Hafta Tatili Hakkı ve Hafta Tatili Ücretinin Esasları
4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesi uyarınca, kanun kapsamındaki işyerlerinde çalışan işçilere, tatil gününden önce aynı Kanunun 63 üncü maddesine göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşuluyla yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saat dinlenme hakkı verilir. Hafta tatili ücreti, bu hakka kavuşan işçinin fiilen çalışmadığı dinlenme günü için herhangi bir iş karşılığı olmaksızın ödenen bir günlük ücrettir. İşçinin dinlenmesi gereken bu günde çalıştırılması halinde ise çalışmasa dahi hak kazanacağı hafta tatili ücretine ek olarak fiilen yaptığı çalışma karşılığı bir günlük ücret daha ödenir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/22843, K. 2018/19872Kaynağı aç
Hafta tatiline ilişkin yasal düzenleme emredici niteliktedir ve bu hakkın işçi aleyhine sınırlandırılması veya azaltılması mümkün değildir; ancak bireysel ya da toplu iş sözleşmeleriyle tatil süresi ve şartları işçi lehine artırılabilir. Ayrıca, zorlayıcı ve ekonomik bir gerekçe bulunmaksızın işyerindeki faaliyetin haftanın bir veya birkaç gününde işverence tatil edilmesi durumunda, çalışılmayan günler hafta tatiline hak kazanılması bakımından fiilen çalışılmış sayılır.
Hafta Tatili İzninin Süresi, Bölünmezliği ve Kullanım Günü
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/22843 Esas ve 2018/19872 Karar sayılı içtihadında vurgulandığı üzere, hafta tatili izni kesintisiz en az yirmi dört saat olarak kullandırılmalıdır ve bölünerek uygulanması hukuken mümkün değildir. İşçiye yirmi dört saatten daha az bir süre izin kullandırılması durumunda, hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır ve buna göre ücret hakkı doğar.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinde hafta tatilinin genel olarak Pazar günü olduğu kabul edilmiştir. Bununla birlikte Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/22843 Esas ve 2018/19872 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi bu genel kural mutlak nitelikte değildir; çalışma düzenine ve işin niteliğine göre hafta tatili izninin Pazar günü haricinde haftanın başka bir gününde kullandırılması da hukuken geçerlidir.
Hafta Tatilinin Kullandırılmaması Nedeniyle İş Sözleşmesinin Feshi
Hafta tatili izninin usulüne uygun şekilde verilmemesi veya hafta tatili çalışmasına ait ücretin ödenmemesi, işçiye 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme yetkisi tanır. Bu hükme dayanarak sözleşmeyi haklı nedenle fesheden işçi, ihbar süresine uymak zorunda kalmayacağı gibi işverenden ihbar tazminatı da talep edemez. Fesih durumunda işçi, kıdem tazminatının yanı sıra fesih tarihine kadar doğup ödenmemiş olan hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarını talep edebilir.
Dava Şartı Arabuluculuk, Görevli ve Yetkili Mahkeme
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hafta tatili ücreti alacağına dayalı davaların açılmasından önce arabuluculuk sürecinin tüketilmiş olması dava şartıdır ve bu husus mahkeme tarafından kendiliğinden gözetilir. Hafta tatili alacağı taleplerinde görevli mahkeme İş Mahkemesidir; İş Mahkemesinin kurulmadığı yerlerde ise davaya Asliye Hukuk Mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar.
7036 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda yetkili mahkeme; davalı gerçek veya tüzel kişi işverenin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ya da işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. Davalıların birden fazla olması durumunda, bunlardan herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabilir. Ayrıca 4857 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin yedinci fıkrası gereğince, asıl işveren-alt işveren ilişkisinde asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan hafta tatili ücreti dahil tüm yükümlülüklerden alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur.
Hafta Tatili Çalışmasının İspatı ve Ücret Bordrolarının Değerlendirilmesi
Hafta tatili günlerinde çalıştığını ileri süren işçi, bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2012/6254 Esas ve 2014/10779 Karar sayılı kararı ile 2015/22843 Esas ve 2018/19872 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, işçinin imzasını taşıyan ücret bordroları sahteliği kanıtlanıncaya kadar kesin delil teşkil eder ve imzalı bordroda görünen alacağın ödendiği kabul edilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/6254, K. 2014/10779Kaynağı aç
Ücret bordrosunda hafta tatili sütununun boş bırakılması ya da bordronun işçi imzasını taşımaması durumunda, işçi tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille kanıtlayabilir. İspat sürecinde işyerine giriş çıkışı gösteren kayıtlar ve işyeri içi yazışmalar yazılı delil niteliği taşır; çalışmanın bu belgelerle ispatlanamaması halinde ise işyerindeki çalışma düzenini bilen tanıkların anlatımlarına başvurulabilir.
İmzalı ücret bordrolarında hafta tatili tahakkukunun yer alması durumunda işçi, kural olarak bordroda yer alandan daha fazla çalıştığını ileri süremez. Ancak işçi bordroya ihtirazi kayıt koymuşsa daha fazla çalıştığını her türlü delille ispatlayabilir; bordroyu ihtirazi kayıtsız imzalamış olsa dahi bordroda gösterilen sürenin üzerinde çalışma yapıldığını yazılı delille kanıtlaması mümkündür. Hafta tatili ücret tahakkuklarını içeren ödemelerin her ay değişken miktarlarda banka aracılığıyla yapıldığı hallerde de ihtirazi kayıt bulunmuyorsa, ödenen tutarın üzerinde çalışma yapıldığı ancak yazılı delillerle ileri sürülebilir.
Hesaplama İlkeleri, Takdiri İndirim ve Mükerrerlik Yasağı
Hafta tatili çalışmalarının tanık anlatımlarına dayanılarak uzun bir süre için hesaplanması ve tutarın yüksek çıkması halinde hesaplanan alacak üzerinden takdiri indirim yapılabilir. Buna karşılık Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/22843 Esas ve 2018/19872 Karar sayılı içtihadında açıklandığı üzere, hafta tatili çalışmasının tanık beyanları yerine yazılı belgelere ve işyeri kayıtlarına dayandığı durumlarda takdiri indirim uygulanamaz.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2017/43915 Esas ve 2017/28192 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, fazla çalışma alacağı hesabı içerisine dahil edilen hafta tatili çalışmaları için mükerrer tahsile yol açacak biçimde ayrıca hafta tatili ücretine hükmedilemez. Diğer yandan Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/8476 Esas ve 2018/13651 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, bordrolarda yer alan tahakkukların fiili çalışma karşılığı zamlı tahakkuk olmayıp çalışılmadan ödenmesi gereken çıplak yevmiyeye ilişkin olması halinde, ilgili bordro dönemlerinin hafta tatili alacağı hesabından dışlanması hukuka aykırıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/43915, K. 2017/28192Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/8476, K. 2018/13651Kaynağı aç
Hafta tatili izni bölünerek veya birkaç saat olarak kullandırılabilir mi?
Hafta tatili izni yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saat olarak kullandırılmak zorundadır, bölünerek uygulanamaz ve yirmi dört saatin altında kullandırıldığında hiç verilmemiş sayılır.
Hafta tatili mutlaka Pazar günü mü verilmelidir?
Genel kural hafta tatilinin Pazar günü olmasıdır; ancak bu kural mutlak olmayıp işyerinin çalışma düzenine göre haftanın diğer günlerinde de kesintisiz dinlenme hakkı kullandırılabilir.
Hafta tatili ücreti ödenmeyen işçi sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir mi?
Hafta tatili izninin kullandırılmaması veya ücretinin ödenmemesi işçiye haklı nedenle derhal fesih yetkisi verir; bu fesihte ihbar tazminatı talep edilemez veya ödenmezken kıdem tazminatı ve ödenmeyen alacaklar istenebilir.
Hafta tatili alacağı davası açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu mudur?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca hafta tatili ücretine ilişkin dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması dava şartıdır ve mahkemece resen incelenir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

