Tahkim sözleşmesi, tarafların sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş ya da doğabilecek uyuşmazlıkların tamamını veya bir kısmını hakem ya da hakem kuruluna götürme konusunda vardıkları anlaşmadır (HMK m. 412/1). HMK'nın tahkime ilişkin hükümleri (m. 407–444), yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yeri Türkiye olarak belirlenen uyuşmazlıklara uygulanır; yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bu kısmın kapsamı dışında kalır (HMK m. 407).
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 407Kaynağı aç
Tahkim Sözleşmesinin Kapsamı ve Konusu
HMK m. 412/1, tahkim sözleşmesinin konusunu oldukça geniş tutmaktadır: taraflar arasındaki asıl sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar kadar, sözleşme dışı hukuki ilişkilerden kaynaklanabilecek uyuşmazlıklar da tahkim yoluna taşınabilir. Üstelik anlaşma, uyuşmazlığın henüz doğmamış olması hâlinde de kurulabilir; taraflar gelecekte ortaya çıkabilecek ihtilafları önceden tahkime bırakmayı kararlaştırabilir.
Tahkim Şartı ve Bağımsız Tahkim Sözleşmesi
HMK m. 412/2'ye göre tahkim anlaşması iki ayrı yapıda kurulabilir: asıl sözleşmenin içine yerleştirilen bir tahkim şartı olarak ya da asıl sözleşmeden tamamen bağımsız, ayrı bir sözleşme olarak. Kanun, bu iki seçenek arasında bir tercih hiyerarşisi kurmamaktadır; her ikisi de eşit ölçüde geçerli yollardır.
Yazılı Şekil Şartı ve Karşılanma Yolları
Tahkim sözleşmesi yazılı şekle tabidir (HMK m. 412/3). Kanun, bu şartın hangi yollarla karşılanmış sayılacağını açıkça düzenlemiştir: taraflarca imzalanmış yazılı bir belge, taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks ya da faks yoluyla yapılan yazışma ve elektronik ortama geçirilmiş anlaşmalar bu yolların başında gelir. Bunlara ek olarak, dava dilekçesinde yazılı bir tahkim sözleşmesinin varlığının ileri sürülmesine davalının cevap dilekçesinde itiraz etmemesi de yazılı şekil şartını karşılamaya yeterlidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/285, K. 2025/569Kaynağı aç
HMK m. 412/3 ayrıca yollama yoluyla tahkim sözleşmesi kurulmasına da imkân tanımaktadır: tarafların asıl sözleşmelerini, içinde tahkim şartı bulunan başka bir belgeye atıfla tamamlamaları ve bu atfın söz konusu belgeyi sözleşmenin bir parçası hâline getirmeye yönelik olması hâlinde, geçerli bir tahkim sözleşmesi kurulmuş kabul edilir.
Elektronik Yazışmalar ve Dürüstlük Kuralı
HMK m. 412/3, elektronik ortama geçirilmiş anlaşmayı yazılı şekil şartını karşılayan yollardan biri olarak saymaktadır. Ticari ilişkilerde e-posta gibi elektronik iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, tahkim sözleşmesinin bu yolla kurulup kurulmadığına ilişkin değerlendirme somut olayın koşullarına göre yapılmaktadır. TMK m. 2, herkesin haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunmayacağını hükme bağlamaktadır. Şirket çalışanı tarafından yürütülen e-posta yazışmalarının şirket yetkilisi tarafından kopyalanarak izlendiği ve bu yazışmalar benimsenerek ticari ilişkinin sürdürüldüğü koşullarda, sonradan yazışmaların tarafı olmadığının ileri sürülmesi TMK m. 2'deki dürüstlük kuralıyla bağdaşmayabilir. Bu değerlendirme somut olayın özelliklerine bağlıdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Ayrılabilirlik İlkesi
HMK m. 412/4, tahkim sözleşmesine karşı iki itirazın ileri sürülemeyeceğini açıkça düzenlemektedir: asıl sözleşmenin geçerli olmadığı iddiası ve tahkim sözleşmesinin henüz doğmamış bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu itirazı. Bu düzenleme, taraflardan birinin asıl sözleşmenin geçersizliğini gerekçe göstererek tahkim yargılamasından kaçınmasının önüne geçmektedir.
Yargılama Sırasında Tahkim Anlaşması
Taraflar, mahkemede açılmış bir dava sürerken tahkim yoluna başvurmayı kararlaştırabilirler. HMK m. 412/5, bu durumu özel olarak düzenlemiş ve mahkemenin dava dosyasını ilgili hakem veya hakem kuruluna göndereceğini hükme bağlamıştır.
Tahkim İtirazının Mahkemede İleri Sürülmesi
Tahkim sözleşmesi kapsamındaki bir uyuşmazlık için mahkemede dava açılmışsa karşı taraf, HMK m. 413/1 uyarınca tahkim ilk itirazında bulunabilir. Tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değilse mahkeme bu itirazı kabul ederek davayı usulden reddeder. Tahkim itirazının ileri sürülmesi, tahkim yargılamasının başlatılmasına ya da sürdürülmesine engel teşkil etmez (HMK m. 413/2).
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 413Kaynağı aç
Tahkim itirazı HMK kapsamındaki ilk itirazlar arasında yer almaktadır. Cevap dilekçesi verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır; durum ve koşullara göre bu sürede cevap hazırlanmasının çok zor ya da imkânsız olduğu hâllerde mahkeme, davalının talebi üzerine bir defaya mahsus en fazla bir aylık ek süre tanıyabilir (HMK m. 127). Cevap dilekçesi verildikten sonra, cevap süresi henüz dolmamış olsa dahi ilk itirazlar artık öne sürülemez (HMK m. 131).
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 127Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 131Kaynağı aç
Süresi içinde cevap dilekçesi vermeyen davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır (HMK m. 128). Tahkim sözleşmesinin varlığının dava dilekçesinde ileri sürüldüğü durumlarda, davalının cevap dilekçesinde buna itiraz etmemesi HMK m. 412/3 uyarınca yazılı şekil şartının karşılandığı sonucuna yol açabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 128Kaynağı aç
Sözleşmenin Devri ve Tahkim Şartının Geçişi
TBK m. 205'e göre sözleşmenin devri, devreden ile devralan ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan; devredenin bu sözleşmeden doğan taraf olma sıfatıyla birlikte bütün hak ve borçlarını devralana geçiren bir anlaşmadır. Sözleşmede kalan diğer tarafça önceden verilen izne dayanan veya sonradan onaylanan anlaşma da sözleşmenin devri hükümlerine tabidir; kanundan doğan halefiyet hâlleri ile diğer özel hükümler saklıdır. Devrin geçerliliği ise devredilen sözleşmenin tabi olduğu şekle bağlıdır. Asıl sözleşme içinde yer alan bir tahkim şartının devir hâlindeki durumu bu çerçevede değerlendirilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 205Kaynağı aç
Milletlerarası Tahkim ile İç Tahkim Arasındaki Uygulama Ayrımı
HMK'nın tahkim hükümleri yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yeri Türkiye olan uyuşmazlıklara uygulanır (HMK m. 407). Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için ise 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu devreye girer; bu kanunun 4. maddesi tahkim anlaşmasının tanımını, şeklini ve geçerliliğini düzenlemektedir. Söz konusu hüküm de tahkim anlaşmasının yazılı yapılmasını aramakta ve yazılı şekil şartının karşılanma yollarını saymaktadır. Asıl sözleşmenin bir parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde de geçerli bir tahkim anlaşması kurulmuş sayılır (Milletlerarası Tahkim Kanunu m. 4/2). Asıl sözleşmenin geçersizliği ve henüz doğmamış uyuşmazlığa ilişkin itirazlar da bu kanun kapsamında ileri sürülemez (Milletlerarası Tahkim Kanunu m. 4/4). Milletlerarası tahkim anlaşmasının geçerliliği, tarafların anlaşmaya uygulanmak üzere seçtiği hukuka; hukuk seçimi yoksa Türk hukukuna göre belirlenir (Milletlerarası Tahkim Kanunu m. 4/3). İki düzenleme arasındaki yapısal benzerlik dikkat çekmekle birlikte, hükümler arasındaki tam örtüşme ayrıca değerlendirilmelidir.
4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 4Kaynağı aç
Tahkim sözleşmesi sözlü olarak yapılabilir mi?
Hayır. HMK m. 412/3, tahkim sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasını ya da en azından yazılı şekil şartını karşılayan bir yolla ortaya çıkmasını aramaktadır. Taraflarca imzalanmış belge, mektup, telgraf, teleks, faks veya elektronik ortama geçirilmiş anlaşma bu yolların başında gelir. Salt sözlü anlaşma, kanunun öngördüğü şekli karşılamamaktadır.
Asıl sözleşme geçersizse tahkim şartı da geçersiz hale gelir mi?
HMK m. 412/4, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı itirazının tahkim sözleşmesine karşı ileri sürülemeyeceğini açıkça hükme bağlamaktadır. Aynı fıkra, tahkim sözleşmesinin henüz doğmamış bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu itirazını da kapsam dışında tutmaktadır.
Mahkemede dava açıldıktan sonra tahkim itirazı ileri sürülebilir mi?
Evet. HMK m. 413/1'e göre tahkim sözleşmesi kapsamındaki bir uyuşmazlık için mahkemede dava açılmışsa karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Cevap dilekçesi verildikten sonra, cevap süresi henüz dolmamış olsa dahi ilk itirazlar artık ileri sürülemez (HMK m. 131).
Tahkim itirazı kabul edilirse mahkeme ne yapar?
Tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değilse mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder (HMK m. 413/1). Tahkim itirazının ileri sürülmesi, tahkim yargılamasının aynı anda yürütülmesine engel değildir (HMK m. 413/2).
E-posta yazışmasıyla tahkim sözleşmesi kurulabilir mi?
HMK m. 412/3, elektronik ortama geçirilmiş anlaşmayı yazılı şekil şartını karşılayan yollardan biri olarak saymaktadır. Somut olayda e-posta yazışmalarının şirket yetkilisi tarafından izlendiği ve yazışmalar benimsenerek ticari ilişkinin sürdürüldüğü durumlarda, sonradan yazışmaların tarafı olmadığının ileri sürülmesi TMK m. 2'deki dürüstlük kuralıyla bağdaşmayabilir. Bu değerlendirme her somut olayın koşullarına göre ayrıca yapılmalıdır.
Tahkim şartı içeren bir belgeye sözleşmede atıf yapmak yeterli midir?
HMK m. 412/3'e göre, asıl sözleşmenin bir parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde geçerli bir tahkim sözleşmesi kurulmuş sayılır. Yollamanın bu amaca yönelik olması belirleyicidir.
İç tahkim ile milletlerarası tahkim arasındaki temel fark nedir?
HMK'nın tahkim hükümleri, yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yeri Türkiye olan uyuşmazlıklara uygulanır (HMK m. 407). Bu kısmın kapsamı dışında kalan yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu uygulanır. Milletlerarası tahkimde anlaşmanın geçerliliği ayrıca tarafların seçtiği hukuka, hukuk seçimi yoksa Türk hukukuna göre belirlenir (Milletlerarası Tahkim Kanunu m. 4/3).
Cevap dilekçesi verilmezse tahkim itirazı hakkı kaybedilir mi?
Süresi içinde cevap dilekçesi vermeyen davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır (HMK m. 128). İlk itirazlar ise cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülmelidir; cevap dilekçesi verildikten sonra ilk itiraz hakkı kullanılamaz (HMK m. 131). Bu iki hükmün tahkim itirazı açısından nasıl uygulanacağı, her somut olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilmesi gereken bir meseledir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

