuna göre alınması gereken izinleri
almaksızın sistem işleticisi, ödeme kuruluşu veya elektronik para kuruluşu gibi
faaliyet gösteren gerçek kişiler ile tüzel kişilerin görevlileri bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu Kanuna göre alınması gereken izinleri almaksızın
ticaret unvanlarında, her türlü belgelerde, ilan ve reklamlarda veya kamuoyuna yaptıkları
açıklamalarda sistem işleticisi, ödeme kuruluşu veya elektronik para kuruluşu gibi
faaliyet gösterdiği izlenimini yaratacak söz ve deyimleri kullanan gerçek kişiler
ile tüzel kişilerin görevlileri bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar
adli para cezası ile cezalandırılır.
(3) Birinci ve ikinci fıkra kapsamında tanımlanan suçların
bir iş yeri bünyesinde işlenmesi hâlinde bu işyerinin iki aydan altı aya kadar,
tekerrür hâlinde sürekli olarak kapatılmasına karar verilebilir.
(4) Bu Kanun kapsamında verilmiş olan faaliyet izni iptal
edilen sistem işleticisinin, ödeme kuruluşunun veya elektronik para kuruluşunun
faaliyetine devam etmesi durumunda da bu madde hükümleri uygulanır.
Denetim ve gözetim faaliyetlerini engellemek
ve istenilen bilgileri vermemek[15]

6493 sayılı Kanun'a göre izin almaksızın ticaret unvanlarında, her türlü belgede, ilan ve reklamlarda veya kamuoyuna yapılan açıklamalarda sistem işleticisi, ödeme kuruluşu veya elektronik para kuruluşu gibi faaliyet gösterildiği izlenimini yaratacak söz ve deyimleri kullanan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin görevlileri hakkında da bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Bu suçların bir iş yeri bünyesinde işlenmesi hâlinde söz konusu iş yerinin iki aydan altı aya kadar, tekerrür hâlinde ise sürekli kapatılmasına karar verilebilir. Faaliyet izni iptal edilen kuruluşların faaliyetlerine devam etmesi durumunda da aynı yaptırımlar tatbik edilir.

6493 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca, 28, 29 ve 31. maddelerde düzenlenen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması kural olarak Banka tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulması muhakeme şartına bağlanmıştır. Bununla birlikte Kanun'un 31. maddesinde belirtilen suçtan dolayı ilgililerin Cumhuriyet başsavcılığına başvurması hâlinde bu yazılı başvuru şartı aranmaz.

6493 sayılı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN m. 37Kaynağı aç
MADDE 37 – (1) Bu Kanunun 28 inci, 29 uncu ve 31
inci maddelerinde belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması,
Banka tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır.
Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir.[16]
(2) Bu Kanunun 31 inci maddesinde belirtilen suçtan dolayı
ilgililerin Cumhuriyet başsavcılığına başvurması hâlinde yazılı başvuru şartı aranmaz.
(3) Bu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak
çıkarılacak düzenlemelerde belirtilen görevlerin yerine getirilmesi sırasındaki
fiilleri dolayısıyla Banka personeli hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılması,
Bankanın Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunmasına bağlıdır.

Hukuki Sorumluluk, Tazminat ve Bankanın Durumu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi hükmü uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı gidermekle yükümlüdür; fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa dahi ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren kişi de meydana gelen zararı gidermek zorundadır. Bu çerçevede hesap üzerinden dolandırılan mağdurlar, kaybettikleri meblağın yasal faiziyle tahsili talebiyle hesap sahibine karşı haksız fiil ilkelerine dayanarak tazminat davası açabilmektedir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar
veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar
verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir
fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
II. Zararın ve kusurun
ispatı

Hesap sahibinin hür iradesiyle sisteme giriş yapıp şifrelerini girdiği ve para transferini bizzat onayladığı durumlarda bankanın sorumluluğu kural olarak sınırlıdır. Ancak bankanın güvenlik duvarında teknik zafiyet bulunması veya olağandışı hesap hareketlerini tespit edecek algoritmaların devreye girmemesi hâlinde bankanın hukuki sorumluluğu yargı önünde tartışmaya açılabilir.

Yargılama Süreci ve Delillerin Korunması

Banka hesabının haksız kazanç sağlamaya veya suç işlemeye tahsis edildiği iddiasıyla açılan davalarda suçun niteliğine göre yargılama süreci yürütülür. Kişinin suç kastı taşımadığını ve aldatıldığını ortaya koyabilmesi adına IBAN talep eden kişilerle yapılan yazışmalar, SMS metinleri, sahte iş ilanlarına ait ekran görüntüleri ile hesap dökümleri muhafaza edilmeli ve gecikmeksizin yetkili makamlara bildirim yapılmalıdır.

Yalnızca IBAN paylaşılmasıyla hesaptan para çekilebilir mi?

Sadece IBAN bilgisi verilerek doğrudan hesaptan para çekilmesi mümkün değildir; ancak bu bilgi kimlik avı ve sahte transfer bildirimleri gibi dolandırıcılık eylemlerinde kullanılabilir.

Banka hesabını başkasına kullandırmak suç oluşturur mu?

Hesabın suç gelirlerinin aklanması veya dolandırıcılıkta kullanılması asli fail veya yardım eden sıfatıyla cezai sorumluluk yaratabileceği gibi, 5549 sayılı Kanun m. 15 uyarınca başkası hesabına hareket edildiğinin yazılı bildirilmemesi de cezaya tabidir.

Suçtan elde edilen parayı bilerek hesapta tutmanın cezası nedir?

Aklama suçuna katılmaksızın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini bu niteliğini bilerek kabul eden veya bulunduran kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

İzinsiz ödeme kuruluşu gibi faaliyet göstermenin yaptırımı nedir?

6493 sayılı Kanun uyarınca gerekli izinleri almaksızın ödeme kuruluşu gibi faaliyet gösteren veya bu izlenimi veren kişiler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu