Hava Yolu Uçuş Personelinin Hukuki Hakları ve Sözleşme Koruması

by Avukat Erdal Ersoy
Hava Yolu Uçuş Personelinin Hukuki Hakları ve Sözleşme Koruması

Uçuş Personelinin Hukuki Statüsü: İş Kanunu mu, TBK mi?

4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, deniz ve hava taşıma işlerini kanunun uygulama alanı dışında tutmaktadır. Aynı maddede havacılığın bütün yer tesislerinde yürütülen işlerin ise İş Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtilmektedir. Bu iki düzenleme arasındaki sınır, yani bir çalışanın faaliyetinin 'hava taşıma işi' mi yoksa 'yer tesisi işi' mi sayılacağı kanun metninde tanımlanmamıştır. Hostes, pilot ve kabin memurlarının hangi kategoriye girdiği bu nedenle somut iş ilişkisinin niteliğine göre değerlendirilmektedir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 4Kaynağı aç
Madde 4 -Aşağıda belirtilen işlerde ve iş ilişkilerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz; a) Deniz ve hava taşıma işlerinde, b) 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde, c) Aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işleri, d) Bir ailenin üyeleri ve 3 üncü dereceye kadar (3 üncü derece dahil) hısımları arasında dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı işlerde, e) Ev hizmetlerinde, f) (…)[4] çıraklar hakkında, g) Sporcular hakkında, h) Rehabilite edilenler hakkında, ı) 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun 2 nci maddesinin tarifine uygun üç kişinin çalıştığı işyerlerinde. Şu kadar ki; a) Kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan gemilere yapılan yükleme ve boşaltma işleri, b) Havacılığın bütün yer tesislerinde yürütülen işler, c) Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işler, d) Tarım işletmelerinde yapılan yapı işleri, e) Halkın faydalanmasına açık veya işyerinin eklentisi durumunda olan park ve bahçe işleri, f) Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan, denizlerde çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işler, Bu Kanun hükümlerine tabidir. Eşit davranma ilkesi

İş Kanunu'nun uygulanmadığı hizmet ilişkilerinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hizmet sözleşmesi hükümleri gündeme gelir. TBK; fazla çalışma ücreti, haftalık tatil, ikramiye, fesih bildirimi ve haksız fesih tazminatı gibi konularda işçiyi koruyucu düzenlemeler içermektedir. Uçuş personelinin somut iş ilişkisi değerlendirmesi sonucunda İş Kanunu kapsamı dışında kalması hâlinde bu hükümler uyuşmazlıkların çözümünde esas alınan yasal çerçeveyi oluşturur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 402Kaynağı aç
MADDE 402- İşveren, fazla çalışma için işçiye normal çalışma ücretini en az yüzde elli fazlasıyla ödemekle yükümlüdür. İşveren, işçinin rızasıyla fazla çalışma ücreti yerine, uygun bir zamanda fazla çalışmayla orantılı olarak izin verebilir. c. İşin sonucundan pay alma
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 421Kaynağı aç
MADDE 421- İşveren, işçiye her hafta, kural olarak pazar günü veya durum ve koşullar buna imkân vermezse, bir tam çalışma günü tatil vermekle yükümlüdür. İşveren, belirsiz süreli hizmet sözleşmesinin feshi hâlinde, bildirim süresi içinde işçiye ücretinde bir kesinti olmaksızın, günde iki saat iş arama izni vermekle yükümlüdür. İzin saatlerinin ve günlerinin belirlenmesinde, işyerinin ve işçinin haklı menfaatleri göz önünde tutulur. 2. Yıllık izin a. Süresi
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 405Kaynağı aç
MADDE 405- İşveren, bayram, yılbaşı ve doğum günü gibi belirli günler dolayısıyla işçilerine özel ikramiye verebilir. Ancak, işçilerin ikramiyeyi istem hakları bu konuda anlaşmanın veya çalışma şartının ya da işverenin tek taraflı taahhüdünün varlığı hâlinde doğar. Hizmet sözleşmesi ikramiyenin verildiği dönemden önce sona ermişse, ikramiyenin çalıştığı süreye yansıyan bölümü ödenir. 2. Ücretin ödenmesi a. Ödeme süresi
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 438Kaynağı aç
MADDE 438- İşveren, haklı sebep olmaksızın hizmet sözleşmesini derhâl feshederse işçi, belirsiz süreli sözleşmelerde, fesih bildirim süresine; belirli süreli sözleşmelerde ise, sözleşme süresine uyulmaması durumunda, bu sürelere uyulmuş olsaydı kazanabileceği miktarı, tazminat olarak isteyebilir. Belirli süreli hizmet sözleşmesinde işçinin hizmet sözleşmesinin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir, tazminattan indirilir. Hâkim, bütün durum ve koşulları göz önünde tutarak, ayrıca miktarını serbestçe belirleyeceği bir tazminatın işçiye ödenmesine karar verebilir; ancak belirlenecek tazminat miktarı, işçinin altı aylık ücretinden fazla olamaz. c. İşçinin haksız olarak işe başlamaması veya işi bırakması

Fazla Mesai Ücreti ve Orantılı İzin Hakkı

Türk Borçlar Kanunu'nun 402. maddesi, işverene fazla çalışma karşılığında normal çalışma ücretinin en az yüzde elli fazlasını ödeme yükümlülüğü getirmektedir. Bunun yanı sıra işçinin rızasıyla, ücret yerine fazla çalışmayla orantılı izin kullandırılması da mümkündür; ancak bu seçeneğin uygulanabilmesi için işçinin onayı zorunludur.

Uçuş operasyonlarında karşılaşılan rötar (bekleme) sürelerinin fazla mesai hesabında nasıl değerlendirileceği tartışmalı bir alandır. Rötar süresinde personelin işverenin gözetimi altında ve görevi başında bulunduğu kabul edildiğinde bu sürenin çalışma süresine dahil edilmesinin iş hukukunun genel ilkeleriyle uyumlu olduğu görüşü savunulmaktadır. Ancak bu görüşün yasal bir karşılığı bu alanda bağlayıcı bir yargı kararı ya da konuyu düzenleyen özel bir kanun hükmü ile pekiştirilmemiştir; değerlendirme somut koşullara bağlıdır.

Haftalık Tatil ve İş Arama İzni

TBK'nın 421. maddesi işverene, işçiye her hafta kural olarak pazar günü tam bir gün tatil verme yükümlülüğü getirmektedir. Koşulların pazar gününü mümkün kılmadığı durumlarda başka bir tam çalışma günü tatil olarak kullandırılabilir. Belirsiz süreli hizmet sözleşmesinin feshi hâlinde ise aynı madde uyarınca işveren, bildirim süresi boyunca işçiye ücretinde herhangi bir kesinti yapılmaksızın günde iki saat iş arama izni vermekle yükümlüdür.

İkramiye Hakkı: Koşullar ve Sözleşme Sona Ermeden Önceki Durum

TBK'nın 405. maddesi işverene, bayram, yılbaşı ve doğum günü gibi belirli günler için işçilere ikramiye verme olanağı tanımaktadır. Ancak ikramiyeyi talep hakkı, bu konuda bir anlaşmanın, çalışma şartının ya da işverenin tek taraflı taahhüdünün bulunmasına bağlıdır. Bu koşullardan hiçbirinin gerçekleşmediği durumlarda ikramiye işverenin iradesine bırakılmış olup talep hakkı doğmaz.

Hizmet sözleşmesinin ikramiyenin verildiği dönemden önce sona ermesi hâlinde, TBK m. 405 uyarınca ikramiyenin çalışılan süreye karşılık gelen bölümü işçiye ödenir. Dönem tamamlanmadan ayrılmak bu hakkı bütünüyle ortadan kaldırmaz.

Belirsiz Süreli Sözleşmelerde Fesih Bildirimi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 432. maddesi, belirsiz süreli hizmet sözleşmelerinin feshinde karşı tarafa bildirim yapılmasını zorunlu kılmakta ve hizmet süresine göre kademeli bildirim süreleri öngörmektedir. Buna göre hizmet süresi bir yıla kadar olanlarda bildirim karşı tarafa ulaştıktan iki hafta, bir yıldan beş yıla kadar olanlarda dört hafta, beş yılı aşanlarda ise altı hafta sonra sözleşme sona erer. Bu süreler taraflarca kısaltılamaz; ancak sözleşmeyle artırılabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 432Kaynağı aç
MADDE 432- Belirsiz süreli hizmet sözleşmelerinin feshinden önce, durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. Hizmet sözleşmesi; bildirimin diğer tarafa ulaşmasından başlayarak, hizmet süresi bir yıla kadar sürmüş olan işçi için iki hafta sonra; bir yıldan beş yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta ve beş yıldan fazla sürmüş işçi için altı hafta sonra sona erer. Bu süreler kısaltılamaz; ancak sözleşmeyle artırılabilir. İşveren, fesih bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle hizmet sözleşmesini feshedebilir. Fesih bildirim sürelerinin, her iki taraf için de aynı olması zorunludur; sözleşmede farklı süreler öngörülmüşse, her iki tarafa da en uzun olan fesih bildirim süresi uygulanır. Hizmet sözleşmesinin askıya alındığı hâllerde fesih bildirim süreleri işlemez. b. Deneme süresi içinde

Fesih bildirim süreleri her iki taraf için eşit olmak zorundadır; sözleşmede farklı süreler kararlaştırılmışsa her iki tarafa da en uzun olan süre uygulanır. Sözleşmenin askıya alındığı dönemlerde bu süreler işlemez. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi sona erdirebilir.

4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki işçiler için bildirim süreleri İş Kanunu'nun kendi hükümlerine göre belirlenir; TBK m. 432 ise İş Kanunu kapsamı dışında kalan hizmet ilişkilerine uygulanır. Bu iki düzenleme arasındaki uygulama hiyerarşisi, uçuş personelinin hukuki statüsünün tespitine bağlıdır ve bu konuda kaynaklar arasında açık bir sıralama belirlenmemiştir.

Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik

İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca işveren, iş sözleşmesiyle veya personel yönetmeliği ile işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Yazılı bildirime uyulmadan yapılan ya da işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir. Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz. Yeni işverenin sorumluluğu

İşçi değişiklik önerisini altı işgünü içinde kabul etmezse işveren, değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını ya da başka geçerli bir fesih nedeninin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak koşuluyla iş sözleşmesini feshedebilir. Bu durumda işçi, İş Kanunu'nun 17 ile 21. maddeleri kapsamında dava açabilir. Taraflar karşılıklı anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir; ancak bu değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konamaz.

İş Kanunu m. 22'deki çerçevenin TBK'ya tabi uçuş personeline uygulanıp uygulanamayacağı personelin hukuki statüsüne bağlı olduğundan bu konuda tek bir kural ortaya koymak güçtür. Esaslı değişikliklerin kabul edilmemesi hâlinde feshin işveren feshi olarak nitelendirilebileceğine ilişkin değerlendirmeler mevcuttur; ancak bu sonucun her somut olaya genel bir kural olarak uygulanacağı şeklinde yorumlanamaz.

Belirli Süreli Sözleşmelerde Haksız Fesih Tazminatı

TBK'nın 438. maddesi, haklı sebep olmaksızın hizmet sözleşmesinin işveren tarafından derhal feshedilmesi hâlinde işçiye tazminat hakkı tanımaktadır. Belirli süreli sözleşmelerde işçi, sözleşme süresine uyulmuş olsaydı kazanabileceği miktarı tazminat olarak talep edebilir. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise fesih bildirim süresine uyulmuş olsaydı kazanılabilecek miktar aynı madde kapsamında istenebilir. Tazminat belirlenirken işçinin sözleşmenin sona ermesiyle tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir indirilir.

Hâkim ayrıca bütün durum ve koşulları göz önünde tutarak miktarını serbestçe belirleyeceği ek bir tazminata daha hükmedebilir. Ancak bu ek tazminat işçinin altı aylık ücretini aşamaz; bu tavan TBK m. 438'de açıkça düzenlenmiştir.

İşverenin Kişilik Haklarını Koruma ve İş Güvenliği Yükümlülüğü

TBK'nın 417. maddesi işverene, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini koruma ve saygı gösterme yükümlülüğü getirmektedir. Bu kapsamda işveren; işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamak, işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ile bu tür tacizlere uğrayanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 417Kaynağı aç
MADDE 417- İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür. İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir. 2. Ev düzeni içinde çalışmada

Aynı madde uyarınca işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak ve araç-gereci eksiksiz bulundurmakla da yükümlüdür; işçiler de alınan önlemlere uymakla yükümlüdür. İşverenin kanuna veya sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlalinden doğan zararlar, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine göre tazmin edilir.

Sık Sorulan Sorular

Hostes ve kabin memurları İş Kanunu kapsamında mıdır?

4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesi hava taşıma işlerini kapsam dışında bırakmakta; buna karşın havacılığın yer tesislerinde yürütülen işleri kapsam içinde tutmaktadır. 'Hava taşıma işi' ile 'yer tesisi işi' arasındaki sınır kanun metninde tanımlanmamış olduğundan, bir çalışanın hangi kategoriye girdiği somut iş ilişkisinin niteliğine ve yargı değerlendirmesine bağlıdır.

Fazla mesai ücreti nasıl hesaplanır?

TBK m. 402 uyarınca fazla çalışma karşılığında ödenmesi gereken ücret, normal çalışma ücretinin en az yüzde elli fazlasıdır. İşçinin rızası bulunması hâlinde ücret yerine fazla çalışmayla orantılı izin de kullandırılabilir; bu seçenek için işçinin onayı şarttır.

Bildirim sürelerine uyulmadan yapılan fesihte işçinin hakları nelerdir?

TBK m. 432 kapsamındaki belirsiz süreli hizmet sözleşmelerinde işveren, bildirim sürelerine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi sona erdirebilir. Belirli süreli sözleşmelerde ise haklı sebep olmaksızın erken fesih durumunda TBK m. 438 uyarınca kalan süreye ilişkin kazanç tazminat olarak talep edilebilir; bu tazminattan tasarruf edilen ve başka bir işten elde edilen gelir indirilir.

İkramiyeyi her çalışan talep edebilir mi?

Hayır. TBK m. 405'e göre ikramiyeyi talep hakkı; sözleşmede, çalışma şartında ya da işverenin tek taraflı taahhüdünde dayanak bulunmasına bağlıdır. Bu koşulların hiçbiri gerçekleşmemişse ikramiye işverenin iradesine bırakılmış olup talep hakkı doğmaz.

İkramiye dönemi bitmeden ayrılan çalışan ikramiyesini alabilir mi?

TBK m. 405 uyarınca hizmet sözleşmesi ikramiyenin verildiği dönemden önce sona ermişse, ikramiyenin çalışılan süreye yansıyan bölümü işçiye ödenir. Dönem tamamlanmadan ayrılmak bu hakkı tamamen ortadan kaldırmaz.

Çalışma koşullarındaki değişikliğe itiraz edilebilir mi?

İş Kanunu m. 22 uyarınca çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik ancak yazılı bildirimle yapılabilir. Yazılı bildirime uyulmadan yapılan ya da işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçinin kabul etmemesi durumunda işveren sözleşmeyi belirli koşullarla feshedebilir; işçi bu feshe karşı İş Kanunu'nun 17 ile 21. maddeleri kapsamında dava açabilir.

Psikolojik baskı ya da taciz durumunda ne talep edilebilir?

TBK m. 417 işverene, işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları için gerekli önlemleri alma yükümlülüğü getirmektedir. İşverenin kanuna veya sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlalinden doğan zararlar, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine göre tazmin edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu