HMK m. 17, yetki sözleşmesi yapma imkânını tacirler ile kamu tüzel kişilerine tanımaktadır. Sözleşmeyle bir ya da birden fazla mahkeme yetkili kılınabilir ve taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava yalnızca bu mahkemelerde açılabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2253, K. 2018/1718Kaynağı aç
Kimler Yetki Sözleşmesi Yapabilir
HMK m. 17'nin öngördüğü kişi şartı sınırlıdır: her iki tarafın da tacir veya kamu tüzel kişisi sıfatını taşıması gerekir. Kanun metnindeki 'aralarında' ifadesi, bu sıfatın yalnızca bir tarafta bulunmasının yeterli olmadığını ortaya koymaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2253, K. 2018/1718 sayılı kararında maddedeki tacir kavramının işin ticari niteliğine değil tarafların kanunlarda tacir olarak tanımlanan kişiler olup olmadığına baktığını vurgulamıştır; dolayısıyla sözleşmenin konusu ticari nitelikte olsa bile taraf gerçek kişiyse yetki sözleşmesi yapma imkânı doğmaz.
HMK öncesinde yürürlükte bulunan HUMK m. 22, tüzel kişilerin yanı sıra gerçek kişilerin de yetki sözleşmesi yapabilmesine olanak tanımaktaydı. HMK ile bu düzenleme yürürlükten kaldırılmış ve kapsam tacirler ile kamu tüzel kişileriyle sınırlandırılmıştır. Yargıtay HGK, E. 2017/2253, K. 2018/1718 sayılı kararında bu daraltmanın amacını daha zayıf konumdaki kişileri güçlü taraf karşısında korumak olarak değerlendirmiştir.
Geçerlilik Koşulları
Taraf sıfatının yanı sıra HMK m. 18/2, yetki sözleşmesinin geçerliliği için üç koşul öngörmektedir: sözleşmenin yazılı biçimde yapılmış olması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir nitelikte olması ve yetkili kılınan mahkeme ya da mahkemelerin açıkça gösterilmiş olması. Bu koşullardan herhangi birinin eksikliği sözleşmeyi geçersiz kılar.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 18Kaynağı aç
HMK m. 18/1, yetki sözleşmesinin yapılamayacağı iki durumu ayrıca düzenlemektedir: tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konular ile kesin yetki halleri. Bu iki durumda taraf sıfatı ve diğer koşullar karşılansa dahi yetki sözleşmesi kurulamaz.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/2461, K. 2015/8326Kaynağı aç
Yetki sözleşmesi bağımsız bir belge olarak düzenlenebileceği gibi asıl sözleşmenin içine konan bir yetki şartı biçiminde de kararlaştırılabilir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/11790, K. 2021/12688Kaynağı aç
Münhasır Yetki ve Aksinin Kararlaştırılması
HMK m. 17, yetki sözleşmesiyle belirlenen mahkemelere kural olarak münhasır yetki tanır: taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava yalnızca sözleşmede gösterilen mahkemelerde açılabilir. Bu münhasırlık kesin yetki niteliği taşımaz; taraflar sözleşmede aksini kararlaştırabilir.
Yargıtay 23. HD, E. 2015/2461, K. 2015/8326 sayılı kararında, sözleşmede münhasır yetki kararlaştırıldığında ve aksinin kararlaştırıldığına dair herhangi bir savunma ya da delil ileri sürülmeksizin davanın sözleşmede belirlenen mahkemede açıldığı hâllerde yetki itirazının reddedilerek esasa girilmesi gerektiğini ortaya koymuştur.
Sözleşmede Birden Fazla Mahkeme Belirlenmesi
Yetki sözleşmesiyle birden fazla mahkeme yetkili kılınabilir. Bu durumda davacı, yetkili kılınan mahkemelerden birini seçme hakkına sahiptir. Davacı bu mahkemelerin hiçbirinde dava açmazsa seçim hakkı davalıya geçer.
Yetki İtirazı: Usul ve Süre
Yetki sözleşmesiyle kurulan yetki kesin yetki niteliği taşımadığından mahkeme bunu kendiliğinden dikkate alamaz. HMK m. 19/2 uyarınca yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi zorunludur; itirazda yetkili mahkemenin de bildirilmesi gerekmekte olup bu koşul yerine getirilmezse itiraz dikkate alınmaz. Süresinde ve usulüne uygun biçimde ileri sürülmeyen yetki itirazı dinlenilemez; bu durumda yetkisiz mahkeme yetkili hâle gelir (HMK m. 19/4).
Sulh hukuk mahkemelerinde görülen davalarda yetki itirazı, HMK m. 116/1-a uyarınca bir ilk itiraz niteliğinde olup ilk duruşma gününe kadar, o gün dahil, ileri sürülebilir. Bu belirleme sulh hukuk mahkemesine özgü somut olay bağlamında yapılmıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/1853, K. 2017/3898Kaynağı aç
Kesin yetki bulunmayan bir davada davalı tarafından süresinde ileri sürülmemiş yetki itirazını mahkeme kendiliğinden gözetemez. HMK m. 19/4 bu kuralı açıkça düzenlemektedir. Yargıtay 20. HD, E. 2017/5506, K. 2017/3030 sayılı kararında, kesin yetki durumu bulunmayan ve taraflarca yetki itirazı ileri sürülmeyen davada, geçerli bir yetki sözleşmesi mevcut olsa dahi davanın ilk açıldığı mahkemenin yetkili hâle geldiğine hükmetmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/5506, K. 2017/3030Kaynağı aç
Her iki tarafın tacir olduğu ve sözleşmede yetki şartının yer aldığı davalarda süresinde yapılan yetki itirazının reddedilip işin esasına girilmesi bozma gerekçesi oluşturabilir. Yargıtay 3. HD, E. 2017/1853, K. 2017/3898 sayılı kararında, tarafların tacir olduğu ve sözleşmedeki yetki şartının geçerli olduğu bir davada süresinde yapılan yetki itirazının kabulüyle yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken esasa girilmesinin doğru olmadığını hükme bağlamıştır.
Yargıtay 15. HD, E. 2016/2640, K. 2017/1245 sayılı kararında, geçerli yetki şartının bulunduğu davada mahkemece süresinde yapılan yetki itirazının kabulüne ve yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulmasını doğru bulmamıştır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/2640, K. 2017/1245Kaynağı aç
Kambiyo Senetlerindeki Yetki Kaydı
Bonoya yazılan yetki kaydı HMK m. 17 anlamında yetki sözleşmesi niteliği taşır. Yargıtay 12. HD, E. 2014/12885, K. 2014/15819 sayılı kararında, takibe konu bonodaki yetki kaydının yetki sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve borçlunun tacir olmadığının anlaşılması hâlinde HMK m. 17 gereği bu kaydın geçersiz sayılacağını; tacir olmayan borçlu yönünden yetki itirazının kabulü gerekirken reddedilmesinin isabetsiz olduğunu hükme bağlamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/12885, K. 2014/15819Kaynağı aç
Yargıtay 12. HD, E. 2016/11239, K. 2016/13194 sayılı kararında ise bonodaki yetki şartının tacir olan keşideci ve lehtar yönünden geçerli olduğunu, buna karşın tacir sıfatı taşımayan avalistlerin bu şartla bağlı olmadığını ve bu kişiler yönünden yetki itirazının kabulü gerekirken reddedilmesinin isabetsiz olduğunu vurgulamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/11239, K. 2016/13194Kaynağı aç
İcra Takibinde Yetki
Para veya teminat borcu için başlatılan icra takiplerinde yetkili icra dairesi, İİK m. 50 uyarınca HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri kıyas yoluyla belirlenir; buna ek olarak takibe esas olan sözleşmenin yapıldığı yerdeki icra dairesi de yetkilidir. İcra takibinde yetki itirazı, esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır ve icra mahkemesi yetki meselesini öncelikle inceleyerek kesin biçimde karara bağlar.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 50Kaynağı aç
HMK Öncesi Tarihli Yetki Sözleşmelerinin Durumu
HMK 1 Ekim 2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önce imzalanan yetki sözleşmelerine hangi hukukun uygulanacağı konusunda Yargıtay içtihadında farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Yargıtay HGK, E. 2017/2253, K. 2018/1718 sayılı çoğunluk görüşünde belirleyici tarihin takip veya dava tarihi olduğu benimsenmiş; bu tarih itibarıyla HMK yürürlükte olduğundan tacir olmayan tarafı kapsayan yetki şartının geçersiz sayılması gerektiğine hükmedilmiştir. Bu karara karşı azınlık görüşü ise HMK'nın yürürlüğünden önce imzalanan senetlerdeki yetki şartının geçerli olduğu yönündedir. Öte yandan Yargıtay 23. HD, E. 2015/2461, K. 2015/8326 sayılı kararında, 1 Ekim 2011 öncesinde imzalanan sözleşmeler bakımından HUMK m. 22'nin esas alınması gerektiği ve sözleşmeyle yetkili kılınan mahkemelerin yanında genel ve özel yetkili mahkemelerin de yetkili olmayı sürdürdüğü yaklaşımını benimsemiştir. Bu iki yaklaşım arasındaki içtihat farkı, belirleyici tarihin sözleşme tarihi mi yoksa dava/takip tarihi mi olduğu noktasında düğümlenmektedir; HMK m. 448/1 ise HMK hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağını öngörmektedir.
Sözleşmeden Doğan Davalarda Yetki Sözleşmesi Yoksa
Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda HMK m. 10/1 uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir; bu kural genel yetki kurallarına ek bir seçenek sunar.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 10Kaynağı aç
Yargı Yeri Belirlenmesi
Kesin yetki hâllerinde iki mahkemenin de yetkisizlik kararı verip bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi durumunda HMK m. 21/1-ç uyarınca yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 21Kaynağı aç
Sıkça Sorulan Sorular
Yetki sözleşmesi hangi koşulların bir arada bulunması hâlinde geçerlidir?
Geçerli bir yetki sözleşmesi için her iki tarafın da tacir veya kamu tüzel kişisi olması, sözleşmenin yazılı biçimde yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli ya da belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi gerekmektedir. Bunlara ek olarak kesin yetki hâllerinde ve tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda yetki sözleşmesi yapılamaz.
Taraflardan yalnızca biri tacirse yetki sözleşmesi geçerli olur mu?
Hayır. HMK m. 17 kapsamında yetki sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için her iki tarafın da tacir veya kamu tüzel kişisi olması zorunludur. Yargıtay HGK bu çerçevede, maddedeki tacir kavramının işin ticari niteliğine değil tarafların kanuni statüsüne baktığını vurgulamıştır; ticari nitelikte bir sözleşmenin tarafı olunması gerçek kişiye bu imkânı tanımamaktadır.
Yetki itirazı hangi aşamada ve nasıl ileri sürülmelidir?
Kesin yetki hâllerinin dışında yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. İtirazda yetkili mahkemenin bildirilmesi de zorunludur; bu koşul yerine getirilmezse itiraz dikkate alınmaz. Süresinde ve usulüne uygun yapılmayan yetki itirazı sonradan ileri sürülemeyeceği gibi mahkemece de kendiliğinden gözetilemez.
Mahkeme, taraflar yetki itirazı ileri sürmese de resen yetkisizlik kararı verebilir mi?
Kesin yetki hâlleri dışında mahkeme resen yetkisizlik kararı veremez. Yetki sözleşmesiyle kurulan yetki kesin yetki niteliği taşımadığından, davalı yetki itirazında bulunmamışsa dava başlangıçta açıldığı mahkemede görülmeye devam eder.
Bonodaki yetki kaydı geçerli bir yetki sözleşmesi sayılır mı?
Bonoya yazılan yetki kaydı HMK m. 17 anlamında yetki sözleşmesi niteliği taşır. Ancak geçerliliği taraf sıfatına göre belirlenir: keşideci tacir değilse bonodaki yetki kaydı HMK m. 17 gereği geçersizdir. Tacir olan keşideci ve lehtar açısından geçerli sayılan yetki şartı ise tacir sıfatı bulunmayan aval verenler bakımından bağlayıcı olmaz.
Sözleşmeden doğan bir davada yetki sözleşmesi yoksa hangi mahkemede dava açılabilir?
Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda HMK m. 10/1 uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir.
İki mahkemenin de yetkisizlik kararı vermesi hâlinde ne yapılabilir?
Kesin yetki hâllerinde iki mahkemenin de yetkisizlik kararı verip bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi durumunda HMK m. 21/1-ç uyarınca yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

