Bilgisayar Programlarının Hukuki Korunması ve Lisans İhlalleri

by Avukat Erdal Ersoy
Bilgisayar Programlarının Hukuki Korunması ve Lisans İhlalleri

Bilgisayar programları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca ilim ve edebiyat eseri vasfıyla korunmaktadır. 5846 sayılı Kanun'un 1/B maddesi çerçevesinde bilgisayar programı; bir bilgi işlem sisteminin belirli bir işlemi yerine getirmesini veya fonksiyonu icra etmesini temin edecek biçimde tertiplenen emir dizgelerini ve bu dizgelerin gelişim aşamasındaki hazırlık çalışmalarını ifade eder. Kanunun 2. maddesi gereğince, her türlü biçim altında ifade edilen yazılımlar ile ilerleyen aşamada program neticesi doğurmaya elverişli hazırlık tasarımları eser niteliğiyle hukuki korumadan yararlanır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – İlim ve edebiyat eserleri şunlardır: 1. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları, 2. (Değişik: 1/11/1983 – 2936/1 md.) Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri 3. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri. (Ek: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar. II – Musiki eserleri:

Eser korumasının sınırları somut ifade biçimleri üzerinden belirlenir. 5846 sayılı Kanun'un 2. maddesi doğrultusunda, arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeler de dahil olmak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmaz. Türk telif rejiminde eser koruması tescille değil, eserin meydana getirilmesiyle kendiliğinden doğar. İsteğe bağlı kayıt ve tescil işlemleri hak kurucu nitelikte olmayıp uyuşmazlıklarda ispat kolaylığı sağlayan bir mekanizma niteliğindedir.

Mali Haklar ve İş İlişkisinde Meydana Getirilen Programlar

Eserden doğan mali hakları kullanma salahiyeti 5846 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca münhasıran hak sahibine aittir. Bununla birlikte taraflar arasındaki sözleşmeden ya da işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memurların, hizmetlilerin ve işçilerin mesaileri sırasında ifa ettikleri görev gereğince ürettikleri bilgisayar programlarının mali haklarını kullanma yetkisi bunları istihdam eden veya atayan işverene geçer. 5846 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereği mali yetkilerin birbirinden bağımsızlığı ilkesi geçerlidir; dolayısıyla bir mali hakka dair verilen lisans veya muvafakat, diğer mali hakların da devredildiği veya serbestçe kullanılabileceği sonucunu doğurmaz.

Yazılım üzerindeki çoğaltma hakkı 5846 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle münhasıran hak sahibine tanınmıştır. Bilgisayar programları bakımından çoğaltma hakkı, programın geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar. Eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı Kanunun 23. maddesiyle; dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ise Kanunun 25. maddesiyle münhasıran eser sahibine aittir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/8 md.) (Değişik: 21/2/2001 – 4630/13 md.) Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerlidir. Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar. c) Yayma hakkı:

Yasal Kullanıcı Yetkileri ve Koruma Süresi

5846 sayılı Kanun'un 38. maddesi, programı hukuki zeminde edinen kişilere belirli yasal serbestiler tanımaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça, edinme amacına uygun kullanımın gerektirdiği oranda programın çoğaltılması ve işlenmesi serbesttir. Kanun koyucu, yasal yoldan edinilmiş programın sisteme yüklenmesi, çalıştırılması ve teknik aksaklıkların giderilmesine ilişkin fiillerin sözleşmeyle dahi yasaklanamayacağını emretmiştir. Benzer şekilde, kullanım zorunluluğu sürdüğü müddetçe tek bir yedekleme kopyasının alınması engellenemez. Ayrıca yasal kullanıcının programın temelindeki fikir ve ilkeleri anlamak gayesiyle yazılımın işleyişini gözlemlemesi, test etmesi ve incelemesi de hukuka uygun sayılmıştır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 38Kaynağı aç
Madde 38 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/14 md.) Bütün fikir ve sanat eserlerinin, (…)[12] kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür. Ancak, bu çoğaltma hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz. (Mülga: 21/2/2001 – 4630/36 md.) Sözleşmede belirleyici hükümlerinin yokluğu durumunda, hata düzeltme de dahil, bilgisayar programının düşünüldüğü amaca uygun kullanımı için gerekli olduğu durumda, bilgisayar programının onu hukuki yollardan edinen kişi tarafından çoğaltılması ve işlenmesi serbesttir. Bilgisayar programını yasal yollardan edinen kişinin programı yüklemesi, çalıştırması ve hataları düzeltmesi sözleşme ile önlenemez. Bilgisayar programının kullanımı için gerekli olduğu sürece, bilgisayar programını kullanma hakkına sahip kişinin bir adet yedekleme kopyası yapması sözleşme ile önlenemez. Bilgisayar programının kullanım hakkına sahip kişinin yapmaya hak kazandığı bilgisayar programının yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi veya depolanması fiillerini ifa ettiği sırada, bilgisayar programının herhangi bir ögesi altında yatan düşünce ve ilkeleri belirlemek amacı ile, programın işleyişini gözlemlemesi, tetkik etmesi ve sınaması serbesttir. Bağımsız yaratılmış bir bilgisayar programı ile diğer programların ara işlerliğini gerçekleştirmek üzere gerekli bilgileri elde etmek için, bilgisayar programının çoğaltılması ve işlenmesi anlamında kod'un çoğaltılmasının ve kod formunun çevirisinin de zorunlu olduğu durumlarda, bu fiillerin ifası aşağıdaki şartların karşılanması halinde serbesttir: 1. Bu fiillerin, ruhsat sahibi veya bir bilgisayar programının kopyasını kullanma hakkı sahibi diğer bir kişi tarafından veya onların adına bunu yapmaya yetkili kişi tarafından ifa edilmesi, 2. Araişlerliği gerçekleştirmek için gerekli bilginin, (1) numaralı bentte belirtilen kişilerin kullanımlarına sunulmaması, 3. Bu fiillerin, araişlerliği gerçekleştirmek için gereken program parçaları ile sınırlı olması. Yukarıdaki fıkra hükümleri, onun uygulanması ile elde edilen bilgilerin; 1. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının araişlerliğini gerçekleştirmenin dışında diğer amaçlar için kullanılmasına, 2. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının araişlerliği için gerekli olduğu durumlar dışında başkalarına verilmesine, 3. İfade ediliş bakımından esastan benzer bir bilgisayar programının geliştirilmesi, üretilmesi veya pazarlanması veya fikri hakları ihlal eden herhangi diğer bir fiil için kullanılmasına, İzin vermez. Altıncı ve Yedinci fıkra hükümleri, programdan normal yararlanma ile çelişir veya hak sahibinin meşru yararlarına makul olmayan müdahale eder şekilde kullanılmasına izin verecek tarzda yorumlanamaz. 2. Bestekarlara tanınan haklar:

Bilgisayar programlarına sağlanan fikri korumanın süresi, genel kural uyarınca eser sahibinin ömrü boyunca ve vefatını takip eden tarihten itibaren 70 yıldır. Eser üzerindeki hak sahipliğinin tüzel kişilere ait bulunduğu hallerde bu 70 yıllık yasal süre, eserin kamuya sunularak aleniyet kazandığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

Lisans İhlallerinde Hukuk Davaları ve Üç Kat Bedel İstemi

İzinsiz yazılım kullanımında hak sahibi, 5846 sayılı Kanun'un 66. maddesi gereğince tecavüzün ref'i davası açabilir. Eser ihlalinin bir işletmenin temsilcileri veya çalışanları tarafından hizmetlerini ifa ettikleri sırada gerçekleştirilmesi durumunda işletme sahibi aleyhine de dava açılabilir; bu davada tecavüz edenin veya işletme çalışanlarının kusuru aranmaz. Mahkeme, hak sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün kapsamını, kusurun varlığı ile ağırlığını ve tecavüz edenin uğrayabileceği muhtemel zararları takdir ederek durumun gerektirdiği ref tedbirlerinin uygulanmasına karar verir. Kanunun 66. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca eser sahibi, tecavüzün ref'i ve men davasını kendi ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde de açabilir. Henüz vuku bulmamış tecavüz tehlikelerine veya mevcut ihlalin devamı veya tekrarı ihtimaline karşı ise Kanunun 69. maddesi doğrultusunda tecavüzün men'i davası işletilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı  tecavüzün ref'ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir. Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikına karar verir. (Ek: 7/6/1995 – 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir. 2. Manevi haklara tecavüz halinde:

Telif hakkı ihlallerinde 5846 sayılı Kanun'un 68. maddesi gereğince yazılı izin almaksızın eseri işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan veya umuma ileten kişilerden, sözleşme yapılmış olması halinde talep edilebilecek bedelin veya kanun uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlası istenebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi; çoğaltılmış kopyaların ve çoğaltmaya yarayan araçların imhasını, üretim maliyet fiyatını geçmeyecek bedelle kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın en çok üç kat fazlasını talep edebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyaların satışa çıkarılmış olması halinde de hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında aynı seçimlik haklardan birini kullanabilir. Eser sahibinden başka hak sahiplerinin bu imha, devir veya en çok üç kat fazlası bedel haklarını ileri sürebilmeleri için Kanunun 52. maddesine uygun yazılı çoğaltma izninin bulunması şarttır. Bedel talebinde bulunan hak sahibi, tecavüz edenle aralarında geçerli bir sözleşme akdedilmiş olması durumunda sahip olacağı tüm hak ve yetkileri ileri sürebilir; bu talepler çerçevesinde Ceza Muhakemesi Kanununun elkoymaya ilişkin hükümleri yalnızca delil elde etme amacıyla uygulanabilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:

Mali hakları zedelenen eser sahibi, karşı tarafın kusurlu bulunması kaydıyla 5846 sayılı Kanun'un 70. maddesine dayanarak genel haksız fiil esaslarına göre maddi tazminat ve ihlal nedeniyle tecavüz edenin elde ettiği kazancın devrini isteyebilir; manevi hak ihlallerinde ise manevi tazminat yolu açıktır. İspat güçlüklerini hafifletmek amacıyla Kanunun 76. maddesinde özel bir usul öngörülmüştür. Buna göre davacı hak sahibi iddiasının haklılığına dair güçlü bir kanaat tesis ettiğinde, mahkemece kullanılan programlara ilişkin yasal lisans veya izin belgelerinin sunulması davalıdan istenir; bu belgelerin veya kullanım listesinin ibraz edilememesi halinde hukuka aykırı kullanımın varlığına yönelik yasal karine doğar.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 70Kaynağı aç
Madde 70 – (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 – 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir. Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir. B) Ceza davaları: I – Suçlar: 1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz[28]

Cezai Sorumluluk ve Adli Bilişim Arama Güvenceleri

5846 sayılı Kanun'un 71. maddesi uyarınca hak sahiplerinin yazılı rızası bulunmaksızın bilgisayar programını çoğaltan, işleyen, dağıtan, umuma ileten, satan, ticari maksatla satın alıp elinde bulunduran veya kişisel kullanım haricinde depolayan failler hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası yaptırımı tatbik edilir. Programlara yönelik şifreleme ve erişim kontrolü gibi etkili koruma önlemlerini devre dışı bırakan araçları üreten, pazarlayan, satan veya ticari amaçla elinde tutanlar ise Kanunun 72. maddesi kapsamında altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşır. 5846 sayılı Kanun'un 75. maddesi gereğince bu fiillerin takibi şikâyete bağlıdır; şikâyetin yasal geçerlilik kazanması için hak sahiplerinin veya meslek birliklerinin hak sahipliğini ispatlayan delilleri Cumhuriyet başsavcılığına tevdi etmesi zorunludur.

Yazılım korsanlığına dair ceza soruşturmalarında teknik delillerin tespiti, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesindeki sıkı koruma tedbirlerine bağlıdır. Somut vakıalara dayanan kuvvetli şüphe emarelerinin bulunması ve başka suretle delil ikamesinin imkânsızlığı şartıyla, hâkim veya gecikmesinde sakınca umulan hallerde savcının yazılı emriyle bilgisayar sistemlerinde arama yapılmasına, kayıtların kopyalanmasına ve çözümlenmesine karar verilebilir. Savcılıkça tesis edilen arama kararı yirmi dört saat zarfında hâkim tasdikine sunulmak zorundadır. Hâkim incelemesini en geç yirmi dört saat içinde tamamlar; hâkimin onay vermemesi veya sürenin sessizce tükenmesi halinde alınan tüm kopyalar ve metinler derhal imha edilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. BEŞİNCİ BÖLÜM Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

5271 sayılı Kanun'un 134. maddesinin 2. fıkrası uyarınca şifrelerin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması veya işlemin uzun sürecek olması hallerinde cihazlara elkonulabilir. Şifrenin çözülmesi ve gerekli kopyaların alınması halinde elkonulan cihazlar gecikmeksizin iade edilir. Elkoyma işlemi sırasında sistemdeki tüm verilerin yedeklemesi yapılır ve bu yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline tutanakla teslim edilir. Bilgisayar ve kütüklere elkonulmaksızın da sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir; kâğıda yazdırılan veriler tutanağa kaydedilerek ilgililer tarafından imzalanır.

Bilgisayar programının telif hukuku kapsamında korunması için tescil zorunlu mudur?

Hayır, telif koruması tescil işlemine bağlı olmaksızın yazılımın somut olarak meydana getirilmesiyle kendiliğinden doğar. Yapılan isteğe bağlı kayıt işlemleri yalnızca hak sahipliğinin ispatında delil kolaylığı temin eder.

İşletme bünyesinde personelin lisanssız yazılım kullanmasından işveren sorumlu tutulabilir mi?

Evet, 5846 sayılı Kanun'un 66. maddesi gereğince işletme çalışanlarının hizmetlerini görürken gerçekleştirdikleri yazılım ihlallerinde, kusur aranmaksızın işletme sahibine karşı tecavüzün ref'i davası açılabilir.

Yasal lisansla edinilen bilgisayar programının yedek kopyası alınabilir mi?

Evet, 5846 sayılı Kanun'un 38. maddesi uyarınca programı hukuki yollardan edinen kişinin amaca uygun kullanımın gerektirdiği ölçüde bir adet yedekleme kopyası alma salahiyeti sözleşmeyle tamamen ortadan kaldırılamaz.

İzinsiz kullanılan bilgisayar programı için talep edilebilecek üç kat bedel nasıl uygulanır?

5846 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca hak sahibi, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir; bedel talebinde bulunan kişi tecavüz edenle geçerli bir sözleşme akdetmiş olması durumunda sahip olacağı tüm hak ve yetkileri ileri sürebilir.

Ceza soruşturmasında bilgisayarlarda arama yapılabilmesi hangi şartlara bağlıdır?

5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi gereğince aramaya karar verilebilmesi için somut delillere dayalı kuvvetli şüphe bulunmalı ve başka yoldan delil elde etme imkânı kalmamalıdır; savcı kararı yirmi dört saatte hâkim onayına sunulmalı, onaylanmazsa kopyalar derhal imha edilmelidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu