Haksız Tutuklama Tazminatı Şartları ve Başvuru Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Haksız Tutuklama Tazminatı Şartları ve Başvuru Usulü

Haksız Tutuklama Tazminatının Hukuki Dayanağı ve Koşulları

Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen kişiler uğradıkları maddi ve manevi zararları Devletten talep edebilir. Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan, kanunî hakları hatırlatılmadan veya bu haklardan yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklananlar ile kanuna uygun tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayıp hakkında bu sürede hüküm verilmeyen kimseler de bu kapsama girmektedir. Bunun yanı sıra kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilenler de uğradıkları zararların Devlet tarafından karşılanmasını isteyebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
Madde 141 – (1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya
tutukluluğunun devamına karar verilen,
b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,
c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından
yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii
huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında
kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük
sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece
para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,
g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar
kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle
açıklanmayan,
h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,
i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,
j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde
elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya
diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,
k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama, adli kontrol veya
tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından
yararlandırılmayan,50
l) (Ek:2/3/2024-7499/12 md.) Konutunu terk etmemek veya
uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak
amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve
bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra
haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar
verilen,
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (l) bentlerinde belirtilen kararları
veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus
verilen karara geçirilir.50
(3) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Birinci fıkrada yazan hâller
dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız
fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet
savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat
davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.
(4) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Devlet, ödediği tazminattan dolayı
görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan
hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder.
Tazminat isteminin koşulları

Kanuna uygun yakalanıp tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine hükmedilenler ile tutukluluk süresi hükümlülük süresini aşan hâllerde bu kararları veren merciler ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirir ve bu husus karara geçirilir. Beraat kararının verildiği duruşmada sanığa tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu durum ayrıca bildirilir. Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur veya haksız fiil dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar ve yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları yalnızca Devlet aleyhine açılabilir. Görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkim ve Cumhuriyet savcılarına ödenen tazminat sebebiyle Devlet bir yıl içinde rücu eder.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar

Görevli Merci ve Başvuru Yolu

Tazminat taleplerinde inceleme mercii esasen ilgilinin ikamet ettiği yerdeki ağır ceza mahkemesidir; bu mahkemenin işlemle irtibatlı olması ve yargı çevresinde başka bir ağır ceza dairesinin yer almaması durumunda başvuru en yakın yerdeki ağır ceza mahkemesince değerlendirilir. Bununla birlikte Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesinin birinci fıkrasının (e), (f) ve (l) bentlerinde düzenlenen hallere dayanan başvurularda 6384 sayılı Kanun çerçevesinde Tazminat Komisyonu görev yapar.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 142Kaynağı aç
Madde 142 – (1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine
tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme
tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.
(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o
yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde
başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara
bağlanır. (Ek cümleler:2/3/2024-7499/13 md.) Ancak, 141 inci
maddenin birinci fıkrasının (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki istemler
bakımından 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun
Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu
fıkra uyarınca 6384 sayılı Kanun kapsamında olmasına rağmen ağır ceza
mahkemesine yapılan istemler, Komisyona gönderilir. Ağır ceza mahkemesinin
görev alanına giren ve girmeyen istemler birlikte yapılmış ise ağır ceza
mahkemesi görev alanına girmeyen istemleri ayırmak suretiyle Komisyona
gönderir. Bu hâllerde ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi esas alınır.
(3) Tazminat isteminde bulunan
kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve
zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi
gereklidir.
(4) Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme,
eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini
ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçe, mahkemece, itiraz
yolu açık olmak üzere reddolunur.
(5) Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe
ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki
temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını iki hafta içinde yazılı
olarak bildirmesini ister.[51]
(6) İstemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat
hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında
mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerinden birine
yaptırmaya yetkilidir.
(7) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/20 md.) Mahkeme, kararını duruşmalı
olarak verir. İstemde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kâğıdı
tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında karar verilebilir.
(8) Karara karşı, istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine
temsilcisi, istinaf yoluna başvurabilir; inceleme öncelikle ve ivedilikle
yapılır. (Ek cümleler:2/3/2024-7499/13 md.)
Karar yerinde görülmezse bölge adliye mahkemesince işin esası hakkında
karar verilir. Bölge adliye mahkemelerince bu fıkra uyarınca verilen kararlar
kesindir.
(9) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/144 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/139
md.) Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince
hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh
ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır
ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla
olamaz.
(10) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/144 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/139
md.) Tazminata ilişkin mahkeme kararları, kesinleşmeden ve idari başvuru
süreci tamamlanmadan icra takibine konulamaz. Kesinleşen mahkeme kararında
hükmedilen tazminat ile vekâlet ücreti, davacı veya vekilinin davalı idareye
yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirimin yapıldığı
tarihten itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre içinde ödeme yapılmaması
halinde, karar genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.
Tazminatın geri alınması

6384 sayılı Kanun kapsamında olmasına rağmen ağır ceza mahkemesine yapılan istemler mahkemece Komisyona gönderilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren ve girmeyen istemlerin birlikte yapılması hâlinde ise mahkeme görev alanına girmeyen kısımları ayırmak suretiyle Komisyona sevk eder. Bu gibi durumlarda ağır ceza mahkemesine yapılan ilk istem tarihi esas alınır.

Dava Açma Süresi ve Temsil Kapsamı

Tazminat başvurusu, ilgili karar veya hükmün kesinleştiğinin tarafa tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay ve her durumda kesinleşmeyi takip eden bir yıllık süre içerisinde gerçekleştirilebilir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince koruma tedbirlerine dayalı tazminat davası açılması hususunda avukat vekaletnamesinde ayrıca özel yetki bulunması zorunlu değildir.

Yargılama Usulü, Eksiklik Bildirimi ve Kanun Yolu

Başvuru evrakındaki bilgi ya da belgelerde eksiklik tespit edilirse mahkeme ilgilisine bu eksiklerin bir ayda tamamlanması gerektiğini bildirir; verilen sürede giderilmeyen talepler itiraz yolu saklı kalmak üzere mahkeme tarafından reddedilir. İnceleme neticesinde evrakı tam ve yeterli bulunan dosyanın birer sureti yargı çevresindeki Hazine temsilciliğine iletilerek iki haftalık süre zarfında yazılı görüş ve itirazların sunulması istenir.

Mahkeme kararını duruşmalı olarak verir. Açıklamalı çağrı kâğıdı tebliğine rağmen istemde bulunan ile Hazine temsilcisi duruşmaya gelmezlerse yokluklarında karar verilebilir. Karara karşı istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi istinaf yoluna başvurabilir; inceleme öncelikle ve ivedilikle yapılır. Bölge adliye mahkemesince bu inceleme sonucunda verilen kararlar kesindir.

Maddi ve Manevi Zararın Tespiti

Beraat eden ve belirli bir işi bulunmayan ya da meslek sahibi olmakla birlikte kazanç tutarlarını kanıtlayamayan kişilerin maddi zararları, tutuklu kalınan süre içerisinde yürürlükte bulunan net asgari ücret esas alınarak hesaplanır. Tutuklu kalınan dönem boyunca yapılan cezaevi şahsi harcamaları ile ilgilinin ziyaretine gelen kişilerin yaptıkları yol ve ulaşım harcamaları maddi zarar hesaplamasında dikkate alınmaz.

Manevi tazminat miktarı takdir edilirken kişinin sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılan suçun niteliği, gözaltı ve tutukluluğa neden olan olayın oluş şekli ve bu tedbirler altında geçirilen süre gözetilir. Belirlenecek manevi tazminatın hak ve nesafet kurallarına uygun olması ve zenginleşme sonucu doğurmaması esastır.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasında Tazminat

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosyalarda beş yıllık denetim süresi tamamlanıp düşme kararı verildiğinde, tutuklulukta geçen sürenin karardaki ceza miktarını aşması hâlinde aşan kısım için tazminat istenebilir; yargılama beraatle sonuçlanmışsa tutuklu kalınan tüm süre tazminata konu edilebilir. Denetim süresi sonrasındaki düşme kararlarının genellikle talep üzerine verildiği ve tazminat başvurusunun karardan itibaren üç ay içinde yapılabileceği belirtilmekle birlikte, kanuni düzenleme çerçevesinde istemin kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde ileri sürülmesi esastır.

Faiz, Karşı Vekalet Ücreti ve Kararın İnfazı

Haksız tutuklama tazminatında yasal faiz talep edilebilir ve bu faizin başlangıç tarihi kural olarak gözaltı tarihidir. Dava dilekçesinde faiz istenmemişse hükmedilen tazminat kalemlerine dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülür. Tazminat davasının kısmen kabulü hâlinde maliye hazinesi lehine karşı vekalet ücretine hükmedilmez; karşı vekalet ücreti yalnızca davanın tümden reddi hâlinde ortaya çıkar.

Hükmedilen tazminatın takibe konu edilebilmesi için mahkeme kararının kesinleşmesi ve kanunda öngörülen idari sürecin tüketilmesi zorunludur. Kesinleşen ilamda yer alan tazminat ve vekalet ücretinin tahsili amacıyla ilgili idareye yazılı biçimde hesap numarası bildirilir; idarenin bildirimi izleyen otuz günlük sürede ödeme yapmaması durumunda ilam genel icra kuralları uyarınca takibe konulabilir.

Haksız tutuklama tazminatı davası açma süresi ne kadardır?

Tazminat istemi, dayanak karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde ileri sürülmelidir.

Tazminat davası açmak için vekaletnamede özel yetki şart mıdır?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca açılacak tazminat davalarında avukat vekaletnamesinde ayrıca özel yetki bulunması zorunlu değildir.

Cezaevinde yapılan kişisel harcamalar ve ziyaretçi yol masrafları istenebilir mi?

Tutuklu kalınan sürede yapılan kişisel cezaevi harcamaları ile ziyaretçilerin yol ve ulaşım giderleri maddi zarar kapsamında kabul edilmez.

Haksız tutuklama tazminatı davasında faiz hangi tarihten başlar?

Faizin başlangıç tarihi kural olarak gözaltı tarihidir; dilekçede açıkça faiz istenmemişse dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilir.

Davanın kısmen kabulü hâlinde Hazine lehine vekalet ücreti çıkar mı?

Tazminat davasının kısmen kabul edilmesi hâlinde davalı Hazine lehine karşı vekalet ücreti çıkmaz; karşı vekalet ücreti yalnızca davanın bütünüyle reddedilmesi hâlinde doğar.

Kesinleşen tazminat kararı doğrudan icraya konulabilir mi?

Tazminat kararları kesinleşmeden ve idari başvuru süreci tamamlanmadan icraya konulamaz; idareye yapılan yazılı hesap bildiriminden itibaren otuz gün içinde ödeme yapılmazsa ilam icraya konulabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu