ERP Lisans Aşımı ve Fikri Mülkiyet Boyutu
Kurumsal kaynak planlaması sistemlerinde lisans aşımı, taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirlenen kullanım sınırlarının geçilmesini ifade eder. Bu sınırlar sözleşmelerde kullanıcı sayısı, modül kapsamı, şirket veya şube bazlı kullanım alanı, test ve üretim ortamı ayrımı veya entegrasyon ve erişim modelleri üzerinden yapılandırılmaktadır.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca bilgisayar programları ilim ve edebiyat eseri sayılmakta; programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması da eser sahibinin çoğaltma hakkı kapsamında değerlendirilmektedir. Bu kapsamdaki yetkisiz fiiller fikri hak ihlali çerçevesinde sorumluluk doğurur.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Kapsamındaki Hukuki Talepler
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, eseri hak sahiplerinden kanuna uygun yazılı izin almadan işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya umuma ileten kişilerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi; kopyaların ve çoğaltmaya yarayan araçların imhasını, üretim maliyet fiyatını geçmeyecek bedelle kendisine verilmesini veya sözleşme olması hâlinde isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını isteyebilir. Bu seçimlik hakların kullanılması izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi tecavüz edenin elindeki nüshalar için de bu hakları kullanabilir. Kanun gereğince bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı aralarında bir sözleşme kurulmuş olması durumunda sahip olacağı bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
5846 sayılı Kanun'un 68. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, anılan seçimlik hakların eser sahibinden başka hak sahiplerince kullanılabilmesi için eser sahibinin Kanun'un 52. maddesine uygun yazılı çoğaltma izninin bulunması zorunludur. Ayrıca hak sahiplerinin bu kapsamdaki taleplerinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun el koymaya ilişkin hükümleri yalnızca delil elde etme amacıyla sınırlı olarak uygulanabilir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan kimse tecavüzün ref'i davası açabilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya çalışanları tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir; bu hâlde tecavüz edenin ya da çalışanların kusuru şart değildir. Mahkeme, tecavüzün ref'i tedbirlerini takdir ederken eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün kapsamını, kusurun bulunup bulunmadığını, varsa ağırlığını ve ref hâlinde tecavüz edenin uğrayabileceği muhtemel zararları gözetir. Eser sahibi tecavüzün ref'i ve men'i davasını kendi ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesinde de açabilir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Borçlar Hukuku Kapsamında Sözleşmesel ve Haksız Fiil Sorumluluğu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca borcun hiç yahut gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde borçlu, kusursuz olduğunu kanıtlamadıkça alacaklının maruz kaldığı zararı tazmin etmekle yükümlü tutulur. Kanun'un 49. maddesi çerçevesinde ise kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesi durumunda söz konusu zararın giderilmesi zorunludur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 116. maddesi gereğince borçlu; borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa dahi, yardımcı kişilerin işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermek zorundadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca adam çalıştıran; istihdam ettiği kişiyi seçerken, talimat verirken ve gözetim görevini yaparken zararı önleyecek özeni ortaya koyduğunu kanıtladığı takdirde sorumluluktan kurtulabilir. Bir ticari işletmede adam çalıştıran yönünden ise faaliyetlerin sebep olduğu zararları giderme borcu, işletmedeki çalışma düzeninin zararın doğumunu engellemeye elverişli olduğunun kanıtlanamaması hâlinde doğar. Buna karşılık Kanun'un 396. maddesi uyarınca işçi, işverene ait teknik donanımları, araç ve gereçleri gereği gibi kullanmak ve işin yürütülmesi için kendisine bırakılan sistem ve malzemeye özen göstermek mecburiyetindedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 396Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 66Kaynağı aç
Ticaret Kanunu ve Veri Koruma Hükümleri Açısından Yükümlülükler
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64. maddesi uyarınca her tacir, ticari defterlerini tutmak ve bu kayıtlarda ticari işlemlerini, işletmesinin iktisadi ve mali vaziyeti ile borç ve alacak ilişkilerini ve dönem sonuçlarını açık biçimde göstermekle yükümlüdür. Tacir ayrıca işletmesiyle ilgili gönderilmiş bulunan her türlü belgenin bilgisayar kaydı veya benzer kopyalarını yazılı, görsel ya da elektronik vasıtalarla saklamak mecburiyetindedir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 64Kaynağı aç
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 369. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri ile yönetim yetkisi tanınan üçüncü şahıslar, üstlendikleri vazifeleri tedbirli bir yöneticinin göstereceği dikkatle yürütmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde korumakla yükümlüdür. Kanun'un anılan maddesinde şirketler topluluğuna dair 203 ilâ 205. madde hükümleri saklı tutulmuştur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 369Kaynağı aç
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553. maddesinin birinci fıkrası uyarınca yöneticiler ve yönetim kurulu üyeleri, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur. Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi ya da yetkiyi kanuna dayanarak başkasına devreden organlar veya kişiler, bu kişilerin seçiminde makul özen göstermediklerinin ispatı haricinde onların fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. Ayrıca hiç kimse kontrolü dışında kalan kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu muafiyet gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 553Kaynağı aç
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 10. maddesi veri sorumlusuna aydınlatma yükümlülüğü getirirken, 12. maddesi kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve yetkisiz erişilmesini önlemek amacıyla gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır.
İspat Hukuku ve Elektronik Deliller
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199. maddesi uyarınca, uyuşmazlığa dair vakıaların ispatında elverişlilik taşıyan elektronik veriler ve bilişim sistemlerindeki her türlü bilgi taşıyıcısı yargılamada belge vasfı taşır. Lisans sözleşmelerindeki sınırların aşılıp aşılmadığına dair sunucu logları, kullanıcı erişim verileri ve sistem kayıtları da usul hukuku bakımından bu belge tanımı içerisinde ele alınır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
Ceza Hukuku Sorumluluğu ve Şahsîlik İlkesi
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 71. maddesi, hak sahibinin yazılı izni olmaksızın eseri işleyen, çoğaltan, dağıtan, yayımlayan, ticari amaçla elinde bulunduran veya depolayan failler hakkında ceza yaptırımı öngörmektedir. Kanun'un 72. maddesi ise bilgisayar programının hukuka aykırı çoğaltılmasını önlemek amacıyla oluşturulmuş koruyucu programları etkisiz kılmaya yönelik yazılım veya donanımları kullananlar bakımından ceza tehdidi getirmektedir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca ceza sorumluluğu şahsidir ve kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 20Kaynağı aç
ERP lisans aşımında hak sahibi üç kat tazminat talep edebilir mi?
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca hak sahipleri, yazılı izin alınmaksızın eserin işlenmesi, çoğaltılması veya yayılması hâlinde sözleşme yapılmış olması durumunda isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir.
Çalışanların lisans aşımından işletme sahibi kusursuz sorumlu tutulabilir mi?
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca hizmet ifası sırasında işletmenin temsilcisi veya çalışanları tarafından gerçekleştirilen tecavüzlerde işletme sahibine karşı tecavüzün ref'i davası açılabilir ve bu davada kusur şartı aranmaz.
Lisans ihlali nedeniyle şirket tüzel kişiliğine ceza yaptırımı uygulanır mı?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca ceza sorumluluğu şahsi olduğundan tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; kanunda öngörülen güvenlik tedbirleri saklıdır.
Şirket yöneticileri lisans aşımından kişisel olarak sorumlu tutulabilir mi?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553. maddesi uyarınca yöneticiler ve yönetim kurulu üyeleri kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı sorumlu olabilir; ancak kontrolü dışında kalan aykırılıklardan sorumlu tutulamazlar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

