Gümrük Hukukunda Incoterms Uyuşmazlıkları ve Yaptırımlar

by Avukat Erdal Ersoy
Gümrük Hukukunda Incoterms Uyuşmazlıkları ve Yaptırımlar

Incoterms Kurallarının Hukuki Niteliği ve Satış Sözleşmesindeki Yeri

Incoterms kuralları; tarafların malların teslimi, hasarın intikali, masrafların bölüşümü, sigorta ve belgelere ilişkin hak ve borçları başta olmak üzere satış sözleşmelerinin belirli hükümlerini düzenleyen bir kurallar bütünüdür. Bu kurallar müstakil bir satış sözleşmesi niteliği taşımamakta ve taraflar arasındaki satış sözleşmesinin yerine geçmemektedir. Uluslararası ticarette kullanılan bu kurallar, sözleşmenin teslim ve masraf paylaşımı gibi belirli boyutlarını tayin etmektedir.

Gümrük Beyannamesinde Teslim Şekilleri ve Usulsüzlük Cezaları

Gümrük idareleri, gümrük beyannamelerinde eşyanın teslim şeklinin Incoterms kurallarına aykırı doldurulduğu ve Gümrük Beyannamesi Kullanma Talimatı'na uyulmadığı gerekçesiyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 241 inci maddesi kapsamında beyanname başına özel usulsüzlük cezası tatbik edebilmektedir. İdarece düzenlenen ceza yazılarında; FOB, CIF, FAS ve CFR gibi yalnızca deniz ve iç su taşımacılığına özgü terimlerin, diğer taşıma türlerine tabi tutulmuş eşyaların beyannamelerinde kullanıldığı iddiasına dayanılmaktadır.

Gümrük Yönetmeliği'nin 14 numaralı ekinde yer alan Gümrük Beyannamesi Kullanma Talimatı Resmî Gazete'de yayımlanmış olmakla birlikte, beyanname kutularında kullanılacak kodlar yazılı olarak yayımlanmamıştır. Bu kodların kullanımını zorunlu kılan asli veya ikincil bir düzenleme de bulunmamaktadır. Gümrük mevzuatında Incoterms kurallarının uygulanmasını zorunlu kılan bir hüküm yer almadığı gibi Gümrük Yönetmeliği'ne ekli beyanname talimatında da bu kurallara herhangi bir atıf yapılmamıştır.

Teslim Şeklinin Gümrük Kıymetine Etkisi ve Yaptırım Rejimi

Teslim şekli gümrük kıymetini ilgilendiren bir konudur. Gümrük Kanunu ve ilgili mevzuatta konuya dair iki tür ceza düzenlemesi yer almaktadır: Birincisi gümrük kıymeti eksikliğinden kaynaklanan vergi farkı ve üç kat cezası, ikincisi ise beyannamenin eki belgelere uygun doldurulmamasından ileri gelen usulsüzlük cezasıdır. Bu doğrultuda, mevzuatta açıkça zorunlu tutulmayan kurallara dayanılarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 241 inci maddesi kapsamında uygulanan özel usulsüzlük cezalarına karşı mükellefler tarafından iptal davası açılması hukuken mümkündür.

Gümrük Kıymetinin Tespiti ve Yasal Esaslar

4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre ithal eşyasının gümrük kıymeti satış bedelidir; bu bedel ise Türkiye'ye ihraç amacıyla gerçekleştirilen satışta 27 ve 28 inci maddeler uyarınca gereken düzeltmelerin uygulandığı, fiilen ödenen ya da ödenecek tutarı ifade eder. Anılan maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi doğrultusunda, 27 nci maddedeki ilave kalemleri hariç olmak üzere, alıcının pazarlama işlemleri de dahil kendi nam ve hesabına yürüttüğü faaliyet masrafları, satıcının menfaatine bulunsa ya da satıcıyla varılan bir mutabakata dayansa dahi satıcıya yöneltilmiş dolaylı ödeme sayılmaz ve eşyanın kıymeti belirlenirken fiilen ödenen yahut ödenecek tutara eklenemez.

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – 1. İthal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28 inci maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır. Şu kadar ki, eşyanın satış bedelinin gümrük kıymetine esas alınabilmesi, aşağıdaki koşullara bağlıdır: a) Eşyanın alıcısı tarafından elden çıkartılması veya kullanımı; – Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı ve bunların yetkili kıldığı merciler tarafından konulmuş olan,[24] – Eşyanın tekrar satılabileceği coğrafi bölgeyi sınırlayan, – Eşyanın kıymetini önemli bir ölçüde etkilemeyen, Kısıtlamalar dışında, hiçbir kısıtlamaya tabi olmamalıdır. b) Satış veya fiyat, kıymeti belirlenmekte olan eşya bakımından, kıymeti tespit edilemez bir koşul veya edim konusu olmamalıdır. c) Eşyanın alıcı tarafından tekrar satışı veya diğer herhangi bir şekilde elden çıkartılması ya da kullanımı sonucu doğan hasılanın bir bölümünün doğrudan veya dolaylı olarak satıcıya intikal etmesi halinde, ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına 27 nci madde hükümlerine göre ilave yapılabilmelidir. d) Alıcı ve satıcı arasında bir ilişki bulunmamalı; ilişkinin varlığı durumunda ise, satış bedeli bu maddenin 2 nci fıkrası hükümlerine göre gümrük kıymeti olarak kabul edilebilir nitelikte olmalıdır. 2. a) Yukarıdaki fıkra hükümlerini uygulayarak satış bedelinin belirlenmesinde, alıcı ile satıcı arasında bir ilişkinin varlığı, satış bedelinin reddedilmesi için tek başına yeterli bir neden oluşturmaz. Böyle durumlarda, satışa ilişkin koşullar incelenerek, bu ilişkinin fiyatı etkilemediği belirlenirse, satış bedeli kabul edilir. Gümrük idaresi, beyan sahibi veya diğer kaynaklardan elde ettiği bilgilere dayanarak, söz konusu ilişkinin fiyatı etkilediği kanısına varırsa, bu hususları beyan sahibine yazılı olarak bildirir. Süresi içinde verilmek şartıyla beyan sahibinin cevap hakkı saklıdır. b) Birbirleri ile ilişkisi bulunan kişiler arasındaki bir satışta, beyan sahibi satış bedelinin aynı veya yakın bir tarihte gerçekleşen aşağıda yer alan emsal kıymetlerden birine çok yakın olduğunu ispatlarsa, bu satış bedeli kabul edilerek, eşyanın kıymeti 1 inci fıkra hükümlerine göre belirlenir. – Türkiye'ye ihraç amacıyla satılan aynı veya benzer eşyanın birbiriyle hiçbir ilişkisi bulunmayan satıcılar ve alıcılar arasında satışındaki satış bedeli, – Aynı veya benzer eşyanın, 25 inci maddenin 2 nci fıkrasının (c) bendi hükümlerine göre belirlenen gümrük kıymeti, – Aynı veya benzer eşyanın, 25 inci maddenin 2 nci fıkrasının (d) bendi hükümlerine göre belirlenen gümrük kıymeti. Yukarıdaki emsal kıymetlerle yapılan kıyaslama sırasında, ticari düzeye, miktara, 27 nci maddede sayılan unsurlara ve alıcı ile satıcı arasında ilişkin bulunmayan satışlarda, satıcının üstlendiği, ancak satıcı ile alıcı arasında ilişki bulunan durumlarda satıcının üstlenmediği giderlere ilişkin ispatlanmış farklılıklar dikkate alınır. c) (b) bendinde sayılan kıymetler, beyan sahibinin girişimi ile ve yalnız kıyaslama amacıyla kullanılır. (b) bendi hükümlerine dayanarak eşyanın satış bedelinin yerini alacak bir kıymet tespit edilemez. 3. a) Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının, satıcıya veya satıcı yararına yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır. Bu fiyat, ithal eşyasının satış koşulu olarak, alıcının satıcıya veya satıcının bir yükümlülüğünü karşılamak üzere üçüncü bir kişiye yaptığı veya yapacağı tüm ödemeleri kapsar. Ödemeler, para transferi şeklinde olabileceği gibi, akreditif veya ciro edilebilir bir kıymetli evrak kullanılarak ya da doğrudan veya dolaylı yapılabilir.[25] b) 27 nci maddeye göre yapılan ilaveler dışında, alıcının pazarlama dahil kendi hesabına yaptığı faaliyetler, satıcı yararına veya satıcı ile yapılan bir anlaşma yoluyla da olsa, satıcıya yapılan dolaylı bir ödeme olarak değerlendirilmez. Bu tür işlemlere ilişkin giderler, ithal eşyasının gümrük kıymetinin tespiti sırasında fiilen ödenen veya ödenecek fiyata ilave edilmez.

Gümrük Kıymetine Dahil Edilecek Masraflar ve Kanuni Sınırlar

4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 27 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince, Kanun'un 28 inci maddesinin (a) bendi saklı tutularak, ithal edilen eşya için Türkiye'deki varış limanı veya mahalline dek gerçekleşen taşımacılık ile sigorta masrafları ve söz konusu noktaya kadarki yükleme ile elleçleme harcamaları fiilen ödenen yahut ödenecek tutara dahil edilir. Kanun'un 27 nci maddesinin ikinci fıkrası, fiyata eklenecek bu unsurların nesnel ve ölçülebilir nitelikteki verilere dayandırılmasını emreder. Maddenin üçüncü fıkrası uyarınca ise gümrük kıymeti tespit edilirken 27 nci maddede sayılan kalemler dışında fiilen ödenen veya ödenecek tutara başkaca bir ekleme yapılamaz.

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – 1. 24 üncü madde hükümlerine göre gümrük kıymeti belirlenirken, ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına aşağıdaki ilaveler yapılır: a) Aşağıdaki unsurların eşyanın fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına dahil edilmemiş, ancak alıcı tarafından üstlenilen bölümü; i) Satın alma komisyonları dışındaki komisyonlar ve tellaliye, ii) Gümrük işlemleri sırasında söz konusu eşya ile tek eşya muamelesi gören kapların maliyeti, iii) İşçilik ve malzeme giderleri dahil ambalaj bedeli; b) İthal eşyasının üretiminde ve ihraç amacıyla satışında kullanılmak üzere, alıcı tarafından doğrudan veya dolaylı olarak, bedelsiz veya düşük bedelle sağlanan, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata dahil edilmemiş olan aşağıda sayılan mal ve hizmetlerin kıymetinden verilecek uygun miktardaki pay; i) İthal eşyasına katılan malzeme, aksam, parça ve benzerleri, ii) İthal eşyasının üretimi sırasında kullanılan araç, gereç, kalıp ve benzeri aletler, iii) İthal eşyasının üretimi sırasında tüketilen maddeler, iv) İthal eşyasının üretimi için gereken ve Türkiye dışında gerçekleştirilen mühendislik, geliştirme, sanat ve çizim çalışmaları, plan ve taslak hazırlama hizmetleri;[29] c) Kıymeti belirlenecek eşyanın satış koşulu gereği, alıcının doğrudan veya dolaylı olarak ödemesi gereken, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata dahil edilmemiş olan royalti ve lisans ücretleri; d) İthal eşyasının tekrar satışı veya diğer herhangi bir şekilde elden çıkartılması ya da kullanımı sonucu doğan hasılanın, doğrudan veya dolaylı olarak satıcıya intikal eden kısmı; e) (Değişik: 18/6/2009-5911/67 md.) 28 inci maddenin (a) bendi hükmü saklı kalmak üzere, ithal eşyası için Türkiye’deki giriş liman veya yerine kadar yapılan nakliye ve sigorta giderleri ile eşyanın giriş liman veya yerine kadar nakliyesi ile ilgili olarak yapılan yükleme ve elleçleme giderleri. 2. Bu maddeye göre fiilen ödenen veya ödenecek fiyata yapılacak ilaveler için nesnel ve ölçülebilir veriler esas alınır. 3. Gümrük kıymetinin belirlenmesinde, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata bu maddede öngörülenler dışında hiçbir ilave yapılamaz. 4. Bu bölümde geçen satın alma komisyonları ifadesinden; ithalatçının temsilcisine kıymeti belirlenecek eşyanın satın alınmasında yurtdışında verdiği temsil hizmeti karşılığında ödediği ücret anlaşılır. 5. İthal eşyasının gümrük kıymetinin belirlenmesi sırasında; a) Türkiye’de çoğaltılması hakkı için yapılan ödemeler, b) Türkiye’ye ihraç amacıyla satışında bir satış koşulu olmaması kaydıyla, dağıtım veya tekrar satış hakları için alıcının yaptığı ödemeler, 1 inci fıkranın (c) bendi kapsamında değerlendirilmez ve fiilen ödenen veya ödenecek fiyata ilave edilmez.

DAP Teslim Şeklinde Sigorta Giderleri ve İspat Külfeti

DAP (Belirlenen Yerde Teslim) teslim şeklinde satıcı, malları önceden belirlenen varma noktasındaki taşıma aracından boşaltmadan alıcıya teslim etmekte olup malların belirlenen varma noktasına getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafları üstlenmektedir. Danıştay 7. Dairesinin E. 2021/3518, K. 2023/5025 sayılı kararında belirtildiği üzere, satıcının alıcıya karşı sigorta sözleşmesi yapma zorunluluğu bulunmasa dahi aksine anlaşma olmadıkça teslim yerine kadar ziya ve hasar satıcıya ait olduğundan, sigorta masraflarının satıcı tarafından karşılanması ticari teamüllere uygundur. Bu uyuşmazlıklarda serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyalar için öncelikle taraflar arasında sigortaya ilişkin bir sözleşme olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.

Danıştay 7. Daire, E. 2021/3518, K. 2023/5025Kaynağı aç
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/3518 E.  ,  2023/5025 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3518 Karar No : 2023/5025 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Enerji Sanayii ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli … tarihli ve … -… -… sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaya ilişkin sigorta bedelinin eşyanın kıymetine eklenmediğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; olayda, uyuşmazlık konusu beyannamelerde, davacı şirket tarafından "yurt dışı diğer gider" olarak beyan edilen tutar içinde sigorta bedeli olduğuna ilişkin şerh düşülmediği gibi Gümrük Yönetmeliği'nin 51. maddesinin 9. fıkrası uyarınca eşyanın FOB kıymetinin %3'ünün sigorta bedeli olarak gösterilmek istendiğine yönelik davalı idareye verilmiş herhangi bir dilekçenin bulunmadığı, ayrıca "yurt dışı diğer gider" olarak beyan edilen tutarların neden kaynaklandığına ilişkin olarak ispata elverişli yeterli belgenin sunulmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sigorta bedelinin kıymete dahil edilmediğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden hesaplanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Beyannamelerde "yurt dışı" başlığı altında gösterilen giderin navlun ve sigorta bedeli olduğu, ortada bir vergi kaybının bulunmadığı, kaldı ki eşyaların teslim şekli DAP (belirlenen yerde teslim) olup, satıcı yükümlülüğünde olan sigorta giderinin satış bedeli dahil olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlık konusu serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyalar için öncelikle taraflar arasında sigortaya ilişkin bir sözleşme olup olmadığının araştırılması neticesinde ulaşılacak sonuca göre söz konusu teslim şeklinin özellikleri de dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçeyle verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davacı adına tescilli … tarihli ve … -… -… sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile eki faturalarda teslim şeklinin "DAP-SAMSUN" olarak olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. ICC International Chamber of Commerce (Milletlerarası Ticaret Odası-MTO) tarafından hazırlanarak yayımlanan INCOTERMS 2020'de DAP teslim şekli (Delivered At Place -Belirlenen Yerde Teslim), "Satıcının malları önceden belirlenen varma noktasındaki taşıma aracından boşaltmadan alıcıya teslim ettiğini ifade eder. Satıcı, malların belirlenen varma noktasına getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafları üstlenir." şeklinde tanımlanmıştır. Her ne kadar satıcının alıcıya karşı sigorta sözleşmesi yapma zorunluluğu bulunmasa da taraflarca aksinin kararlaştırılmamış olması kaydıyla söz konusu teslim şeklinde eşyalara ilişkin ziya ve hasar teslim yerine kadar satıcıya ait olduğundan, sigorta masraflarının satıcı tarafından karşılanmasının ticari teamüllere daha uygun olduğu değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, uyuşmazlık konusu serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyalar için öncelikle taraflar arasında sigortaya ilişkin bir sözleşme olup olmadığının araştırılması neticesinde ulaşılacak sonuca göre söz konusu teslim şeklinin özellikleri de dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçeyle verilen temyize konu kararın bozulması gerekmiştir. Öte yandan davalı idarece, eşyanın FOB kıymetinin % 3'ü oranında sigorta priminin kıymete dahil edilmesi suretiyle işlem tesis edilmiş ise de bu oranın nesnel ve ölçülebilir veriler esas alınarak, eşyanın niteliği, taşıma koşulları ile sigorta giderini etkileyecek diğer unsurlar da göz önünde bulundurularak belirlenmediği anlaşılmış olup, söz konusu fiktif oran üzerinden tesis edilen dava konusu işlemin ayrıca bu yönüyle de değerlendirilmesi gerektiği tabidir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 26/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Gümrük idaresince eşyanın FOB kıymetinin yüzde 3'ü oranında fiktif sigorta priminin gümrük kıymetine dahil edilmesi işleminde; bu oranın eşyanın niteliği, taşıma koşulları ve sigorta giderini etkileyecek diğer unsurlar dikkate alınarak nesnel ve ölçülebilir verilerle belirlenmesi icap eder. Danıştay 7. Dairesinin E. 2022/1715, K. 2024/273 sayılı kararında onanan gerekçede vurgulandığı üzere, teslim yerine kadar tüm zarar ve külfete katlanmak zorunda olan satıcı firma nezdinde araştırma yapılmaksızın sigortanın yapılıp yapılmadığının ispat külfeti ithalatçıya yüklenemez; emsal sigorta bedeli esas alınarak tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Danıştay 7. Daire, E. 2022/1715, K. 2024/273Kaynağı aç
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2022/1715 E.  ,  2024/273 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1715 Karar No : 2024/273 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gar Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına 2017 ve 2018 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 16 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin sigorta bedelinin kıymete eklenmediğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, alıcı konumunda olan davacı şirket adına tescilli beyannamelerde eşyanın teslim şeklinin DAP olarak belirlendiği, ilgili dönemde uygulanan INCOTERMS kurallarına göre D'li teslim şekillerinde tarafların sigorta konusunda herhangi bir zorunluluğunun bulunmadığı; Türkiye Milletlerarası Ticaret Odası İş Dünyası Organizasyonu tarafından Gümrükler Genel Müdürlüğüne gönderilen … tarih ve … sayılı yazıda, sigorta zorunluluğu bulunmayan DAP, DPU ve DDP teslim şekillerinde teslim yerine kadar gümrükleme işlemleri dahil tüm masraflardan sorumlu olan satıcının hasar ve kayıp riskine karşı sigorta yaptırmasının önerildiği, ancak bu durumun tamamen satıcının ihtiyarında olduğunun belirtildiği dikkate alındığında, davalı idarece teslim yerine kadar tüm zarar ve külfete katlanmak zorunda olan satıcı firma nezdinde araştırma yapılmaksızın, sigorta hususundaki seçimlik hakkın kullanılıp kullanılmadığının ispatlanmasına (eşyanın sigorta edilip edilmediği) ilişkin külfetin davacıya yüklenemeyeceği; bu itibarla, beyannamelerde DAP teslim şekli seçilerek yapılan ithalat işlemlerinde sigorta bedellerinin gümrük kıymetine ilave edilmediğinden bahisle emsal sigorta bedeli esas alınmak suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/01/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Serbest Bölgelerden Yapılan İthalatta Navlun ve Sigorta Uygulaması

Serbest bölgeye girmiş olan bir eşyanın ithalatçı tarafından Türkiye'ye ithalinde, navlun ve sigorta masrafı gerektirecek bir mesafe katedilmediğinden fiilen navlun ve sigorta gideri yapılması söz konusu olmamaktadır. Danıştay 7. Dairesinin E. 1997/176, K. 1997/4900 sayılı kararında ifade edildiği üzere, serbest bölgeden yapılan ithalat, eşyanın menşe ülkeden yapılmış bir ithalatı gibi değerlendirilemez. İthal edilen eşyanın serbest bölgeye ulaştığı anda oluşan kıymetin içinde navlun ve sigorta unsurlarının bulunduğu ve bu kıymetin CIF kıymet kabul edilmesi gerektiği gözetildiğinde, FOB beyan üzerine emsal navlun ve sigorta eklenerek ek tahakkuk yapılması hukuka aykırıdır.

Danıştay 7. Daire, E. 1997/176, K. 1997/4900Kaynağı aç
7. Daire         1997/176 E.  ,  1997/4900 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No: 1997/176 Karar No: 1997/4900 Temyiz İsteminde Bulunan : Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına … Karşı Taraf : … Dış Ticaret Anonim Şirketi İstemin Özeti : …Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğünde tescilli 4.8.1994 gün ve … sayılı giriş beyannamesi ile ithal edilen eşyanın beyan edilen kıymetinin %10'u oranında navlun ve %3'ü oranında da sigortanın matraha ilavesi suretiyle hesaplanan kıymet esas alınarak yapılan ek tahakkuku; Gümrük Kanununun 86'ncı maddesinden bahisle, olayda, …Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğünde tescilli 4.8.1994 gün ve … sayılı giriş beyannamesi kapsamı eşya nedeniyle tahakkuk ettirilerek, 2.11.1995 tarihinde tebliğ edilen ek gümrük vergisi ve katma değer vergisine karşı, APS ile gönderilen ve 20.11.1995 tarihinde davalı idare kayıtlarına giren dilekçe ile idari itiraz yoluna gidildiğinin, ancak süresinde itiraz edilmediği gerekçesiyle itirazın reddedildiğinin, bu nedenle, tahakkukun itiraz yollarına gitmek bakımından kesinleştiğinin ileri sürülmesine karşın, yükümlü şirketçe itiraz yoluna gidilmekle birlikte, daha önce tahakkukun terkini istemiyle 17.11.1995 tarihinde dava açıldığının görüldüğü, Gümrük Kanununun 86'ncı maddesi uyarınca idari itiraz müessesesinin ihtiyari bir yol olduğu, davacının mutlaka itiraz yoluna gitmek gibi bir mecburiyeti olmaksızın doğrudan dava açma hakkı bulunduğu, tahakkukun itiraz yollarına gitmek bakımından kesinleşmesinin işin esasına girilip yargısal denetimine engel olmayacağı, bu itibarla davalı idarenin bu yöndeki iddiasında isabet görülmeyerek işin esasına geçildiği; vergisi uyuşmazlık konusu eşyanın CIF kıymet yerine FOB kıymet beyanla ithal edildiğinin tespiti üzerine, idarece hesaplanan navlun ve sigorta dahil edilerek bulunan CIF kıymet ile FOB kıymet arasındaki fark üzerinden ek tahakkuk yapıldığının anlaşıldığı; 3218 sayılı Yasanın 8'inci maddesinde, serbest bölge ile Türkiye'nin diğer yerleri arasında yapılacak ticaretin dış ticaret rejimine tabi olduğu, aynı yasanın 7'nci maddesinde ise, serbest bölgelere getirilen malların CIF değeri, bu bölgeden çıkarılanların ise FOB değeri üzerinden peşin olarak fon tahsiline tabi tutulduğunun belirtildiği; Gümrük Kanununun, Serbest Bölgeler Kanununun ve ilgili yönetmeliğin hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, sair ülkelerden Türkiye'deki serbest bölgelere getirilen ve değeri faturada FOB olarak belirtilen eşyanın, gerek sözü edilen fon tahsilatı, gerekse navlun ve sigorta gibi unsurların eklenmesi suretiyle CIF değerinin bulunduğu ve bu şekilde serbest bölgeye girişinin yapıldığı sonucuna ulaşıldığı, her ne kadar, serbest bölgeler yurt dışı sayılsa da, coğrafi açıdan ülkenin bir parçası olduğu, bu itibarla serbest bölgeye girmiş olan bir eşyanın ithalatçı tarafından Türkiye'ye ithalinde fiilen herhangi bir navlun ve sigorta gideri yapılması söz konusu olamayacağına göre, serbest bölgeden yapılan ithalatı, eşyanın menşei ülkeden yapılmış bir ithalat gibi değerlendirmenin mümkün olamayacağı, başka bir ifadeyle serbest bölgeden Türkiye'ye ithal edilen eşya için navlun ve sigorta masrafını gerektirecek bir mesafe olmadığına ve bu mesafe katedilerek taşıma yapılamadığına göre, ithal edilen eşyanın serbest bölgeye ulaştığı anda oluşan kıymetin içinde navlun ve sigorta gibi unsurların bulunduğu, dolayısıyla bu kıymetin CIF kıymet olduğunu kabul etmek gerektiği, bu durumda yapılan ek tahakkukta yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle terkin eden …Vergi Mahkemesinin …gün ve E:…; K:…sayılı kararının; tahakkukun idari itiraz yollarına gitmek bakımından kesinleştiği ve ithal esnasında beyan edilen kıymetin FOB kıymet olduğunun tespiti üzerine emsal uygulaması sonucu bulunan navlun ve sigortanın kıymete dahil edilmesi ile CIF kıymetin oluşturulduğu, CIF kıymet ile FOB kıymet arasındaki fark üzerinden yapılan ek tahakkukkun yerinde olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi :Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı …'in Düşüncesi: Trabzon Serbest Bölgesinden 4.8.1994 gün ve … sayılı gümrük giriş beyannamesi ile ithal edilen eşyanın beyan edilen değerinin düşük bulunması nedeniyle salınan ek katma değer vergisinin kaldırılması isteği ile dava açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, ithal edilen eşyanın bedelinin % 10'u kadar navlun ve % 3'ü kadar da sigorta bedelinin, eşyanın fiyatına eklenmesi suretiyle bulunan değer ile beyan edilen değer arasındaki fark değer üzerinden ek tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır. Gümrük Yönetmeliğinin 243'üncü maddesinin 2 numaralı bendi hükmünde; giriş liman veya mahalline kadar yapılan navlun ve sigorta masraflarına eşyanın fiyatına eklenmesi gerektiği belirtilmiştir. Olayda olduğu gibi, serbest bölgeden ithal edilen eşyanın varış mahallinin yine serbest bölge olduğunu kabul etmek gerektiğinden ve bunun içinde bir navlun ve sigorta masrafı ödemek söz konusu olamıyacağından, ek tarhiyatı terkin eden vergi mahkemesi kararında hukuka ve usule aykırılık görülmediğinden temyiz isteğinin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Uyuşmazlık, …Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğünde tescilli 4.8.1994 gün ve … sayılı giriş beyannamesi ile ithal edilen eşyanın, beyan olunan kıymetine %10 oranında navlun ve %3 oranında sigortanın ilave edilmesiyle bulunan CIF kıymeti esas alınarak yapılan tahakkuku terkin eden mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir. 1615 sayılı Gümrük Kanununun 79'uncu maddesinde, tahakkuka karşı gümrük müdürlüklerine 15 gün içinde itiraz edilebileceği; bu süre içinde itiraza uğramayan vergiler ile itirazları olmadığı beyan edilen vergilerin, itiraz yoluna gitmek bakımından kesinleşmiş olacağı; 80'inci maddesinde ise, itirazların 81'inci maddeye göre sırayla gümrük müdürlükleri, gümrükler başmüdürlüğü ve Gümrükler Genel Müdürlüğünce karara bağlanacağı; genel müdürlük kararına karşı idari yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiş olup, bir tahakkuka karşı dava açmadan önce, belirtilen maddelerde yer aldığı şekliyle idari itiraz prosedürünün izlenerek tamamlanması ve sonra dava açılması gerekirken, idari itiraz müessesesini ihtiyari bir yol olarak kabul eden vergi mahkemesinin bu yöndeki gerekçesi yerinde değildir. Öte yandan; Gümrük Kanununun 81'inci maddesinde, itirazların tahakkuku yapan idare kanalı ile bağlı bulunduğu gümrük müdürlüğüne yapılacağı hükme bağlanmış; ancak, itiraz dilekçesinin, bizzat itiraz merciine verilmesi koşulu aranmamıştır. Anılan kanunun 78'inci ve devamı maddelerinde de itirazın dilekçenin itiraz mercii kayıtlarına geçtiği tarihte yapılmış sayılacağı yolunda bir hükme de yer verilmemiştir. Olayda; 2.11.1995 tarihinde tebliğ edilen tahakkuka 15 günlük idari itiraz süresi içinde 16.11.1995 tarihinde APS vasıtasıyla gönderilen dilekçe ile itirazda bulunulduğundan; bu tarih itibarıyla süresinde olan itirazın, idarece, Gümrük Kanununun 80'inci ve 81'inci maddelerinde belirtilen prosedüre göre karara bağlanması gerekirken, süresinin geçirilmiş olduğunun bahisle reddinde isabet görülmemiştir. Bu durumda; her ne kadar, anılan itirazın idarece karara bağlanmasından sonra açılması gereken davaya ait dosyanın, bu nedenle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 15'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (e) bendi uyarınca merciine tevdii gerekmekte ise de; davacının yukarıda sözü edilen itirazının, incelenmeksizin reddedilmesinden sonra gümrükler başmüdürlüğüne iletilmiş ve başmüdürlükçe de, gümrük müdürlüğünün işleminin yerinde bulunduğunun, dava devam ederken davacıya bildirilmiş; dolayısıyla itiraz prosedürünün tamamlanmış olduğunun anlaşılması ve dava dilekçesine verilen savunma dilekçesinde de davacının ek tahakkuka yönelik iddiaları karşılanmak suretiyle davalı idarenin yapılan tahakkukun hukukiliği hakkındaki iradesinin ortaya konulmuş olması karşısında; buna gerek bulunmamaktadır. İşin esasına gelince; Yükümlünün ithal ettiği eşya serbest bölgeden çıkarılırken, FOB kıymetin beyan edildiğinden bahisle, idarece bu kıymetin %10'u oranında mavlun ve %3'ü oranında sigortanın matraha ilave edilmesiyle bulunan CIF kıymet esas alınarak yapılan tahakkukta yasaya uygunluk bulunmadığından, tahakkuku terkin eden mahkeme kararında isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddine; mahkeme kararının onanmasına, 23.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Farklı taşıma modunda deniz taşımacılığı Incoterms kodu kullanılması usulsüzlük cezası gerektirir mi?

Gümrük idaresi beyannamenin talimata aykırı doldurulduğundan bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu m. 241 uyarınca usulsüzlük cezası kesebilmektedir; ancak mevzuatta Incoterms kurallarının uygulanmasını zorunlu kılan amir bir hüküm ve bağlayıcı kod düzenlemesi yer almadığından bu cezalara karşı dava açılabilmektedir.

DAP teslim şeklinde sigorta priminin gümrük kıymetine eklenmesinin hukuki şartları nelerdir?

DAP teslim şeklinde teslim yerine kadar hasar satıcıya ait olduğundan, satıcı nezdinde inceleme yapılmadan ispat külfeti ithalatçıya yüklenemez ve nesnel verilerle belirlenmeyen fiktif sigorta primleri gümrük kıymetine ilave edilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu