Medeni usul hukukunda ispat yükü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca aksine kanuni bir düzenleme bulunmadıkça hakkını dayandırdığı olguları ileri süren tarafa aittir. Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin değeri kanundaki parasal sınırı aştığında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. maddesinin birinci fıkrası uyarınca senetle ispat edilmesi zorunludur. İşlemin miktar veya değerinin ödeme ya da borçtan kurtarma gibi sebeplerle kanuni sınırın altına düşmesi bu kuralı değiştirmemektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 200Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
6100 sayılı Kanun'un 201. maddesinde düzenlenen senede karşı tanıkla ispat yasağı gereğince, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı savunma olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz. İddia konusu işlem kanunda belirtilen parasal sınırdan daha az bir miktara ilişkin olsa dahi tanık deliline başvurulamaz; iddianın ancak aynı kuvvette bir belge veya kesin delille kanıtlanması gerekir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 201Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/981, K. 2022/1945Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/600, K. 2015/2631Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/15722, K. 2016/8856Kaynağı aç
Senetle İspat Kuralının Kapsamı ve Hukuki İşlem Niteliği
Senetle ispat zorunluluğu münhasıran hukuki işlemler için geçerlidir. Hukuki işlem niteliğinde sayılmayan durumlar ve fiiller takdiri delillerle ve özellikle tanık deliliyle kanıtlanabilir. Bu nedenle uyuşmazlığa konu iddianın senede bağlanmış bir hukuki işlemi değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya yönelik bir irade açıklaması mı, yoksa hukuki işlem sayılmayan bir olgu mu olduğunun değerlendirilmesi ispat kurallarının tespiti açısından belirleyicidir.
Senede Karşı İleri Sürülebilecek Kesin Deliller ve İspat Usulü
Senede karşı ispat zorunluluğu kesin delillerle ispat mecburiyetini ifade eder. Senede bağlı bir hukuki işlemin aksini ispatlamakla yükümlü olan taraf, iddiasını senedin yanı sıra ikrar, yemin ve kesin hüküm gibi diğer kesin delillerle de ortaya koyabilir. Örneğin yazılı bir sözleşmede satış bedelinin peşin olarak ödendiğinin belirtilmesi karşısında bu bedelin başka bir alacağa mahsup edildiği savunması kesin delille kanıtlanmalıdır.
Tapu sicilinde resmi senet tanzim edilerek devredilen taşınmazlarda satış bedelinin ödenmediği iddiası da resmi senet karşısında kesin delille ispatlanmak zorundadır. Bu tür bir uyuşmazlıkta iddiasını kanıtlayacak yazılı belge sunamayan tarafın delil listesinde yemin deliline dayanmış olması durumunda, mahkemece ilgili tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Yazılı bir sözleşmede hesap kapatılmadan teslimin yapılmayacağı açıkça belirtilmiş ve ardından resmi devir gerçekleştirilmişse bedelin ödendiği yönünde hukuki bir fiili karine kabul edilir. 6100 sayılı Kanun'un 201. maddesi uyarınca bu karinenin aksini savunan taraf, bedelin ödenmediğini veya devrin şarta bağlı kaldığını yazılı delille kanıtlamakla yükümlüdür. Benzer şekilde bir teslim belgesi veya çeyiz senedi ile teslim alındığı tevsik edilen eşyaların iade edildiği savunması da belgeyle ispat edilmedikçe borç devam eder; eşyaların iade edildiği tanıkla kanıtlanamaz.
Kambiyo Senetlerine Karşı Savunmalar
6100 sayılı Kanun'un 201. maddesi kapsamında kambiyo senetlerine karşı ileri sürülen savunmalar senede karşı tanıkla ispat yasağının temel uygulama alanlarındandır. Bononun açığa imza atılarak teminat amacıyla verildiği, anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu veya bedelsiz kaldığı yönündeki iddialar borçlu veya keşideci tarafından tanıkla değil, ancak yazılı delille kanıtlanabilir.
Kira Sözleşmelerinde Anahtar Teslimi ve Tahliyenin İspatı
Kira ilişkisinde kiralananın tahliye edildiğinin ve kiracının iade borcunu yerine getirdiğinin kabulü için mecurun fiilen boşaltılması yeterli olmayıp anahtarın da kiralayana teslim edilmesi şarttır. Tahliye tarihinin çekişmeli olması halinde kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın kiralayana verildiğini ispat yükü kiracıya aittir.
Anahtarın teslimi hukuki işlem içerisinde yer alan bir maddi vakıa olmakla birlikte sözleşmenin feshine yönelik hukuki sonuç doğurur. Yıllık kira bedeli senetle ispat sınırının üzerindeyse ve kiralayanın açık muvafakati bulunmuyorsa bu husus kiracı tarafından tanıkla ispatlanamaz; feshin ve teslimin yazılı delille ortaya konulması gerekir. İddiasını yazılı belgeyle kanıtlayamayan kiracının delil listesinde yasal deliller ifadesine yer verilmiş olması bu ibare yemin delilini de kapsadığından mahkemece kiracıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılmasını gerektirir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2016/5039, K. 2016/4386Kaynağı aç
Kiralayanın anahtarı teslim almaktan kaçınması halinde kiracı mahkemeden tevdi mahalli tayini isteyerek tayin edilen yere anahtarı teslim etmeli ve durumu kiralayana bildirmelidir. Kiracının iade borcu durumun kiralayana bildirildiği tarihte son bulur.
Yakın Hısımlar ve Mirasçılar Bakımından Senede Karşı İspat
6100 sayılı Kanun'un 203. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki hukuki işlemlerin tanıkla ispat edilebileceği düzenlenmiştir. Buna karşılık söz konusu yakın hısımlar arasındaki hukuki işlem senede bağlanmışsa manevi imkânsızlıktan söz edilemeyeceğinden senedin aksine savunmalar tanıkla ispat olunamaz. Bu savunmalar 6100 sayılı Kanun'un 201. maddesi çerçevesinde yazılı delil ile kanıtlanmalıdır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 203Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1538, K. 2020/485Kaynağı aç
Evlenmeden önce düzenlenen mehir senedinde taahhüt edilen ziynet eşyalarının evlilik içinde teslim edildiği savunması senedin hükmünü etkileyen bir işlem niteliğinde olduğundan, eşler arasında dahi yazılı delille ispatlanmalıdır. Aynı kural taraf muvazaası ve nam-ı müstear savlarında da geçerlidir. Senede bağlı bir sözleşmeye karşı taraf muvazaası iddiası yakın akrabalar arasında yapılmış olsa dahi yazılı delille ispat olunmalıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi gereğince sözleşmenin türünün belirlenmesinde tarafların gerçek ve ortak iradesi esas alınır; ancak borçlu yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanan üçüncü kişiye karşı muvazaa savunmasında bulunamaz. Sözleşmenin resmi şekilde yapılmış olması halinde dahi taraf muvazaası ve nam-ı müstear iddialarında adi yazılı delil ispat için yeterli kabul edilmektedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 19Kaynağı aç
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/10020, K. 2018/9401Kaynağı aç
Senedin taraflarının mirasçıları külli halefiyet sebebiyle kural olarak taraf kavramına dahildir. Bu nedenle mirasçı, mirasbırakanının taraf bulunduğu bir senede karşı ileri sürdüğü iddiaları tanıkla ispat edemez; iddiasını ancak senetle veya kesin delille ispatlayabilir.
Senede Karşı Tanık Dinlenebilen İstisnai Haller
Tanıkla ispat yasağı kamu düzenine ilişkin olmadığından taraflar aksine delil sözleşmesi yapabilir veya karşı tarafın açık muvafakatiyle tanık dinlenebilir. 6100 sayılı Kanun'un 200. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda kanuni kural hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakat göstermesi halinde tanık dinlenebilir. Hâkimin senetle ispat zorunluluğunu hatırlatarak karşı tarafın açık muvafakatini sorması ve verilen onayın tutanağa geçirilerek imzalatılması şarttır; bu usul izlenmeksizin delil sözleşmesi kurulmuş sayılmaz ve tanık dinlenemez.
6100 sayılı Kanun'un 202. maddesi gereğince senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemi tamamen ispata yeterli olmamakla birlikte söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve aleyhine ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. 6100 sayılı Kanun düzenlemesinde bir belgenin delil başlangıcı sayılması için yazılı olması şart koşulmamıştır. Aleyhine ileri sürülen taraftan sadır olmayan belgeler veya uyuşmazlık konusunu muhtemel kılmayan kayıtlar delil başlangıcı niteliği taşımaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 202Kaynağı aç
6100 sayılı Kanun'un 203. maddesinde tanık dinlenebilecek diğer yasal istisnalar sayılmıştır. İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş hukuki işlemler ile yangın, deniz kazası, deprem gibi senet alınmasında imkânsızlık veya olağanüstü güçlük bulunan hallerde tanık dinlenebilir. Ayrıca hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları, hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları ve bir senedin beklenmeyen bir olay, zorlayıcı neden yahut yetkili memur veya noterlikte kaybolduğunu gösteren emarelerin bulunması halinde de tanık delili dinlenebilir.
Senede karşı ileri sürülen iddialar tanıkla ispatlanabilir mi?
Kural olarak senede bağlı iddiaların aksini ileri süren veya senedin hükmünü ortadan kaldıran hukuki işlemler miktar sınırı aranmaksızın tanıkla ispatlanamaz; kesin delil gerekir. Karşı tarafın hâkimin hatırlatması üzerine duruşmada açık muvafakat vermesi veya delil başlangıcı bulunması halleri bu kuralın istisnasını oluşturur.
Akrabalar arasında düzenlenen senede karşı tanık dinlenebilir mi?
Hukuki işlem başlangıçta yazılı bir senede bağlanmışsa yakın akrabalar arasında dahi senede karşı ileri sürülecek savunmalar tanıkla ispatlanamaz. Senedin aksine savunmaların ancak yazılı delil veya senetle kanıtlanması gerekir.
Delil başlangıcı varsa tanık deliline başvurulabilir mi?
Evet, HMK m. 202 uyarınca senetle ispatı gereken hallerde delil başlangıcı mevcutsa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı sayılan belgenin aleyhine delil getirilen tarafça verilmiş veya gönderilmiş olması ve hukuki işlemi muhtemel göstermesi gerekir.
Kiralananın tahliyesinde anahtarın verildiği tanıkla ispat edilebilir mi?
Yıllık kira bedeli senetle ispat sınırını aşıyorsa ve kiralayanın açık muvafakati yoksa anahtar teslimi tanıkla ispatlanamaz. Kiracının tahliyeyi ve anahtar teslimini yazılı belgeyle veya delil listesinde bulunması kaydıyla yemin deliliyle kanıtlaması gerekir.
Karşı tarafın rızasıyla tanık dinlenmesinin şartı nedir?
Hâkimin işlemin senetle ispat edilmesi gerektiğini karşı tarafa hatırlatması ve karşı tarafın buna rağmen tanık dinlenmesine açık muvafakat vererek bu beyanın tutanağa yazılıp imzalanması şarttır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

