Faturası Olan Eşyanın Gümrükte Yakalanması ve Kaçakçılık Suçu

by Avukat Erdal Ersoy
Faturası Olan Eşyanın Gümrükte Yakalanması ve Kaçakçılık Suçu

Gümrük Kıymeti Açısından Faturanın Niteliği ve İthalat Şartları

Yurt dışındaki bir işletmeden veya internet ortamından bedeli mukabilinde faturalı ürün satın alınması, özel hukuk ilişkisi bağlamında eşyanın mülkiyetinin devralındığını gösterir. Buna karşılık gümrük mevzuatı açısından salt fatura ibrazı, ilgili eşyanın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesine kanuni usullere uygun şekilde ithal edildiği sonucunu tek başına doğurmaz. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca ithal eşyasının gümrük kıymeti kural olarak eşyanın satış bedelidir; bu bedel ise Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta fiilen ödenen veya ödenecek fiyatı ifade eder.

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde
24 – 1. İthal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış
bedelidir. Satış bedeli, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28
inci maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya
ödenecek fiyattır.
Şu
kadar ki, eşyanın satış bedelinin gümrük kıymetine esas alınabilmesi, aşağıdaki
koşullara bağlıdır:
a)
Eşyanın alıcısı tarafından elden çıkartılması veya kullanımı;
– Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı ve bunların yetkili
kıldığı merciler tarafından konulmuş olan,[24]
–
Eşyanın tekrar satılabileceği coğrafi bölgeyi sınırlayan,
–
Eşyanın kıymetini önemli bir ölçüde etkilemeyen,
Kısıtlamalar
dışında, hiçbir kısıtlamaya tabi olmamalıdır.
b)
Satış veya fiyat, kıymeti belirlenmekte olan eşya bakımından, kıymeti tespit
edilemez bir koşul veya edim konusu olmamalıdır.
c) Eşyanın alıcı tarafından tekrar satışı veya diğer
herhangi bir şekilde elden çıkartılması ya da kullanımı sonucu doğan hasılanın
bir bölümünün doğrudan veya dolaylı olarak satıcıya intikal etmesi halinde,
ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına 27 nci madde hükümlerine
göre ilave yapılabilmelidir.
d)
Alıcı ve satıcı arasında bir ilişki bulunmamalı; ilişkinin varlığı durumunda
ise, satış bedeli bu maddenin 2 nci fıkrası hükümlerine göre gümrük kıymeti
olarak kabul edilebilir nitelikte olmalıdır.
2.
a) Yukarıdaki fıkra hükümlerini uygulayarak satış bedelinin belirlenmesinde,
alıcı ile satıcı arasında bir ilişkinin varlığı, satış bedelinin reddedilmesi
için tek başına yeterli bir neden oluşturmaz. Böyle durumlarda, satışa ilişkin
koşullar incelenerek, bu ilişkinin fiyatı etkilemediği belirlenirse, satış
bedeli kabul edilir. Gümrük idaresi, beyan sahibi veya diğer kaynaklardan elde
ettiği bilgilere dayanarak, söz konusu ilişkinin fiyatı etkilediği kanısına
varırsa, bu hususları beyan sahibine yazılı olarak bildirir. Süresi içinde
verilmek şartıyla beyan sahibinin cevap hakkı saklıdır.
b)
Birbirleri ile ilişkisi bulunan kişiler arasındaki bir satışta, beyan sahibi
satış bedelinin aynı veya yakın bir tarihte gerçekleşen aşağıda yer alan emsal
kıymetlerden birine çok yakın olduğunu ispatlarsa, bu satış bedeli kabul edilerek,
eşyanın kıymeti 1 inci fıkra hükümlerine göre belirlenir.
–
Türkiye'ye ihraç amacıyla satılan aynı veya benzer eşyanın birbiriyle hiçbir
ilişkisi bulunmayan satıcılar ve alıcılar arasında satışındaki satış bedeli,
–
Aynı veya benzer eşyanın, 25 inci maddenin 2 nci fıkrasının (c) bendi
hükümlerine göre belirlenen gümrük kıymeti,
–
Aynı veya benzer eşyanın, 25 inci maddenin 2 nci fıkrasının (d) bendi
hükümlerine göre belirlenen gümrük kıymeti.
Yukarıdaki emsal kıymetlerle yapılan kıyaslama sırasında,
ticari düzeye, miktara, 27 nci maddede sayılan unsurlara ve alıcı ile satıcı
arasında ilişkin bulunmayan satışlarda, satıcının üstlendiği, ancak satıcı ile
alıcı arasında ilişki bulunan durumlarda satıcının üstlenmediği giderlere
ilişkin ispatlanmış farklılıklar dikkate alınır.
c)
(b) bendinde sayılan kıymetler, beyan sahibinin girişimi ile ve yalnız
kıyaslama amacıyla kullanılır. (b) bendi hükümlerine dayanarak eşyanın satış
bedelinin yerini alacak bir kıymet tespit edilemez.
3.
a) Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının, satıcıya veya
satıcı yararına yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır. Bu fiyat,
ithal eşyasının satış koşulu olarak, alıcının satıcıya veya satıcının bir
yükümlülüğünü karşılamak üzere üçüncü bir kişiye yaptığı veya yapacağı tüm
ödemeleri kapsar. Ödemeler, para transferi şeklinde olabileceği gibi, akreditif
veya ciro edilebilir bir kıymetli evrak kullanılarak ya da doğrudan veya
dolaylı yapılabilir.[25]
b) 27 nci maddeye göre yapılan ilaveler dışında, alıcının
pazarlama dahil kendi hesabına yaptığı faaliyetler, satıcı yararına veya satıcı
ile yapılan bir anlaşma yoluyla da olsa, satıcıya yapılan dolaylı bir ödeme
olarak değerlendirilmez. Bu tür işlemlere ilişkin giderler, ithal eşyasının
gümrük kıymetinin tespiti sırasında fiilen ödenen veya ödenecek fiyata ilave
edilmez.

Satış bedelinin gümrük kıymetine esas alınabilmesi; alıcının eşyayı elden çıkarması veya kullanımı üzerinde Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı ve yetkili kıldığı mercilerce konulan, eşyanın tekrar satılabileceği coğrafi bölgeyi sınırlayan ya da eşyanın kıymetini önemli bir ölçüde etkilemeyen kısıtlamalar haricinde hiçbir kısıtlamaya tabi olmaması koşuluna bağlıdır. Ayrıca satışın kıymeti tespit edilemez bir edim konusu olmaması, intikal eden hasılatın fiyata ilave edilebilmesi ve alıcı ile satıcı arasında fiyatı etkileyen bir ilişki bulunmaması şartları aranır. 4458 sayılı Kanun'un 24. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, alıcı ile satıcı arasında bir ilişkinin varlığı satış bedelinin reddedilmesi için tek başına yeterli olmayıp, bu ilişkinin fiyatı etkilemediğinin belirlenmesi hâlinde satış bedeli gümrük kıymeti olarak kabul edilir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 4Kaynağı aç
Madde 4- (1) Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.
(2) (Mülga : 29/6/2005 – 5377/1 md.)
Özel kanunlarla ilişki

Gümrük İşlemlerine Tabi Tutulmaksızın Ülkeye Sokulan Eşya ve Kaçakçılık Suçu

Geçerli bir faturanın bulunması, eşyanın gümrük denetiminden saklanması veya gümrük kapısındaki Yeşil Hat alanından beyansız geçirilmesi durumunda eylemin kaçakçılık suçunu oluşturmasını engellemez. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, gümrük prosedürlerine tabi tutulmaksızın eşyayı ülkeye sokan faile bir yıldan beş yıla kadar hapis ile on bin güne kadar adlî para cezası verilir. Eşyanın gümrük kapıları dışından yurda sokulması hâlinde ise öngörülen ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır.

5607 sayılı KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU m. 3Kaynağı aç
MADDE 3 – (Değişik: 28/3/2013-6455/54 md.)
(1) Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan
beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın,
gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde, verilecek ceza üçte birinden
yarısına kadar artırılır.
(2) Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen
ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Transit rejimi çerçevesinde taşınan serbest dolaşımda bulunmayan eşyayı,
rejim hükümlerine aykırı olarak gümrük bölgesinde bırakan kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat
ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı, hile ile yurt dışına çıkarmış
gibi işlem yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.
(5) Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak
etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî
amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan
üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(6) Özel kanunları gereğince gümrük vergilerinden kısmen veya tamamen muaf
olarak ithal edilen eşyayı, ithal amacı dışında başka bir kullanıma tahsis eden,
satan veya devreden ya da bu özelliğini bilerek satın alan veya kabul eden kişi,
altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(7) İthali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi, fiil daha ağır
bir cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, iki yıldan altı yıla kadar hapis
ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İthali yasak eşyayı,
bu özelliğini bilerek satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan
kişi, aynı ceza ile cezalandırılır.
(8) İhracı kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeden çıkaran kişi, fiil daha
ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(9) İlgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden
yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya
da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik
gösteren kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen
eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli
ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.
(10) Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün,
tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü
içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından
iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek
ceza üç yıldan az olamaz.[5]
(11) (Değişik:
18/6/2014-6545/89 md.) Ulusal marker uygulamasına tabi olup da, Enerji
Piyasası Düzenleme Kurumunun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren
veya hiç içermeyen akaryakıtı;
a) Ticari amaçla üreten,
bulunduran veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para
cezası ile cezalandırılır. Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olan
akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra
hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.
(12) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan izin alınmadan; akaryakıt
haricinde kalan solvent, madenî yağ, baz yağ, asfalt ve benzeri petrol
ürünlerinden akaryakıt üreten veya bunları doğrudan akaryakıt yerine ikmal
ederek üreten, satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî
amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek
cümle:29/4/2021-7318/13 md.) Akaryakıt yerine kullanılan diğer ürünler
yönünden de bu fıkra uyarınca cezaya hükmolunur.
(13) Her türlü üretim, iletim ve dağıtım hatları dahil olmak üzere sıvı
veya gaz halindeki hidrokarbonlarla, hidrokarbon türevi olan yakıtları nakleden
boru hatlarından, depolarından veya kuyulardan kanunlara aykırı şekilde alınan
ürünleri satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî
amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(14) Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da
herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas
teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank,
düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(15) Ulusal markeri yetkisiz olarak üreten, satışa arz eden, satan,
yetkisiz kişilerden satın alan, kabul eden, bu özelliğini bilerek nakleden veya
bulunduranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır. Ulusal markerin kimyasal özelliklerini taşımasa
bile, bu madde yerine kullanılmak amacıyla üretilen kimyasal terkipler hakkında
da bu fıkra hükmü uygulanır.
(16) Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı,
etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca
uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretlerin
taklitlerini imal eden veya ülkeye sokanlar ile bunları bilerek bulunduran,
nakleden, satan ya da kullananlar üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(17) Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve
alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, etiket, hologram,
pul, damga veya benzeri işaretleri; ilgili mevzuatta belirlenen şekilde temin etmesine
rağmen belirlenen ürünlerde kullanmaksızın bedelli veya bedelsiz olarak yayanlar,
bunları alma veya kullanma hakkı olmadığı halde sahte evrak veya dokümanlarla veya
herhangi bir biçimde ilgili kurum ve kuruluşları yanıltarak temin edenler, bunları
taklit veya tahrif ederek ya da konulduğu üründen kaldırarak, değiştirerek ya da
her ne suretle olursa olsun tedarik ederek amacı dışında kullananlar üç yıldan altı
yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(18) (Değişik:
18/6/2014-6545/89 md.) Ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga
veya benzeri işaret bulunmayan ya da taklit veya yanıltıcı bandrol, etiket,
hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri taşıyan tütün mamulleri, makaron,
yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri;
a) Ticari amaçla üreten, bulunduran
veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası
ile cezalandırılır. Ancak, tütün mamullerinin, makaron, yaprak sigara kâğıdı,
etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması
hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.
(19) (Mülga: 18/6/2014-6545/89 md.)
(20) (Mülga: 18/6/2014-6545/89 md.; Yeniden düzenleme: 28/11/2017-7061/93
md.) Ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün,
parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara,
satışa arz edenlere, bulunduran ve nakledenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis
cezası verilir.[6][7]
(21) (Ek:30/11/2022-7423/8 md.) Tarım ve Orman Bakanlığından yetki
belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası verilir.[8]
(22) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış
olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır.
(23) (Ek: 18/6/2014-6545/89 md.)Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların
konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması hâlinde, verilecek cezalar yarısından
bir katına kadar artırılır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/61 md.) Eşyanın değerinin
hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde
ise üçte birine kadar indirilir.
Nitelikli haller[9]

İthal işlemlerinde idarenin denetim mekanizmasını yanıltıcı yöntemlere tevessül edilmesi müeyyideyi ağırlaştırır. 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, aldatıcı fiiller sergileyerek gümrük vergilerini kısmen yahut tamamen ödemeksizin eşyayı ülkeye sokan faile iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası tayin edilir.

Sahtelik içeren evrak kullanımı ise ceza hukuku kapsamında ayrı bir sorumluluk doğurur. 5237 sayılı Kanun'un 207. maddesi uyarınca, bir özel belgeyi sahte düzenleyen veya gerçek bir belgeyi aldatma kabiliyetini haiz biçimde değiştirerek kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına mahkûm edilir. Sahte düzenlenen özel belgeyi bu vasfını bilerek kullanan kişiler hakkında da aynı yaptırım tatbik olunur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 207Kaynağı aç
Madde 207- (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya
gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek

Kıymeti Eksikliği Hâlinde İdari Para Cezaları ve İtiraz Yolları

Faturası ibraz edilerek gümrük idaresine bildirilen eşyanın kıymeti, gümrük idaresince belirlenen değerden eksik çıktığında kural olarak idari vergi kabahati oluşur. 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince, kıymeti üzerinden ithalat vergisine tabi eşyada beyan edilen kıymetin noksan bulunması hâlinde, bu noksanlığa ait vergiler tahsil edilir ve vergi farkının üç katı idari para cezası kesilir. Bununla birlikte aynı fıkranın (c) bendi uyarınca, satış birimine nazaran yüzde beşi aşmayan farklar ile maddi hesap hatalarından ileri gelen noksan kıymet bildirimlerinde ithalat vergilerinin yanı sıra vergi farkının yarısı tutarında ceza tahakkuk ettirilir.

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 234Kaynağı aç
Madde
234 – (Değişik: 18/6/2009-5911/60 md.)[139]
1.
Serbest dolaşıma giriş rejimi veya kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine
tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya
teslimden sonra kontrol sonucunda;
a)
15 inci maddede belirtilen Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarda veya
vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık
görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile
muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat
vergileri arasındaki fark %5’i aştığı takdirde, ithalat
vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezası alınır.
b) Kıymeti üzerinden ithalat vergilerine
tabi eşyanın beyan edilen kıymeti, 23 ila 31 inci maddelerde yer alan hükümler
çerçevesinde belirlenen kıymete göre noksan bulunduğu takdirde, bu noksanlığa
ait ithalat vergilerinden başka vergi farkının üç katı para cezası alınır.
c)
Satış birimine göre miktar itibarıyla %5’i geçmeyen bir fark ile maddi hesap
hatasından doğan noksan kıymet beyanlarında, bu farklara ait ithalat
vergilerinden başka vergi farkının yarısı tutarında para cezası
alınır.
2.
(Değişik:24/10/2019-7190/11 md.) Dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü
altında işleme rejimi ve tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimi
hükümlerine tabi eşyaya ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme
veya teslimden sonra kontrol sonucunda; birinci fıkrada belirtilen
farklılıkların tespiti durumunda vergi farkının yarısı tutarında idari para
cezası verilir.
3.
Yukarıda belirtilen aykırılıkların gümrük idaresince tespit edilmesinden önce
beyan sahibince bildirilmesi durumunda söz konusu cezalar yüzde on nisbetinde
uygulanır.[140]
4.
Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri için yukarıda belirtilen cezalara
ilişkin hükümler uygulanmaz. Bu gibi hallerde, 241 inci maddenin birinci fıkra
hükmüne göre işlem yapılır.
5. 194 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca doğan
gümrük yükümlülüğü kapsamında ödenmesi gereken ithalat vergilerinin anılan
maddenin dördüncü fıkrasında öngörülen tarihe kadar hiç ödenmemiş veya eksik
ödenmiş olduğunun gümrük idarelerince yapılan kontrol sonucunda tespit edildiği
durumda, ödenmesi gereken ithalat vergilerinin söz konusu dördüncü fıkrada
belirtilen faizi ile birlikte tahsilinin yanı sıra, yükümlüsü hakkında bu
vergilerin dörtte biri tutarında para cezasına hükmedilir. Bu fıkrada
belirtilen hiç ödenmeyen veya eksik ödenen ithalat vergilerinin yükümlüsünce
gümrük idaresinin tespitinden önce bildirilmesi durumunda bu cezaya
hükmedilmez. 194 üncü maddenin dördüncü fıkrası uyarınca işlem yapmakla
yetinilir.
6.
Bir ila üçüncü fıkralara göre verilen cezalar 241 inci maddenin birinci
fıkrasında belirtilen miktardan az olamaz.

Tahakkuk ettirilen idari yaptırımlara karşı kanuni itiraz yolları mevcuttur. 4458 sayılı Kanun'un 242. maddesi çerçevesinde yükümlüler, tebliğ edilen vergi ve cezalara karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makamın bulunmadığı hâllerde işlemi tesis eden makama itiraz başvurusu yapabilir. İdarenin otuz gün içinde karara bağlamakla yükümlü olduğu bu itirazın reddi hâlinde, işlemin tesis edildiği yerdeki idari yargı mercilerinde dava açılabilir.

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 242Kaynağı aç
Madde 242 – (Değişik:
18/6/2009-5911/64 md.)
1. Yükümlüler kendilerine
tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ
tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama
verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir.
2.
İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye
tebliğ edilir.
3. İtiraz dilekçelerinin
süresi içinde yanlış makama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmış
sayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır.
4. İtirazın reddi
kararlarına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine
başvurulabilir.

Öte yandan özet beyana tabi tutulan eşyaya gümrükçe onaylanmış bir işlem tayin edilmesi belirli sürelere tâbidir. 4458 sayılı Kanun'un 46. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlemler deniz yoluyla gelen eşyada özet beyanın verildiği tarihten itibaren kırk beş gün, diğer yollarla gelen eşyada ise yirmi gün içinde ikmal edilir; haklı sebeplerin varlığı durumunda bu süreler uzatılabilir.

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – 1.
Gümrüğe sunulan eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin
edilir.
2.
Özet beyan kapsamındaki eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım
belirlenerek, buna ilişkin işlemler;
a)
Denizyolu ile gelen eşya için, özet beyan verildiği tarihten itibaren kırkbeş
gün,
b)
Diğer bir yolla gelen eşya için, özet beyanın verildiği tarihten itibaren yirmi
gün, içinde tamamlanır.
3.
Şartlar gerektirdiği takdirde, Müsteşarlık 2 nci fıkrada ve 48 inci maddenin
ikinci fıkrasında belirtilen sürelerden daha kısa bir süre saptayabilir veya bu
sürelerin uzatılmasına izin verebilir. Ancak, gerçek ihtiyaçları aşan süre
uzatımı yapılamaz.[39]
ALTINCI BÖLÜM
Eşyanın Geçici Depolanması

Etkin Pişmanlık Hükümleri, Cezada İndirim ve Müsadere Rejimi

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinde düzenlenen suçlar bakımından etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir; ancak Kanun'un 5. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bu indirim mükerrirler hakkında veya fiilin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda tatbik edilmez. Anılan maddenin ikinci fıkrası gereğince, yedinci fıkra kapsamı dışındaki suçlarda şüphelinin veya sanığın suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar meblağı soruşturma evresi sona erinceye kadar Devlet Hazinesine ödemesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödemesi hâlinde ise üçte bir oranında indirilir.

5607 sayılı KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5 – (1) 3 üncü
maddede tanımlanan suçlardan (…)[10] birine iştirak etmiş olan kişi;
resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, fiili, diğer failleri ve kaçak
eşyanın saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin, faillerin
yakalanmasını veya kaçak eşyanın ele geçirilmesini sağlaması halinde
cezalandırılmaz. Haber alındıktan sonra fiilin bütünüyle ortaya çıkmasına
hizmet ve yardım eden kişiye verilecek ceza üçte iki oranında indirilir.
(2) (Değişik:14/4/2020-7242/62 md.) Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede
tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu
eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda
tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında
bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında,
indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye
ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde
hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.
(3) (Ek:14/4/2020-7242/62 md.) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında
veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz.
Yolcu beraberinde getirilen kaçak eşya

Ödeme hakkına ilişkin ihtar usulü kanunla teminat altına alınmıştır. 5607 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarındaki meblağın ödenmesi hususu soruşturmada Cumhuriyet savcısı, bu aşamada ihtar yapılmamışsa kovuşturmada hâkim tarafından muhataba bildirilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre etkin pişmanlık düzenlemesi suçu örgüt faaliyeti kapsamında işleyenler ile mükerrirler hakkında uygulanmaz.

Yargılama aşamasında genel indirim sebepleri de değerlendirilir. 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin birinci fıkrasına göre takdiri indirim nedenlerinin tespiti hâlinde süreli hapis cezalarında altıda bire kadar indirim yapılabilir; faillerin duruşmada mahkemeyi etkilemeye matuf şeklî tavırları indirim sebebi olarak dikkate alınmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 62Kaynağı aç
Madde 62- (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin
varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis;
müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların
altıda birine kadarı indirilir.[20]
(2) Takdiri indirim nedeni olarak,
failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki
pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki
olası etkileri (…)[21] göz önünde bulundurulabilir. (Ek
cümle:12/5/2022-7406/1 md.) Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye
yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate
alınmaz. Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir.21
Mahsup

Kaçakçılık suçuna konu edilen eşya bakımından eşya müsaderesi kuralları devreye girer. 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin birinci fıkrası mucibince, iyiniyetli üçüncü şahıslara ait olmamak kaydıyla kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan, bu suça tahsis edilen veya suç neticesinde elde edilen eşyanın müsaderesine hükmolunur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 54Kaynağı aç
Madde 54- (1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla,
kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen
ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde
kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel
ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde
iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması
hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren
eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin
başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para
tutarının müsaderesine karar verilir.
(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran
daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı
anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.
(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç
oluşturan eşya, müsadere edilir.
(5) Bir şeyin sadece bazı
kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı
ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.
(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece
suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.
Kazanç müsaderesi

Suça konu eşyayı sonradan edinen kişilerin cezai sorumluluğu da Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilir. 5237 sayılı Kanun'un 165. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 165Kaynağı aç
Madde 165 – (Değişik: 26/6/2009 – 5918/3 md.)
(1) Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı
değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, satan, devreden, satın alan
veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.
Bilgi vermeme
Faturası bulunan ürün gümrükten beyansız geçirilirse kaçakçılık suçu oluşur mu?

Evet, fatura mülkiyet hakkını gösterse dahi eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın veya beyan dışı bırakılarak Yeşil Hat'tan geçirilmesi 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaçakçılık suçunu oluşturur.

Beyan edilen fatura kıymeti noksan bulunursa ne ceza kesilir?

4458 sayılı Kanun'un 234. maddesi gereğince beyan edilen kıymetin noksan bulunması hâlinde vergi farkı tahsil edilir ve vergi farkının üç katı idari para cezası uygulanır; miktar itibarıyla yüzde beşi aşmayan farklar ile maddi hesap hatalarında ise ceza vergi farkının yarısı kadar alınır.

Kaçakçılık suçunda etkin pişmanlıktan yararlanma şartları nelerdir?

5607 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince fail, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı soruşturmada öderse cezasında yarı, kovuşturmada hükme kadar öderse üçte bir indirim alır; bu hak mükerrirler ve örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işleyenler ile 3. maddenin yedinci fıkrasındaki fiiller için uygulanmaz.

Gümrük vergi ve para cezalarına karşı nereye ve hangi sürede itiraz edilir?

4458 sayılı Kanun'un 242. maddesi uyarınca ilgililer tebliğden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa işlemi yapan makama itiraz edebilir; idarenin otuz günlük sürede vereceği ret kararına karşı idari yargıda dava açılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu