Husumet İtirazı Nedir? Aktif ve Pasif Husumet

by Avukat Erdal Ersoy
Husumet İtirazı Nedir? Aktif ve Pasif Husumet

Husumet İtirazı ve Taraf Sıfatı Kavramı

Husumet itirazı, bir davanın doğru kişiye veya doğru kuruma yöneltilmediği hallerde gündeme gelen ve davanın taraf sıfatı üzerinden tartışılmasını sağlayan bir savunmadır. Taraf sıfatına ilişkin bu değerlendirme, dava konusu hakkın kime ait olduğunun ya da borcun kimin üzerinde bulunduğunun belirlenmesini gerektirdiğinden maddi hukuk sonuçları doğurur.

Aktif ve Pasif Husumet Ayrımı

Aktif husumet, dava konusu hakkı talep etme yetkisinin davacıda bulunmasını ifade eder. Bu noktada davacının yalnızca bir menfaatinin bulunması yeterli görülmeyip dava konusu sübjektif hakkın doğrudan sahibi olması aranır.

Pasif husumet ise davanın yöneltildiği kişinin dava konusu hakka veya borca uymakla yükümlü muhatap olup olmadığını gösterir. Davacı, hakkının ihlal edildiğini ileri sürerken bu talebi kime karşı yönelteceğini doğru tespit etmekle yükümlüdür.

Temsil İlişkilerinde Taraf Sıfatı

Temsil ilişkilerinde vekilin yetkisi kapsamında gerçekleştirdiği işlemlerden doğan hak ve borçlar kural olarak temsil edilene ait olur. Bu çerçevede sözleşmeyi vekaleten imzalayan yahut teslim tutanağını vekil sıfatıyla düzenleyen kişi, yalnızca imza atmış olması sebebiyle sözleşmenin tarafı haline gelmez. Vekilin yetki sınırlarını aşması veya şahsi taahhüt altına girmesi ise istisnai haller olarak ayrıca değerlendirilir.

Yargılama Usulünde Husumet İncelemesi ve Husumetten Ret

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 138 uyarınca mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir ve lüzum görmesi halinde kararını vermeden önce bu hususta tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Bununla birlikte husumet itirazı her durumda ilk itiraz kalıbına uymaz; taraf sıfatına ilişkin bir değerlendirmedir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 138Kaynağı aç
MADDE 138- (1) Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Ön inceleme duruşmasına davet

Husumetten ret, davanın yanlış tarafa yöneltildiğinin belirlenmesi sebebiyle talebin kabul edilmemesidir. Mahkeme davacı veya davalının doğru kişi olmadığını tespit ettiğinde dava esasından sonuç doğurmaz. Bu karar uyuşmazlığın bütünüyle sona ermesi anlamına gelmeyebileceği gibi doğru tarafa karşı yeniden dava açılmasını da kendiliğinden engellemez.

Haksız Husumet Yöneltilmesi ve Arabuluculuk Süreci

Bir davanın veya takibin bilerek ya da özen gösterilmeyerek yanlış kişiye yöneltilmesi halinde, muhatabın uğradığı zararlar çerçevesinde kötü niyet veya haksızlık temelli bir tazminat sorumluluğu somut olayın koşullarına göre tartışılabilir. Öte yandan zorunlu arabuluculuk sürecinde başvurunun yanlış tarafa yapılması husumet sorununa yol açabilir ve anlaşma sağlansa dahi uyuşmazlığın gerçek muhatabı bakımından çözümsüz kalması sonucunu doğurabilir.

Dava Sırasında Taraf Değişikliği ve Kabul Edilebilir Yanılgı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 124/1 uyarınca bir davada taraf değişikliği kural olarak ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Taraf değişikliği hususunda kanunlarda yer alan özel hükümler ise bu kuralın istisnasını oluşturur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 124Kaynağı aç
MADDE 124- (1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder. Dava konusunun devri

Taraf değişikliği isteminin maddi bir hatadan kaynaklanması veya dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmemesi halinde mahkeme, karşı tarafın onayına ihtiyaç duymaksızın bu talebi kabul eder. Benzer şekilde tarafın dava dilekçesinde hatalı veya eksik belirtilmesi hoş görülebilir bir yanılgıya dayanmaktaysa, hâkim yine rıza aramadan taraf değişimine karar verebilir. Yanılgı sebebiyle değişikliğin uygulandığı bu durumlarda mahkeme, davalı veya taraf sıfatı sona erdirilen ve kendisine karşı dava yöneltilmesine yol açmamış kimse lehine yargılama giderine hükmeder.

Husumetten ret kararı sonrasında doğru kişiye dava açılabilir mi?

Evet, husumetten ret kararı davanın yanlış tarafa yöneltilmesi nedeniyle verildiğinden doğru tarafa karşı yeniden dava açılmasını kendiliğinden engellemez.

Sözleşmeyi vekil sıfatıyla imzalayan kişiye dava açılabilir mi?

Hayır, temsil yetkisi kapsamında yapılan işlemlerden doğan borçlar temsil edilene ait olduğundan vekil sırf imza attığı için taraf haline gelmez; ancak şahsi taahhüt veya yetki aşımı durumları istisnadır.

Dava dilekçesinde davalı yanlış gösterilmişse taraf değişikliği yapılabilir mi?

Evet, tarafın yanlış gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan maddi bir hatadan kaynaklanıyorsa karşı tarafın rızası aranmaksızın taraf değişikliği yapılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu