Haftalık Ücretli İzin Alacağının Hesaplanması

by Avukat Erdal Ersoy
Haftalık Ücretli İzin Alacağının Hesaplanması

Haftalık ücretli izin alacağı, çalışılmayan hafta tatili günü için bir iş karşılığı aranmaksızın ödenen tam günlük ücrettir. 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki işyerlerinde bu tatil, tatil gününden önce 63. maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışılmış olma koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saat olarak verilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir. (Ek cümleler:10/7/2025-7553/9 md.) Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm işletmesi belgesi verilen konaklama tesislerinde çalışan işçilerin bu fıkra kapsamında hak kazandığı hafta tatili, işçinin yazılı talebi veya onayı ile hak kazandığı günü takip eden dört gün içinde kullandırılabilir. Bu halde işçinin hak kazandığı hafta tatilinde yaptığı çalışmaların günlük normal çalışma süresi kadarlık kısmı fazla çalışmanın hesabında dikkate alınmaz. İşçi verdiği onayı otuz gün önceden işverene yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydıyla geri alabilir. Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir. Şu kadar ki; a) Çalışmadığı halde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile günlük ücret ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günleri, b) (Değişik: 4/4/2015-6645/35 md.) Ek 2 nci maddede sayılan izin süreleri, c) Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri, Çalışılmış günler gibi hesaba katılır. Zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmadan işyerindeki çalışmanın haftanın bir veya birkaç gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde haftanın çalışılmayan günleri ücretli hafta tatiline hak kazanmak için çalışılmış sayılır. Bir işyerinde işin bir haftadan fazla bir süre ile tatil edilmesini gerektiren zorlayıcı sebepler ortaya çıktığı zaman, 24 ve 25 inci maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı sebeplerden ötürü çalışılmayan günler için işçilere ödenen yarım ücret hafta tatili günü için de ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta tatili ücreti işverence işçiye ödenir. Genel tatil ücreti

Dinlenme hakkı ve tatil günü

Anayasa'nın 50. maddesine göre dinlenmek çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.

2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'un 3. maddesine göre hafta tatili pazar günüdür. Bu tatil, otuz beş saatten az olmamak üzere cumartesi günü en geç saat 13.00'ten itibaren başlar. Aynı hüküm, 394, 657, 926 ve 1475 sayılı kanunlar ile diğer kanunlardaki hafta tatili hükümlerini saklı tutar. İş Kanunu kapsamındaki işyerlerinde, tatil gününden önce 63. maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışılmış olma koşuluyla, yedi günlük süre içinde kesintisiz en az yirmi dört saat dinlenme verilir.

2429 sayılı ULUSAL BAYRAM VE GENEL TATİLLER HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – A) Hafta tatili Pazar günüdür. Bu tatil 35 saatten az olmamak üzere Cumartesi günü en geç saat 13.00'ten itibaren başlar. B) 394 sayılı Hafta Tatili Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 1475 sayılı İş Kanunu ve diğer kanunlardaki hafta tatili ile ilgili hükümler saklıdır. C) Yemek, içmek, giyinmek gibi zaruri ihtiyaçların giderilmesi için alışveriş yapılan dükkan ve mağazalar hakkında Hafta Tatili Kanununun Cumartesi günüyle ilgili hükümleri uygulanmaz.

Pazar günü mutlak bir zorunluluk değildir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin E. 2014/19510, K. 2015/14193 sayılı kararında, hafta tatilinin pazar günü olmasına rağmen bunun mutlak olmadığı ve tatilin pazar dışında da kullandırılabileceği kabul edilmiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/19510, K. 2015/14193Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2014/19510 E.  ,  2015/14193 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : Ereğli(Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 18/09/2014 Numarası : 2012/556-2014/496 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, maaşları ve diğer haklarının düzenli ödenmemesi nedeniyle iş akdinin kendisi tarafından haklı sebep ile fesih edildiğini, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının iş akdinin feshinin kim tarafından ve hangi nedenle yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı İş Kanununun 32 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. 5953 sayılı Basın İş Kanununun 14 üncü maddesinin aksine, 4857 sayılı Yasada ücretin peşin ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sora ödenmelidir. Ücreti ödenmeyen işçinin, bu ücretini işverenden dava ya da icra takibi gibi yasal yollardan talep etmesi mümkündür. 1475 sayılı Yasa döneminde, toplu olarak hareket etmemek ve kanun dışı grev kapsamında sayılmamak kaydıyla 818 Sayılı Borçlar Kanununun 81 inci maddesi uyarınca ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini ifa etmekten, yani çalışmaktan kaçınabileceği kabul edilmekteydi. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 97 inci maddesinde de benzer bir düzenleme yer almaktadır. 4857 sayılı İş Kanununda ise ücret daha fazla güvence altına alınmış ve işçi ücretinin yirmi gün içinde ödenmemesi durumunda, işçinin iş görme edimini yerine getirmekten kaçınabileceği açıkça düzenlenmiş, toplu bir nitelik kazanması halinde dahi bunun kanun dışı grev sayılamayacağı kurala bağlanmıştır. Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınması, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da bulunmaktadır. Ücretin hiç ya da bir kısmının ödenmemiş olması bu konuda önemsizdir. Ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin yasa ya da sözleşme ile belirlenen ücret ödenme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu ücrete hak kazanması gerekir 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkânı bulunmaktadır İşçinin ücretinin işverenin içine düştüğü ödeme güçlüğü nedeniyle ödenememiş olmasının sonuca bir etkisi yoktur. İşçinin, ücretinin bir kısmını Yasanın 33 üncü maddesinde öngörülen ücret garanti fonundan alabilecek olması da işçinin fesih hakkını ortadan kaldırmaz. İşçinin sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya eksik bildirilmesi, sosyal güvenlik hakkını ilgilendiren bir durum olsa da Dairemizin 1475 sayılı Yasa döneminde istikrar kazanmış olan görüşü, 4857 sayılı İş Kanunu döneminde de devam etmekte olup, sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde de işçinin haklı fesih imkânı vardır Somut olayda davacı ücretlerinin geç ödendiği iddiasında bulunmuş ve yargılama sırasında … bankasından getirtilen davacının maaş hesabı dökümünden davacının maaşlarının geç ödendiği anlaşılmıştır. Sunulan maaş hesabı dökümünde 2011 yılı Şubat ayı maaş ödemesinin 18.04.2011 de, Mart ayı maaş ödemesinin 13.05.2011’de, Nisan ayı maaş ödemesinin 31.5.2011’de, Haziran ayı maaş ödemesinin 28.7.2011’de yapıldığı ve diğer aylarda da ödemelerin geciktiği görülmektedir. Bu nedenle davacı işçinin ücretlerinin zamanında ödenmemesi gerekçesiyle iş akdini feshi haklı fesih niteliğindedir. Mahkemece hatalı değerlendirmeyle davacının iş akdini istifa ederek haksız feshettiğinin kabulüyle kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. 3-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır. Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir. Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir. Somut olayda davacı dava dilekçesinde tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia etmiş, davalı ise ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışıldığında davacıya ücretinin ödendiğini savunmuştur. Mahkemece davacının ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği kabul edilerek ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin reddine karar verilmiştir. Dosyaya sunulan dönem bordrolarından davacıya ulusal bayram ve genel tatilleri için 1 yevmiye üzerinden ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlandığından ve ayrıca tanık beyanlarından davacının dini bayramlar dışında ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı anlaşıldığından davacının çalıştığı günlerin tespit edilerek bu günler için 1 yevmiye üzerinden ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hesaplanması gerekirken yazılı gerekçeyle ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin reddi hatalıdır. 4-Taraflar arasında davacının hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır, 4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır. Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür. Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir. Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. Hafta tatili çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İmzalı ücret bordrolarında hafta tatili ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin hafta tatili alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, hafta tatili çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında hafta tatillerinde çalışmaların yazılı delille kanıtlaması mümkündür. Hafta tatili ücretlerinin tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt yoksa ödenen tutarın dışında hafta tatili çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerekir. Davacı dava dilekçesinde ayda 1 kez hafta tatilinde çalıştığını iddia etmiş, davalı ise hafta tatilinde çalışılmadığını, çalışıldığında davacıya ücretinin ödendiğini savunmuştur. Mahkemece davacının ayda 1 hafta tatilinde çalıştığı kabul edilmiş ise de hafta tatili ücret alacağının ödendiği kabul edilerek talebin reddine karar verilmiştir. İş Kanununda hafta tatilinde çalışan işçinin ücretinin nasıl hesaplanacağının düzenlenmemiş ise de, Dairemizce hafta tatilinde yapılan çalışmanın fazla çalışma sayılacağı, buna göre ücretin yüzde elli zamlı ödenmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir. . Buna göre hafta tatilinde çalışılmışsa, çalışma karşılığı olmaksızın ödenmesi gereken bir yevmiye yanında, çalışmanın karşılığı da bir buçuk yevmiye olarak ödenmelidir. Şu hale göre çalışılan hafta tatilinin ücreti bir buçuk yevmiye olmalıdır. Somut olayda, ibraz edilen bordrolardan da anlaşılacağı üzere davacının aylık maktu ücret aldığı görülmüştür. Aylık maktu ücret içerisinde çalışılmayan hafta tatilleri ücreti olan 1 yevmiye de dahildir. Mahkemece davacının çalışılmayan hafta tatili karşılığı 1 yevmiyesinin hesaplama dışında bırakılarak çalışma karşılığı alacağı olan 1,5 yevmiye üzerinden hafta tatili hesaplaması yaptırılarak sonuca gidilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesi bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 08.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tatilin doğması ve bölünememesi

Hak, tatil gününden önce İş Kanunu'nun 63. maddesine göre belirlenen iş günlerinde çalışmaya bağlıdır. Koşul gerçekleşirse dinlenme, yedi günlük dilimde aralıksız en az yirmi dört saat olur. 63. madde haftalık genel süreyi en çok kırk beş saatle sınırlar. Başka türlü kararlaştırılmamışsa süre, çalışılan günlere eşit bölünür. Yer altında maden işi gören işçide günlük üst sınır yedi buçuk, haftalık üst sınır otuz yedi buçuk saattir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin E. 2014/19510, K. 2015/14193 sayılı kararında hafta tatili izni kesintisiz en az yirmi dört saat olarak açıklanmıştır. Bunun altında bir süre izin verilmesi hâlinde usulüne uygun hafta tatili izni kullanıldığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Yirmi dört saatten az kullandırma, hafta tatilinin hiç kullandırılmamış sayılması sonucunu doğurur.

Turizm işletmesi belgesi Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilmiş konaklama tesisinde sınırlı bir imkân vardır. İşçi yazılı olarak talep eder veya onay verirse, bu fıkra kapsamında kazanılan tatil, kazanıldığı günü izleyen dört gün içinde kullanılabilir. Bu hâlde, hak kazanılan tatilde yapılan çalışmanın günlük normal çalışma süresi kadarlık kısmı fazla çalışma hesabına girmez. Verilen onay, otuz gün önceden işverene yazılı bildirimle geri alınabilir. İmkan yalnız bu tesislerde ve yazılı talep ya da onayla uygulanır.

Çalışılmış sayılan süreler ve yarım ücret

46. madde, bazı çalışılmamış süreleri hafta tatiline hak kazanmada çalışılmış günler gibi hesaba katar. Bunlar, çalışılmadığı hâlde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile günlük ücreti ödenen veya ödenmeyen, kanundan ya da sözleşmeden doğan tatil günleridir. Ek 2. maddede sayılan izin süreleri de bu kapsamdadır. Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinler ile hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri de çalışılmış günler gibi hesaba katılır.

Zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmadan işyerindeki çalışma, haftanın bir veya birkaç gününde işveren tarafından tatil edilirse, haftanın çalışılmayan günleri ücretli hafta tatiline hak kazanmak için çalışılmış sayılır. Bu sonuç, hem zorlayıcı hem ekonomik sebebin bulunmamasına bağlıdır.

İş bir haftadan uzun süre tatil edilmesini gerektiren zorlayıcı sebep doğarsa, 24 ve 25. maddelerin (III) bentlerinde gösterilen sebeplerle çalışılmayan günler için ödenen yarım ücret, hafta tatili gününe de uygulanır. Bu yarım ücret, çalışılmayan olağan hafta tatilinde iş karşılığı aranmaksızın ödenen tam ücretin genel yerine geçmez.

Çalışılmayan günün ücreti ve ücretin dönemi

Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretini tam olarak öder. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta tatili ücretini işveren işçiye öder.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2015/28612, K. 2017/8997 sayılı kararına göre hafta tatili ücretleri çalışılan dönem ücreti üzerinden hesaplanır. Son ücrete göre hesaplama yapılması doğru görülmemiştir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücreti belirlenemiyorsa, bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak bilinmeyen ücret belirlenebilir. İşçinin çalıştığı süre içinde terfi ederek çeşitli unvanlar alması veya son dönemlerde toplu iş sözleşmesinden yararlanması hâlinde, bilinen son ücretin asgari ücrete oranının geçmiş dönemler için dikkate alınması doğru olmaz. Bu hâllerde meslek kuruluşlarından ücret araştırması ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/28612, K. 2017/8997Kaynağı aç
22. Hukuk Dairesi         2015/28612 E.  ,  2017/8997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı işyerinde kasiyer, tezgahtar olarak çalıştığını fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram genel tatil ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram genel tatil ücretlerinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Hafta tatili ücretinin hesabı yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 46. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, çalışılmayan hafta tatili günü için bir iş karşılığı olmaksızın işçinin ücreti tam olarak ödenir. Hafta tatilinde çalışan işçinin ücretinin nasıl hesaplanacağı yasalarda düzenlenmemiş ise de, Dairemizce hafta tatilinde yapılan çalışmanın fazla çalışma sayılacağı, buna göre ücretin yüzde elli zamlı ödenmesi gerektiği görüşü benimsenmiş olup buna göre hafta tatilinde çalışılmışsa, çalışma karşılığı olmaksızın ödenmesi gereken bir yevmiye yanında, çalışmanın karşılığı da bir buçuk yevmiye olarak ödenmelidir. Şu hale göre çalışılan hafta tatilinin ücreti ikibuçuk yevmiye olmalıdır. Hafta tatili ücretleri çalışılan dönem ücreti üzerinden hesaplanır. Son ücrete göre hesaplama yapılması doğru olmaz. Bu durumda hafta tatili ücretlerinin hesabı için işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli değildir. İstek konusu dönem içinde işçi ücretlerinin miktarı da belirlenmelidir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenememesi halinde bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak bilinmeyen ücretin buna göre tespiti de Dairemiz tarafından kabul görmektedir. Ancak işçinin işyerinde çalıştığı süre içinde terfi ederek çeşitli unvanlar alması veya son dönemlerde toplu iş sözleşmesinden yararlanması gibi durumlarda, bilinen son ücretin asgari ücrete oranının geçmiş dönemler yönünden dikkate alınması doğru olmaz. Bu gibi hallerde, ilgili meslek kuruluşlarından bilinmeyen dönemler için ücret araştırması yapılmalı ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. Parça başına veya yapılan iş tutarına göre ücret ödenen işlerde, bir ödeme dönemi içinde kazanılan ücretler toplamı çalışılan gün sayısına bölünerek hesaplama yapılmalıdır. Yüzde usulünün uygulandığı işyerleri bakımından da işçinin o hafta elde ettiği ücretlerin toplamı altıya bölünerek tatil ücreti elde edilir. Yüzde usulü ya da parça başı ücret ödemesinin öngörüldüğü çalışma biçiminde hafta tatili ücreti, belirlenen günlük ücretin zamlı kısmına göre hesaplanmalıdır. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 2 haftada bir gün hafta tatili kullandığı kabul edilerek 2 yevmiye ücreti üzerinden hafta tatili ücreti hesabı yapılması hatalıdır. Yukarıda ilke kararımızda da belirtildiği üzere 1.5 yevmiye üzerinden hafta tatili ücreti hesaplanmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının ilgilisine iadesine,18.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Aynı karara göre parça başı veya iş tutarına göre ücrette dönem kazancı, çalışılan gün sayısına bölünür. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işçinin o hafta elde ettiği ücretlerin toplamı altıya bölünerek tatil ücreti elde edilir. Bu çalışma biçimlerinde tatil ücreti, belirlenen günlük ücretin zamlı kısmına göre hesaplanır.

Tatilde yapılan çalışmanın karşılığı

4857 sayılı İş Kanunu'nun 46. maddesi, çalışılmayan hafta tatili günü için tam ücret ödenmesini düzenler. Çalışılan hafta tatili için yüzde elli zam veya belirli bir yevmiye katsayısı bu maddede yer almaz. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2015/28612, K. 2017/8997 sayılı kararında, çalışılan günün ücretinin nasıl hesaplanacağının yasalarda düzenlenmediği belirtilmiş; daire, hafta tatilinde yapılan çalışmayı fazla çalışma sayarak ücretin yüzde elli zamlı ödenmesi gerektiği görüşünü benimsemiştir.

Yevmiye sayısı bu kararlarda tek sonuca bağlanmamıştır. E. 2015/28612, K. 2017/8997 sayılı kararın ilke bölümünde, çalışılmadan ödenmesi gereken bir yevmiyenin yanında çalışmanın karşılığı olarak bir buçuk yevmiye ödeneceği ve çalışılan hafta tatilinin ücretinin iki buçuk yevmiye olması gerektiği yazılmıştır. Aynı kararın somut uygulama bölümünde ise iki haftada bir gün tatil kullanıldığı kabulüyle iki yevmiye üzerinden yapılan hesap hatalı bulunmuş ve bir buçuk yevmiye üzerinden hesap yapılması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin E. 2015/7909, K. 2015/8511 sayılı kararındaki ilke anlatımı da bir yevmiye ile bir buçuk yevmiyenin toplamı olarak iki buçuk yevmiye yönündedir. Bu ifadelerden biri diğerinin yerine kesin hesap yöntemi olarak alınamaz.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/7909, K. 2015/8511Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2015/7909 E.  ,  2015/8511 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : Bozova Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 11/12/2013 Numarası : 2012/45-2013/444 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacı, davalı iş yerinde 01/07/2009 tarihinde işe başladığını ve 30/12/2011 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, işveren tarafından hiç bir gerekçe gösterilmeksizin işten çıkarıldığını, müvekkilinin davalı işyerinde mikser şoförü olarak çalıştığını, iş akdi feshedildiğinde aldığı net ücretin 1.100,00 TL olduğunu ileri sürerek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak üzere yıllık ücretli izin alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatili, bayram tatili ve genel tatil ücreti alacağı talep etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı savunmasında bulunduklarını, davacı işçinin müvekkil şirketin yapımını üstlendiği Urfa Suruç Ovası Pompaj Sulaması Ana İletim Kanalı 1. Kısım İnşaat işinde 01/07/2009-30/12/2011 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını ve işin tamamlanması üzerine sözleşmesinin tazminatlı olarak feshedildiğini ve alacaklarının ödendiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hafta tatili ücretinin hesabı yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 46'ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince, çalışılmayan hafta tatili günü için bir iş karşılığı olmaksızın işçinin ücreti tam olarak ödenir. Hafta tatilinde çalışan işçinin ücretinin nasıl hesaplanacağı yasalarda düzenlenmemiş ise de, Dairemizce hafta tatilinde yapılan çalışmanın fazla çalışma sayılacağı, buna göre ücretin yüzde elli zamlı ödenmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir. Buna göre hafta tatilinde çalışılmışsa, çalışma karşılığı olmaksızın ödenmesi gereken bir yevmiye yanında, çalışmanın karşılığı da bir buçuk yevmiye olarak ödenmelidir. Şu hale göre çalışılan hafta tatilinin ücreti ikibuçuk yevmiye olmalıdır. Hafta tatili ücretleri çalışılan dönem ücreti üzerinden hesaplanır. Son ücrete göre hesaplama yapılması doğru olmaz. Bu durumda hafta tatili ücretlerinin hesabı için işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli değildir. İstek konusu dönem içinde işçi ücretlerinin miktarı da belirlenmelidir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenememesi halinde bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak bilinmeyen ücretin buna göre tespiti de Dairemiz tarafından kabul görmektedir. Ancak işçinin işyerinde çalıştığı süre içinde terfi ederek çeşitli unvanlar alması veya son dönemlerde toplu iş sözleşmesinden yararlanması gibi durumlarda, bilinen son ücretin asgari ücrete oranının geçmiş dönemler yönünden dikkate alınması doğru olmaz. Bu gibi hallerde, ilgili meslek kuruluşlarından bilinmeyen dönemler için ücret araştırması yapılmalı ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. Parça başına veya yapılan iş tutarına göre ücret ödenen işlerde, bir ödeme dönemi içinde kazanılan ücretler toplamı çalışılan gün sayısına bölünerek hesaplama yapılmalıdır. Yüzde usulünün uygulandığı işyerleri bakımından da işçinin o hafta elde ettiği ücretlerin toplamı altıya bölünerek tatil ücreti elde edilir. Yüzde usulü ya da parça başı ücret ödemesinin öngörüldüğü çalışma biçiminde hafta tatili ücreti, belirlenen günlük ücretin zamlı kısmına göre hesaplanmalıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai ücreti hesabında davacının günde iki saat haftada 7 gün üzerinden 14 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek fazla mesai alacağı, ayrıca hafta tatillerinde de çalıştığı kabul edilerek hafta tatili alacağı hesaplanmıştır. Ancak davacının hafta tatilinde yaptığı çalışmanın 7,5 saati aşan kısmı için fazla mesai ücreti alacağı hesabında 7,5 saatlik kısmı ise hafta tatili alacağı hesabında dikkate alınmalıdır. Hafta tatilinde yapılan çalışmanın tamamının fazla çalışma alacağı kısmında dikkate alınması nedeniyle davacının aynı gün yaptığı çalışma için mükerrer hesaplama yapılmış olmaktadır. Mahkemece ek bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı rapora itibarla hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3-Ayrıca davacı haftalık tatili olmadığını, ayda iki gün izin verildiğini iddia ederken davalı tanıklarından H.. A.., bir hafta sonu çalışıldığı diğer hafta sonu tatil olduğunu beyan etmiştir. Aynı gün incelemesi yapılan aynı işverene karşı açılan davalarda da ayda iki hafta tatilinde çalışıldığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Bu itibarla, Mahkemece, tüm hafta tatillerinde çalışıldığı kabul edilerek hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması da hatalıdır. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Aylık maktu ücret bakımından Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin E. 2014/19510, K. 2015/14193 sayılı kararında ayrı bir değerlendirme yapılmıştır. Kararda aylık maktu ücretin, çalışılmayan hafta tatili ücreti olan bir yevmiyeyi de içerdiği kabul edilmiştir. Hesaplamada bu bir yevmiyenin dışarıda bırakılması ve çalışma karşılığı alacağın bir buçuk yevmiye üzerinden hesaplanması gerektiği bozma nedeni sayılmıştır. Bu değerlendirme, aylık maktu ücretin söz konusu olduğu olaya bağlıdır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin E. 2015/7909, K. 2015/8511 sayılı kararında, hafta tatilinde yapılan çalışmanın yedi buçuk saati aşan kısmının fazla mesai ücreti hesabında, yedi buçuk saatlik kısmının ise hafta tatili alacağı hesabında dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Çalışmanın tamamının fazla mesaide sayılması mükerrer hesap oluşturduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bu ayrım, anılan dosyadaki hesabın değerlendirilmesidir.

Çalışmanın ispatı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin E. 2014/19510, K. 2015/14193 sayılı kararına göre hafta tatilinde çalıştığını iddia eden işçi bu çalışmayı ispatlar. Bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümün boş olması ya da bordronun imza taşımaması hâlinde işçi, hafta tatilinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir. İmzasız olmayan ve çekince içermeyen bordroda bunun üzerindeki çalışma yazılı delille kanıtlanabilir. İşyerini bilmeyen tanığın anlatımına değer verilemeyeceği de aynı kararda belirtilmiştir.

Aynı karara göre, hafta tatili ücreti tahakkuklarını da içeren ve her ay değişik miktarlarda yapılan ücret ödemeleri banka yoluyla gerçekleştirilmişse ve çekince yoksa, ödenen tutarın dışında hafta tatilinde çalışıldığının yazılı delille ispatlanması gerekir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin E. 2015/7909, K. 2015/8511 sayılı kararında, tüm hafta tatillerinde çalışıldığının kabulü hatalı bulunmuştur. Bu sonuca, davacının ayda iki gün izin iddiası, tanığın dönüşümlü hafta sonu anlatımı ve aynı işverene ait davalarda ayda iki hafta tatili çalışmasının kabul edilmesi birlikte değerlendirilerek varılmıştır. Sonuç, ilgili dosyanın delillerine bağlıdır ve her olayda ayda iki gün çalışıldığı anlamına gelmez.

Ücretin gününde ödenmemesi

4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesine göre ücret, ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmezse işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Gününde ödenmeyen ücretlere mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. İş sözleşmesi, yalnız bu nedenle iş görülmemesi gerekçesiyle feshedilemez. Madde, hafta tatili alacağını ayrıca adlandırmadığından bu sonuçlar o alacağa kendiliğinden taşınmaz.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 34Kaynağı aç
Madde 34 – Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz. Ücretin saklı kısmı
Hafta tatili ücreti hangi koşulla doğar?

Tatil gününden önce 63. maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışılmış olması gerekir. Bu koşulla yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saat dinlenme verilir. Kanunen çalışılmış sayılan tatil, izin, hastalık ve dinlenme süreleri de bu hesapta çalışılmış gün gibi dikkate alınır.

Çalışılmayan hafta tatilinde ne ödenir?

İşveren, çalışılmayan hafta tatili günü için bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretini tam öder. Yüzde usulünün uygulandığı işyerinde de bu ücreti işveren öder.

Hafta tatili bölünerek kullandırılabilir mi?

Hayır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin E. 2014/19510, K. 2015/14193 sayılı kararına göre hafta tatili kesintisiz en az yirmi dört saattir ve bölünerek kullandırılamaz. Daha kısa süre, tatilin hiç kullandırılmamış sayılması sonucunu doğurur.

Hafta tatili mutlaka pazar günü mü kullanılır?

Hayır. 2429 sayılı Kanun pazar gününü esas alır; ancak diğer kanunlardaki hafta tatili hükümleri saklıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin E. 2014/19510, K. 2015/14193 sayılı kararında bu kuralın mutlak olmadığı ve tatilin pazar dışında kullandırılabileceği kabul edilmiştir.

Konaklama tesisinde tatil sonraki günlere bırakılabilir mi?

Turizm işletmesi belgeli konaklama tesisinde, işçinin yazılı talebi veya onayı varsa hak kazanılan hafta tatili bunu izleyen dört gün içinde kullandırılabilir. Bu hâlde, hak kazanılan tatilde yapılan çalışmanın günlük normal çalışma süresi kadarlık kısmı fazla çalışma hesabına girmez. İşçi onayı, otuz gün önceden yazılı bildirimle geri alabilir.

Geçmiş tatil ücreti son ücretten mi hesaplanır?

Hayır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2015/28612, K. 2017/8997 sayılı kararına göre hesap, çalışılan dönemin ücretine göre yapılır. Geçmiş ücret belirlenemiyorsa bilinen ücretin asgari ücrete oranı kullanılabilir. Terfi, unvan değişikliği veya sonradan toplu iş sözleşmesinden yararlanma varsa bu oran geçmişe uygulanmaz. Bu hâllerde bilinmeyen dönem ücreti, meslek kuruluşu araştırması ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu