Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Denetim Süreci
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında denetim süresi beş yıl olarak tatbik edilir ve bu süre zarfında sanığın kişisel durumuna uygun belirli yükümlülüklere tabi tutulması mümkündür. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca mağdurun uğradığı zararın giderilmesi, belirli bir eğitim veya meslek programına devam edilmesi, kamuya yararlı bir işte çalışılması, denetim birimine periyodik aralıklarla başvurulması veya belirli kişilere ve yerlere yaklaşılmaması yönünde yükümlülükler tayin edilebilir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231/8 uyarınca denetim süresi boyunca dava zamanaşımı durur. Yine aynı düzenleme uyarınca denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç sebebiyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde ise CMK m. 231/10 uyarınca açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar
Denetim Süresinde Yeni Kasıtlı Suç İşlenmesi
Denetim süresi içerisinde sanığın kasıtlı yeni bir suç işlemesi kural olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bozulması ve dosyanın yeniden ele alınması sebebidir. Sanığın denetim süresi içinde işlediği yeni kasıtlı suç kesinleştiğinde mahkemenin bu hususta takdir yetkisi bulunmaz; 5271 sayılı Kanun m. 231/11 gereğince geri bırakılan hükmün açıklanması zorunludur.
Sanığın farklı mahkemelerde devam eden birden fazla hükmün açıklanmasının geri bırakılması dosyasının bulunması durumunda, dosyalardan birinde gerçekleşen ihlal diğer mahkemelerdeki dosyaların da açılmasına yol açabilir.
Denetim Yükümlülüklerinin İhlali ve Mahkemenin Takdir Yetkisi
Sanığın kendisine yüklenen denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranması halinde mahkeme somut olayın niteliğine göre farklı hukuki değerlendirmeler yapabilir. Bu kapsamda denetim süresi bir yıla kadar uzatılabilir, sanık hakkında ek veya alternatif yükümlülükler belirlenebilir ya da hükmün açıklanmasına karar verilebilir.
Yükümlülük ihlali gerekçesiyle sanığa bir kusur atfedilebilmesi için getirilen denetim yükümlülüklerinin sanığa açık ve anlaşılır biçimde tebliğ edilmiş olması şarttır. Tebligatın usulüne uygun veya anlaşılır yapılmadığı eksik bildirim hallerinde ihlalden kaynaklanan kusur sanıkta kabul edilmez.
Yükümlülüklere Uyamayan Sanık Hakkında Yeni Mahkûmiyet Hükmü
5271 sayılı Kanun m. 231/11 hükmü gereğince, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendiren mahkeme; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Bu yetki yalnızca yükümlülükleri yerine getiremeyen sanıklar yönünden geçerli olup denetim süresinde kasten yeni suç işlenmesi hallerini kapsamaz.
Dosyanın Yeniden Ele Alınması ve Yargılama Usulü
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması dosyasının akıbeti mahkemece duruşma açılarak ele alınır. Duruşmada sanığa hangi yükümlülüğü ne şekilde ihlal ettiği veya hangi eylemin yeni kasıtlı suç sayıldığı açıkça bildirilmeli, sanığın savunması alınmalı ve sanık müdafiinin sunduğu dilekçeler ile deliller duruşmada tartışılmalıdır.
Koşulların ihlali sebebiyle dosyanın yeniden açılması ve hükmün açıklanması, baştan yapılan yeni bir yargılama değildir. Bu aşamada daha önce duruşmada tefhim edilmiş ve karara bağlanmış olan hüküm fiilen yürürlüğe konulur ve sanık hakkında hükümlülük statüsü doğar.
Hükmün açıklanması sürecinde sanık lehine etki eden kanun değişiklikleri, içtihat yönelişleri veya fiilin vasfında aleyhe olmamak üzere bir yeniden değerlendirme ihtiyacı bulunuyorsa lehe sonuç doğuracak uyarlamalar mahkemece yapılır. Kısa süreli hapis cezalarında adli para cezasına çevirme gibi seçenek yaptırımlar veya cezanın ertelenmesi kurumları tatbik edilebilir.
Adli Sicil Kaydı ve Kanun Yolları
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı adli sicil kaydına işlenmeyip sisteme mahsus özel bir kayda alınır. Hükmün açıklanması ile birlikte karar mahkûmiyet niteliği kazanarak adli sicile işlenir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231/11 uyarınca denetim süresi içinde koşullara uyulmaması sebebiyle açıklanan veya yeni kurulan mahkûmiyet hükmüne karşı itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz mercii, incelemesini ancak bu fıkradaki yasal koşullarla sınırlı olarak yapabilir.
Denetim süresinde yeni kasıtlı suç işlenirse mahkeme hükmü açıklamak zorunda mıdır?
Denetim süresi içinde işlenen kasıtlı yeni suçun kesinleşmesi halinde mahkemenin takdir yetkisi bulunmaz; 5271 sayılı CMK m. 231/11 gereğince hükmü açıklamak zorundadır.
Denetim yükümlülükleri ihlal edildiğinde mahkeme hangi kararları verebilir?
Mahkeme somut duruma göre denetim süresini bir yıla kadar uzatabilir, ek veya alternatif yükümlülük getirebilir ya da hükmü açıklayabilir.
Yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilebilir mi?
Kendisine yüklenen denetimli serbestlik yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendiren mahkeme, koşulları varsa cezanın yarısına kadar kısmının infaz edilmemesine ya da hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.
Tebligat eksik yapılmışsa yükümlülük ihlali gerçekleşmiş sayılır mı?
Yükümlülüklerin sanığa açık ve anlaşılır şekilde tebliğ edilmesi şarttır; usulünce tebligat yapılmadığı durumlarda ihlalde sanığa kusur yüklenemez.
Açıklanan veya yeni kurulan hükme karşı hangi kanun yoluna başvurulur?
5271 sayılı CMK m. 231/11 uyarınca açıklanan veya yeni kurulan hükme karşı itiraz yoluna başvurulabilir; itiraz mercii değerlendirmesini anılan fıkradaki koşullarla sınırlı olarak gerçekleştirir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

