FSEK Madde 80 Kapsamında Bağlantılı Haklar ve Hukuki Rejim

by Avukat Erdal Ersoy
FSEK Madde 80 Kapsamında Bağlantılı Haklar ve Hukuki Rejim

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 80. maddesi uyarınca; eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle eseri özgün şekilde icra eden sanatçılar, bir icra ürününü ya da sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları ile radyo-televizyon kuruluşları komşu hak sahibidir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 80Kaynağı aç
Madde 80 – (Değişik: 21/2/2001 – 4630/32 md.) Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar şunlardır: 1. Eser sahibinin haklarına komşu haklar: Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçıların, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları ile radyo-televizyon kuruluşlarının aşağıda belirtilen komşu hakları vardır. A) İcracı sanatçılar aşağıda belirtilen haklara sahiptir: (1) İcracı sanatçılar, mali haklardan bağımsız olarak ve bu hakları devretmelerinden sonra dahi, tespit edilmiş icraları ile ilgili olarak uygulama şartlarının gerektirdiği durumlar hariç, icralarının sahibi olarak tanıtılmalarını ve icralarının kendi itibarlarını zedeleyebilecek şekilde tahrif edilmesi ve bozulmasının önlenmesini talep etme hakkına sahiptirler. (2) Bir eseri, sahibinin izniyle özgün bir biçimde yorumlayan icracı sanatçı, bu icranın tespit edilmesine, bu tespitin çoğaltılmasına, satılmasına, dağıtılmasına, kiralanmasına ve ödünç verilmesine, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsiline izin verme veya yasaklama hususunda münhasıran hak sahibidir. (3) İcracı sanatçı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespit edilmiş icralarının, aslı veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme veya yasaklama hakkına sahiptir. (4) İcracı sanatçı, tespit edilmiş icrasının veya çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtımına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda icrasına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla, icraların dağıtım ve sunulması icracı sanatçının yayma hakkını ihlal etmez. (5) İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme ile yapımcıya devredebilirler. (6) İcranın, bir orkestra, koro veya tiyatro grubu tarafından gerçekleştirilmesi halinde, orkestra veya koroda yalnız şefin, tiyatro grubunda ise yalnız yönetmenin izni yeterlidir. (7) Bir müteşebbisin girişimi ile ve bir sözleşmeye dayanılarak gerçekleştirilen icralar için müteşebbisin de izninin alınması gereklidir. B) Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra aşağıda belirtilen haklara sahiptir. (1) Eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama hakları münhasıran fonogram yapımcısına aittir. Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir. (2) Fonogram yapımcısı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerinin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme ve yasaklama hakkına sahiptir. (3) Fonogram yapımcısı, icraların tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla tespitlerin dağıtım ve sunulması yapımcının yayma hakkını ihlal etmez. C) (Değişik: 3/3/2004-5101/23 md.) Radyo-televizyon kuruluşları bu Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirirler. Radyo-televizyon kuruluşları, gerçekleştirdikleri yayınlar üzerinde; (1) Yayınlarının tespit edilmesine, diğer yayın kuruluşlarınca eş zamanlı iletimine, gecikmeli iletimine, yeniden iletimine, uydu veya kablo ile dağıtımına izin verme veya yasaklama, (2) Özel kullanımlar hariç olmak üzere, yayınlarının herhangi bir teknik veya yöntemle, doğrudan veya dolaylı bir şekilde çoğaltılmasına ve dağıtımına izin verme veya yasaklama, (3) Yayınlarının umuma açık mahallerde iletiminin sağlanmasına izin verme veya yasaklama, (4) Tespit edilmiş yayınlarının, gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda yayınlarına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin verme, (5) Haberleşme uyduları üzerindeki veya kendilerine yöneltilmiş olan yayın sinyallerinin diğer bir yayın kuruluşu veya kablo operatörü veya diğer üçüncü kişiler tarafından umuma iletilmesi ve şifreli yayınlarının çözülmesine ilişkin izin verme veya yasaklama, Hususlarında münhasıran hak sahibidirler. 2. Filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcısı, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra aşağıda belirtilen haklara sahiptir. (1) Eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama hakları münhasıran film yapımcısına aittir. Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir. (2) Film yapımcısı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış film tespitlerinin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme ve yasaklama hakkına sahiptir. (3) Film yapımcısı, film tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla tespitlerin dağıtım ve sunulması yapımcının yayma hakkını ihlal etmez. Fonogramlara tespit edilmiş icraların ve filmlerin, her ne suretle olursa olsun umuma iletilmesi halinde, bunları kullananlar, eser sahiplerinin yanısıra, icracı sanatçılara ve yapımcılara veya ilgili alan meslek birliklerine de bu kullanımlara ilişkin uygun bir bedeli ödemekle yükümlüdürler. Bir sinema eserinde, olağan şekilde adı bulunan gerçek veya tüzel kişi aksine bir kanıt bulunmadıkça filmin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcı olarak kabul edilir. Sinema eserlerinin birlikte sahipleri filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıya mali haklarını devrettikten sonra, sözleşmelerinde aksine veya özel bir hüküm bulunmadığı takdirde filmin dublajına veya alt yazı yazılmasına itiraz edemezler. Müzik eseri sahibi, filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcı ile yaptığı sözleşmedeki hükümler saklı olmak kaydıyla eserini yayımlama ve icra hakkını muhafaza eder. Komşu hak sahipleri ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların verdikleri izinlerin yazılı olması zorunludur. Aşağıda belirtilen hallerde komşu hak sahibi ile film yapımcısının yazılı izni gerekli değildir: 1. Fikir ve sanat eserlerinin kamu düzeni, eğitim-öğretim, bilimsel araştırma veya haber amacıyla ve kazanç amacı güdülmeksizin icra edilmesi ve kamuya arzı. 2. Fikir ve sanat eserleri ile radyo-televizyon programlarının yayınlanma ve kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması. 3. Radyo-televizyon kuruluşlarının kendi olanaklarıyla kendi yayınları için yaptıkları kısa süreli geçici tespitler. 4. Bu Kanunun 30 uncu, 32 nci, 34 üncü, 35 inci, 43 üncü, 46 ncı ve 47 nci maddelerinde belirtilen haller. Bu uygulama, hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep dışında zarar veremez veya eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz. Eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı haklara sahip olanlar da eser sahipleri gibi Tecavüzün Ref’i, Tecavüzün Men’i ve Tazminat Davası haklarından faydalanırlar. (Değişik son fıkra: 3/3/2004-5101/23 md.; Mülga onuncu fıkra: 23/1/2008-5728/578 md.) II – Haklara tecavüzün önlenmesi:[33]

İcracı Sanatçıların Hakları ve Yetki Sınırları

Bir eseri sahibinin izniyle özgün bir biçimde yorumlayan icracı sanatçı, bu icranın tespit edilmesine, yapılan tespitin çoğaltılmasına, satılmasına, dağıtılmasına, kiralanmasına ve ödünç verilmesine izin verme veya yasaklama hususunda münhasıran hak sahibidir. İcracı sanatçı ayrıca icrasının işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine, yeniden iletimine ve temsiline izin verme veya yasaklama yetkisini haizdir.

Sanatçı, kaydedilen icrasının veya çoğaltılan nüshalarının telli ya da telsiz vasıtalarla satılmasına, kamuya dağıtılmasına veya sunulmasına izin verme yahut bunları menetme yetkisine sahiptir; kişilerin belirledikleri yer ve zamanda icraya erişim sağlamasını kapsayan umuma iletim de bu çerçevededir. Bu tür iletimler vasıtasıyla icranın kamuya sunulması veya dağıtılması, sanatçının yayma hakkına aykırılık oluşturmaz. Ayrıca icracı sanatçıların bahse konu komşu haklarını sözleşmeye dayalı olarak ve uygun bir bedel mukabilinde yapımcılara devretmesi mümkündür.

İcracı sanatçılar, mali haklarını başkalarına devretseler dahi ve bu haklardan bağımsız olarak, kayıt altına alınmış icraları bakımından icranın sahibi olarak adlandırılmayı isteme hakkını korurlar; ancak fiili uygulama şartlarının zorunlu kıldığı haller bu kuralın dışındadır. Bunun yanında icralarının kendi saygınlıklarını sarsacak tarzda bozulmasının yahut tahrifata uğratılmasının önüne geçilmesini isteme yetkileri de devam eder.

Radyo-Televizyon Kuruluşlarının Hakları

Yayın kuruluşları, ürettikleri yayınların kayda alınmasına, başka yayın organları vasıtasıyla eş zamanlı, gecikmeli ya da yeniden iletilmesine, kablo veya uydu ortamında dağıtılmasına rıza gösterme yahut bunları engelleme yetkisini ellerinde bulundururlar.

Kişisel ve özel nitelikteki kullanımlar saklı kalmak şartıyla, söz konusu yayınların her türlü teknik yolla doğrudan yahut dolaylı biçimde kopyalanması ve dağıtılması hususunda izin verme veya menetme yetkisi de radyo-televizyon kuruluşlarına aittir.

Film Yapımcılarının Hakları ve Eser Sahipleriyle İlişkileri

Filmin ilk kaydını yapan yapımcı, eser sahibi ile icracı sanatçıdan mali hakların kullanımını devralmasının ardından, mezkûr izinle gerçekleştirilen kaydın doğrudan ya da dolaylı kopyalanması, satılması, dağıtılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi konularında münhasır izin verme veya menetme yetkisi kazanır.

Sinema yapıtlarında mutat usullerle ismi veya unvanı belirtilen gerçek yahut tüzel kişiler, aksi ispat edilinceye kadar filmin ilk kaydını hayata geçiren yapımcı sayılır.

Sinema eserinin ortak sahipleri, mali haklarını ilk tespiti gerçekleştiren yapımcıya aktardıktan sonra, aralarındaki sözleşmede farklı bir düzenleme yoksa yapıma dublaj uygulanmasına yahut altyazı eklenmesine karşı çıkamazlar. Buna karşılık müzik eseri sahibi, yapımcı ile imzaladığı sözleşme şartları baki kalmak üzere bestesini yayımlama ve icra etme yetkisini muhafaza eder.

Yazılı İzin Kuralı, İstisnalar ve Uygun Bedel Borcu

5846 sayılı Kanun'un 80. maddesi uyarınca komşu hak sahipleri ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların verdikleri izinlerin yazılı olması zorunludur.

Hak sahiplerinin yazılı onayının aranmadığı yasal haller mevcuttur. Fikir ve sanat eserlerinin herhangi bir kazanç gayesi güdülmeksizin kamu düzeni, eğitim-öğretim, bilimsel incelemeler veya haber verme saikiyle icra edilerek topluma sunulması durumunda yazılı izin alma zorunluluğu bulunmaz. Aynı şekilde, fikir ve sanat ürünleri ile radyo-televizyon programlarının kâr amacı taşımaksızın ve yayımlanmaksızın yalnızca kişisel kullanım amacıyla çoğaltılması da bu muafiyet kapsamındadır.

Yayın kuruluşlarının bizzat kendi imkanlarıyla yalnızca kendi yayınlarında yararlanmak üzere gerçekleştirdikleri kısa süreli geçici kayıtlar ile 5846 sayılı Kanun'un 30, 32, 34, 35, 43, 46 ve 47. maddelerinde işaret edilen durumlar da izin mecburiyetinin dışındadır. Ancak bu istisnaların tatbiki, hak sahibinin hukuken korunan meşru menfaatlerine haklı bir gerekçe olmaksızın halel getiremez ve eserden mutat biçimde faydalanılmasına aykırı olamaz.

Kayıt altına alınmış icraların yahut filmlerin hangi yolla olursa olsun kamuya iletilmesi durumunda, bu materyalleri kullanan taraflar; eser sahiplerinin hakları saklı kalmak üzere, icracı sanatçı ile yapımcılara veya bunları temsil eden meslek birliklerine söz konusu kullanım karşılığında uygun bir bedel ödemek zorundadır.

Bağlantılı Hak İhlallerinde Dava Yolları

Bağlantılı hak sahipleri, haklarına vaki tecavüz durumlarında eser sahiplerinin yararlandığı hukuki koruma imkanlarına sahiptir; bu kapsamda tecavüzün ref'i davası, tecavüzün men'i davası ve tazminat davası açma haklarından faydalanabilirler.

5846 sayılı Kanun'un 80. maddesinde yer alan ceza yaptırımına ilişkin mülga onuncu fıkra hükmü, 5728 sayılı Kanun'un 578. maddesi düzenlemesi doğrultusunda yürürlükten kaldırılmıştır.

İcracı sanatçı mali haklarını devrettikten sonra adının belirtilmesini isteyebilir mi?

Evet, icracı sanatçılar mali haklarını devretmiş olsalar dahi uygulama şartlarının gerektirdiği durumlar hariç icralarının sahibi olarak tanıtılmayı ve itibarlarını zedeleyecek tahrif ve bozulmaların önlenmesini talep edebilirler.

Komşu hak sahiplerinin izin vermesinde yazılı şekil zorunlu mudur?

Komşu hak sahipleri ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların verdikleri izinlerin yazılı olması zorunludur; ancak kanunda düzenlenen istisnai hallerde yazılı izin şartı aranmaz.

Bağlantılı hak sahipleri ihlallere karşı hangi davaları açabilir?

Bağlantılı hak sahipleri hak ihlallerine karşı tecavüzün ref'i davası, tecavüzün men'i davası ve tazminat davası haklarından faydalanırlar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu