HMK Madde 383 Uyarınca Çekişmesiz Yargıda Görevli Mahkeme

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 383 Uyarınca Çekişmesiz Yargıda Görevli Mahkeme

Çekişmesiz Yargıda Genel Görev Kuralı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 383. maddesinin birinci fıkrası uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir yasal düzenleme bulunmadığı sürece görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Görev kuralları aynı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olup Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 115. maddesi gereğince mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 383Kaynağı aç
MADDE 383- (1) Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir. Çekişmesiz yargı işlerinde yetki
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 1Kaynağı aç
MADDE 1- (1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. Asliye hukuk mahkemelerinin görevi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/1482, K. 2017/1547Kaynağı aç
1. Hukuk Dairesi         2017/1482 E.  ,  2017/1547 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen tapu kayıt malikinin tespiti davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kayıt malikinin davacının miras bırakanı ile ayni kişi olduğunun tespiti isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382/1 maddesinde; “Çekişmesiz yargı, hukukun mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır” hükmüne yer verilmiş; bu ölçütler ise ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller, ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkın bulunmadığı haller ve hakimin re’sen harekete geçtiği haller olarak ifade edilmiştir. Kanunda çekişmesiz yargı işlerinin neler olduğu önce genel çerçevesi belirlenerek, daha sonra da mümkün olduğunca sayılarak belirtilmiştir. Ancak bu sayma sınırlı olmadığından yasa maddesinde sayılmayan fakat çekişmesiz yargı ölçütlerini taşıyan diğer işlerin de çekişmesiz yargı işi olarak kabulü gerekir. Yani, 382. maddede sayılmamakla beraber çekişmesiz yargının ölçütlerinden birini veya birkaçını taşıyan bir iş de çekişmesiz yargı işi olarak değerlendirilebilir. Tapu kayıt maliki ile davacının miras bırakanının aynı kişi olduğunun tespiti davaları da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382. maddesinde belirtilen çekişmesiz yargı işlerinden sayılmalıdır. Kaldı ki, 382. maddenin 2-ç/1 fıkrasında “Taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması” çekişmesiz yargı işi sayılmış olup, niteliği itibariyle tespit taleplerinden başka bu tarife uyacak bir dava türü de bulunmamaktadır. ./.. Talep tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 383. maddesine göre de, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemeleridir. Bu itibarla, çekişmesiz yargı işi olan tespit taleplerine Sulh Hukuk Mahkemelerince bakılması gerekir. Anılan Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince, görev dava şartlarından olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmalıdır. Somut uyuşmazlıkta davacı; 6100 sayılı …nun yürürlük tarihinden sonra 10.09.2013 tarihli dava ile 185 ada 86 ve 192 ada 6 parsel sayılı taşınmazlarda malik gözüken 'Mehmet oğlu …'' ile kendi mirasbırakanı 'Mehmet oğlu …”nın aynı kişi olduklarının tespiti isteğiyle eldeki davayı açmıştır. Hâl böyle olunca anılan isteğin Asliye Hukuk Mahkemesinde yazılı yargılama usulüne göre görülmesi mümkün olmadığından, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir. Davalının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Çekişmesiz yargı sisteminde sulh hukuk mahkemesinin görevi asıl, asliye hukuk mahkemesinin görevi ise istisnadır. Bu nedenle ilgili kanun hükümlerinde özel bir mahkeme gösterilmeksizin yalnızca mahkeme veya hâkim terimine yer verilen çekişmesiz yargı işlerinde sulh hukuk mahkemesi görevli kabul edilir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 383. maddesinin gerekçesinde açıklandığı üzere, özel kanun hükümleriyle başka bir mahkemeye veya mercie bırakılan çekişmesiz yargı işlerinde görevlendirilen ilgili mahkeme veya merciler görev alanı kapsamında bu işlere bakmaktadır.

Çekişmesiz Yargı Kavramı ve Yargılama İlkeleri

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir işin çekişmesiz yargı sayılması için ilgililer arasında uyuşmazlık bulunmaması, ilgililerin ileri sürebileceği bir hakkın olmaması veya hâkimin kendiliğinden harekete geçmesi ölçütlerinden en az birinin gerçekleşmesi gerekir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 382Kaynağı aç
MADDE 382- (1) Çekişmesiz yargı, hukukun, mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır: a) İlgililer arasında uyuşmazlık olmayan hâller. b) İlgililerin, ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı hâller. c) Hâkimin resen harekete geçtiği hâller. (2) Aşağıdaki işler çekişmesiz yargı işlerinden sayılır: a) Kişiler hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Ergin kılınma. 2) Ad ve soyadın değiştirilmesi. 3) Ölüm karinesi sebebiyle (ilgili yerin mülkî amirinin emriyle) nüfus kütüğüne ölü kaydı düşülen kişinin sağ olduğunun tespiti. 4) Gaiplik kararı. 5) Kişisel durum sicilindeki kaydın düzeltilmesi. b) Aile hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Henüz evlenme yaşında olmayanların evlenmesine izin verme. 2) Gaiplik nedeniyle evliliğin feshi. 3) Evlendirme memurunun, evlenme başvurusunu ret kararına karşı yapılan itiraz. 4) Yeniden evlenmede bekleme süresinin hâkim tarafından kaldırılması. 5) Terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi. 6) Eşlerden birinin, evlilik birliğini tek başına temsil etmek konusunda yetkili kılınması. 7) Aile konutu ile ilgili işlemler için diğer eşin rızasının sağlanamadığı hâllerde hâkimin müdahalesinin istenmesi. 8) Mevcut mal rejiminin eşlerden birinin veya alacaklıların talebiyle mal ayrılığına dönüştürülmesi ve sebeplerin ortadan kalkması hâlinde mal ayrılığından eski rejime geri dönülmesi. 9) Paylaşmalı mal ayrılığında boşanma veya evliliğin iptali hâlinde, aile konutu ve ev eşyasını hangi eşin kullanmaya devam edeceği hakkında karar verilmesi. 10) Sağ kalan eşe aile konutu üzerinde ve ev eşyası üzerinde mülkiyet veya intifa hakkı tanınması. 11) Mal ortaklığında eşlerden birinin mirası reddine izin verilmesi. 12) Ana babaya çocuğun mallarından bir kısmını çocuğun bakım ve eğitimi için sarf etme izninin verilmesi. 13) Velayetin kaldırılması, velayetin eşlerden birinden alınarak diğerine verilmesi ve kaldırılan velayetin geri verilmesi. 14) Hâkimin çocuğun mallarının yönetimine müdahale etmesi ve çocuğun mallarının yönetiminin kayyıma devri. 15) Evlilik sona erince velayet kendisinde kalan eşin, hâkime çocuğun malları hakkında defter sunması. 16) Aile yurdunun kurulmasına izin verilmesi, kuruluşun tebliğ ve ilanı, kapatılması hâlinde tapu sicilindeki şerhin silinmesine izin verilmesi, taşınmazın bizzat malik veya ailesi tarafından kullanılması şartına geçici olarak istisna tanınması. 17) 14/1/1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanuna göre aile mahkemesi hâkimi tarafından karar verilecek tedbirler. 18) Çocuk hâkimi tarafından, çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya resen çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı alınması. 19) Vesayet işleri. c) Miras hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Sulh hâkimi tarafından resmî vasiyetname düzenlenmesi; el yazısı ile vasiyetnamenin sulh hâkimi tarafından saklanması; sözlü vasiyetname tutanağının sulh veya asliye mahkemesine tevdiî. 2) Vasiyeti yerine getirme görevlisine görevinin bildirilmesi. 3) Vasiyeti yerine getirme görevlisinin tereke malları üzerinde tasarruf etmesine izin verilmesi. 4) Gaibin mirasçılarına, gaibe düşen miras payının teslim edilmesi. 5) Tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine ulaşmasını sağlamak için önlem alınması. 6) Mirasçılık belgesi verilmesi. 7) Terekenin yazımı işleminin sona erdiğinin mirasçılara bildirilmesi, mirasın reddi beyanının tespiti ve tescili; mirasın reddinin, mirası reddeden kişiden sonra gelen mirasçılara bildirilmesi; mirasın reddi süresinin uzatılması. 8) Terekenin resmî defterinin tutulması. 9) Sulh hâkiminin özellikleri olan eşyanın mirasçılardan birine tahsis edilmesi veya satılmasına karar vermesi. ç) Eşya hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması. 2) Taşınmaz rehninde alacaklı için kayyım tayini. d) Borçlar hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Yetkisi sona eren temsilcinin temsil belgesini mahkemeye teslimi. 2) Borçluya ifa veya teminat göstermesi için süre verilmesi. 3) Tevdi mahalli belirlenmesi veya tevdi edilemeyecek eşyanın satılması. 4) Alacaklısı ihtilaflı olan borcun mahkemeye tevdiî. 5) Ayıplı hayvanın bilirkişi tarafından muayenesi. 6) Mesafeli satımlarda ayıbın tespiti veya ayıplı malın satılmasına izin verilmesi. 7) İşçiye kârdan hisse verilmesini öngören iş sözleşmesinde, mahkemenin işverenin hesaplarını inceleyecek bir kişi tayin etmesi. 8) Eser sözleşmesinde eserin ayıplı olup olmadığının bilirkişiye tespit ettirilmesi. 9) Satılmak için komisyoncuya gönderilen eşyanın hasarının tespiti. 10) Komisyoncu elindeki malın açık artırma ile satışına izin verilmesi. e) Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Ticari defterlerin zıyaı hâlinde belge verilmesi. 2) Acentenin müvekkili hesabına teslim aldığı malın Borçlar Kanununa göre satılması. 3) Kollektif şirketin tasfiyesinde tasfiye memuru tayini. 4) Komanditer ortağın talebiyle şirket hesaplarını incelemek için eksper tayini. 5) Anonim şirkette ayni sermaye konulması, tescilden itibaren iki yıl içinde sermayenin onda birini aşan tutarda işletme devralınması ve sermaye azaltılmasında bilirkişi raporu alınması ve mahkemenin izni. 6) Kıymetli evrakın iptali. 7) Eşya taşımada eşyanın hasar ve eksiğinin tespit edilmesi; teslim edilememesi hâlinde Borçlar Kanunu hükümlerine göre satılmasına karar verilmesi; gönderilen eşyanın mahkeme marifetiyle muayenesi. 8) Gemi ipoteğinde, malikin bulunamadığı hâllerde kayyım tayini. 9) Deniz raporu tanzimi. 10) Kırkambar sözleşmesinde geminin hareket gününün mahkeme tarafından tayini. 11) Navlun sözleşmesinde, boşaltma limanında malların hâl ve vaziyetinin, ölçü, sayı ve tartısının ekspere tespit ettirilmesi. 12) Müşterek avaryalarda dispeççi tayini ve dispecin mahkemece tasdiki. 13) Denizcilik rizikolarına karşı sigortalarda zararın ve kapsamının belirlenmesi için bilirkişi tayini. 14) Kooperatiflerde ayni sermayeye değer biçilmesi için bilirkişi tayini. f) İcra ve iflas hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) İpotekli alacakta alacaklının gaipliği veya alacağı almaktan kaçınması hâlinde, borç tutarının icra dairesine tevdi edilmesi üzerine icra mahkemesi tarafından ipoteğin fekkine karar verilmesi. 2) Doğrudan doğruya iflas. 3) İflasın kaldırılması. 4) İflasın kapanmasına karar verilmesi. 5) Reddolunmuş mirasın tasfiyesinin, mirasçılardan birinin mirası kabul talebi üzerine mahkeme tarafından durdurulması. 6) Konkordato mühleti verilmesi ve komiserin atanması. 7) Konkordatonun tasdiki. 8) Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında projenin ilanı ve ara dönem denetçisinin atanması. 9) Fevkalade hâllerde, kusuru olmaksızın borçlarını yerine getiremeyen borçluya mühlet verilmesi. g) Çeşitli kanunlardaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Nüfus kütüklerinin sayfa birleşim yerlerinin asliye hukuk mahkemesince mühürlenmesi. 2) Noterlerin göreve başlarken mahkemede yemin ettirilmeleri. 3) Noter evrak ve defterlerinden alınarak başka yere gönderilecek örneklerin mahkeme tarafından tasdiki. 4) Kamu görevlilerinin mahkeme huzurunda kanunen yemin etme zorunluluğunun öngörüldüğü diğer durumlar. Görevli mahkeme

Çekişmesiz yargı işlerinde birbiriyle çekişen iki taraf sistemi bulunmaz. Bu sebeple usul işlemlerinde dava, davacı ve davalı terimlerine yer verilmez; bunun yerine iş ve ilgililer kavramları uygulanır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382. maddesindeki çekişmesiz yargı işleri sayımı sınırlı sayıda değildir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2017/1482 E., 2017/1547 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, kanun maddesinde açıkça gösterilmeyen ancak çekişmesiz yargı ölçütlerini taşıyan diğer işlerin de çekişmesiz yargı işi kabul edilerek sulh hukuk mahkemesinde incelenmesi gerekir.

Taşınmaz ve Kadastro Kayıtlarının Düzeltilmesinde Görev

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382. maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinin birinci alt bendi gereğince taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması eşya hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasındadır.

Tapu kayıtlarında taraf teşkiline ve hak ihlaline yol açmayacak nitelikteki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemleri çekişmesiz yargı işidir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2018/294 E., 2018/966 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 383. maddesi uyarınca bu tür kimlik bilgilerinin düzeltilmesi taleplerine sulh hukuk mahkemelerince bakılır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/294, K. 2018/966Kaynağı aç
1. Hukuk Dairesi         2018/294 E.  ,  2018/966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ :TAPU KAYDINDA DÜZELTİM Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Davacı, 1058 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan … adına kayıtlı olup … olan baba adının yazılmadığını belirterek tapu kaydının düzeltilmesini istemiştir. Davalı Tapu Müdürlüğü davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Tapulama Mahkemesinin 965/90 Esas, 1968/59 Karar sayılı kararın düzeltilmesi için bu davayı açmak yerine hükümde hata veya anlaşılamayan bir husus varsa bunlara ilişkin HMK'nın 304. ve 305. Maddeleri gereğince kararı veren mahkemeden hükmün tashihini veya tavzihini talep etmek gerekirken tapu kaydında düzeltim davası açmanın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar bu kez … Kadastro Mahkemesine başvurarak adı geçen kararın "baba adı …" eklenmek suretiyle tavzih edilmesini istemişler, kadastro mahkemesi 31.10.2016 tarih ve 2016/22-42 Esas ve Karar sayılı kararı ile kesinleşen bir kadastro tespitine dair oluşan tapu kaydındaki talebe ilişkin davada görevli olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, her ne kadar … Sulh Hukuk Mahkemesinin kararının red kararı olduğu görülmüşse de gerekçe incelendiğinde görevsizlik hükmünde olduğu anlaşılarak yargılamada beklenen amaca ulaşılabilmesi için dosyanın görevli mahkeme tayini açısından … Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Kadastro mahkemesi kararını inceleyen … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince verilen 10.04.2017 tarih ve 2017/76-75 Esas ve Karar sayılı karar ile … Kadastro Mahkemesinin kararı kaldırılarak tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Talep tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 383. maddesine göre de, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemeleridir. Bu itibarla, çekişmesiz yargı işi olan tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi taleplerine Sulh Hukuk Mahkemelerince bakılması gerekir. Hâl böyle olunca, davada ileri sürülen isteğin HMK'nın 382. maddesi kapsamında çekişmesiz yargı işlerinden bulunduğu ve aynı Kanunun 383. maddesi uyarınca uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp işin esasının incelerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davacıların temyiz itirazı açıklanan nedenle yerindedir. Kabulü ile, hükmün (HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tapu kaydındaki malik ile başvuruda bulunanın mirasbırakanının aynı kişi olduğunun tespiti talebi de çekişmesiz yargı çerçevesindedir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2016/8111 E., 2018/10061 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir; ancak bu düzeltmeler yapılırken mülkiyet aktarımına yol açılmaması ve kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğunun kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanması zorunludur.

Kullanım kadastrosu tutanağının veya bu kadastro sonucu oluşan tapu kaydının beyanlar hanesindeki baba adının ve isim yanlışlıklarının düzeltilmesi istemleri hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltme niteliğindedir. Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 2016/10911 E., 2017/2306 K. sayılı kararında belirtildiği üzere bu talepler Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 383. maddesi gereğince sulh hukuk mahkemesinin görevindedir; Hazinenin ilgili sıfatıyla bulunması işin çekişmesiz yargı vasfını değiştirmez ve görev kamu düzeninden sayıldığından mahkemece kendiliğinden gözetilir.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/10911, K. 2017/2306Kaynağı aç
16. Hukuk Dairesi         2016/10911 E.  ,  2017/2306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kullanım kadastrosu sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 723 parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1972 tarihinden itibaren … oğlu …'nin fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …'nin, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde sehven "…" olarak yazılan baba isminin "…" olarak düzeltilmesi istemiyle … Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı davada Yargıtay bozma ilamına uyularak, davanın 6100 sayılı HMK'nın 382/c-l maddesi uyarınca hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltme istemine ilişkin olması nedeniyle çekişmesiz yargı işi olup, aynı Kanun'un 383. maddesi uyarınca da Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın … Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi üzerine, bu Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, “dava konusu 723 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının muhdesat bilgileri hanesinde yer alan "… oğlu …" ibaresinin, "… oğlu …" olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 10.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Miras ve Vesayet Hukukundaki Çekişmesiz Yargı İşleri

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598. maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık belgesi verilir. Mirasçılık belgesi verilmesi istemi çekişmesiz yargı kapsamında sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 598Kaynağı aç
Madde 598- Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.[31] Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir. Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır. İKİNCİ AYIRIM MİRASIN KAZANILMASI A. Kazanma I. Mirasçılar tarafından

Buna karşılık daha önce verilmiş olan mirasçılık belgesinin iptali istemleri hasımlı olarak açılması zorunlu davalardandır. Bu niteliği sebebiyle çekişmesiz yargı kapsamından çıkarak çekişmeli yargı mahiyeti kazanır ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin 6 numaralı alt bendi ile genel görev kuralları uyarınca asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Vesayet işleri Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince çekişmesiz yargı işleri arasındadır. Yabancı mahkemelerce verilen kısıtlama kararı ile vasi atanmasına dair kararların tanınması ve tenfizi taleplerinde de Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 383. maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemesi görevlidir.

Özel Kanun Hükümleri ile Düzenlenen İstisnalar

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382. maddesinde adın değiştirilmesi istemi çekişmesiz yargı işi olarak sayılmış ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesinde haklı sebebe dayanılarak adın değiştirilmesinin hâkimden istenebileceği düzenlenmiştir. Buna karşın 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan özel yetki ve görev kuralı gereğince nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davaların ilgilinin yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde açılması gerekir.

Annesi ölen küçüğün mallarının korunması talebi de genel kuralın dışındadır. Türk Medeni Kanunu'nun 336. maddesinin üçüncü fıkrası, 352 ve devamı maddeleri ile 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 6. maddesi uyarınca bu uyuşmazlığın aile mahkemesinde görülüp karara bağlanması zorunludur.

Kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali ve ödeme yasağı konulmasına ilişkin istemler çekişmesiz yargı niteliğinde ele alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 383. maddesi kapsamında sulh hukuk mahkemesinde incelenir.

Çekişmeli Yargıya Dönüşen Durumlar ve Görev Uyuşmazlığı

Türk Medeni Kanunu'nun 588. maddesinin birinci fıkrasına göre sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da yüz yaşını dolduracağı süre geçerse Hazinenin istemi üzerine gaipliğine karar verilir. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca gaiplik kararı verilebilmesi için gereken ilan süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa gaibin mirası Devlete kalır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 588Kaynağı aç
Madde 588- Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir. Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilân süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer. Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür. İKİNCİ BÖLÜM MİRASIN GEÇMESİNİN SONUÇLARI BİRİNCİ AYIRIM KORUMA ÖNLEMLERİ A. Genel olarak

Gaiplik talebinin yanında taşınmazın son mirasçı sıfatıyla Hazineye intikali ve tescili talep edildiğinde dava taşınmazın aynına yönelik hale gelir. Bu tür tapu iptali ve tescil davalarında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382 ve 383. maddeleri uygulama alanı bulmaz; dava Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında kalarak genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Üst mahkemenin göreve ilişkin maddi yanılgısı da taraflar lehine usuli kazanılmış hak meydana getirmez.

Görev uyuşmazlıklarında iki mahkemenin de görevsizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca davaya bakacak mahkemenin belirlenmesi amacıyla yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 21Kaynağı aç
MADDE 21- (1) Aşağıdaki hâllerde, davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulur: a) Davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına herhangi bir engel çıkarsa. b) İki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesi konusunda bir tereddüt ortaya çıkarsa. c) İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse. ç) Kesin yetki hâllerinde, iki mahkeme de yetkisizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse. İnceleme yeri
Çekişmesiz yargı işlerinde genel görevli mahkeme hangisidir?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 383. maddesi uyarınca aksine bir yasal düzenleme bulunmadığı sürece çekişmesiz yargı işlerinde genel görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.

Mirasçılık belgesi verilmesi ile mirasçılık belgesinin iptali davasında görevli mahkemeler nasıl ayrılır?

Mirasçılık belgesi verilmesi istemi çekişmesiz yargı kapsamında sulh hukuk mahkemesinde görülürken, mirasçılık belgesinin iptali davaları hasımlı ve çekişmeli nitelikte olduğundan asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır.

Adın değiştirilmesi isteminde neden sulh hukuk mahkemesi görevli değildir?

Adın değiştirilmesi talebi çekişmesiz yargı işleri arasında geçmesine rağmen 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesinde yer alan özel düzenleme sebebiyle asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Gaiplik istemiyle birlikte taşınmazın tescili talep edilirse görevli mahkeme neresidir?

Gaiplik talebinin yanında taşınmazın Hazineye intikali ve tescili talep edildiğinde uyuşmazlık taşınmazın aynına ilişkin çekişmeli bir dava haline geldiğinden görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu