Eser Sahibinin FSEK Kapsamında Açabileceği Davalar

by Avukat Erdal Ersoy
Eser Sahibinin FSEK Kapsamında Açabileceği Davalar

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 66. maddesi, manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan kişiye tecavüz edene karşı tecavüzün ref'ini dava etme imkânı tanır. Aynı Kanun'un 70. maddesinde manevi zararın giderilmesi ile kusur şartına bağlı mali tazminat ayrı ayrı düzenlenir. Bu iki tazminat hâlinde hak sahibi, tazminattan başka tecavüzden temin edilen kârın verilmesini de isteyebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı  tecavüzün ref'ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir. Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikına karar verir. (Ek: 7/6/1995 – 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir. 2. Manevi haklara tecavüz halinde:
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 70Kaynağı aç
Madde 70 – (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 – 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir. Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir. B) Ceza davaları: I – Suçlar: 1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz[28]

Tecavüzün ref'i davası

Ref davasının konusu, gerçekleşen tecavüzün ortadan kaldırılmasıdır. Dava tecavüz edene yöneltilir. Tecavüz, hizmetlerin ifası sırasında bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi de hasım gösterilebilir. Bu genişleme, tecavüzün hizmet sırasında işlenmesi şartına bağlıdır.

Ref davasında tecavüz edenin kusuru aranmaz. Kusur, işletme sahibi hakkında dava açılabilecek kişiler bakımından da şart değildir. Mahkeme karar verirken eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün kapsamını, kusurun bulunup bulunmadığını ve varsa ağırlığını dikkate alır. Ayrıca ref sonucunda tecavüz edenin uğraması muhtemel zararları değerlendirerek hâlin gerektirdiği tedbirlerin uygulanmasına hükmeder.

Manevi tazminat

Kanun'un 70. maddesinin birinci fıkrasına göre manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarar karşılığında manevi tazminat davası açabilir. Mahkeme yalnızca para ödemesine hükmetmekle sınırlı değildir; bu para yerine veya paraya ek olarak başka bir manevi tazmin biçimine de karar verebilir.

Mali haklara ilişkin tazminat

Mali hakların haleldar edilmesinde tazminat, ref davasından farklı bir şarta bağlanmıştır. Hak sahibi, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere ilişkin hükümler çerçevesinde tazminat isteyebilir. Kusurun bulunmaması, bu mali tazminat talebinin dayanağını ortadan kaldırır.

Temin edilen kârın istenmesi

Kârın verilmesi talebi, manevi hakların veya mali hakların haleldar edildiği hâllere özgüdür. Tecavüze uğrayan kimse bu hâllerde tazminata ek olarak temin edilen kârın kendisine verilmesini isteyebilir. Talep ileri sürüldüğünde Kanun'un 68. maddesi uyarınca istenen bedel indirilir.

İkamet yerinde açılabilecek davalar

5846 sayılı Kanun'un 66. maddesi, eser sahibine ikamet ettiği yerde de dava açma imkânı tanır. Bu imkân tecavüzün ref'i davası ile men davasını kapsar; madde metni bu iki dava dışında bir yetki genişlemesi kurmaz.

Görevli mahkeme

5846 sayılı Kanun'un 76. maddesinin birinci fıkrasına göre, bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görev, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdedir. Hangi mahkemelerin bu fıkrada sayıldığı, anılan madde metni bulunmadığından bu hükümden çıkarılamaz.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 76Kaynağı aç
Madde 76 – (Değişik: 23/1/2008-5728/141 md.) (Değişik birinci fıkra: 22/12/2016-6769/189 md.) Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder. II – İhtiyati tedbirler ve gümrüklerde geçici olarak el koyma:[31]

İzin belgesi ve yararlanma listesi

Bu Kanun kapsamındaki hukuk davalarında mahkeme, davacı iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yetecek ölçüde delil sunmuşsa eser, fonogram, icra, film ve yayınları kullananlardan Kanunda öngörülen izin ve yetki belgelerini ya da yararlanılanların listelerini isteyebilir. Delilin sunulması bu istemin şartıdır; mahkemenin davacıdan ayrıca belge toplamasını emrettiği bir düzenleme değildir.

Mahkemenin istediği belge veya listeler sunulamazsa, koruma altındaki bütün eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanıldığına ilişkin karine doğar. Karine kendiliğinden değil, istenen belge veya listenin sunulamaması üzerine uygulanır.

Tazminat isteminde zamanaşımı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi, tazminat istemi için iki süreyi birlikte düzenler. Süre, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın geçmesiyle dolar. Her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle de istem zamanaşımına uğrar.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir. II. Rücu isteminde

Aynı maddede bir istisna vardır. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu daha uzun süre uygulanır. Hangi fiilin hangi cezai süreye girdiği maddede ayrıca sayılmaz.

Sık sorulan sorular

Tecavüzün ref'i davasında kusur aranır mı?

Hayır. Ref davasında ne tecavüz edenin ne de hizmet sırasında yapılan tecavüz nedeniyle dava açılabilecek kişilerin kusuru şarttır.

Mali hak ihlalinde tazminat hangi şarta bağlıdır?

Mali hakları haleldar edilen kimse, ancak tecavüz eden kusurluysa haksız fiil hükümleri çerçevesinde tazminat talep edebilir.

Elde edilen kâr tazminatla birlikte istenebilir mi?

Manevi veya mali hakların haleldar edilmesi hâlinde istenebilir. Bu talep varsa Kanun'un 68. maddesi uyarınca talep edilen bedel indirilir.

Eser sahibi ref ve men davasını nerede açabilir?

Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu