Evlenme akdi, kadın ve erkeğin yetkili evlendirme memuru huzurunda evlenmek istediklerini sözlü olarak beyan etmeleriyle kurulur. Kanun uyarınca evlenmenin kurucu unsuru, yetkili memur önünde karşılıklı olumlu sözlü iradelerin açıklanmasıdır. Kütüğe atılan imza kurucu bir unsur olmayıp ispat vasıtası niteliğindedir. Bu nedenle resmî nikâh kütüğündeki imzanın tartışmalı olması, uzun yıllar fiilen süren bir evliliğin yok sayılmasını gerektirmez. Diğer deliller ile tanık beyanları mahkemece yeterince tartışılmaksızın evliliğin yok hükmünde kabul edilmesi, Anayasa'nın 20. maddesinde korunan aile hayatına saygı hakkının ihlaline yol açar.
Evlenmenin Kurucu Unsurları ve Tören Şekli
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 141. maddesi uyarınca evlenme töreni, evlendirme dairesinde evlendirme memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın huzurunda açık olarak yapılır. Evleneceklerin istemi üzerine, evlendirme memurunun uygun bulacağı diğer yerlerde de tören gerçekleştirilebilir. Kanun'un 142. maddesi kapsamında evlendirme memuru taraflardan her birine birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini sorar; evlenme, tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda hukuken oluşur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
Evlendirme Yönetmeliği'nin 7. maddesi gereğince evlendirme memuru, belediye bulunan yerlerde belediye başkanı veya görevlendireceği memur, köylerde ise muhtardır. Köy muhtarı huzurunda kanun kurallarına uygun hareket edildiği inancıyla gerçekleştirilen evlenmeler, tören muhtarın görev alanı dışında icra edilmiş olsa dahi hukuken geçerli sayılır.
Şekil Eksiklikleri ve İmzaların Boş Olmasının Hukuki Sonuçları
4721 sayılı Kanun'un 155. maddesi uyarınca, evlendirmeye yetkili memur önünde yapılmış bir evliliğin, kanunun öngördüğü diğer şekil kurallarına uyulmaması sebebiyle butlanına karar verilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21/11/2023 tarihli ve E. 2022/7824, K. 2023/5440 sayılı kararında da belirtildiği üzere, evlenmenin geçerli biçimde kurulması için evlendirme memuru önünde karşılıklı iradelerin açıklanması gerekli ve yeterlidir. Evlilik sırasında şahit bulunmaması veya evlendirme kütüğündeki imza hanelerinin boş kalması akdi kendiliğinden geçersiz kılmaz. Tarafların yetkili memur huzurunda iradelerini açıkladıkları resmî bir belgeyle tasdik edilmişse ve aksini ispat yükünü taşıyan taraf bunu çürütememişse evliliğin yokluğuna karar verilemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/7824, K. 2023/5440Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 155Kaynağı aç
Evlenmenin butlanına karar verilmesi durumunda dahi, 4721 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur. Maddenin ikinci fıkrası gereğince eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı konularında ise boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. Ayrıca Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı uyarınca, evliliğin kurucu unsurlarından sayılmayan salt şeklî bir noksanlığa dayanarak uzun yıllar süren evliliğin geçersizliğini ileri sürmek hakkın açıkça kötüye kullanılması niteliği taşır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 158Kaynağı aç
Evliliğin Butlanı ve Yokluğu Davalarında Yargılama Usulü
4721 sayılı Kanun'un 160. maddesi uyarınca evlenmenin butlanı davasında yetki ve yargılama usulü bakımından boşanmaya ilişkin hükümler tatbik edilir. Kanun'un 184. maddesi uyarınca hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; taraflara yemin öneremez; tarafların bu konudaki ikrarları hâkimi bağlamaz ve hâkim kanıtları serbestçe takdir eder. Bu yargılama usulü evlenmenin butlanı ve yokluğunun tespiti davalarında da geçerlidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 160Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 184Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/17966, K. 2014/25724Kaynağı aç
Sahte kimlikle evlilik yapıldığı iddiasına dayalı yokluk davalarında, evlenme kütük defteri getirtilerek imza incelemesi yapılması, fotoğrafların karşılaştırılması ve nikâh tanıklarının dinlenmesi gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15/12/2014 tarihli ve E. 2014/17966, K. 2014/25724 sayılı kararında açıklandığı üzere, nikâh tanıklarına evlendirme memuru önünde iradesini açıklayan şahsın davacı olup olmadığı sorulmalı, gerekirse imza incelemesi yaptırılmalı ve irade beyanında bulunan kişinin kimliği duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.
Evliliğin hükümsüzlüğü davası sırasında talep edilen çocuğun ana adının tashihine ilişkin uyuşmazlıklar, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesi davası niteliğindedir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi kapsamında yer almayan bu dava Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanındadır. Söz konusu davada çocuğa kayyım atanması ve davanın nüfus idaresine yöneltilmesi usulen zorunludur.
Mirasbırakanın evliliğinin iptali veya yokluğunun tespiti davalarında, verilecek hükmün sonucundan doğrudan etkilenecek olan mirasçıların tamamının tespit edilerek davaya dahil edilmesi gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30/11/2023 tarihli ve E. 2023/3135, K. 2023/5835 sayılı kararına göre, eksik hasımla davaya devam edilerek hüküm tesis edilemez; taraf teşkilinin sağlanıp mirasçıların delillerinin toplanması şarttır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3135, K. 2023/5835Kaynağı aç
Anayasa Mahkemesinin Aile Hayatına Saygı Hakkı Denetimi
Evlilik birliğinin hükümsüzlüğü konusundaki uyuşmazlıklarda devletin Anayasa'nın 20. ve 41. maddelerinden kaynaklanan pozitif yükümlülüğü hem usul hem de sonuca ilişkindir. Mahkemelerin taraflara iddia ve savunmalarını sunabilecekleri etkili hukuki olanakları tanıması ve delilleri neden kabul edip etmediğini yeterli gerekçeyle açıklaması gerekir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinde korunan aile hayatı nosyonu resmî evlilikle sınırlı görülmeyip fiilî aile bağlarını da kapsayacak şekilde ele alınmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, resmî nikâh kütüğündeki imza uyuşmazlığına dayanılarak uzun süreli evliliğin yok hükmünde sayılmasında, dosyaya sunulan diğer deliller ve tanık beyanları yeterince tartışılmadığı için Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ihlal mahkeme kararından kaynaklanmışsa dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. Anayasa Mahkemesi, yeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağladığı kanaatine vardığında manevi tazminat talebini reddedebilmekte ve ilk derece mahkemesinin ihlal kararındaki ilke ve gerekçeler doğrultusunda yeniden yargılama yapması gerekmektedir.
6216 sayılı ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN m. 50Kaynağı aç
Nikâh kütüğünde imza bulunmaması evliliği geçersiz hale getirir mi?
Hayır, nikâh kütüğündeki imza evlenmenin kurucu unsuru olmayıp ispat vasıtasıdır; tarafların yetkili memur önünde karşılıklı sözlü iradelerini açıklamış olmaları evliliğin kurulması için yeterlidir.
Evliliğin yokluğu veya butlanı davalarında tarafların kabul açıklaması hâkimi bağlar mı?
Hayır, evlenmenin butlanı ve yokluğu davaları boşanma usulüne tabi olduğundan tarafların ikrarı veya davayı kabul etmeleri tek başına sonuç doğurmaz ve hâkimi bağlamaz.
Muhtarın görev alanı dışında kıydığı nikâh geçerli sayılır mı?
Evet, kanun kurallarına uygun hareket edildiği inancıyla köy muhtarı huzurunda yapılan evlenme akitleri, muhtarın görev alanı dışında gerçekleştirilmiş olsa dahi hukuken geçerli kabul edilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

