Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz neticelenmesi nedeniyle kamu görevine atanmama veya görevle ilişiğin kesilmesi işlemlerine karşı açılan davalar, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde yürütülür. İdari işlemlerin uygulanabilirliği kuralı uyarınca iptal davası açılmış olması dava konusu edilen işlemin icrasını kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle olumsuz işlemin doğuracağı hukuki neticelerin yargılama sonuçlanıncaya kadar geçici olarak askıya alınabilmesi için yetkili idare mahkemesinden açıkça yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Dava Açma Süresi ve Talep Usulü
Olumsuz güvenlik soruşturması işlemine karşı açılacak iptal davasında genel süre, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gündür ve bu süre hak düşürücü niteliktedir. İdari işlemlere karşı yalnızca iptal davası açılması işlemin yürütülmesini durdurmadığından, idari kararın icrasının ertelenmesi amacıyla ayrıca yürütmenin durdurulmasının istenmesi gerekir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
İdari yargılama hukukunda yürütmenin durdurulması kararı mahkeme tarafından kendiliğinden verilemez. Bu yöndeki istemin, davaya bakan idare mahkemesine sunulan dava dilekçesinde açık ve gerekçeli olarak yer alması zorunludur. Talepte bulunulmaması durumunda mahkeme re'sen koruma tedbiri uygulayamaz. Ayrıca 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 10. fıkrası gereğince, aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulması mümkün değildir.
Yürütmenin Durdurulması Kararı Verilmesinin Kanuni Koşulları
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 2. fıkrasına göre yürütmenin durdurulabilmesi, dava konusu işlemin açık bir hukuka aykırılık barındırması ve uygulanması durumunda telafisi güç ya da imkânsız nitelikte zararlar meydana getirmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. Yargı mercileri, davalı idarenin savunmasını aldıktan veya kanuni savunma süresi dolduktan sonra gerekçesini ortaya koyarak bu kararı verebilir. Kararlarda, işlemin hangi sebeplerle açıkça hukuka aykırı olduğu ile doğabilecek telafisi güç veya imkânsız zararların nelerden ibaret bulunduğunun belirtilmesi zorunludur.
2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinde, uygulanmakla etkisi tükenecek işlemler yönünden idarenin savunması beklenmeksizin de savunma alındıktan sonra yeniden incelenmek üzere yürütmenin durdurulabileceği düzenlenmiştir. Bununla birlikte kanunun açık hükmü gereğince, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz. Bu nitelikteki kamu personeli işlemlerinde yürütmenin durdurulması kararı kural olarak idarenin savunması alındıktan ya da yasal savunma süresi dolduktan sonra verilir.
Açıkça hukuka aykırılık koşulu kapsamında, idarece tesis edilen olumsuz güvenlik soruşturması kararının gerekçesiz olması ya da dayanak somut verilerin ortaya konulamaması işlemi sebep unsuru yönünden sakatlar ve denetlenemez kılar. Bunun yanı sıra somut, güncel, ifa edilecek kamu göreviyle doğrudan bağlantılı ve yargısal denetime elverişli bulunmayan soyut istihbari nitelikteki bilgi ve iddialar üzerinden tesis edilen işlemler açık hukuka aykırılık iddiasına dayanak oluşturur.
Ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kovuşturmaya yer olmadığı, beraat veya düşme kararlarının idarece gözardı edilmesi, işlemin hukuka uygunluğunu tartışmaya açar; devam eden ceza soruşturmalarında ise masumiyet karinesi esastır. Görevle bağlantısı kurulmayan veya güncelliğini yitirmiş kayıtlara dayanılması da bu kapsamda ileri sürülebilir. Öte yandan 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesine dayanılarak yürütmenin durdurulması kararı verilemez.
Telafisi güç veya imkânsız zararın varlığı şartı yönünden güvenlik soruşturması davalarında temel ölçüt, adayın kamu görevine girişinin haksız yere gecikmesi ve atama hakkını fiilen kullanamamasıdır. Kişinin hukuka aykırı işlem sebebiyle gelir kaybına uğraması ve mesleki kariyer gelişiminin sekteye uğraması, dava sonuçlanıncaya kadar geçen sürede telafisi güç veya imkânsız nitelikte ağır hak kayıpları olarak değerlendirilir.
Yargılama Usulü, Teminat ve Kararların Yazılması
İdare mahkemesi, dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığını anlarsa, davalı idarenin savunmasını beklemeksizin istemi reddedebilir. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda usul ekonomisi ve telafisi güç zararların önlenmesi amacıyla kanundaki tebligat ve cevap süreleri kısaltılabileceği gibi tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. Ayrıca yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları idari yargıda öncelikle incelenir ve karara bağlanır.
2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 6. fıkrası uyarınca yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre mahkemece teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kişilerden hiçbir surette teminat alınmaz. Teminata ilişkin uyuşmazlıklar kararı veren mahkemece çözümlenir. Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararların ise en geç 15 gün içinde yazılması ve imzalanması kanuni bir yükümlülüktür.
Kararın Niteliği ve İtiraz Usulü
Yürütmenin durdurulması kararı davanın kesin biçimde kazanıldığını, istemin reddi ise davanın esastan kaybedildiğini göstermez. Bu karar, nihai hükme kadar dava konusu idari işlemin icrasını geçici olarak askıya alan bir ara karardır; davanın esasına ilişkin inceleme mahkemece nihai karar tesis edilene kadar bağımsız biçimde sürdürülür. Yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde adayın doğrudan ve kesin olarak göreve başlatılacağı söylenemez; somut mahkeme kararının kapsamı ve idari uygulamanın niteliği belirleyici olur.
Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 7. fıkrası uyarınca itiraz mercii kararın verildiği yargı yerine göre belirlenir; idare ve vergi mahkemeleri ile tek hâkim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine, Danıştay dava dairelerince verilen kararlara karşı konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı ise en yakın bölge idare mahkemesine başvurulur. İtiraz edilen merciler dosyanın kendilerine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
Mahkeme Kararının Uygulanması ve İdarenin Sorumluluğu
2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 1. fıkrası uyarınca idare, esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu kanuni süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak 30 günü geçemez. Dolayısıyla idare mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararı kendiliğinden bağlayıcı olup idareye tanınan azami süre 30 gün ile sınırlandırılmıştır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Mahkeme kararlarına göre yasal süresi içinde işlem tesis edilmemesi veya eylemde bulunulmaması durumunda idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 4. fıkrasının emredici hükmü uyarınca, mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi halinde tazminat davası kamu görevlisinin şahsına karşı değil, ancak ve yalnız ilgili idare aleyhine açılabilir.
Güvenlik soruşturması davasında yürütmenin durdurulması nasıl istenir?
Yürütmenin durdurulması, olumsuz işleme karşı açılan iptal davasına bakan idare mahkemesinden dava dilekçesinde açık ve gerekçeli olarak talep edilmelidir; mahkemece re'sen yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.
Güvenlik soruşturmasında yürütmenin durdurulması için hangi şartlar aranır?
İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur; mahkeme kararında bu gerekçelerin ve zararların belirtilmesi gerekir.
İdare savunma vermeden yürütmenin durdurulması kararı verilebilir mi?
Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, nakil ve görevlendirme işlemleri kanunen uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmadığından, kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra karar verilir.
Yürütmenin durdurulması kararına karşı kaç gün içinde itiraz edilebilir?
Yürütmenin durdurulması kararlarına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir; idare mahkemesi kararlarına karşı bölge idare mahkemesine, Danıştay daire kararlarına karşı İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı ise en yakın bölge idare mahkemesine başvurulur ve itiraz mercii yedi gün içinde kesin karar verir.
Yürütmenin durdurulması kararı idare tarafından ne kadar sürede uygulanmalıdır?
İdare, yürütmenin durdurulması kararının gereklerine göre gecikmeksizin işlem tesis etmekle yükümlü olup bu süre kararın idareye tebliğinden itibaren hiçbir şekilde 30 günü geçemez.
Yürütmenin durdurulması kararını uygulamayan idareye karşı ne yapılabilir?
Mahkeme kararının gereğini 30 günlük yasal süre içinde yerine getirmeyen idareye karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir; bu dava kamu görevlisinin şahsına karşı değil, doğrudan ilgili idare aleyhine açılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

