Gürültüye neden olma suçu, ilgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı hareket edilerek başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli biçimde gürültüye yol açılmasıyla oluşur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 183. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu fiili işleyen kişi hakkında iki aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Suçla korunan hukuki yarar; kişilerin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı ile gürültü kirliliği nedeniyle insanların maddi ve manevi varlıklarının zarar görmesinin önlenmesidir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 183Kaynağı aç
Suçun Maddi ve Manevi Unsurları ile Failin Durumu
Gürültüye neden olma suçunun faili herkes olabilir; fail olmak için kanunda özel bir sıfat aranmadığından özgü suç niteliği taşımaz. Bununla birlikte suçun faili yalnızca gerçek kişiler olabilir. Failin bizzat gürültü çıkarması zorunlu olmayıp gürültüye neden olması suçun oluşumu bakımından yeterlidir.
Suç tehlike suçu niteliğindedir. Bu nedenle fiilin tamamlanması için somut bir zararın meydana gelmesi aranmaz; eylemin mağdur veya mağdurların sağlıklarını tehlikeye düşürmeye elverişli olması yeterlidir. Manevi unsur bakımından gürültüye neden olma suçu kasten işlenebilen fiillerdendir. Kanunda taksirli haline yer verilmediğinden taksirle işlenemez. Kast, doğrudan kast olabileceği gibi olası kast şeklinde de gerçekleşebilir. Suçun kasıtlı yapısı gereği 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında her türlü iştirak mümkündür.
Sağlığa Zarar Verme Elverişliliğinin Tespiti
Gürültüye neden olma fiilinin sübutu açısından ortaya çıkan sesin yüksekliği ölçülmelidir. Sesin süresi ve sürekliliği dikkate alınarak insan sağlığının zarar görmesine elverişli nitelikte olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu veya halk sağlığı uzmanlarından rapor alınması gerekir.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu ile Farkları
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda fail, sırf bir kimsenin huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla ısrarla telefon etmekte, gürültü yapmakta ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunmaktadır. Bu fiil mağdurun şikayetine bağlı olup fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 123Kaynağı aç
Buna karşın 5237 sayılı Kanun'un 183. maddesinde düzenlenen gürültüye neden olma suçunda fail belirli bir kişiyi hedef almamaktadır. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda belirli bir kimseye yönelme ve ısrar unsurları aranırken, gürültüye neden olma suçunda kanuni yükümlülüklere aykırılık ve insan sağlığının zarar görmesine elverişlilik esastır.
Ceza Yaptırımı ve Adli Para Cezası İlkeleri
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 183. maddesinde hapis cezası ile adli para cezası seçimlik olarak belirlenmiştir. Bu yaptırımlar seçimlik düzenlendiğinden her iki cezanın birlikte uygulanması mümkün değildir. Adli para cezasının tercih edilmesi durumunda 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesindeki genel esaslar geçerlilik taşır.
5237 sayılı Kanun'un 52. maddesinin birinci fıkrası uyarınca adli para cezası, aksine hüküm bulunmayan hallerde en az beş ve en fazla yediyüzotuz gün üzerinden belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanır ve Devlet Hazinesine ödenir. Bir gün karşılığı miktar, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak en az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olarak takdir edilir. Kararda, esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 52Kaynağı aç
Hakim, adli para cezasının ödenmesi için hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yılı aşmamak üzere mehil verebileceği gibi süresi iki yılı geçmemek ve taksit sayısı dörtten az olmamak şartıyla taksitlendirme yoluna da gidebilir. Taksitlendirme yapıldığında taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi durumunda geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen cezanın hapse çevrileceği kararda belirtilir.
İçtima Kuralları ve Sağlığın Fiilen Bozulması
Gürültüye neden olma fiilinde sağlığının bozulması tehlikesine maruz kalan kişi sayısı birden fazla olsa dahi eylem tek suç oluşturmaya devam eder; tek fiille birden fazla kişiye karşı suç oluşmadığı gerekçesiyle zincirleme suç hükümleri uygulanmaz. Tek bir gürültüye neden olma eylemiyle birden fazla kimsenin yaralanması hâlinde de zincirleme suç hükümleri uygulanmaz.
Gürültüye neden olma fiilinin işlenmesi sonucunda kişilerin sağlığı da fiilen bozulmuşsa, fail her iki suçtan da cezalandırılır.
Soruşturma Usulü, Koruma Tedbirleri ve Kanun Yolları
Gürültüye neden olma suçu şikayete bağlı suçlar arasında yer almaz ve resen takip edilir. Yapılan suç duyuruları ihbar niteliğindedir ve herhangi bir şikayet süresi bulunmaz. 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesi gereğince, seçimlik cezaları gerektiren suçlarda hapis cezası esas alınmakta olup beş yıldan fazla olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Zamanaşımı tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar; fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup 15 yaşını doldurmamış olanlar hakkında sürenin yarısı, 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını doldurmamış kişiler hakkında ise üçte ikisi uygulanır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Gürültüye neden olma suçu genel kural olarak uzlaşma kapsamında düzenlenen suçlar arasında yer almadığından uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. Bununla birlikte 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması şartıyla suça sürüklenen çocuklar bakımından üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar uzlaştırma kapsamına dahil bulunmaktadır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
Soruşturma yönünden zorunluluk bulunması ve somut delillerin varlığı durumunda Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli yirmi dört saati aşmamak üzere gözaltına alınabilir. Bununla birlikte 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, vücut bütünlüğüne yönelik kasten işlenen suçlar haricinde ceza üst sınırı iki yılı aşmayan fiillerde bu tedbire başvurulamayacağından gürültüye neden olma suçunda tutuklama kararı verilemez.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
Yargılama sonucunda verilen hapis cezasının iki yıl veya daha az olması halinde, yasal koşulların varlığı durumunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. Kanun yolu bakımından ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen mahkûmiyetler hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ile bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolu kapalıdır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 286Kaynağı aç
Gürültüye neden olma suçu şikayete bağlı mıdır?
Gürültüye neden olma suçu şikayete tabi bir suç olmayıp adli makamlarca resen takip edilir; bu nedenle herhangi bir şikayet süresi bulunmaz.
Gürültüye neden olma suçunda tutuklama kararı verilebilir mi?
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenmeyen suçlarda tutuklama kararı verilemeyeceğinden, bu suçta tutuklama kararı verilemez.
Gürültüye neden olma suçunun işlenmesi neticesinde bir kimsenin sağlığı fiilen bozulursa ne olur?
Gürültüye neden olma suçunun işlenmesi sonucunda kişilerin sağlığı da bozulmuşsa, fail her iki suçtan da cezalandırılır.
Gürültüye neden olma suçunda uzlaşma hükümleri uygulanır mı?
Gürültüye neden olma suçu kural olarak uzlaşma kapsamında değildir; ancak suça sürüklenen çocuklar bakımından, mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması şartıyla üst sınırı üç yılı aşmayan suçlar kapsamında değerlendirilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

