Eski Borçlar İçin Yeniden İcra Takibi Yapılabilir mi?

by Avukat Erdal Ersoy
Eski Borçlar İçin Yeniden İcra Takibi Yapılabilir mi?

Eski bir alacak için icra takibi başlatılması veya işlemden kaldırılan bir dosyanın sürdürülmesi, zamanaşımı kuralları ve usul işlemlerine bağlıdır. Türk Borçlar Kanunu uyarınca zamanaşımı borcu kendiliğinden ortadan kaldırmaz ve borçlu tarafından ileri sürülmedikçe hâkim tarafından resen dikkate alınamaz. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir; kira bedelleri, anapara faizleri ve diğer dönemsel edimler ise beş yıllık zamanaşımına uğrar. Zamanaşımına uğramış bir borç borçlu tarafından rızayla ödenirse, yapılan bu ödeme sonradan geri istenemez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
MADDE 146- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. II. Beş yıllık zamanaşımı

İlamsız Takipte İtiraz ve İtirazın Hukuki Sonuçları

İlamsız icra takibinde süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Borçlu borcun yalnızca bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe borçlunun kabul ettiği miktar için devam olunur; süresinde itiraz yapılmamışsa alacaklının talebiyle takibe alacağın tamamı için devam edilir. Borçlunun itirazında imzayı reddetmesi durumunda alacaklı, derhal icra dairesinden karşılaştırmaya elverişli imzaların celbini talep edebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – (Değişik: 18/2/1965-538/36 md.) Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur. Borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden tatbika medar imzaların celbini istiyebilir. 6 – İtirazın hükümden düşürülmesi:[26] a) İtirazın iptali:

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Yolları

Borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine alacaklı, itiraz bildiriminden başlayarak bir yıllık süre zarfında yetkili mahkemede genel hükümlere dayanarak alacağını kanıtlamak ve itirazın iptalini sağlamak amacıyla dava açabilir. Yargılama neticesinde borçlunun haksız yere itiraz ettiği anlaşılırsa borçlu aleyhine; takibin haksız ve kötü niyetle başlatıldığı belirlenirse alacaklı aleyhine, karşı tarafın istemiyle reddedilen ya da hüküm altına alınan tutarın en az yüzde yirmisi oranında tazminata hükmedilir. Ancak itirazda bulunan taraf veli, vasi yahut mirasçı sıfatını taşıyorsa tazminat verilebilmesi için kötü niyetin kanıtlanmış olması aranır. Bir yıllık dava açma süresinin kullanılamaması halinde ise alacaklının alacağını genel hükümlere göre dava etme imkanı korunur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 67Kaynağı aç
Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.[27] İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. b) İtirazın kesin olarak kaldırılması:[28]

Takibin resmi makamlarca usulünce tanzim edilen bir belgeye ya da borç ikrarını barındıran onaylı veya imzası kabul edilmiş bir senede dayanması vaziyetinde alacaklı, itirazın kendisine bildirilmesinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması yoluna gidebilir. Bahse konu altı aylık hak düşürücü mühlet içinde bu talepte bulunulmazsa borçluya yönelik aynı borç sebebiyle bir daha ilamsız icra takibi yürütülemez. Mahkemece yapılan incelemede istemin esasa müteallik sebeplerle kabul edilmesi durumunda borçlu, aynı gerekçelerle reddedilmesi halinde ise alacaklı, talep doğrultusunda asgari yüzde yirmi oranında tazminat ödemekle yükümlü tutulur. Borçlunun olumsuz tespit yahut istirdat davası açması veya alacaklının genel mahkemelere başvurması karşısında, takdir edilen tazminatın tahsilatı yargılama nihayete erene dek ertelenir ve lehine hüküm kurulan taraf bakımından önceki tazminat hükümsüz kalır. Gerek icra inkar ve kötü niyet tazminatları gerekse kanunda düzenlenen benzer tazminat miktarları belirlenirken takip talebindeki ya da davadaki istem dikkate alınır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 18/2/1965-538/38 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/16 md.) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz. Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur. Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz. (Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar. Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde vekil mütaakıp oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti olmadan gelmiyen alacaklı borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır. (Ek fıkra: 6/6/1985-3222/6 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/16 md.) İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden  aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.   Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[29] c) İtirazın geçici olarak kaldırılması:[30]

Haciz İsteme Süresi ve Takibin Yenilenmesi

Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. Takibe itiraz edilmesi veya dava açılması halinde bunların vukuundan hükmün kesinleşmesine kadar ya da icra dairesinde taksit sözleşmesi yapılması durumunda sözleşmenin ihlaline kadar geçen süre bir yıllık sürenin hesabına katılmaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 78Kaynağı aç
Madde 78 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) (Değişik birinci fıkra:22/7/2020-7251/49 md.) Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı, haciz konmasını isteyebilir. Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi, varsa borçlunun mal, hak veya alacağının mahiyeti ve detayı hakkında bilgi verir ve bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edilebilir. Bu takdirde icra dairesi, tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder. Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz. Sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum veya kuruluşları ile 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlar. Sorgulamanın tür, kapsam ve sınırı ile diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. (Değişik:6/6/1985-3222/9 md.) Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları halinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz. Alacaklı isterse, haciz talebinin vukuuna dair bir vesika verilir. Bu vesika hiç bir harç ve resme tabi değildir. Haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır. Yeniden haciz istemek, alacaklı tarafından vukubulan yenileme talebinin borçluya tebliğine mütevakkıftır. İlama müstenit olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden harc alınır. Yenileme masraf ve harcları borçluya tahmil edilmez. 2 – Hacze başlama müddeti:

Haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır. Dosyanın işlemden kaldırılması sonrasında yeniden haciz istenebilmesi, alacaklının yapacağı yenileme talebinin borçluya tebliğ edilmesine bağlıdır.

Takibin Kesinleşmesinden Sonra İtfa, Mühlet ve Zamanaşımı İtirazı

İcra takibinin kesinleştiği aşamadan sonra borcun aslı ve ferileriyle birlikte ödendiğini ya da alacaklı tarafından ödeme için ek mehil tanındığını borçlu taraf noter onaylı veya imzası kabul edilmiş bir vesika ile ortaya koyarsa, icra mahkemesine her vakit müracaat ederek takibin ertelenmesini yahut tamamen iptal edilmesini talep edebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 18/2/1965-538/42 md.) Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden istiyebilir. Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33 a. Maddesi hükmü kıyasen uygulanır. Menfi tesbit ve istirdat davaları:[35]

Borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürmesi halinde, İcra ve İflas Kanunu'nun 33/a maddesi hükmü kıyasen tatbik edilir. Bu çerçevede zamanaşımına uğrama, zamanaşımının kesilmesi veya tatile uğraması iddiaları icra mahkemesi tarafından resmî belgelere dayanılarak incelenir ve icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. İcranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden itibaren alacaklı yedi gün içinde genel mahkemelerde zamanaşımının gerçekleşmediğini ispat için dava açabilir; bu süre içinde dava açılmazsa takibe konu hakkın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 33/aKaynağı aç
Madde 33/a – (Ek: 18/2/1965-538/18 md.) İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder. İcranın devamına karar verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası burada da uygulanır. III. Müşterek Hükümler: İcranın nereden isteneceği:

İlama Dayalı Takipler ve Zamanaşımının Kesilmesi

İlama dayalı icra takipleri, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar. Noter senedine dayalı takiplerde ise senedin hukuki niteliğine göre borçlar veya ticaret kanunlarında belirlenen zamanaşımı süreleri uygulanır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 39Kaynağı aç
Madde 39 – İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar. Noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir. İcranın iadesi:

Borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi, kısmen ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi zamanaşımını keser. Alacaklının dava veya def'i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurması, icra takibinde bulunması yahut iflas masasına başvurması da zamanaşımını kesen kanuni nedenlerdir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 154Kaynağı aç
MADDE 154- Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir: 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa. II. Birlikte borçlulara etkisi
Eski bir borç için icra takibi yapıldığında zamanaşımı nasıl ileri sürülür?

Zamanaşımı borcu kendiliğinden sona erdirmediğinden borçlunun icra dairesine süresi içinde itiraz etmesi gerekir; yasal süresinde yapılan itiraz takibi durdurur.

Takipsizlik nedeniyle muameleden kaldırılan icra dosyası yeniden açılabilir mi?

Kanuni süre içinde haciz istenmediği için muameleden kaldırılan dosya alacaklının yenileme talebiyle yeniden işleme konulabilir; ancak yeniden haciz istenebilmesi için yenileme talebinin borçluya tebliğ edilmesi şarttır.

Zamanaşımına uğrayan borç ödendikten sonra geri istenebilir mi?

Zamanaşımına uğramış bir borç borçlu tarafından gönüllü olarak ödendiği takdirde, yapılan bu ödeme sonradan geri talep edilemez.

İtirazın kaldırılması süresi kaçırılırsa yeniden ilamsız takip yapılabilir mi?

Resmî veya imzası ikrar edilmiş borç ikrarı içeren belgelere dayalı takiplerde altı aylık yasal süre içinde itirazın kaldırılması talep edilmezse aynı alacak için borçluya karşı yeniden ilamsız takip yapılamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu