İşe iade davası neticesinde verilen feshin geçersizliği kararları özü itibarıyla tespit hükmü niteliğindedir. Mahkemece veya özel hakemce feshin geçersizliğine hükmedildiğinde, işverenin işçiyi başvurusu üzerine bir ay içinde işe başlatma zorunluluğu doğar; aksi takdirde işçiye en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ödenmesi gerekir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 21Kaynağı aç
Kararın Kesinleşmesi, İtiraz Kanun Yolu ve İşe Başlama Başvurusu
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca işe iade talepli davalarda arabuluculuk dava şartı olup yargılamada basit usul tatbik edilir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca fesih bildirimine itiraz davalarında ilk derece mahkemesince verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulduğunda bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir; bu kararlar aleyhine temyiz kanun yoluna başvurulamaz. Kararın kesinleşmesinin ardından işçi, kesinleşen kararın kendisine tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır. Bu süre içinde başvuruda bulunulmaması hâlinde fesih geçerli sayılır ve işveren sadece geçerli feshin hukuki sonuçları ile sorumlu tutulur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 20Kaynağı aç
İşçinin on işgünü içinde yaptığı başvuru kendisine ulaştıktan sonraki bir aylık sürede işveren işçiyi işe başlatırsa işe başlatmama tazminatı doğmaz. İşverenin işçiyi süresi içinde işe başlatmaması durumunda ise iş güvencesi tazminatı ile kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların ödenmesi zorunluluğu gündeme gelir.
İlamın Hüküm Fıkrası, Tazminatın Belirlenmesi ve Mahsup Esasları
4857 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca mahkeme veya özel hakem, feshin geçersizliğine karar verirken işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarını ve boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakları dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler. Bu maddenin işe başlatmama tazminatına, boşta geçen süre ücretine ve tazminat miktarına dair birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yöndeki sözleşme hükümleri geçersizdir.
İşçinin fiilen işe başlatılması durumunda, fesih sırasında peşin ödenen ihbar tazminatı ile kıdem tazminatı boşta geçen süreye ilişkin ödemeden indirilir. İşçinin işe başlatılmadığı ve bildirim süresinin tanınmadığı veya buna ilişkin ücretin peşin ödenmediği hâllerde ise ilgili bildirim süresi tutarının ayrıca karşılanması gerekir.
İcra Hukukunda İlamlı ve İlamsız Takip Ayrımı
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında para borcuna veya teminat verilmesine dair bir ilam icra dairesine verildiğinde icra memuru borçluya yedi gün içinde ödeme yapılmasını ihtar eden bir icra emri tebliğ eder. Bununla birlikte Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2014/8305 Esas ve 2015/8385 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere ilamların infaz edilecek kısmı hüküm fıkrasıdır ve sınırlı yetkili icra mahkemesi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yoluyla belirleyemez. Hüküm fıkrasında açık eda hükmü niteliği taşımayan tazminat ve alacaklar için başlatılan takiplerde icra emri iptal edilerek takip yalnızca yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi likit eda kalemleri yönünden devam ettirilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 32Kaynağı aç
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/8305, K. 2015/8385Kaynağı aç
Tespit kararına dayanılarak ilamlı icra takibi yapılamaz; buna karşılık tespit hükmünün yasal süreci tamamlandıktan sonra doğabilecek mali haklar için ilamsız icra takibi yoluna gidilmesinde yasal bir engel bulunmamaktadır. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/10087 Esas ve 2019/4451 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, işe iadenin mali sonuçlarına yönelik başlatılan ilamsız takibe borçlu tarafça itiraz edilmesi durumunda, itirazın iptali davasında görevli mahkeme taraflar arasındaki işçi-işveren ilişkisi sebebiyle İş Mahkemesidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/10087, K. 2019/4451Kaynağı aç
Takip ve dava safhasında kararın kesinleştiği ve tebliğ edildiği tarih, on işgünü içinde işverene yapılan işe başlama başvurusu, işverenin bu başvuruya karşı tavrı ile bir aylık süre boyunca işe başlatmama olgusunun ispat yükü işçi tarafına aittir. Bu yasal aşamaların belgelendirilmesi, takibe yöneltilebilecek şikâyet veya itirazların değerlendirilmesinde belirleyicidir.
Arabuluculuk Anlaşma Belgelerinin İnfaz Niteliği
İşe iade uyuşmazlığında arabuluculuk faaliyeti sonucunda işe başlatma hususunda anlaşma sağlandığı takdirde işe başlatma tarihi, boşta geçen süre ücreti ve diğer hakların parasal miktarı ile işe başlatılmama tazminatının parasal miktarının açıkça belirlenmesi zorunludur; bu belirlemeler yapılmadığında anlaşma sağlanamamış kabul edilir. Arabuluculuk anlaşmasında kararlaştırılan tarihte işçinin işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelir ve işveren sadece geçerli feshin hukuki sonuçları ile sorumlu olur.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca, anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi durumunda bu belge ilam niteliğinde sayılır. Kanunen şerh alınmasının zorunlu tutulduğu hâller saklı kalmak üzere, taraflar, avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi de icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge kabul edilir.
İşe iade kararındaki işe başlatmama tazminatı için ilamlı icra takibi yapılabilir mi?
İşe iade kararları özü itibarıyla feshin geçersizliğini belirten bir tespit hükmü olduğundan ve hüküm fıkrasında eda emri yer almadığından işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ilamlı takibe konu edilemez; bu alacaklar ilamsız takip yoluyla talep edilebilir. İlamda yer alan yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi eda hükümleri ise ilamlı icraya konu edilebilir.
İşe başlama başvurusu hangi sürede ve nasıl yapılmalıdır?
İşçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak amacıyla işverene başvurmalıdır; süresinde başvuru yapılmadığı takdirde fesih geçerli sayılır ve işveren işe başlatmama tazminatından sorumlu tutulamaz.
İşe iade alacaklarına ilişkin ilamsız takibe itiraz edilirse görevli mahkeme hangisidir?
İşe iade kararının yasal sonuçlarına dayanılarak başlatılan ilamsız takibe borçlu işveren tarafından itiraz edilmesi halinde açılacak itirazın iptali davasında işçi-işveren ilişkisi gereğince görevli mahkeme İş Mahkemesidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

