Fazla Mesai Yasal Sınırları ve Fazla Çalışma Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
Fazla Mesai Yasal Sınırları ve Fazla Çalışma Esasları

Normal Çalışma Süreleri ve Fazla Çalışma Ayrımı

4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesi uyarınca genel bakımdan haftalık çalışma süresi en çok kırk beş saattir. Sözleşmelerde aksi kararlaştırılmadığı takdirde bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır. Günlük çalışma süresi her halükarda on bir saati aşamaz; işçinin haftalık toplam çalışma süresi kırk beş saati doldurmasa dahi günde on bir saati aşan süreler fazla çalışma olarak nitelendirilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 63Kaynağı aç
Madde 63 – Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/7 md.; Değişik cümle: 4/4/2015-6645/36 md.) Yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saattir. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir. (Ek cümle: 6/5/2016-6715/3 md.) Turizm sektöründe dört aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz; denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile altı aya kadar artırılabilir. Çalışma sürelerinin yukarıdaki esaslar çerçevesinde uygulama şekilleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir. (Mülga dördüncü fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.) Telafi çalışması
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 41Kaynağı aç
Madde 41 – Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir. İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır. 63 üncü maddenin son fıkrasında yazılı sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz. Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir. Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz. (Ek fıkra: 10/9/2014-6552/4 md.) Bu Kanunun 42 nci ve 43 üncü maddelerinde sayılan hâller dışında yer altında maden işlerinde çalışan işçilere fazla çalışma yaptırılamaz. (Ek fıkra: 10/9/2014-6552/4 md.) Yer altında maden işlerinde çalışan işçilere, bu Kanunun 42 nci ve 43 üncü maddelerinde sayılan hâllerde haftalık otuz yedi buçuk saati aşan her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yüzden az olmamak üzere arttırılması suretiyle ödenir.[15] Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışmaların ne şekilde uygulanacağı çıkarılacak yönetmelikte gösterilir. Zorunlu nedenlerle fazla çalışma

Tarafların anlaşmasıyla haftalık normal çalışma süresi, günde on bir saati aşmamak koşuluyla haftanın çalışılan günlerine farklı şekilde dağıtılabilir. Denkleştirme esasının uygulandığı durumlarda iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi normal haftalık süreyi aşamaz; bu denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar çıkarılabilir. Turizm sektöründe ise denkleştirme süresi dört ay olup toplu iş sözleşmeleriyle altı aya kadar uzatılabilir. Denkleştirme uygulamasında haftalık ortalama iş süresi aşılmadığı takdirde, kimi haftalarda kırk beş saat aşılmış olsa bile bu çalışmalar fazla çalışma kabul edilmez.

Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırk beş saatin altında belirlendiği durumlarda uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırk beş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmadır. Örneğin haftalık sürenin kırk saat olarak kararlaştırıldığı bir işyerinde kırk beş saate kadar yapılan çalışmalar bu kapsamdadır.

Fazla Çalışma Ücreti ve Serbest Zaman Hakkı

Fazla çalışılan her saat, normal çalışmanın saat ücretine yüzde elli zam yapılarak ödenir. Haftalık çalışma süresi sözleşmeyle kırk beş saatin altında kararlaştırılmışsa, ortalama haftalık süreyi aşıp kırk beş saate kadar yapılan fazla sürelerle çalışmanın her saati yüzde yirmi beş zamlı ödenir.

Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse zamlı ücret yerine serbest zaman kullanabilir. Bu imkân seçildiğinde işçi, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında ise bir saat on beş dakikayı serbest zaman olarak talep edebilir. Hak edilen serbest zaman altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve işçinin ücretinde bir kesinti yapılmaksızın kullandırılır.

Yıllık 270 Saat Sınırı ve Fazla Çalışma Yasakları

4857 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda iki yüz yetmiş saatten fazla olamaz. Bu azami yasal sınır emredici niteliktedir. Mevzuatta fazla çalışma bakımından ayrıca haftalık veya aylık bir üst tavan belirlenmemiş olup yasal sınırlamalar günlük on bir saat ve yıllık iki yüz yetmiş saat esasına dayanır.

Sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz. On sekiz yaşını doldurmamış çalışanlara, hekim raporuyla fazla çalışma yapamayacağı belgelenenlere, gebe, yeni doğum yapmış ya da çocuk emziren işçilere ve kısmi süreli çalışanlara rızaları bulunsa dahi fazla mesai yaptırılamaz.

Yer altı maden işinde çalışma süresi günde en çok yedi buçuk saati, haftada en çok otuz yedi buçuk saati geçemez. Bu işçilere fazla çalışma, Kanunun 42 ve 43. maddelerinde sayılan haller dışında yaptırılamaz. Sayılan hallerde haftalık otuz yedi buçuk saati aşan her saat için normal saat ücreti, en az yüzde yüz artırılarak ödenir.

İşçinin Onayı ve Yasal Sınırların Aşılmasının Sonuçları

Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayı gerekir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2014/19129 Esas, 2015/13542 Karar sayılı ilamına göre fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yazılı onaya bağlıdır ve bu onay her yıl başında işçilerden yazılı olarak alınır. Onay, işverenin düzenlediği fazla mesai muvafakatnamesinin işçiye imzalatılmasıyla alınır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/19129, K. 2015/13542Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2014/19129 E.  ,  2015/13542 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : Konya 1. İş Mahkemesi Tarihi : 12/09/2014 Numarası : 2013/371-2014/633 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacı, iş sözleşmesini haklı nedenle kendisinin feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık izin alacağının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının iş sözleşmesini haksız ve sebepsiz olarak feshettiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı Yasanın 41.maddesinde fazla çalışma süresinin yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı, İş Kanununa ilişkin fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma Yönetmeliğinin 9.maddesinde fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yaptırmak için işçinin yazılı onayının gerektiği, bu onayın her yıl başında işçilerden yazılı olarak alınması gerektiği bildirilmiştir. Somut olayda, davacı, yıllık yasal sınır olan 270 saatten fazla mesai yaptırıldığı ve bu hususun çalışma şartlarının uygulanmaması olduğu iddiasıyla iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürmüş olup dosyada davacının her yıl için fazla çalışma yapmaya muvafakat ettiğine ilişkin verdiği bir belge bulunmamaktadır. Ücrete, fazla çalışma karşılıklarının dahil olması ise, peşinen muvafakat niteliğinde olmayıp mahkemece 270 saati aşan çalışmaların varlığının araştırılıp var olduğunun tespiti halinde, davacının fesih hakkının doğduğunu kabul etmek gerekirken, davacının fazla çalışmaya kaldığı ve ücretini de aldığı gerekçesiyle kıdem tazminatı talebinin reddi hatalıdır. 3- Temyiz aşamasından sonra davalı tarafça ibraz olunan borcu sükut ettiren belge niteliğinde olan yıllık izin defteri izin formları ve yıllık izin tablosu belgelerinin asılları getirtilip davacının, sözü edilen belgelerin içerikleri ve imzası hakkında beyanı alındıktan sonra bir değerlendirme yapılarak hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 02/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretlerinin asıl ücrete dahil edildiğine yönelik hükümler peşinen muvafakat niteliğinde değildir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2014/19129 Esas ve 2015/13542 Karar sayılı ilamı gereğince, yıllık iki yüz yetmiş saati aşan çalışmaların varlığının araştırılıp tespit edilmesi halinde işçinin haklı fesih hakkının doğduğu kabul edilir; işçinin fazla çalışma yapmış ve ücretini almış olması kıdem tazminatı talebinin reddini gerektirmez.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-e maddesinde yer alan ücret terimi geniş anlamda ücret olup Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/31078 Esas ve 2020/16809 Karar sayılı ilamında ikramiye, prim, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının ödenmemesinin işçiye haklı fesih hakkı tanıdığı belirtilmiştir. Buna karşılık iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiş olsa dahi sözleşmeyi fesheden taraf ihbar tazminatına hak kazanamaz.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/31078, K. 2020/16809Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2016/31078 E.  ,  2020/16809 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini, ayrıca davalı işverenin müvekkilinden istifa dilekçesi yazmasını talep etmesi sonucunda çeşitli sebepler göstererek iş sözleşmesini tek taraflı feshettiğini bildirdiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının istifa ederek işten ayrıldığını, herhangi bir alacağının bulunmadığını, fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin ödendiğini, yıllık izin alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin hangi tarafça ve ne şekilde feshedildiği konusunda uyuşmazlık vardır. İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı İş Kanununun 32/4. maddesinde ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. Yine İş Kanununu da, 5953 sayılı Basın İş Kanununun 14. maddesinde öngörüldüğü gibi ücretin peşin ödeneceği öngörülmemiştir. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sora ödenmelidir. Ücreti ödenmeyen işçinin bu ücretini işverenden dava ya da icra takibi gibi yasal yollardan talep etmesi mümkündür. Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınması, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da tanınmıştır. İşçinin ücretinin kanun veya sözleşme hükümlerine göre ödenmemesi işçiye bu imkanı verir. Ücretin hiç ya da bir kısmının ödenmemiş olması bu konuda önemsizdir. Ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin yasa ya da sözleşme ile belirlenen ücret ödenme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu ücrete hak kazanmış olması gerekir(Yargıtay 9.HD. 18.1.2010 gün, 2008/ 14546 E, 2010/ 193 K.). 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-e bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, primi, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların da ödenmemesi işçiye haklı fesih imkanı verir (Yargıtay 9.HD. 16.7.2008 gün 2007/ 22062 E, 2008/ 16398 K.). Diğer taraftan ihbar tazminatı iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğu için, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir sebebe dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. Yine, işçinin 1475 sayılı yasanın 14. maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez. Somut uyuşmazlıkta; Davacı işçi iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini, ayrıca davalı işverenin istifa dilekçesi talep etmesi sonucu çeşitli sebepleri gerekçe göstererek iş sözleşmesini tek taraflı feshettiğini bildirdiğini ileri sürmüş, davalı işveren ise davacı işçinin istifa ederek işten ayrıldığını savunmuştur. Mahkemece davalı işverenin haklı fesih nedenlerini ispatlayamadığı, çalıştığı işyerinde 4 yıldan fazla kıdemi bulunan bir işçinin sebepsiz yere istifa dilekçesi vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olup, sözlü olarak işten çıkarıldıktan sonra içeride kalan alacaklarını almak isteyen davacı işçinin işverenin talebi doğrultusunda 27.05.2014 tarihi itibariyle istifa dilekçesi verdiği ve istifa dilekçesinin gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmiştir. Dosyada mevcut davacı işçinin 27.05.2014 tarihli dilekçesinde, yıllık izinlerini ve diğer izinlerini düzgün ve zamanında kullanamadığını, ücretlerinin düzenli olarak gününde verilmediğini ve çalışmış olduğu santral operatörlüğü şartlarının ağırlaştığını belirterek iş sözleşmesini tek taraflı feshettiği görülmektedir. Davacı işçi, söz konusu dilekçenin davalı işverenin haksız feshinden sonra ve davalı işverenin talebi üzerine verildiğini iddia ettiyse de, buna ilişkin olarak davacının iddiası dışında tanık beyanları da dahil olmak üzere dosyada herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda davacı işçi tarafından söz konusu dilekçede belirtilen haklı sebeple fesih gerekçelerinin dosya kapsamı itibariyle değerlendirilmesi gereklidir. Buna göre diğer haklı sebeple fesih gerekçeleri dosya kapsamı itibariyle ispatlanamamakla birlikte yukarıda da değinildiği gibi 4857 sayılı İş Kanununun 24/II-e bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenmediği tespit olunmakla davacının iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-e maddesi uyarınca haklı sebeple sona erdirdiğinin kabulü gerekir. Ancak iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir sebebe dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmayacağından ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Fazla Çalışma Alacaklarında Zamanaşımı

4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi gereğince ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. Fazla çalışma alacağı niteliği itibarıyla ücret alacağı kapsamında olup bu beş yıllık süreye tabidir. İşçinin aynı işyerinde fiilen çalışmaya devam etmesi zamanaşımı süresini kesmez.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. (Değişik ikinci fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir. Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler. (Ek fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) İşçinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer usûl ve esaslar anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Emre muharrer senetle (bono ile), kuponla veya yurtta geçerli parayı temsil ettiği iddia olunan bir senetle veya diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi yapılamaz. Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir. İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur. Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ve perakende mal satan dükkan ve mağazalarda, buralarda çalışanlar hariç, ücret ödemesi yapılamaz. Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. İşverenin ödeme aczine düşmesi
Yıllık 270 saatlik fazla çalışma sınırı aşılırsa işçi haklı nedenle fesih yapabilir mi?

Fesih hakkının doğması, iki yüz yetmiş saati aşan çalışmaların araştırılıp var olduğunun tespitine bağlıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2014/19129 Esas, 2015/13542 Karar sayılı ilamında, fazla çalışma karşılığının ücrete dahil edilmesinin peşinen muvafakat olmadığı, aşım tespit edilirse fesih hakkının kabul edilmesi gerektiği ve işçinin fazla çalışıp ücretini almış olması gerekçesiyle kıdem tazminatı talebinin reddedilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir. Bu sonuç, somut olayda her yıl için yazılı fazla çalışma muvafakatinin de bulunmaması dikkate alınarak kurulmuştur.

Fazla mesai ücreti yerine serbest zaman nasıl kullanılır?

İşçi zamlı ücret yerine fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakika, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat on beş dakika serbest zamanı altı ay içinde ücretinden kesinti olmaksızın kullanabilir.

İşçi verdiği fazla çalışma muvafakatini geri alabilir mi?

Evet, işçi fazla mesai onayından yazılı olarak cayabilir; işverenin otuz gün içinde kabul etmemesi halinde bu sürenin bitiminde muvafakatname işçiyi bağlamaz.

Fazla çalışma ücreti ödenmediği için fesih yapan işçi ihbar tazminatı alabilir mi?

Hayır, feshin dayanağı haklı bir nedene dayansa dahi sözleşmeyi kendisi fesheden taraf ihbar tazminatına hak kazanamaz.

Fazla çalışma alacaklarında zamanaşımı süresi ne kadardır?

İş Kanunu'nun 32. maddesi gereğince ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır ve işçinin işyerinde fiilen çalışmayı sürdürmesi zamanaşımını kesmez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu