Velayetin Belirlenmesinde Temel Ölçüt ve Yasal Çerçeve
Boşanma veya ayrılık durumunda velayetin kime bırakılacağı belirlenirken temel şart ve belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararı ile menfaatidir. Kanun koyucu, velayetin hangi hallerde kesin olarak anneye veya babaya verileceğine dair sınırlayıcı bir kural koymamıştır. Velayete ilişkin davalarda görevli mahkeme aile mahkemesidir ve hâkim tüm değerlendirmelerinde tarafların isteklerinden ziyade çocuğun fiziksel, ahlaki ve zihinsel gelişimini gözetir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkeme, boşanma veya ayrılığa karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinler; çocuk vesayet altındaysa vasi ve vesayet makamının düşüncesini alarak ana ve babanın haklarını ve çocukla olan kişisel ilişkilerini düzenler. Velayet düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olduğundan, ana ve babanın salt kendi istekleri değil, çocuğun menfaatleri ve geleceği kararın merkezinde yer alır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2446, K. 2019/80Kaynağı aç
Boşanma Sürecinde Geçici Velayet ve Kurulu Düzenin Etkisi
Boşanma davası açıldığında mahkemece dava süresince geçerli olmak üzere taraflardan birine geçici velayet verilebilir. Bu geçici nitelikteki tedbir, boşanma davasının son aşamasında verilecek nihai hükümle değişebilir. Ancak geçici velayet tedbiriyle kurulan düzenin çocuk lehine olumlu ve istikrarlı biçimde işlemesi halinde, nihai velayetin de geçici velayeti fiilen elinde bulunduran ebeveyne verilme olasılığı kuvvetlenmektedir.
Çocuğun Yaşı, Gelişim Dönemi ve Anne Bakımına Muhtaçlık
Süt çağında olan ve henüz anne bakım ve şefkatine muhtaç bulunan küçük çocukların velayeti kural olarak anneye verilmekte olup babaya bırakılmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2012/4907 E., 2012/24341 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, ortak çocuğun yaşı itibarıyla anne şefkat, ilgi ve bakımına muhtaç çağda olması halinde velayetin anneye tevdii esastır. Bu dönemdeki bebeklerde velayet anneye verildiğinde, anne sütü alma gereksinimi nedeniyle baba ile yatılı kişisel ilişki kurulmaz; genellikle hafta sonları birkaç saatlik görüşme düzenlenir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/4907, K. 2012/24341Kaynağı aç
Bununla birlikte olağanüstü durumlarda ve çocuğun üstün yararının zorunlu kıldığı çok istisnai hallerde 0-3 yaş grubundaki küçüklerin velayeti babaya verilebilir. Çocuk yaşça çok küçük olsa dahi annenin velayeti istememesi, akıl hastası olması, düşünme yetisinin bulunmaması, çocuğa şiddet uygulaması, uyuşturucu madde kullanması ya da çocuğun eğitimine engel teşkil edecek durumların varlığı halinde velayet babaya bırakılabilmektedir.
Okul çağına gelmiş olan ve 7 yaşını tamamlamış çocuklarda ise annenin biyolojik bakım önceliği ortadan kalkar. Bu yaştan itibaren her iki ebeveynin yaşam şartları, barınma imkanları ve sağlayacakları olanaklar mahkemece kapsamlı şekilde incelenir; çocuk için hangi ebeveynin yanında yaşamanın daha avantajlı olacağına göre karar verilir.
İdrak Çağındaki Çocuğun Görüşü ve Uzman İncelemesi
Çocuğun idrak edebilecek olgunluğa ulaştığı hallerde davaya uzman pedagoglar dahil edilir. Uzmanlar tarafından çocuk dinlenerek tercihi alınır, ebeveynlerle görüşmeler yapılır ve gerek görülmesi halinde çocuğun yaşayacağı ev ve oda ortamı yerinde incelenir. Bu süreçte çocuğun beyanında herhangi bir ebeveyn yönlendirmesi bulunup bulunmadığı titizlikle denetlenir.
Velayetin babaya verilebilmesi için babanın yaşam ve barınma şartlarının da hukuken denetlenmesi zorunludur. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2013/10399 E., 2013/23890 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, 4787 sayılı Kanun kapsamında babanın sosyal ve ekonomik yaşam koşulları hakkında uzman incelemesi yaptırılmadan eksik araştırmayla velayetin babaya bırakılması hukuka aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/10399, K. 2013/23890Kaynağı aç
Kardeşlerin Ayrılmaması İlkesi ve Çocuğun Alıştığı Ortam
Yargıtay uygulamasında kardeşlerin ruhsal ve bedensel gelişimleri açısından birbirlerinden koparılmaması temel bir ilkedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2013/5330 E., 2013/25081 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere, haklı ve zorunlu sebepler bulunmadıkça kardeşler birbirinden ayrılmamalıdır. Kardeşlerden birinin velayeti babada bulunuyorsa ve babanın yanında kalmanın gelişime engel teşkil ettiği ispatlanamamışsa, diğer kardeşin velayeti de babaya bırakılmalıdır. Benzer şekilde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2446 E., 2019/80 K. sayılı kararında da çocuğun alıştığı ortamın korunması ve kardeşlerin ayrılmaması gerekliliği kamu düzeni ölçütleri arasında sayılmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/5330, K. 2013/25081Kaynağı aç
Babanın Velayeti Bizzat Üstlenmesi Şartı ve Maddi Durum Kriteri
Velayetin babaya verilmesinde salt maddi durumun daha iyi olması tek başına yeterli bir ölçüt teşkil etmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2446 E., 2019/80 K. sayılı ilamına göre, taraflardan birinin maddi durumunun iyiliği tek başına velayetin belirlenmesi veya değiştirilmesi sonucunu doğurmaz. Ayrıca babanın yurt dışında çalışması sebebiyle velayet görevini bizzat yerine getirmeyip bakım işlerini kendi ailesine devrettiği hallerde, sırf babanın ailesinin imkanları yeterli görülerek velayet fiilen üstlenmeyen babaya bırakılamaz.
Velayetin Değiştirilmesi Halleri ve Kişisel İlişkinin Engellenmesi
Anlaşmalı boşanma protokolü ile velayet kurulmuş olsa dahi bu durum kesin ve değişmez bir kural teşkil etmez; şartların değişmesi halinde velayetin değiştirilmesi davası açılarak velayetin babaya geçmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 183. maddesi gereğince ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması halinde hâkim, re'sen veya taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 183Kaynağı aç
Bununla birlikte, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/14265 E., 2016/15460 K. sayılı kararında işaret edildiği üzere, velayeti anlaşmalı boşanma ile babaya verilmiş bir çocuğun velayetinin değiştirilebilmesi için babanın velayet görevini ihmal ettiği, hakkını kötüye kullandığı veya koşulların esaslı surette değiştiği kanıtlanmalıdır. İspat edilemeyen durumlarda kardeşlerin ayrılmaması ilkesi de gözetilerek mevcut velayet korunur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/14265, K. 2016/15460Kaynağı aç
Velayet hakkını elinde bulunduran annenin, babanın mahkemece belirlenen günlerde çocukla kişisel ilişki kurmasını haksız yere engellemesi velayet hakkının kötüye kullanılması sayılır. Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder. Kişisel ilişkinin engellenmesi durumunda baba velayetin değiştirilmesi davası açarak velayetin kendisine verilmesini isteyebilir.
Anne ve baba velayetin babada kalması konusunda anlaşırlarsa mahkeme bunu onaylar mı?
Boşanma sürecinde tarafların çocuğun velayetinin babaya verilmesi hususunda anlaşmaları durumunda mahkeme kural olarak bu iradeyi onaylar; ancak nihai karar çocuğun güvenliği, sağlığı ve üstün yararı esas alınarak verilir.
Velayet davalarında hangi mahkeme görevlidir?
Velayetin düzenlenmesi, tedbiren verilmesi veya değiştirilmesine ilişkin davalarda görevli mahkeme aile mahkemesidir.
Bebek yaştaki çocuğun velayeti hangi istisnai durumlarda babaya verilebilir?
Süt çağındaki bebeklerin velayeti kural olarak anneye verilmekle birlikte, annenin velayeti istememesi, akıl hastası olması, ayırt etme yetisinin bulunmaması, çocuğa şiddet uygulaması veya ağır madde bağımlılığı gibi olağanüstü koşullarda velayet babaya bırakılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

