Evde sabun veya çorap paketleme vaadiyle bir kimseden menfaat sağlanması, hileli davranış, aldatma, zarar ve yarar birlikte gerçekleştiğinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesindeki dolandırıcılık suçunu oluşturur. Bu suçta hapis cezası bir yıldan beş yıla kadardır; ayrıca beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. İşe başlamak için ön ödeme istenmesi, sayılan unsurların o olayda birlikte gerçekleştiğini kendiliğinden göstermez. Nitelikli hâl, 158. maddenin birinci fıkrasında sayılan hâllerden birinin gerçekleşmesine bağlıdır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Dolandırıcılık suçunun unsurları
Sosyal medyada evde sabun paketleme veya çorap paketleme başlığıyla paylaşılan ilanlara başvuran kişilerden genellikle kapora, sigorta ücreti, vergi ödemesi, dosya masrafı ya da kargo ücreti adı altında ön ödeme istendiği anlatılır. Ödemeden sonra iletişimin kesilmesi ve vaat edilen işin verilmemesi de bu tabloda yer alır. İlanın başlığı ve ön ödeme istemi, hile, aldatma, zarar ve yarar tamamlanmadan her başvuruyu suç hâline getirmez.
157. madde, hileli davranışı, bu davranışla bir kimsenin aldatılmasını, aldatılanın veya bir başkasının zararını ve failin kendisine ya da başkasına sağladığı yararı birlikte arar. Zarar gören ile yarar sağlayan kişinin aynı olması gerekmez. Yarar fail dışında bir kişiye de yönelebilir. Zarar da aldatılan kişinin dışında bir başkasının zararı olabilir.
Nitelikli hâller ve ceza sınırları
158. maddenin birinci fıkrasında sayılan hâllerde dolandırıcılık işlenirse üç yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu hâllerde ayrıca beş bin güne kadar adli para cezası vardır. Genel aralık, fıkrada ayrıca sınırlanan bentler bakımından o bentlere özgü alt sınır cümlesine göre uygulanır.
(e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz. Adli para cezasının miktarı da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Dört yıllık hapis alt sınırı ile menfaatin iki katına bağlanan adli para cezası, metinde (e), (f), (j), (k) ve (l) bentleri için yazılmıştır. (d) bendindeki kamu kurumu, kamu meslek kuruluşu, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliğinin araç olarak kullanılması ile (g) bendindeki basın ve yayın kolaylığı nitelikli hâldir. Bu iki bent, alt sınır cümlesinde sayılmamıştır.
Dolandırıcılık, kamu kurumu veya kuruluşu, kamu meslek kuruluşu, siyasi parti, vakıf ya da dernek tüzel kişiliği araç kılınarak işlenirse birinci fıkranın (d) bendi uygulanır. Madde metni, sahte belge veya logonun tek başına bu bendi gerçekleştirdiğini yazmaz.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık, birinci fıkranın (f) bendidir. Bent, bilişim sistemini de banka veya kredi kurumunu da araç olarak kullanmayı anar. Bu bent, dört yıllık hapis alt sınırı ile menfaatin iki katından az olamayan adli para cezasına tabidir.
Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenen dolandırıcılık, birinci fıkranın (g) bendinde ayrı bir nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir. (g) bendi, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentleri için öngörülen dört yıl ve menfaatin iki katı alt sınırı cümlesinde geçmez.
Birlikte işleme ve zincirleme suç
158. maddenin üçüncü fıkrasına göre bu maddedeki ve 157. maddedeki suçlar üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse verilecek ceza yarı oranında artırılır. Suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse artırım bir kattır. Artırım, birlikte hareket eden en az üç kişi veya örgüt faaliyeti koşuluna bağlıdır. Birden fazla mağdur bulunması bu fıkrada yazılı bir artırım sebebi değildir.
43. maddenin birinci fıkrasına göre bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi hâlinde tek cezaya hükmedilir. Bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri aynı suç sayılır. Hüküm; aynı suç işleme kararı, değişik zamanlar ve aynı kişiye karşı işlenme şartlarına bağlıdır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 43Kaynağı aç
Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da birinci fıkra hükmü uygulanır. Bu hüküm, dolandırıcılığın mağduru belli olmayan suçlardan olduğunu söylemez.
Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da birinci fıkra hükmü uygulanır. Şart, fiilin tek olmasıdır. Değişik zamanlarda ayrı kişilere karşı işlenen fiiller bu fıkrayla düzenlenmez. Üç veya daha fazla kişinin birlikte işlemesine bağlanan artırım ise 158. maddenin üçüncü fıkrasına aittir.
Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında 43. madde hükümleri uygulanmaz. İstisna, metinde bu dört suçla sınırlı yazılmıştır.
Etkin pişmanlık
Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas ve taksirli iflas suçları tamamlandıktan sonra, kovuşturma başlamadan önce fail, azmettiren veya yardım eden bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderirse verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Üçte iki üst sınırdır. Cezanın ortadan kalkacağı bu fıkrada yazmaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
Etkin pişmanlık kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce gösterilirse verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. Bu oran da üst sınırdır ve cezanın tamamen kalkması anlamına gelmez. Birinci fıkradaki suçlar ile zararın tamamen giderilmesi bağlamı bu fıkrada da korunur.
Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranır. Tam giderme ile kısmi giderme bu nedenle farklı şartlara bağlanmıştır.
Karşılıksız yararlanma suçunda fail, azmettiren veya yardım eden pişmanlık gösterip mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin ederse kamu davası açılmaz. Zarar hüküm verilinceye kadar tamamen giderilirse verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Kişi bu fıkradan iki defadan fazla yararlanamaz. Fıkra yalnız karşılıksız yararlanma suçunu anar. Dolandırıcılıkta kamu davasının açılmaması veya üçte bir oranında indirim bu fıkraya dayanmaz.
Kişisel veriler ve idari para cezaları
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hukuka aykırılık ve bilginin kişisel veri niteliği, olayın kendi şartlarına göre değerlendirilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 136Kaynağı aç
6698 sayılı Kanun'un 18. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 10. maddedeki aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyenler hakkında 5.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar idari para cezası öngörür. Yaptırım, aydınlatma yükümlülüğünün ihlaline bağlıdır.
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 18Kaynağı aç
Aynı fıkranın (b) bendi, 12. maddedeki veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyenler için 15.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası öngörür. Aralık, veri güvenliği yükümlülüğüne bağlanmıştır.
Birinci fıkranın (c) bendi, 15. maddeye göre Kurulun verdiği kararın yerine getirilmemesi hâlinde 25.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası öngörür. Bent, Kurul kararının bulunmasını şart olarak yazar.
16. maddede öngörülen sicil kaydı ve bildirim yükümüne aykırı hareket edenler hakkında birinci fıkranın (ç) bendi, 20.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası öngörür.
(d) bendi, 9. maddenin beşinci fıkrasındaki bildirimi yapmayanlar hakkında 50.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası verileceğini düzenler.
(a), (b), (c) ve (ç) bentlerindeki idari para cezaları veri sorumlusuna uygulanır. (d) bendindeki idari para cezası ise veri sorumlusuna veya veri işleyen gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerine uygulanır. Cezanın muhatabı uygulanan bende göre değişir.
Kurul tarafından verilen idari para cezalarına karşı idare mahkemelerinde dava açılabilir. Dava yolu, Kurulun verdiği idari para cezasına ilişkindir.
Birinci fıkrada sayılan eylemler kamu kurumu veya kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu içinde işlenirse, Kurulun bildirimi üzerine disiplin işlemi yapılır. Memurlar, diğer kamu görevlileri ve meslek kuruluşunda görev yapanlar bu işlemin muhatabıdır; sonuç Kurula bildirilir. Fıkra, kamu kurumu ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu bünyesini düzenler.
Bu idari para cezaları aydınlatma, veri güvenliği, Kurul kararı, sicil kaydı ve bildirim yükümlülüklerine bağlanmıştır. Kişisel veriyi hukuka aykırı verme, yayma veya ele geçirme ise 136. maddedeki hapis cezasının konusudur. İki düzenleme aynı fiili ve aynı yaptırımı yazmaz.
Belirtiler ve suç duyurusu
Kapora veya sigorta ücreti istenmesi, cayılması hâlinde ceza ödeneceğine dair sözler, mesajlaşma üzerinden gönderilen sözde sözleşme ve sahte faturalar ile hesap açıklamasına özel kod yazdırılması, dolandırıcılık ihtimalini yükselten belirtiler arasında sayılır. Bu belirtiler, hile, aldatma, zarar ve yarar unsurlarının ve 158. maddedeki bentlerin yerine geçen ayrı bir hüküm değildir.
İşe başlamadan kapora, kargo bedeli veya sigorta gerekçesiyle ödeme istenmesi, nitelikli dolandırıcılık yapılıyor olabileceğine işaret eden bir belirtidir. Hangi bendin gerçekleştiği bu belirtiden kendiliğinden çıkmaz.
Yazışmalar ve ödeme dekontları saklanabilir; mesajlaşma numarası ekran görüntüsüyle belgelenebilir. Bu tür bir iddiada Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir. Banka dekontu ve mesaj kayıtları varsa ödenen tutarın geri alınması için ceza yolunun yanında hukuk yolu da gündeme gelebilir. Sahte kimlik kullanılması her olayın sabit olgusu değildir.
Kimlik fotoğrafı, adres veya T.C. kimlik numarasının karşı tarafın eline geçmesi hâlinde, e-Devlet üzerinden kişi adına şirket açılıp açılmadığı kontrol edilebilir. Kişisel verinin hukuka aykırı verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi ayrı olarak 136. madde kapsamında değerlendirilir.
İnternet üzerinden ilan kararları
Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 2016/12477 esas ve 2016/11077 karar sayılı, 26.12.2016 tarihli kararında olay, bir internet sitesinde araç satış ilanı verilmesi, satış için kapora istenmesi, aynı gün bildirilen posta hesabına havale yapılması ve paranın çekilmesi biçimindedir. Karar, bu olayı bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarının işlendiği iddia ve kabul edilen olay olarak tanımlar. Sanık müdafisinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek hüküm oyçokluğuyla onanmıştır. Onama, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan ve karar yerinde gösterilen deliller ile mahkemenin kovuşturma sonucuna uygun kanaatine dayandırılmıştır.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2016/12477, K. 2016/11077Kaynağı aç
Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 2016/11130 esas ve 2016/8256 karar sayılı, 22.09.2016 tarihli kararında iddia edilen olay, bir internet sitesinde satılık tekne motoru ilanı verilmesi ve bildirilen hesaba ödeme yapılmasına rağmen sanığa bir daha ulaşılamamasıdır. Daire, sabit görülen bu eylemlerin bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde isabetsizlik görmemiştir. Suç vasfı bu kararla yeniden kurulmamış; düzeltilen husus dışında kalan yönler usul ve yasaya uygun bulunarak hüküm oyçokluğuyla düzelterek onanmıştır.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2016/11130, K. 2016/8256Kaynağı aç
Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 2015/9611 esas ve 2016/9157 karar sayılı, 27/10/2016 tarihli kararında iddia edilen olay, bir internet sitesindeki cep telefonu ilanı üzerine bildirilen banka hesabına para yatırılması, telefonun alınamaması ve sanığa ulaşılamamasıdır. Temyize konu hüküm, dolandırıcılık suçu için Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinin birinci fıkrası ile 62, 52 ve 50. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52. madde uyarınca kurulan mahkûmiyet olarak gösterilmiştir. Sanığın banka kartını akrabasına verdiği ve ilanı bildirdiği kişilerin savunması karşısında, bu kişilerin varlığı araştırılıp usulünce celp edilip dinlenmeden mahkûmiyet kurulması eksik araştırma sayılmıştır. Kabule göre, sanığın ilanı verdiğinin anlaşılması hâlinde eylemin 158. maddenin birinci fıkrasının (f) bendindeki nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağının gözetilmemesi suç vasfında yanılgı kabul edilmiştir. Hüküm, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca bozulmuştur. Bozma oybirliğiyle, bozma gerekçesi oyçokluğuyladır. Aynı kararda bu Kanun'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine karar verilmiştir. Bu bozma, 158. maddenin birinci fıkrasının (f) bendinden yeni bir mahkûmiyet kurulduğu anlamına gelmez.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/9611, K. 2016/9157Kaynağı aç
Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 2015/9049 esas ve 2016/8158 karar sayılı, 23.06.2016 tarihli kararında iddia olunan olay, sanığın kendisine ait olmayan konut için internette ilan vermesi, bu yeri katılana kiralaması ve kaparo, kira bedeli ile depozito adı altında menfaat temin etmesidir. Bozma nedeni, eylemin internet üzerinden katılanla bağlantı kurularak gerçekleştirilmesi nedeniyle, fiilin 158. maddenin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamına girip girmediğine ilişkin delillerin takdir ve tartışmasının ağır ceza mahkemesine ait olması ve görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı hüküm kurulmasıdır. Sair yönler incelenmemiştir. Hüküm, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca bozulmuştur. Karar, gerekçe bakımından oyçokluğu ve bozma bakımından oybirliğiyle verilmiştir. Bu gerekçe, suç vasfını kesin olarak (f) bendi kapsamında kabul etmez.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/9049, K. 2016/8158Kaynağı aç
Bu kararların olayları araç satışı, tekne motoru satışı, cep telefonu satışı ve konut kiralama ilanlarıdır. Evde sabun veya çorap paketleme vaadi, bu vaat karşılığı ön ödeme ve sosyal medyadaki paketleme ilanı bu olayların konusu değildir. Araç ve tekne motoru ilanlarındaki kabul ile cep telefonu ilanındaki bozma gerekçesi, paketleme vaadinin 158. maddenin birinci fıkrasının (f) bendini gerçekleştirdiği biçiminde genel bir kural oluşturmaz. Konut ilanına ilişkin kararda (f) bendinin gerçekleşip gerçekleşmediği ağır ceza mahkemesinin takdirine bırakılmış, suç vasfı kesin kabul görmemiştir. Basın ve yayın araçlarına ilişkin (g) bendi, (f) bendinden ayrı bir nitelikli hâldir.
Sık sorulan sorular
Evde paketleme için istenen ön ödeme dolandırıcılık mıdır?
Hileli davranışla aldatma, zarar ve yarar birlikte gerçekleşirse Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesindeki dolandırıcılık suçu oluşur. Ön ödeme istemi bu unsurları kendiliğinden tamamlamaz. Sabun veya çorap paketleme başlıklı ilanda kapora, sigorta, vergi, dosya masrafı veya kargo ücreti istenmesi ve sonrasında işin verilmemesi bu değerlendirmenin konusu olabilir.
Evde paketleme vaadi nitelikli dolandırıcılık mıdır?
Nitelikli dolandırıcılık, ancak Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinde sayılan hâllerden biri gerçekleşirse gündeme gelir. Paketleme vaadinin kendisi bu bentlerden biri olarak yazılmamıştır. Bilişim sisteminin, banka veya kredi kurumunun araç olarak kullanılması (f) bendinin, basın ve yayın kolaylığı ise (g) bendinin konusudur.
Zarar geri ödenirse ceza ortadan kalkar mı?
Hayır. Dolandırıcılık tamamlandıktan sonra ve kovuşturma başlamadan önce fail, azmettiren veya yardım eden bizzat pişmanlık göstererek zararı aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderirse verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce gösterilen etkin pişmanlıkta indirim yarıya kadardır. Her iki hâl de üst sınırdır ve cezayı ortadan kaldırmaz.
Kısmi ödeme etkin pişmanlık için yeterli midir?
Kısmen geri verme veya tazminde etkin pişmanlık hükümleri, ayrıca mağdurun rızası varsa uygulanabilir. Tam giderme bu rıza şartına bağlanmamıştır.
Ödeme yapılırsa kamu davası açılmaz mı?
Dolandırıcılıkta kamu davasının bu nedenle açılmayacağı yazmaz. Kamu davasının açılmaması, soruşturma tamamlanmadan zararın tamamen tazmin edilmesi şartıyla ve iki defadan fazla yararlanılamaması kaydıyla yalnız karşılıksız yararlanma suçu için düzenlenmiştir.
Kimlik veya adres bilgisi istenirse hangi suç değerlendirilir?
Kişisel verilerin hukuka aykırı verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kimlik fotoğrafı, adres veya T.C. kimlik numarasının karşı tarafa geçmesi hâlinde e-Devlet üzerinden adınıza şirket açılıp açılmadığı ayrıca kontrol edilebilir.
Şikâyette hangi belgeler saklanabilir?
Yazışmalar, ödeme dekontları ve mesajlaşma numarasının ekran görüntüsü saklanarak Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir. Banka dekontu ve mesaj kayıtları varsa ödenen tutar için ceza yolunun yanında hukuk yolu da gündeme gelebilir.
Birden fazla kişi birlikte işlerse ceza nasıl değişir?
Üç veya daha fazla kişi suçu birlikte işlerse verilecek ceza yarı oranında artırılır. Suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse artırım bir kattır. Artırım bu iki koşula bağlıdır.
İnternet ilanı paketleme vaadinde (f) bendini gerçekleştirir mi?
Hayır. (f) bendi, bilişim sisteminin, banka veya kredi kurumunun araç olarak kullanılmasını arar. Araç, tekne motoru, cep telefonu ve konut ilanına ilişkin kararlar evde paketleme vaadine ilişkin değildir ve bu vaat için (f) bendini gerçekleştiren genel bir kural kurmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

