Borçlunun başka bir icra dosyasında bulunan alacağı üzerine haciz konulduğunda, dosya alacaklısının bu alacak üzerindeki tasarruf yetkisi sınırlandırılır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/8458 esas ve 2023/1183 karar sayılı ilamına göre, takip alacağı haczedilen alacaklı veya vekili, haciz altındaki takip dosyasına haricen tahsil, feragat ya da vazgeçme beyanında bulunamaz. İcra dairesinden yetki belgesi alınarak takip dosyasında işlem yapılması durumunda ise Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2013/21141 esas ve 2014/13149 karar sayılı ilamı uyarınca tahsil hakkı ve yetkisi ile alacak üzerindeki tasarruf hakkı haciz koyduran alacaklıya geçeceğinden, eski alacaklının harici tahsil bildirimiyle dosya infazen işlemden kaldırılamaz ve hacizler fek edilemez. Haczedilen alacağın tahsiline ve yetki devrine ilişkin esaslar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 120. maddesinde düzenlenmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/8458, K. 2023/1183Kaynağı aç
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/21141, K. 2014/13149Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 120Kaynağı aç
Dosya alacağına haciz konulmasının tasarruf yetkisine etkisi
İcra takibinde alacaklının hak ve alacakları üzerine haciz tatbik edildiğinde, haciz konulan dosyada alacaklının tasarruf yetkisi sınırlanır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/8458 esas ve 2023/1183 karar sayılı ilamı uyarınca, haciz altına alınan takip dosyasında alacaklı yahut vekilince haricen tahsil, feragat ve vazgeçme taleplerinde bulunulamaz. Bölge adliye mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuş ve karar 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle bozulmuştur.
Söz konusu uyuşmazlık, takip borçlusu ile alacağı temlik eden ve temlik alan takip alacaklılarının taraf olduğu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında sulh ile sonuçlanarak icra edilebilirlik şerhi verilen borçlu olunmadığının tespitine ilişkin anlaşma belgesinin takibe ve alacak üzerindeki üçüncü kişi haczine etkisine, takibin ve hacizlerin bu belge gereğince ortadan kaldırılıp kaldırılamayacağına ilişkindir.
Hacizli alacağın temliki ve vazgeçme yasağı
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/8458 esas ve 2023/1183 karar sayılı ilamına konu somut olayda, takip alacağı 28.03.2017 ve 01.06.2017 tarihlerinde iki işlemle devredilmiş; alacağa ise bu işlemlerden önce 07.02.2017 tarihinde haciz konulmuştur. Bu haliyle alacağın temlikinin dosya alacağı üzerinde haciz varken yapıldığı kabul edilmiştir.
Dairece, alacaklı ile borçlu arasında anlaşma bulunmasına rağmen dosya alacağını hacizli devralan alacaklının alacak üzerindeki hacizden haberdar olması gerektiği, borçlu ile şifahen anlaşarak dosya alacağından ivazsız ve kesin surette vazgeçemeyeceği ve haczin devam ettiği belirlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış üçüncü kişiye karşı devir yasağı savunmasında bulunamaz. Alacağın devriyle borç münasebetinde alacaklı değişir; alacak devredenin malvarlığından çıkarak devralanın malvarlığına dahil olur ve alacağı talep hakkı devralana geçer. Ancak hacizli olarak devralınan takip alacağında, alacaklının borçluyla anlaşarak alacaktan ivazsız ve kesin surette vazgeçemeyeceği ve haczin sürdüğü kabul edilmiştir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 183Kaynağı aç
Tahsil yetki belgesi ve eski alacaklının harici tahsil beyanı
Borçlunun alacaklı konumunda olduğu bir icra dosyasındaki hak ve alacaklara haciz konulup, haciz koyduran alacaklının icra dairesinden İcra ve İflas Kanunu’nun 120. maddesi kapsamında tahsil yetki belgesi alarak dosyaya sunması özel bir hukuki durum doğurur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2013/21141 esas ve 2014/13149 karar sayılı ilamına göre, yetki belgesi sunularak dosyada takip işlemleri yapıldığında, dosyadaki tahsil hakkı ve alacak üzerindeki tasarruf yetkisi eski alacaklıdan çıkarak haciz koyduran alacaklıya intikal eder.
Takibi sürdürme yetkisi de bulunan haciz koyduran alacaklının iradesi dışında, eski alacaklının harici tahsil beyanı nazara alınarak icra müdürlüğünce dosyanın infazen işlemden kaldırılması ve hacizlerin fekkine karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
İlk derece mahkemesinin, Borçlar Kanunu’nun alacağın devrine ilişkin hükümlerini kıyasen uygulayarak devrin borçluya bildirilmediği ve iyi niyetle önceki alacaklıya yapılan ödemeyle borçtan kurtulunacağı gerekçesiyle şikayeti reddetmesi Yargıtay 8. Hukuk Dairesince benimsenmemiştir. Mahkemenin ret kararı 23.06.2014 tarihinde oy birliğiyle bozulmuştur.
Alacağın ödeme yerine devri ve tahsilin üzerine alınması
İcra ve İflas Kanunu’nun 120. maddesinin birinci fıkrasına göre, hacze iştirak eden bütün alacaklıların muvafakat etmesi şartıyla, borçlunun borsada ve piyasada belirli bir fiyatı bulunmayan alacakları, ödeme yerine geçmek üzere itibari değerleriyle kendilerine veya hesaplarına olarak içlerinden birine devredilebilir. Devir halinde alacaklılar, alacakları oranında borçlunun haklarına halef olurlar. Bu yöntemde iştirak eden tüm alacaklıların oybirliğiyle rıza göstermesi aranır.
Buna karşılık aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen tahsil veya dava hakkının üzerine alınması kurumunda tüm alacaklıların muvafakati zorunlu değildir. Hacze iştirak edenlerin tamamı veya içlerinden biri, masrafları kendilerine ait olmak ve mevcut haklarına zarar gelmemek kaydıyla borçlunun üçüncü kişideki alacağının tahsilini veya bu kişiye karşı dava açma hakkını üzerlerine alabilirler.
Tahsil veya dava yetkisini üzerine alma yoluyla icra edilen işlemler sonucunda tahsil edilecek tutar, öncelikle bu yetkiyi üzerine alan alacaklıların alacaklarının ve yaptıkları masrafların karşılanmasına tahsis edilir. Öncelik kuralı gereğince tahsilat tutarından ilk olarak yetkiyi kullanan alacaklıların hakları tasfiye edilir.
Satış isteme süresi ve dosya alacağında haczin düşmesi
İcra ve İflas Kanunu’nun 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanun’la değişik 106. maddesi uyarınca alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir; borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir. Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin yatırılması zorunlu olup bu giderler yatırılmazsa talep yapılmamış sayılır. Bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki satış isteme süresi, satışı isteyen alacaklı bakımından ilk sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzar.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 106Kaynağı aç
İcra ve İflas Kanunu’nun 110. maddesi gereğince, bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep icra takibinde bir defa geri alınabilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 110Kaynağı aç
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2015/12762 esas ve 2015/25154 karar sayılı ilamında, 17.04.2013 tarihli haciz işlemi bakımından o dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde üçüncü kişilerdeki alacak taşınır hükmünde kabul edilmiştir. Daire, üçüncü kişilerdeki alacakların haczinde satış isteme talebinden anlaşılması gerekenin İcra ve İflas Kanunu’nun 120. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca icra dairesinden yetki belgesi talebinde bulunmak olduğunu, ilgili dönemdeki yasal sürede yetki istenmemesi halinde 110. madde uyarınca haczin düşeceğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararını 20/10/2015 tarihinde oy birliğiyle bozmuştur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/12762, K. 2015/25154Kaynağı aç
Buna karşılık Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/574 esas ve 2022/7298 karar sayılı ilamında dosya alacaklarının haczi farklı bir hukuki esasa bağlanmıştır. Kararda, dosya alacağı menkul hükmünde kabul edilse dahi, haciz konulan dosyaya henüz fiilen intikal etmiş bir para bulunmadığı sürece alacaklının bu parayı kendi takip dosyasına aktarmasını talep etmesinin fiilen imkânsız olduğu ve bu nedenle haczin korunması gerektiği belirtilmiştir. Haciz koydurulan takip dosyasına fiilen para girmediği aşamada haciz düşme süresinin işlemeye başlamayacağı ve yetki belgesi isteminin kanunda belirli bir süreye bağlanmadığı kabul edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 106 ve 110. maddelerinin kıyasen uygulanarak süresinde yetki belgesi talep edilmediği gerekçesiyle haczin düştüğünün kabul edilmesi isabetsiz bulunmuş, ilk derece mahkemesi kararı 15/06/2022 tarihinde oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/574, K. 2022/7298Kaynağı aç
İcra ve İflas Kanunu’nun 7343 sayılı Kanun’la değişik 106. maddesi üçüncü şahıslardaki alacaklar için bir yıllık genel satış isteme süresi öngörmektedir. Buna karşılık 17.04.2013 tarihli hacze ilişkin kararda o tarihteki taşınır rejimine dayanılarak altı aylık sürede yetki belgesi istenmesi aranmış; haczedilen takip dosyasına henüz para girmediği tespit edilen 2022 tarihli kararda ise para girmedikçe düşme süresinin işlemeyeceği ve yetki belgesi talebinin belirli bir süreye bağlanamayacağı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle dosya alacağında satış ve haczin düşmesi kuralları, yürürlükteki kanun maddesi ile somut dosyadaki fiilî para girişi durumuna göre farklı hukuki sonuçlar doğurabilmektedir.
Haciz isteme süreleri ve üçüncü kişilere bildirim usulü
İcra takibinde borçlunun malvarlığına yönelik işlemler genel takip sürelerine tabidir. İcra ve İflas Kanunu’nun 78. maddesi gereğince haciz isteme hakkı, ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren bir yılın geçmesiyle düşer. Takibe itiraz edilmesi veya dava açılması halinde bu işlemlerin vukuundan hükmün kesinleşmesine kadar olan süre ile tarafların icra dairesinde taksit sözleşmesi yapmaları halinde sözleşmenin ihlaline kadar geçen süre bir yıllık hesaba dahil edilmez. Haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu süre içinde yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 78Kaynağı aç
Yine İcra ve İflas Kanunu’nun 78. maddesi çerçevesinde icra dairesince yapılan sorgulamalar sonucunda borçlunun mal, hak veya alacağının bulunması durumunda sistem üzerinden haciz talep edilebilir ve icra dairesi tespit edilen malvarlığını elektronik ortamda haczeder.
Üçüncü kişilerdeki alacakların haczi bakımından İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi genel bir bildirim usulü öngörür. Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil bir senede dayanmayan hak ve alacaklar haczedildiğinde icra müdürü, üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderir. İhbarnamede, üçüncü kişinin borcunu artık yalnızca icra dairesine ödeyebileceği, takip borçlusuna yapacağı ödemelerin geçerli sayılmayacağı bildirilir. Taşınır mallar bakımından ise malın ancak icra dairesine tevdi edilebileceği, borçluya teslim edilmesi halinde bedelin icra dairesine ödenmek zorunda kalınacağı ihtar olunur.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 89Kaynağı aç
Sık sorulan sorular
Dosya alacağına haciz konulduktan sonra alacaklı haricen tahsilat yapabilir mi?
Hayır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/8458 esas ve 2023/1183 karar sayılı ilamına göre, dosya alacağına haciz tatbik edildiğinde alacaklının tasarruf yetkisi sınırlandığından, alacaklı veya vekili takip dosyasına haricen tahsil veya feragat talebinde bulunamaz.
Tahsil yetki belgesi alındıktan sonra eski alacaklının harici tahsil bildirimi geçerli midir?
Geçerli değildir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2013/21141 esas ve 2014/13149 karar sayılı ilamı uyarınca, icra dairesinden alınan yetki belgesi sunularak takip işlemleri yapıldığında tahsil hakkı ve tasarruf yetkisi haciz koyduran alacaklıya geçer; bu yetki hilafına eski alacaklının harici tahsil beyanıyla dosya kapatılamaz ve hacizler kaldırılamaz.
Haciz koyduran alacaklı borçlunun üçüncü kişideki alacağını kendi adına tahsil edebilir mi?
Evet. İcra ve İflas Kanunu’nun 120. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hacze iştirak eden alacaklılar, masrafları kendilerine ait olmak üzere borçlunun üçüncü kişideki alacağının tahsilini veya dava hakkının kullanılmasını üzerlerine alabilirler. Elde edilen para öncelikle bu yetkiyi üstlenenlerin alacak ve masraflarına tahsis edilir.
Hacizli dosya alacağının temlik edilmesi haczi hükümsüz kılar mı?
Hayır. Alacağın temliki geçerli olsa dahi devir hacizli olarak gerçekleşir; Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/8458 esas ve 2023/1183 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, hacizli alacağı temlik alan kişi borçlu ile anlaşarak alacaktan kesin ve ivazsız olarak feragat edemez ve takipteki haciz geçerliliğini sürdürür.
Dosya alacağı üzerindeki haciz satış istenmemesi sebebiyle düşer mi?
İcra ve İflas Kanunu’nun 106 ve 110. maddelerine göre yasal sürede satış istenmezse kural olarak haciz kalkar. Ancak Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/574 esas ve 2022/7298 karar sayılı ilamına göre, haciz konulan takip dosyasına henüz fiilen para girişi gerçekleşmemişse alacaklının parayı talep etmesi fiilen imkânsız olduğundan haciz düşme süresi işlemeye başlamaz ve yetki talebi belirli bir süreye bağlanamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

