HMK Madde 232 Kapsamında Yemini Eda Edecek Kişiler

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 232 Kapsamında Yemini Eda Edecek Kişiler

Medeni Usul Hukukunda Yemin Delili ve Yeminin Muhatabı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 232. maddesinin birinci fıkrası uyarınca yemin, kural olarak tarafa teklif olunur ve tarafça eda yahut iade edilir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, iddiasını veya savunmasını diğer delillerle ispatlayamadığı takdirde son çare olarak yemin deliline başvurabilir. Bu çerçevede henüz diğer deliller toplanıp incelenmeden ve sırası gelmeden yemin teklif etme hakkının erken hatırlatılması usul hükümlerine aykırılık teşkil eder.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 232Kaynağı aç
MADDE 232- (1) Yemin, tarafa teklif olunur ve tarafça eda yahut iade olunur. (2) Taraflardan biri tüzel kişi yahut ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse ise onlar adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yemin, tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ yahut kanuni mümessil tarafından eda ya da iade olunabilir. (3) Ergin olmayan veya kısıtlı kimselere bizzat dava hakkı tanınan hâllerde, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz. Yeminin şekli

Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar ve bu teklif ispat yükü altında bulunmayan karşı tarafa yöneltilir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2015/3136 Esas ve 2016/335 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, ispat yükü altındaki tarafın yemini karşı tarafa yöneltmeksizin kendi lehine bizzat yemin etmesi usule aykırıdır ve böyle bir yemine dayanılarak hüküm kurulamaz.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/3136, K. 2016/335Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2015/3136 E.  ,  2016/335 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Lüleburgaz Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/10/2014 NUMARASI : 2013/387-2014/789 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağından dolayı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile vekalet ücretine yönelik olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, sözlü kira sözleşmesine dayanarak 11.10.2011 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 320 Euro'dan 2009 yılı Kasım ayı ile 2011 yılı Ekim ayları arası toplam 7.680 Euro kira bedeli için takip başlatmış, davalı kiracı süresinde yaptığı itirazında ve yargılama sırasındaki savunmasında davacının daha önce Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/167 esas, 2011/89 karar sayılı dosyası ile açtığı itirazın iptali davasının lehlerine sonuçlandığını, o dosyada bu davaya konu takip dönemi içinde ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .. sayılı dosyasının incelenmesinde davacının 2008 yılı Kasım ayı ile 2009 yılı Ekim ayları arası kira bedeli için aylık 650 Euro'dan takip başlattığı, davalı kiracının aylık kira bedelinin 320 Euro olduğuna ilişkin yemin ettiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalının 13.099 TL ödeme yaptığı, takip konusu döneme ilişkin 320 Euro'dan istenebilecek kira bedeli toplamının 8.112 TL olduğu, davalının 4.986,43 TL fazla ödemesi olduğundan belirtilen davanın reddedildiği ve Dairemizce kararın onandığı görülmüştür. Eldeki davada ise mahkemece eksik ödemeler için davalıya yemin hakkı hatırlatılmış, davalı 28.10.2014 tarihli celsede davacıya takip konusu edilen kira bedellerinin hepsini ödediğine ilişkin yemin etmiş, mahkemece bu yemine dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nın 232/1 maddesine göre yemin, tarafa teklif olunur ve tarafça eda yahut iade edilir. Başka deyişle yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar ve yemin teklifi karşı tarafa (ispat yükü kendisine düşmeyen tarafa) yapılır. Mahkemece ispat yükü kendisine düşen davalı kiracıya ödeme konusunda yemin hakkı hatırlatılmış ise de davalı yemini karşı tarafa yani davacı alacaklıya yöneltmemiş, davalı borcu olmadığına ilişkin olarak kendisi yemin etmiştir. Bu yemine dayanılarak dava reddedilemez. O halde davalı kiracıya yöntemine uygun olarak davacı alacaklıya yemini yöneltip yöneltmeyeceği sorulmalı, davalı kiracı, davacı alacaklının ödemeler konusunda yemin etmesi isteminde bulunursa, davacı alacaklıya ihtarlı yemin davetiyesi gönderilip oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken usule aykırı olarak yaptırılan yeminle sonuca gidilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Gerçek Kişilerde Yemin ve İradi Temsilcinin Durumu

Dava ve taraf ehliyeti bulunan veya kanuni temsilcisi olan gerçek kişiler yemine muhatap olur. Akdi temsilci niteliğindeki vekil ya da avukat, yemini teklif edilen taraf yerine bizzat eda edemez veya iade edemez.

Asıl taraf yerine, dava konusu sözleşmeyi vekaleten imzalayan ve davayı vekil sıfatıyla açan kimseye yemin eda ettirilmesi Hukuk Muhakemeleri Kanununun 232. maddesinin birinci fıkrasına aykırılık oluşturur. Yeminin bizzat davanın hak ve borç süjesi olan tarafına teklif edilmesi ve tarafça ifa edilmesi gerekir.

Tüzel Kişilerde Temsil Yetkisi ve Birlikte Temsil

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 232. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda tüzel kişi adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yemin, tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ tarafından eda ya da iade edilebilir. Tüzel kişiye yöneltilen yemin, işlemin yapıldığı tarihteki temsilci tarafından değil, yeminin teklif edildiği tarihte görevde bulunan güncel yetkili organ veya temsilci tarafından eda edilir. Temsil sıfatı kalmayan eski yöneticilere yemin teklif edilmesi geçerli kabul edilmez.

Tüzel kişide birlikte temsil kuralının geçerli olduğu hâllerde, yeminin tüzel kişiyi bağlayabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının yemin etmesi zorunludur. Bununla birlikte, şirket tarafından geniş temsil yetkileriyle donatılmış olan ve ticari mümessil sıfatını haiz bulunan kimseler de Hukuk Muhakemeleri Kanununun 232. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında tüzel kişi adına yemin edebilirler.

Kanuni Temsil, Ehliyetsizlik İstisnaları ve İflas Masası

Davanın tarafının ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse olması durumunda, onlar adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yemin kanuni mümessil tarafından eda ya da iade edilir. Buna karşılık Hukuk Muhakemeleri Kanununun 232. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ergin olmayan veya kısıtlı kimselere bizzat dava hakkı tanınan hâllerde bu kural uygulanmaz ve yemini bu kimseler bizzat yerine getirir.

İflas masasının taraf olduğu davalarda yemin borçlu müflis tarafından değil, kanuni temsilci sıfatıyla iflas idaresi tarafından eda edilir. Birlikte temsile yetkili iflas idare memurlarından birinin duruşmaya gelmemesi, diğerinin ise vakıanın kendisinden sadır olmadığı gerekçesiyle yemini kabul etmemesi hâlinde, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 229. maddesi uyarınca yemin konusu vakıanın kanıtlandığı kabul edilir.

Yeminden Kaçınmanın ve Duruşmaya Gelmemenin Usuli Sonuçları

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 229. maddesinin birinci fıkrasına göre, yemin etmek üzere davet edilen taraf geçerli bir mazeret bildirmeksizin tayin edilen oturuma bizzat katılmazsa, duruşmada hazır bulunmasına karşın yemini eda etmekten kaçınırsa veya iade yolunu seçmezse yemin konusu yapılan vakıaları ikrar etmiş sayılır. Kendisine yemin iade olunan tarafın bu yemini yerine getirmekten kaçınması durumunda ise aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca vakıa ispatlanamamış sayılır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 229Kaynağı aç
MADDE 229- (1) Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır. (2) Kendisine yemin iade olunan kimse, yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır. Yeminin iade olunamayacağı hâller
Vekil veya avukat müvekkili yerine yemin edebilir mi?

Hayır, akdi temsilci konumundaki vekil veya avukat, teklif edilen yemini taraf yerine bizzat eda yahut iade edemez.

İspat yükü kendisinde olan taraf karşı tarafa teklif etmeden yemin edebilir mi?

Hayır, yemin teklifi ispat yükü kendisine düşen tarafça ispat yükü altında bulunmayan karşı tarafa yöneltilmelidir; tarafın karşı tarafa yöneltmeksizin kendi lehine bizzat yemin etmesi usule aykırıdır ve hükme esas alınamaz.

Tüzel kişilerde yemini eski yönetici mi yoksa mevcut temsilci mi yerine getirir?

Tüzel kişiye teklif edilen yemin, işlemin yapıldığı tarihteki eski yönetici tarafından değil, yeminin teklif edildiği tarihte tüzel kişiyi temsile yetkili olan güncel organ veya temsilci tarafından eda edilir.

Birlikte temsil yetkisi bulunan tüzel kişilerde tek temsilcinin yemini yeterli midir?

Hayır, tüzel kişide birlikte temsil kuralı geçerli olduğu takdirde yeminin tüzel kişiyi bağlayabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının yemin etmesi zorunludur.

Kendisine yemin iade edilen taraf yemin etmekten kaçınırsa ne olur?

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 229. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, kendisine yemin iade olunan taraf yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu