Hükümlünün Avukatla Görüşmesi ve Özel Hayata Saygı

by Avukat Erdal Ersoy
Hükümlünün Avukatla Görüşmesi ve Özel Hayata Saygı

Ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan kişinin, ceza davasında vekili olan avukatıyla görüştürülmemesi Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkının ihlali olarak değerlendirilmiştir.

Özel Hayata Saygı Hakkı ve Avukat Görüşmesinin Mahremiyeti

Hükümlünün avukatıyla mahremiyet ortamında belirli aralıklarla görüşme yapabilmesi, infaz sürecinde ihtiyaç duyduğu hukuki yardımı alabilmesi bakımından önemlidir. Bu temas aynı zamanda hükümlünün ceza infaz kurumu dışındaki özel yaşamıyla ilgili kararları doğru biçimde alabilmesine ve özel hayatın korunmasına zemin hazırlar.

Vekâlet Görevinin Kapsamı ve Kanunilik İlkesi

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 171. maddesinin birinci fıkrası gereğince avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine uygun şekilde yürütür ve taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmasa dahi işi sonuna kadar takip etmekle yükümlüdür.

1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 171Kaynağı aç
Madde 171 – (Değişik birinci fıkra: 2/5/2001 – 4667/83 md.) Avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder. Avukata verilen vekâletnamede başkasını tevkile yetki tanınmış ise, yazılı sözleşmede aksine açık bir hüküm olmadıkça, işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir. Vekâletnamede, bunun düzenlendiği tarihten sonra açılacak veya takip edilecek bütün dava ve işlerde vekâlete ve başkasını tevkile genel şekilde yetki verilmişse, avukat, bu tarihten sonraki dava ve işlerde müvekkilinden ayrıca vekâlet almaya lüzum kalmaksızın işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir. İkinci fıkradaki hallerde, avukatın müvekkile karşı sorumluluğu devam eder. Birlikte takibettiği veya işi tamamen devrettiği avukatların kusurlarından ve meydana getirdikleri zarardan dolayı müvekkile karşı hem şahsen hem de diğer avukatla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Şu kadar ki, bu hüküm, 12 nci maddede yazılı bir iş sebebiyle başka bir yerde çalışmak zorunluğunda olduğu için işi tamamen başkasına devreden avukatlar hakkında uygulanmaz. Avukat tarafından işe başka avukatlar teşrik edilmiş ise, avukat bundan dolayı ayrı bir ücret istiyemiyeceği gibi, işi birlikte takip eden avukat da müvekkilden herhangi bir ücret istiyemez. İş tamamen başka bir avukata bırakılmış ise, tevkil eden ve tevkil olunan avukatlar ücret sözleşmesindeki miktarı aşmamak şartiyle, harcadıkları mesaiye karşılık olan ücreti müvekkilden istiyebilirler. Ancak, tevkil eden avukat müvekkilden peşin ücret almışsa, harcadığı mesaiye karşılık olan miktarın fazlasını tevkil ettiği avukata ödemekle yükümlüdür. İş sahibinin işi başka bir avukata vermesi:

Avukata verilen vekâletnamede başkasını tevkile yetki verilmişse, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça avukat işi bir başka meslektaşıyla birlikte veya tamamen devrederek yürütebilir. Düzenleme tarihinden sonraki işler için genel tevkil yetkisi tanınmışsa müvekkilden yeniden vekâletname alınmasına gerek bulunmaz. Tevkil hâlinde avukatın müvekkile karşı sorumluluğu devam eder; kusur ve zararlardan diğer avukatla müteselsilen sorumlu tutulur, ancak kanunun 12. maddesindeki zorunlu çalışma hâli bu sorumluluğun istisnasıdır.

Ceza dava dosyasına sunulmuş geçerli bir vekâletname bulunmasına karşın, kanunda aranan şartlar araştırılmaksızın ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin, hükmün kesinleşmesiyle vekâlet ilişkisinin sona erdiği ve vasi onayı gerektiği gerekçesiyle görüşmeye izin verilmemesi kanunilik ilkesini karşılamamaktadır.

Hükümlünün Kısıtlanması ve Vesayet Usulü

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 407. maddesi uyarınca, kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi kendi isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı söz konusu olduğunda ise ilgilinin isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülürse kısıtlama kararı verilebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 407Kaynağı aç
Madde 407- (Değişik:2/3/2024-7499/5 md.) Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir. Cezayı yerine getirmekle görevli makam hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir. Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler. Bu Kanunun kayyımlığa ilişkin hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu madde için de uygulanır. IV. İstek üzerine

Cezayı yerine getirmekle görevli makam, hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür. Vesayet makamı kısıtlama veya kayyımlık konusunda karar vermeden önce hükümlüyü bizzat dinler. Bu süreçte Türk Medeni Kanunu'nun kayyımlığa ilişkin hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır.

Ceza İnfaz Kurumunda Avukatla Görüşme Usulü

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 59. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümlü, avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde avukatları ile vekâletnamesi bulunmaksızın en çok üç kez görüşme hakkına sahiptir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 59Kaynağı aç
MADDE 59.- (1) Hükümlü, avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde avukatları ile vekâletnamesi olmaksızın en çok üç kez görüşme hakkına sahiptir. (2) Avukat ve noter ile görüşme, meslek kimliklerinin ibrazı üzerine, tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan görüşme yerlerinde, konuşulanların duyulamayacağı, ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde yapılır. (3) Avukatlar, vekâletnameleri olsa da aynı anda birden fazla hükümlü ile görüşme yapamazlar. (4) (Değişik: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Görüşme sırasında; hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmaya ilişkin olarak kendilerinin tuttukları kayıtlar incelenemez; hükümlünün avukatı ile yaptığı görüşme dinlenemez ve kayda alınamaz.[22] (5) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Türk Ceza Kanununun 220 nci maddesinde ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanların avukatları ile görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirildiğine, bu örgütlere emir ve tâlimat verildiğine veya yorumları ile gizli, açık ya da şifreli mesajlar iletildiğine ilişkin bilgi, bulgu veya belge elde edilmesi hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla, üç ay süreyle; görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli görüşmede hazır bulundurulabilir, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabilir veya görüşmelerin gün ve saatleri sınırlandırılabilir.[23] (6) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) İnfaz hakimliği hükümlünün; kurallara uyumunu, toplum veya ceza infaz kurumu bakımından arz ettiği tehlikeyi ve rehabilitasyon çalışmalarındaki gelişimini değerlendirerek, kararda belirttiği süreyi üç aydan fazla olmamak üzere müteaddit defa uzatabileceği gibi kısaltılmasına veya sonlandırılmasına da karar verebilir. (7) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Beşinci fıkra kapsamına giren hükümlünün yaptığı görüşmenin, aynı fıkrada belirtilen amaca yönelik yapıldığının anlaşılması hâlinde, görüşmeye derhal son verilerek, bu husus gerekçesiyle birlikte tutanağa bağlanır. Görüşme başlamadan önce taraflar bu hususta uyarılır. (8) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Hükümlü hakkında, yedinci fıkra uyarınca tutanak tutulması hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemiyle hükümlünün avukatlarıyla görüşmesi infaz hâkimince altı ay süreyle yasaklanabilir. Yasaklama kararı, hükümlüye ve yeni bir avukat görevlendirilmesi için derhal ilgili baro başkanlığına bildirilir. Cumhuriyet başsavcılığı baro tarafından bildirilen avukatın değiştirilmesini baro başkanlığından isteyebilir. Bu fıkra hükmüne göre görevlendirilen avukata, 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 13 üncü maddesine göre ücret ödenir. (9) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) İnfaz hâkimi tarafından bu madde uyarınca verilen kararlara karşı 4675 sayılı Kanuna göre itiraz edilebilir. (10) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Bu madde hükümleri 9 uncu maddenin üçüncü fıkrasına göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler ile beşinci fıkradaki suçlardan hükümlü olup, başka bir suçtan dolayı şüpheli veya sanık sıfatıyla avukatıyla görüşen hükümlüler hakkında da uygulanır.[24] (11) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Tutuklular hakkında bu madde hükümlerine göre karar vermeye soruşturma aşamasında sulh ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında mahkeme yetkilidir. (12) (Ek ibare: 25/5/2005-5351/5 md.) Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ve karşılıklılık esasına uygun olmak koşuluyla, Yabancı ülkelerde haklarında soruşturma veya kovuşturma yapılmakta olan, yabancı ülke veya uluslararası yargı mercilerinde dava açmak isteyen, leh veya aleyhine açılmış davası olan Türk vatandaşı veya yabancı uyruklu hükümlülerle yabancı uyruklu avukatları, bu soruşturma ve kovuşturma, açılacak veya açılmış davalarla sınırlı olmak ve vekâletname sunmak koşuluyla görüşebilirler. Vekâletnamesi olmayan yabancı uyruklu avukatlar, hükümlü ile Türkiye barolarına kayıtlı bir avukatla birlikte görüşme yapabilirler.[25] Kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü

Avukatların hükümlü ile görüşmesi, meslek kimliklerinin ibrazı şartıyla, tatil günleri dışında ve kurumun çalışma saatleri içinde yapılır. Bu görüşmeler ceza infaz kurumunda bu amaca ayrılmış özel yerlerde, konuşulanların başkalarınca duyulamayacağı ancak güvenlik sebebiyle görevlilerce dışarıdan görülebileceği bir düzenleme içinde icra edilir.

5275 sayılı Kanun'un 59. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca avukatlar, geçerli vekâletnameleri bulunsa dahi ceza infaz kurumunda aynı anda birden fazla hükümlü ile görüşme gerçekleştiremezler.

Görüşmelerin Gizliliği ve Güvenlik Kısıtlamaları

Görüşme sırasında hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye sunduğu belgeler, belge örnekleri, dava dosyaları ve aralarındaki görüşmeye dair tuttukları kayıtlar incelenemez. Hükümlünün avukatıyla yaptığı sözlü görüşmeler dinlenemez ve teknik cihazlarla kayda alınamaz.

Gizlilik kuralının istisnası olarak; Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesinde ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanların avukatlarıyla görüşmelerinde toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirildiğine, bu örgütlere emir ve talimat verildiğine veya yorumları ile gizli, açık ya da şifreli mesajlar iletildiğine ilişkin bilgi, bulgu veya belge elde edilmesi hâlinde tedbir uygulanabilir. Bu durumlarda Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla üç ay süreyle görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir, görevli nezaretinde yapılabilir, belgelere el konulabilir veya görüşmelerin gün ve saatleri sınırlandırılabilir.

İnfaz hâkimliği, hükümlünün kurallara uyumunu, arz ettiği tehlikeyi ve rehabilitasyon sürecindeki gelişimini inceleyerek anılan üç aylık süreyi üç aydan fazla olmamak üzere birden çok kez uzatabilir, süreyi kısaltabilir ya da tedbiri tamamen sonlandırabilir.

Kapsam dahilindeki görüşmenin örgütsel yönlendirme veya güvenlik tehdidi amacına hizmet ettiği anlaşılırsa görüşmeye derhâl son verilerek durum gerekçesiyle tutanağa bağlanır. Bu ihtimal hakkında taraflar görüşme öncesinde uyarılır. Tutanak düzenlenmesi hâlinde Cumhuriyet başsavcılığının talebi üzerine infaz hâkimi tarafından hükümlünün avukatlarıyla görüşmesi altı ay süreyle yasaklanabilir ve durum baroya bildirilir.

Hükümlü vekâletnamesi bulunmayan bir avukatla görüşebilir mi?

Hükümlü, avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde vekâletnamesi olmayan bir avukatla kanunen en çok üç kez görüşme yapma hakkına sahiptir.

Cezaevinde avukat ile hükümlü arasındaki görüşmeler dinlenebilir mi?

Kural olarak hükümlünün avukatıyla yaptığı görüşme dinlenemez ve kayda alınamaz. Ancak Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesinde ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar bakımından toplumun ve kurumun güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirildiğine, emir ve talimat verildiğine veya yorumlarıyla gizli, açık ya da şifreli mesajlar iletildiğine dair bilgi, bulgu veya belge elde edilirse Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkimi kararıyla görüşmeler üç ay süreyle teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir.

Avukat aynı anda birden fazla hükümlüyle görüşebilir mi?

Vekâletnameleri bulunsa dahi avukatlar ceza infaz kurumunda aynı anda birden fazla hükümlü ile görüşme yapamazlar.

Avukat görüşmelerine getirilen kayıt ve denetim kararı uzatılabilir mi?

İnfaz hâkimi hükümlünün uyumunu ve kurum güvenliğini değerlendirerek üç aylık kayıt ve denetim tedbirini üç ayı aşmayan sürelerle birden çok kez uzatabilir, kısaltabilir veya kaldırabilir.

Kurallara aykırı avukat görüşmelerinde görüşme yasağı uygulanabilir mi?

Amaca aykırı görüşme nedeniyle tutanak tutulması hâlinde Cumhuriyet başsavcılığının istemiyle infaz hâkimi tarafından hükümlünün avukatlarıyla görüşmesi altı ay süreyle yasaklanabilmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu