6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 196. maddesi uyarınca delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni bulunmadıkça o delile dayanmaktan vazgeçemez. Yargılama usulünde taraflardan birinin dosyaya sunduğu veya dayandığı bir delilden tek taraflı irade beyanıyla vazgeçebilmesi, davanın karşı tarafının bu işleme açık muvafakat vermesine bağlı tutulmuştur. Karşı tarafın açık izni sağlanmadan delilden vazgeçilmesi usul kurallarına aykırılık teşkil eder.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 196Kaynağı aç
Delilden Vazgeçme Kuralının Hukuki Kapsamı
Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulamasında delilden vazgeçmeye dair yasal düzenleme yalnızca senet delili yönünden yer almaktaydı. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 196. maddesinin gerekçesinde açıklandığı üzere, önceki kanundaki bu sınırlı çerçeve terk edilmiş ve vazgeçme yasağı bütün delilleri içine alacak şekilde genişletilmiştir. Bu yasal çerçeveye göre, hangi delil gösterilmiş olursa olsun o delilden dönülebilmesi karşı tarafın açık onayına tabidir.
Tanık Delilinden Vazgeçme ve Mahkemece İzlenecek Usul
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 196. maddesindeki vazgeçme yasağı tanık delilini de kapsar. Delil gösteren tarafın bildirdiği tanıktan vazgeçebilmesi davanın karşı tarafının açık rızasına bağlıdır. Dolayısıyla karşı tarafın açık muvafakati alınmaksızın tanığın dinlenilmesinden sarfınazar edilmesi kanuna aykırıdır.
Tanık listesi veren taraf bildirilen tanığın dinlenmesinden vazgeçtiğini açıkladığında, mahkemece karşı tarafa HMK'nın 196. maddesi uyarınca bu vazgeçmeye açıkça izin verip vermediği sorulmalıdır. Karşı taraf tanığın dinlenmesini istediğini belirterek vazgeçmeye muvafakat etmezse, tanık HMK'nın 243 ve devamı maddeleri çerçevesinde usulünce çağrılarak dinlenmelidir. Karşı taraf tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesine açıkça onay verirse, mahkemece dosyada toplanmış olan mevcut delil durumuna göre uyuşmazlığın esası hakkında bir sonuca varılır.
Duruşmada Tanık Hazır Bulundurma Zorunluluğunun Bulunmaması
Hukuk yargılamasında tarafların gösterdikleri tanıkları duruşmada bizzat hazır bulundurma yükümlülüğü yoktur. Bu nedenle mahkemenin tarafa dinlenmeyen tanığını bir sonraki oturumda hazır etmesi, aksi takdirde tanığı dinletmekten vazgeçmiş sayılacağı yönünde kesin süre ihtarı vermesi usul hükümlerine aykırıdır. Tarafa tanık hazır etme mükellefiyeti yükleyen ve bu gereklilik sağlanmadığında vazgeçme sonucu doğuran kesin süre ihtarları hukuki sonuç meydana getirmez.
Kanuni Vazgeçme Varsayımı ve Adres Eksikliği
Tarafların iradi olarak delilden vazgeçmesi karşı tarafın açık iznine bağlanmış olmakla birlikte, kanun koyucu belirli usul eksikliklerinin giderilmemesini kanunen vazgeçme varsayımı olarak kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 240. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, tanık listesinde adres bildirilmemişse veya bildirilen adreste tanık bulunamamışsa, tarafa yeni adres bildirmesi için işin niteliğine uygun kesin süre tanınır. Verilen kesin süre içinde adres gösterilmezse ya da bildirilen yeni adres doğru değilse, ilgili tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 240Kaynağı aç
Ticari Defterlere Münhasıran Dayanma Durumunda Vazgeçme
Yargılama aşamasında tarafların dayandıkları diğer delilleri bırakarak yalnızca karşı tarafın ticari defterlerine delil olarak dayanmak istemeleri HMK'nın 196. maddesi kapsamındadır. Karşı tarafın açık rızası bulunmaksızın daha önce dayanılan diğer delillerden vazgeçilerek münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine dayanılması mümkün değildir. Bu şekilde diğer delillerden vazgeçilerek münhasıran karşı tarafın ticari defterlerinin ispat vasıtası kılınabilmesi karşı tarafın açık rızasının varlığına bağlıdır.
Delil gösteren taraf karşı tarafın izni olmadan delilden vazgeçebilir mi?
Hayır, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 196. maddesi uyarınca delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni bulunmadıkça o delile dayanmaktan vazgeçemez. Karşı tarafın açık muvafakati olmaksızın delilden vazgeçilmesi usule aykırılık teşkil eder.
Tanıktan vazgeçilmesine karşı taraf muvafakat etmezse ne yapılır?
Mahkeme karşı tarafa vazgeçmeye açık izni olup olmadığını sorar. Karşı taraf muvafakat etmeyerek tanığın dinlenmesini isterse tanık usulünce davet edilerek dinlenir. Vazgeçmeye açıkça izin verilmesi durumunda ise mevcut delil durumuna göre karara varılır.
Tanığını duruşmada bizzat hazır etmeyen taraf delilinden vazgeçmiş sayılır mı?
Hayır, yargılamada tarafların tanıklarını duruşmada hazır etme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Mahkemece verilen tanığı hazır etme ve aksi halde vazgeçmiş sayılma yönündeki kesin süre ihtarları usule aykırıdır ve hukuki sonuç doğurmaz.
Tanık adresi bildirilemezse tanık delilinden vazgeçilmiş sayılır mı?
Evet, HMK'nın 240. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adresi bildirilmeyen veya adreste bulunamayan tanık için verilen kesin sürede doğru adres bildirilmezse, o tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır.
Dayanılan diğer deliller terk edilip yalnızca karşı tarafın defterlerine dayanılabilir mi?
Karşı tarafın açık rızası bulunmadıkça diğer delillerden vazgeçilerek münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine delil olarak dayanılması mümkün değildir; bu işlem ancak karşı tarafın açık rızasıyla geçerlilik kazanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

