HMK Madde 113 Kapsamında Topluluk Davası ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 113 Kapsamında Topluluk Davası ve Şartları

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 113. maddesi gereğince dernekler ve diğer tüzel kişiler; statüleri çerçevesinde üyelerinin, mensuplarının veya temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak amacıyla kendi adlarına dava açabilirler. Bu dava yoluyla ilgililerin haklarının tespiti, hukuka aykırı durumun giderilmesi ya da ilgililerin gelecekteki haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi talep edilebilir. Anglo-Sakson menşeli olup Kıta Avrupası hukuk düzenlerinde de kabul gören topluluk davası kurumu, Türk usul hukukuna dahil edilerek toplumsal yararın korunması ve teknik anlamda hukuki yarar kavramında bir açılım sağlanması amaçlanmıştır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 113Kaynağı aç
MADDE 113- (1) Dernekler ve diğer tüzel kişiler, statüleri çerçevesinde, üyelerinin veya mensuplarının yahut temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak için, kendi adlarına, ilgililerin haklarının tespiti veya hukuka aykırı durumun giderilmesi yahut ilgililerin gelecekteki haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi için dava açabilir. İKİNCİ BÖLÜM Dava Şartları ve İlk İtirazlar BİRİNCİ AYIRIM Dava Şartları Dava şartları

Sendikaların Topluluk Davasındaki Konumu ve Dava Talepleri

Sendikalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 113. maddesinde işaret edilen tüzel kişiler arasında yer alır. Kuruluş amaçları üyelerinin menfaatlerini gözetmek olan sendikalar, üyelerinin menfaatleriyle ilgili alanlarda kendi adlarına topluluk davası ikame edebilmektedir. Bu dava yoluyla sendikalar tarafından üyelerin haklarının tespiti, üyeler hakkındaki hukuka aykırı durumun giderilmesi ve gelecekteki hak ihlallerinin önlenmesi istenebilir. Somut bir uyuşmazlıkta, işyerinde sendika üyesi çalışanlara yönelik ayrımcılık içerdiği ileri sürülen uygulamaların tespit edilmesi talebinde sendikanın hukuken korunmaya değer güncel yararının bulunduğu değerlendirilmiştir.

Statü Çerçevesinde Menfaatlerin Korunması ve Dava Ehliyeti

Topluluk davasında tüzel kişilerin dava açma yetkisi statüleri çerçevesinde değerlendirilir. Somut bir uyuşmazlıkta, dernek tüzüğünün tüzel kişiye dava açma yetkisi tanımadığı ve uyuşmazlığın üyelerin tümünün menfaatiyle ilgili olmadığı gözetilerek derneğin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Buna karşılık, tüzüğünde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 113. maddesi çerçevesinde topluluk davası ve çevre sorunlarına ilişkin idari dava açma yetkisi bulunan bir derneğin, acele kamulaştırma işlemine karşı açtığı idari iptal ve yürütmenin durdurulması davasında ehliyete sahip olduğu değerlendirilmiştir.

Dava Şartları ve Mahkemenin Kendiliğinden İncelemesi

6100 sayılı Kanun'un 114. maddesi uyarınca yargı yolunun caiz olması, mahkemenin görevli olması, tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları, dava takip yetkisi ve hukuki yarar kanuni dava şartları arasında sayılır. Aktif dava ehliyeti 114. maddenin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında bir dava şartı olup aynı Kanun'un 115. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır; bu şart bulunmadığında davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle reddi gerekir. Davada tespit talebinde bulunulması halinde ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106. maddesi çerçevesinde bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi istenir. Tespit davalarında kanunda gösterilen istisnalar haricinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararın bulunması gerekir ve maddi vakıalar tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 106Kaynağı aç
MADDE 106- (1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. (2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. (3) Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz. Belirsiz alacak davası[9]
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 114Kaynağı aç
MADDE 114- (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. Dava şartlarının incelenmesi
Topluluk davası ile hangi hukuki talepler ileri sürülebilir?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 113. maddesine göre dernekler ve tüzel kişiler; statüleri çerçevesinde ilgililerin haklarının tespiti, hukuka aykırı durumun giderilmesi ya da gelecekteki hakların ihlal edilmesinin önlenmesi amacıyla dava açabilir.

Sendikalar topluluk davası açabilir mi?

Sendikalar HMK m. 113 kapsamındaki tüzel kişiler arasında yer aldığından üyelerinin haklarının tespiti, hukuka aykırılığın giderilmesi veya hak ihlallerinin önlenmesi amacıyla kendi adlarına dava açabilir; somut bir olayda üyelere özgü ayrımcı uygulamaların tespitinde sendikanın güncel hukuki yararı kabul edilmiştir.

Münferit üyelerin kişisel menfaatleri için dernek tarafından topluluk davası açılabilir mi?

Somut bir uyuşmazlıkta, dernek tüzüğünün tüzel kişiye dava açma yetkisi tanımaması ve talebin üyelerin tümünün menfaatiyle ilgili olmaması halinde derneğin aktif dava ehliyetinin bulunmadığına karar verilmiştir.

Topluluk davası tespit talebi içerdiğinde maddi vakıalar tek başına dava konusu yapılabilir mi?

HMK m. 106/3 uyarınca maddi vakıalar tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz; tespit davasıyla bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu