Bilgisayar programları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca ilim ve edebiyat eseri vasfıyla korunmaktadır. 5846 sayılı Kanun'un 1/B maddesi çerçevesinde bilgisayar programı; bir bilgi işlem sisteminin belirli bir işlemi yerine getirmesini veya fonksiyonu icra etmesini temin edecek biçimde tertiplenen emir dizgelerini ve bu dizgelerin gelişim aşamasındaki hazırlık çalışmalarını ifade eder. Kanunun 2. maddesi gereğince, her türlü biçim altında ifade edilen yazılımlar ile ilerleyen aşamada program neticesi doğurmaya elverişli hazırlık tasarımları eser niteliğiyle hukuki korumadan yararlanır.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Eser korumasının sınırları somut ifade biçimleri üzerinden belirlenir. 5846 sayılı Kanun'un 2. maddesi doğrultusunda, arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeler de dahil olmak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmaz. Türk telif rejiminde eser koruması tescille değil, eserin meydana getirilmesiyle kendiliğinden doğar. İsteğe bağlı kayıt ve tescil işlemleri hak kurucu nitelikte olmayıp uyuşmazlıklarda ispat kolaylığı sağlayan bir mekanizma niteliğindedir.
Mali Haklar ve İş İlişkisinde Meydana Getirilen Programlar
Eserden doğan mali hakları kullanma salahiyeti 5846 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca münhasıran hak sahibine aittir. Bununla birlikte taraflar arasındaki sözleşmeden ya da işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memurların, hizmetlilerin ve işçilerin mesaileri sırasında ifa ettikleri görev gereğince ürettikleri bilgisayar programlarının mali haklarını kullanma yetkisi bunları istihdam eden veya atayan işverene geçer. 5846 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereği mali yetkilerin birbirinden bağımsızlığı ilkesi geçerlidir; dolayısıyla bir mali hakka dair verilen lisans veya muvafakat, diğer mali hakların da devredildiği veya serbestçe kullanılabileceği sonucunu doğurmaz.
Yazılım üzerindeki çoğaltma hakkı 5846 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle münhasıran hak sahibine tanınmıştır. Bilgisayar programları bakımından çoğaltma hakkı, programın geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar. Eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı Kanunun 23. maddesiyle; dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ise Kanunun 25. maddesiyle münhasıran eser sahibine aittir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Yasal Kullanıcı Yetkileri ve Koruma Süresi
5846 sayılı Kanun'un 38. maddesi, programı hukuki zeminde edinen kişilere belirli yasal serbestiler tanımaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça, edinme amacına uygun kullanımın gerektirdiği oranda programın çoğaltılması ve işlenmesi serbesttir. Kanun koyucu, yasal yoldan edinilmiş programın sisteme yüklenmesi, çalıştırılması ve teknik aksaklıkların giderilmesine ilişkin fiillerin sözleşmeyle dahi yasaklanamayacağını emretmiştir. Benzer şekilde, kullanım zorunluluğu sürdüğü müddetçe tek bir yedekleme kopyasının alınması engellenemez. Ayrıca yasal kullanıcının programın temelindeki fikir ve ilkeleri anlamak gayesiyle yazılımın işleyişini gözlemlemesi, test etmesi ve incelemesi de hukuka uygun sayılmıştır.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 38Kaynağı aç
Bilgisayar programlarına sağlanan fikri korumanın süresi, genel kural uyarınca eser sahibinin ömrü boyunca ve vefatını takip eden tarihten itibaren 70 yıldır. Eser üzerindeki hak sahipliğinin tüzel kişilere ait bulunduğu hallerde bu 70 yıllık yasal süre, eserin kamuya sunularak aleniyet kazandığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
Lisans İhlallerinde Hukuk Davaları ve Üç Kat Bedel İstemi
İzinsiz yazılım kullanımında hak sahibi, 5846 sayılı Kanun'un 66. maddesi gereğince tecavüzün ref'i davası açabilir. Eser ihlalinin bir işletmenin temsilcileri veya çalışanları tarafından hizmetlerini ifa ettikleri sırada gerçekleştirilmesi durumunda işletme sahibi aleyhine de dava açılabilir; bu davada tecavüz edenin veya işletme çalışanlarının kusuru aranmaz. Mahkeme, hak sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün kapsamını, kusurun varlığı ile ağırlığını ve tecavüz edenin uğrayabileceği muhtemel zararları takdir ederek durumun gerektirdiği ref tedbirlerinin uygulanmasına karar verir. Kanunun 66. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca eser sahibi, tecavüzün ref'i ve men davasını kendi ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde de açabilir. Henüz vuku bulmamış tecavüz tehlikelerine veya mevcut ihlalin devamı veya tekrarı ihtimaline karşı ise Kanunun 69. maddesi doğrultusunda tecavüzün men'i davası işletilir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Telif hakkı ihlallerinde 5846 sayılı Kanun'un 68. maddesi gereğince yazılı izin almaksızın eseri işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan veya umuma ileten kişilerden, sözleşme yapılmış olması halinde talep edilebilecek bedelin veya kanun uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlası istenebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi; çoğaltılmış kopyaların ve çoğaltmaya yarayan araçların imhasını, üretim maliyet fiyatını geçmeyecek bedelle kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın en çok üç kat fazlasını talep edebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyaların satışa çıkarılmış olması halinde de hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında aynı seçimlik haklardan birini kullanabilir. Eser sahibinden başka hak sahiplerinin bu imha, devir veya en çok üç kat fazlası bedel haklarını ileri sürebilmeleri için Kanunun 52. maddesine uygun yazılı çoğaltma izninin bulunması şarttır. Bedel talebinde bulunan hak sahibi, tecavüz edenle aralarında geçerli bir sözleşme akdedilmiş olması durumunda sahip olacağı tüm hak ve yetkileri ileri sürebilir; bu talepler çerçevesinde Ceza Muhakemesi Kanununun elkoymaya ilişkin hükümleri yalnızca delil elde etme amacıyla uygulanabilir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Mali hakları zedelenen eser sahibi, karşı tarafın kusurlu bulunması kaydıyla 5846 sayılı Kanun'un 70. maddesine dayanarak genel haksız fiil esaslarına göre maddi tazminat ve ihlal nedeniyle tecavüz edenin elde ettiği kazancın devrini isteyebilir; manevi hak ihlallerinde ise manevi tazminat yolu açıktır. İspat güçlüklerini hafifletmek amacıyla Kanunun 76. maddesinde özel bir usul öngörülmüştür. Buna göre davacı hak sahibi iddiasının haklılığına dair güçlü bir kanaat tesis ettiğinde, mahkemece kullanılan programlara ilişkin yasal lisans veya izin belgelerinin sunulması davalıdan istenir; bu belgelerin veya kullanım listesinin ibraz edilememesi halinde hukuka aykırı kullanımın varlığına yönelik yasal karine doğar.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 70Kaynağı aç
Cezai Sorumluluk ve Adli Bilişim Arama Güvenceleri
5846 sayılı Kanun'un 71. maddesi uyarınca hak sahiplerinin yazılı rızası bulunmaksızın bilgisayar programını çoğaltan, işleyen, dağıtan, umuma ileten, satan, ticari maksatla satın alıp elinde bulunduran veya kişisel kullanım haricinde depolayan failler hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası yaptırımı tatbik edilir. Programlara yönelik şifreleme ve erişim kontrolü gibi etkili koruma önlemlerini devre dışı bırakan araçları üreten, pazarlayan, satan veya ticari amaçla elinde tutanlar ise Kanunun 72. maddesi kapsamında altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşır. 5846 sayılı Kanun'un 75. maddesi gereğince bu fiillerin takibi şikâyete bağlıdır; şikâyetin yasal geçerlilik kazanması için hak sahiplerinin veya meslek birliklerinin hak sahipliğini ispatlayan delilleri Cumhuriyet başsavcılığına tevdi etmesi zorunludur.
Yazılım korsanlığına dair ceza soruşturmalarında teknik delillerin tespiti, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesindeki sıkı koruma tedbirlerine bağlıdır. Somut vakıalara dayanan kuvvetli şüphe emarelerinin bulunması ve başka suretle delil ikamesinin imkânsızlığı şartıyla, hâkim veya gecikmesinde sakınca umulan hallerde savcının yazılı emriyle bilgisayar sistemlerinde arama yapılmasına, kayıtların kopyalanmasına ve çözümlenmesine karar verilebilir. Savcılıkça tesis edilen arama kararı yirmi dört saat zarfında hâkim tasdikine sunulmak zorundadır. Hâkim incelemesini en geç yirmi dört saat içinde tamamlar; hâkimin onay vermemesi veya sürenin sessizce tükenmesi halinde alınan tüm kopyalar ve metinler derhal imha edilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
5271 sayılı Kanun'un 134. maddesinin 2. fıkrası uyarınca şifrelerin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması veya işlemin uzun sürecek olması hallerinde cihazlara elkonulabilir. Şifrenin çözülmesi ve gerekli kopyaların alınması halinde elkonulan cihazlar gecikmeksizin iade edilir. Elkoyma işlemi sırasında sistemdeki tüm verilerin yedeklemesi yapılır ve bu yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline tutanakla teslim edilir. Bilgisayar ve kütüklere elkonulmaksızın da sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir; kâğıda yazdırılan veriler tutanağa kaydedilerek ilgililer tarafından imzalanır.
Bilgisayar programının telif hukuku kapsamında korunması için tescil zorunlu mudur?
Hayır, telif koruması tescil işlemine bağlı olmaksızın yazılımın somut olarak meydana getirilmesiyle kendiliğinden doğar. Yapılan isteğe bağlı kayıt işlemleri yalnızca hak sahipliğinin ispatında delil kolaylığı temin eder.
İşletme bünyesinde personelin lisanssız yazılım kullanmasından işveren sorumlu tutulabilir mi?
Evet, 5846 sayılı Kanun'un 66. maddesi gereğince işletme çalışanlarının hizmetlerini görürken gerçekleştirdikleri yazılım ihlallerinde, kusur aranmaksızın işletme sahibine karşı tecavüzün ref'i davası açılabilir.
Yasal lisansla edinilen bilgisayar programının yedek kopyası alınabilir mi?
Evet, 5846 sayılı Kanun'un 38. maddesi uyarınca programı hukuki yollardan edinen kişinin amaca uygun kullanımın gerektirdiği ölçüde bir adet yedekleme kopyası alma salahiyeti sözleşmeyle tamamen ortadan kaldırılamaz.
İzinsiz kullanılan bilgisayar programı için talep edilebilecek üç kat bedel nasıl uygulanır?
5846 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca hak sahibi, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir; bedel talebinde bulunan kişi tecavüz edenle geçerli bir sözleşme akdetmiş olması durumunda sahip olacağı tüm hak ve yetkileri ileri sürebilir.
Ceza soruşturmasında bilgisayarlarda arama yapılabilmesi hangi şartlara bağlıdır?
5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi gereğince aramaya karar verilebilmesi için somut delillere dayalı kuvvetli şüphe bulunmalı ve başka yoldan delil elde etme imkânı kalmamalıdır; savcı kararı yirmi dört saatte hâkim onayına sunulmalı, onaylanmazsa kopyalar derhal imha edilmelidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

