Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Rehberi

by Avukat Erdal Ersoy
Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Rehberi

6563 Sayılı Kanunun Yürürlüğü ve Kapsamı

Elektronik ticaret alanındaki hukuki çerçeveyi belirleyen 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 05.11.2014 tarihli ve 29166 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01.05.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun; fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin elektronik ortamda gerçekleştirilen çevrim içi iktisadi ve ticari her türlü faaliyeti, ticari iletişimi, hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların sorumluluklarını, elektronik iletişim araçlarıyla kurulan sözleşmeleri, elektronik ticarete ilişkin bilgi verme yükümlülüklerini ve uygulanacak yaptırımları kapsamaktadır.

6563 sayılı ELEKTRONİK TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 2Kaynağı aç
MADDE 2 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında; a) Elektronik ticaret: Fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin, elektronik ortamda gerçekleştirilen çevrim içi iktisadi ve ticari her türlü faaliyeti, b) Ticari iletişim: Alan adları ve elektronik posta adresi dışında, mesleki veya ticari faaliyet kapsamında kazanç sağlamaya yönelik olarak elektronik ticarete ilişkin her türlü iletişimi, c) Ticari elektronik ileti: Telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri, ç) Hizmet sağlayıcı: Elektronik ticaret faaliyetinde bulunan gerçek ya da tüzel kişileri, d) Aracı hizmet sağlayıcı: Başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ve tüzel kişileri, e) Bakanlık: Ticaret Bakanlığını, [1] f)  (Ek:1/7/2022-7416/2 md.) Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı: Elektronik ticaret pazar yerinde elektronik ticaret hizmet sağlayıcıların mal veya hizmetlerinin teminine yönelik sözleşme yapılmasına ya da sipariş verilmesine imkân sağlayan aracı hizmet sağlayıcıyı, g) (Ek:1/7/2022-7416/2 md.) Elektronik ticaret hizmet sağlayıcı: Elektronik ticaret pazar yerinde ya da kendine ait elektronik ticaret ortamında mal veya hizmetlerinin teminine yönelik sözleşme yapan ya da sipariş alan hizmet sağlayıcıyı, ğ) (Ek:1/7/2022-7416/2 md.) Elektronik ticaret ortamı: Elektronik ticaret faaliyetinde bulunulan internet sitesi, mobil site veya mobil uygulama gibi platformları, h) (Ek:1/7/2022-7416/2 md.) Elektronik ticaret pazar yeri: Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının aracılık hizmetlerini sunduğu elektronik ticaret ortamını, ı) (Ek:1/7/2022-7416/2 md.) Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi (ETBİS): Elektronik ticaret hizmet sağlayıcı ve elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıların kayıt altına alınması, elektronik ticaret verilerinin toplanması, bu verilerin işlenerek istatistiki bilgilerin üretilmesi amacıyla Bakanlık tarafından oluşturulan ve bu Kanun kapsamında kayıt ve bildirim yapılabilmesine imkân sağlayan bilgi sistemini, i) (Ek:1/7/2022-7416/2 md.) Net işlem hacmi: İptal ve iadeler hariç olmak üzere, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı için aracılık hizmeti sunduğu elektronik ticaret pazar yerleri, elektronik ticaret hizmet sağlayıcı için ise elektronik ticaret pazar yeri niteliğini haiz olmayan kendine ait elektronik ticaret ortamları üzerinden belirli bir dönemde yapılan sözleşme ve verilen siparişler için düzenlenmesi gereken nihai fatura veya fatura yerine geçen belge değerleri toplamını, j) (Ek:1/7/2022-7416/2 md.) Ekonomik bütünlük: Bir kişinin, bir ticaret şirketinin doğrudan veya dolaylı olarak paylarının en az yüzde yirmi beşine ya da oy haklarının çoğunluğuna veya onu yönetebilecek kararları alabilecek payına sahip olmasını, şirket sözleşmesi uyarınca yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyeyi seçme hakkını haiz olmasını, kendi oy haklarının yanında bir sözleşmeye dayanarak tek başına veya diğer pay sahipleriyle birlikte oy haklarının çoğunluğunu oluşturmasını, bir ticaret şirketini sözleşmeye bağlı olarak hâkimiyeti altında bulundurmasını veya bu hâllere bağlı olarak bu kişiyle bağlantılı tüm ticaret şirketleri ve bu kişiye ait işletmeler arasındaki ilişkiyi ya da pay sahibi olup olmadıklarına bakılmaksızın birden fazla ticaret şirketinin aynı kişi veya kişiler tarafından yönetilmesini, ifade eder. Bilgi verme yükümlülüğü

Elektronik Ticarette Temel Tanımlar ve Aktörler

6563 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında elektronik ticaret aktörleri ve kavramları ayrıntılı biçimde tanımlanmıştır. Hizmet sağlayıcı, elektronik ticaret faaliyetinde bulunan gerçek ya da tüzel kişileri ifade ederken; aracı hizmet sağlayıcı, başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sunan gerçek ve tüzel kişileri kapsar. Kanun'a eklenen hükümlerle pazar yerinde sözleşme yapılmasına veya sipariş verilmesine imkân tanıyan aktörler elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı, bu pazar yerinde ya da kendine ait ortamda mal veya hizmet sunanlar ise elektronik ticaret hizmet sağlayıcı olarak nitelendirilmiştir. Ayrıca ticari iletişim; alan adları ve e-posta adresi hariç olmak üzere, mesleki veya ticari kazanç sağlamaya yönelik elektronik ticarete dair her türlü iletişimi kapsar. Telefon, çağrı merkezi, faks, otomatik arama makinesi, akıllı ses kaydedici, e-posta ve kısa mesaj gibi araçlarla ticari amaçla iletilen veri, ses ve görüntü içerikleri ise ticari elektronik ileti sayılmaktadır. Pazar yerlerindeki veya kendi ortamlarındaki işlem hacmini belirleyen net işlem hacmi ve kayıtların izlendiği Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi de kanuni tanıma kavuşturulmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/4000, K. 2021/11403Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2021/4000 E.  ,  2021/11403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tüketici hakem heyeti kararına itiraz davasının mahkemece yapılan yargılaması neticesinde davanın reddine dair kesin olarak verilen hükmün Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozulması istenilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, … internet sitesi üzerinden faaliyetlerini sürdürdüğünü, uyuşmazlığa konu ürünün satıcısının kendileri olmayıp …'nın olduğunu, davalının ayıplı ürün teslim edilmesinden kaynaklı hakkında bedel iadesi talebi ile tüketici hakem heyetine başvurduğunu, davalının talebinin kabulüne karar verildiğini, taraflarına husumet düşmediğini belirterek Esenler Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 20.03.2019 tarih ve 056120190000723 sayılı kararının iptalini talep etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, içinden sigara izmariti çıkan truf paketinden dolayı davacının sorumlu olduğu, tedarik eden firmaya rücu ilişkisinin kendi iç ilişkileri olduğu, hizmet almaya çalışan tüketicinin … ismine duyduğu güvenle söz konusu hizmeti almaya çalıştığı gözetilerek hakem heyeti kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 17/03/2021 tarihli yazısında; satıcı, ithalatçı ve üretici konumunda olmayan ancak tüketiciye hizmet sunan sağlayıcı konumunda olan davacı şirketin sorumluluğunun, 6502 sayılı Kanunun Üçüncü Kısım Birinci Bölümde “Ayıplı Mallar” başlığıyla yer alan 8 ve devamı maddelere göre ele alınmasının olanaklı olmadığı halde, davacı şirketin tedarikçi firmadan komisyon alması sebebiyle verilen hizmetlerden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek; kararın, 6100 sayılı HMK’nın 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yararına bozulması talep edilmiştir. Uyuşmazlık; davacı şirketin internet sitesi aracılığı ile alınan ürünün ayıplı olmasından kaynaklı olarak bedel iadesine karar verilen tüketici hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir. Dava dosyasında uyuşmazlık elektronik ortamda alışverişi gerçekleşen ürünün ayıplı olmasından kaynaklanmaktadır. 6502 sayılı Kanun’un “Tanımlar” üst başlığını taşıyan 3 üncü maddesine göre satıcı, "Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi", ithalatçı, "Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere mal veya hizmetleri ya da bu malların hammaddelerini yahut ara mallarını ticari veya mesleki amaçlarla ithal ederek satım, kira, finansal kiralama veya benzeri bir yolla piyasaya süren gerçek veya tüzel kişiyi", üretici ise; "Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere tüketiciye sunulmuş olan mal ya da bu malların hammaddelerini yahut ara mallarını üretenler ile mal üzerine markasını, unvanını veya herhangi bir ayırt edici işaretini koyarak kendisini üretici olarak gösteren gerçek veya tüzel kişiyi" ifade etmektedir. 6502 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre; “Ayıplı hizmet, sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmettir.” Yine aynı Kanunun 11 inci maddesi uyarınca satıcı, üretici ve ithalatçının ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır. 01.05.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6563 sayılı Kanun’un “Tanımlar” üst başlığını taşıyan 2. inci maddesine göre hizmet sağlayıcı ‘Elektronik ticaret faaliyetinde bulunan gerçek ya da tüzel kişileri’, aracı hizmet sağlayıcı ‘Başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ve tüzel kişileri’ ifade etmektedir. Aynı Kanunun 9 uncu maddesi birinci fıkrasında ise; “(1)Aracı hizmet sağlayıcılar, hizmet sundukları elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. (2) Bu Kanunun 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 inci maddelerinde düzenlenen yükümlülüklerin aracı hizmet sağlayıcılarına uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yine bu kanuna dayalı olarak çıkartılan 26.08.2015 tarihli Elektronik Ticarette Hizmet Sağlayıcı ve Aracı Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmeliğin “Aracı hizmet sağlayıcının yükümlülükleri” üst başlıklı 6. maddesinde “(1) Alıcı ve hizmet sağlayıcı arasında alım satım işleminin yapıldığı elektronik ticaret pazar yerlerini işleten aracı hizmet sağlayıcılar, kendileriyle ilgili olarak 5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarındaki yükümlülükleri aynı usulle yerine getirir. (2) Aracı hizmet sağlayıcı, elektronik ticaret ortamı sunduğu hizmet sağlayıcıya ilişkin bilgilerin, hizmet sağlayıcıya tahsis edilen alanda gösterilebilmesi ve güncellenebilmesi için gerekli teknik imkânları sağlar. (3) Aracı hizmet sağlayıcı, hizmet sağlayıcının elektronik ticaret faaliyetine başlamasından önce 5 inci maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarındaki yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlar. (4) Aracı hizmet sağlayıcı, hizmet sunduğu elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içeriği kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.” şeklinde düzenlenme yer almaktadır. Somut olayda, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde internet ağı üzerinden elektronik ticarete imkan sağlayan davacı şirketin aracı hizmet sağlayıcısı konumunda olduğu ve taraflar arasında mesafeli satış sözleşmesi ön bilgilendirme formuna göre satıcı tarafın "… Pastanesi" olduğu, bu durumda davacı aracı hizmet sağlayıcının hizmet sunduğu elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içeriği kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece; 6563 sayılı Kanun’un 9. maddesi ve yine Elektronik Ticarette Hizmet Sağlayıcı ve Aracı Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesine göre aracı hizmet sağlayıcı olan davacının malın ayıplı olmasından kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığı gözetilerek davanın kabulüne dair hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine, karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığının HMK'nın 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca gereği yapılmak üzere bozma kararının bir örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 15/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Sözleşme Öncesi Bilgilendirme ve Sipariş Süreci

6563 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hizmet sağlayıcı, elektronik iletişim araçlarıyla sözleşme kurulmadan önce alıcıların kolayca ulaşabileceği şekilde güncel tanıtıcı bilgilerini sunmak zorundadır. Bununla birlikte sözleşmenin kurulabilmesi için izlenecek teknik adımlar, sözleşme metninin saklanıp saklanmayacağı ile bu metne alıcının ne kadar süreyle erişebileceği, veri girişindeki hataların belirlenip düzeltilmesine ilişkin teknik araçlar, uygulanan gizlilik kuralları ve varsa alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmaları alıcıya bildirilmelidir. Kanun'un 4. maddesi gereğince sipariş aşamasında ise ödeme bilgileri girilmeden önce bedel de dâhil olmak üzere sözleşme şartlarının alıcı tarafından açıkça görülmesi sağlanmalı, siparişin alındığı gecikmeksizin teyit edilmeli ve veri hatalarının düzeltilmesi için uygun teknik ortam hazır bulundurulmalıdır.

6563 sayılı ELEKTRONİK TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
MADDE 3 – (1) Hizmet sağlayıcı, elektronik iletişim araçlarıyla bir sözleşmenin yapılmasından önce; a) Alıcıların kolayca ulaşabileceği şekilde ve güncel olarak tanıtıcı bilgilerini, b) Sözleşmenin kurulabilmesi için izlenecek teknik adımlara ilişkin bilgileri, c) Sözleşme metninin sözleşmenin kurulmasından sonra, hizmet sağlayıcı tarafından saklanıp saklanmayacağı ile bu sözleşmeye alıcının daha sonra erişiminin mümkün olup olmayacağı ve bu erişimin ne kadar süreyle sağlanacağına ilişkin bilgileri, ç) Veri girişindeki hataların açık ve anlaşılır bir şekilde belirlenmesine ve düzeltilmesine ilişkin teknik araçlara ilişkin bilgileri, d) Uygulanan gizlilik kuralları ve varsa alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarına ilişkin bilgileri, sunar. (2) Hizmet sağlayıcı, varsa mensubu olduğu meslek odası ile meslekle ilgili davranış kurallarını ve bunlara elektronik olarak ne şekilde ulaşılabileceğini belirtir. (3) Tarafların tüketici olmadığı hâllerde taraflar, birinci ve ikinci fıkralardaki düzenlemelerin aksini kararlaştırabilirler. (4) Hizmet sağlayıcı, sözleşme hükümlerinin ve genel işlem şartlarının alıcı tarafından saklanmasına imkan sağlar. (5) Birinci ve ikinci fıkralar, münhasıran elektronik posta yoluyla veya benzeri bireysel iletişim araçlarıyla yapılan sözleşmelere uygulanmaz. Sipariş

Tarafların tüketici olmadığı işlemlerde kanun koyucu taraflara sözleşme serbestisi tanımıştır. 6563 sayılı Kanun'un 4. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca alıcının tüketici olmadığı hâllerde, sipariş şartlarının açıkça görülmesi, siparişin teyidi ve veri giriş hatalarının düzeltilmesine ilişkin düzenlemelerin aksi kararlaştırılabilir. Buna karşılık satıcı, Kanun'un 3. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince sözleşme hükümlerinin ve genel işlem şartlarının alıcı tarafından saklanmasına her hâlükârda imkân sağlamak zorundadır. Ayrıca münhasıran elektronik posta veya benzeri bireysel iletişim araçlarıyla akdedilen sözleşmelerde; sözleşme öncesi bilgilendirme kuralları ile sipariş şartlarının gösterilmesi, siparişin teyidi ve veri giriş araçlarının sunulması yükümlülükleri uygulanmaz.

6563 sayılı ELEKTRONİK TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
MADDE 4 – (1) Elektronik iletişim araçlarıyla verilen siparişlerde aşağıdaki esaslar geçerlidir: a) Hizmet sağlayıcı, siparişin onaylanması aşamasında ve ödeme bilgilerinin girilmesinden önce, ödeyeceği toplam bedel de dâhil olmak üzere, sözleşmenin şartlarının alıcı tarafından açıkça görülmesini sağlar. b) Hizmet sağlayıcı, alıcının siparişini aldığını gecikmeksizin elektronik iletişim araçlarıyla teyit eder. c) Sipariş ve siparişin alındığının teyidi, tarafların söz konusu beyanlara erişiminin mümkün olduğu anda gerçekleşmiş sayılır. (2) Hizmet sağlayıcı, sipariş verilmeden önce alıcıya, veri giriş hatalarını belirleyebilmesi ve düzeltebilmesi için uygun, etkili ve erişilebilir teknik araçları sunar. (3) Tarafların tüketici olmadığı hâllerde taraflar, birinci ve ikinci fıkralardaki düzenlemelerin aksini kararlaştırabilirler. (4) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri ile ikinci fıkra, münhasıran elektronik posta yoluyla veya benzeri bireysel iletişim araçlarıyla yapılan sözleşmelere uygulanmaz. Ticari iletişime ilişkin esaslar

Ticari İletişim Şeffaflığı ve Promosyon Kuralları

Elektronik ortamda gerçekleştirilen ticari iletişim faaliyetlerinde şeffaflık esastır. 6563 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi doğrultusunda, ticari iletişimin ve bu iletişimin adına yapıldığı gerçek ya da tüzel kişinin açıkça belirlenebilir olmasını sağlayan bilgilerin sunulması kanuni bir zorunluluktur. Aynı fıkranın (b) bendi gereğince indirim ve hediye gibi promosyonlar ile promosyon amaçlı yarışma veya oyunların bu niteliği iletide açıkça belirlenebilmeli, katılım ve faydalanma şartlarına kolayca ulaşılabilmeli ve söz konusu şartlar açık ve şüpheye yer bırakmayacak biçimde anlaşılır olmalıdır.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/6816, K. 2020/2329Kaynağı aç
19. Ceza Dairesi         2018/6816 E.  ,  2020/2329 K. "İçtihat Metni" 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunu'na muhalefet eyleminden kabahatli … hakkında, anılan Kanun’un 5/1-a,b, 6/1 ve 8/2 maddeleri gereğince 2.000,00 Türk Lirası idarî para cezası ile cezalandırılmasına dair Adana Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünün 25/01/2018 tarihli ve 422 sayılı idarî yaptırım kararına yönelik başvurunun reddine ilişkin Adana 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/05/2018 tarihli ve 2018/1735 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 09/10/2018 gün ve 94660652-105-01-12229-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/10/2018 gün ve 2018/82710 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 6563 sayılı Kanunu'nun 5. maddesinde, “a) Ticari iletişimin ve bu iletişimin adına yapıldığı gerçek ya da tüzel kişinin açıkça belirlenebilir olmasını sağlayan bilgiler sunulmalıdır. b) İndirim ve hediye gibi promosyonlar ile promosyon amaçlı yarışma veya oyunların bu niteliği açıkça belirlenebilmeli, bunlara katılımın ve bunlardan faydalanmanın şartlarına kolayca ulaşılabilmeli ve bu şartlar açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlaşılır olmalıdır.”, anılan Kanun'un 6/1. maddesinde, “Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla alınabilir. Kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla alıcının iletişim bilgilerini vermesi hâlinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz.” yine anılan Kanun'un 8/2. maddesinde, “Hizmet sağlayıcı ret bildiriminin, elektronik iletişim araçlarıyla kolay ve ücretsiz olarak iletilmesini sağlamakla ve gönderdiği iletide buna ilişkin gerekli bilgileri sunmakla yükümlüdür.” yer alan şeklinde düzenlenmeler karşısında, kabahatli tarafından gönderildiği iddia edilen mesaj içeriklerinin şikayetçi kişiden bir örneğinin temin edilerek yukarıda belirtilen maddelere uygun olarak gönderilip gönderilmediğinin tespit edilmesi, ayrıca kabahatlinin itiraz dilekçesinde belirttiği ve söz konusu mesajın kendisi tarafından gönderilmediği, distribütörlük anlaşması yaptığı Doğ-Kon İletişim İnş. Tem. Taş. Elek. Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından gönderildiğini beyan etmesi ve distribütörlük anlaşmasının bir örneğini dosyaya sunması karşısında, mesajın kim tarafından ve anılan Kanun uyarınca usulüne uygun olarak gönderilip gönderilmediği hususu araştırılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü; Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz. Mahkemece kanun yararına bozma isteminde ileri sürülen nedenler yönünden dosya kapsamında tüm deliller tartışılıp takdir edilmek suretiyle karar verildiği ve delil takdiri yapılarak verilen kararlar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 03/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
6563 sayılı ELEKTRONİK TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
MADDE 5 – (1) Ticari iletişimde: a) Ticari iletişimin ve bu iletişimin adına yapıldığı gerçek ya da tüzel kişinin açıkça belirlenebilir olmasını sağlayan bilgiler sunulmalıdır. b) İndirim ve hediye gibi promosyonlar ile promosyon amaçlı yarışma veya oyunların bu niteliği açıkça belirlenebilmeli, bunlara katılımın ve bunlardan faydalanmanın şartlarına kolayca ulaşılabilmeli ve bu şartlar açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlaşılır olmalıdır. Ticari elektronik ileti gönderme şartı

Ticari Elektronik İletilerde Onay Alma ve İstisnalar

6563 sayılı Kanun'un 6. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ticari elektronik iletiler alıcılara kural olarak ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Söz konusu onay yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim aracıyla temin edilebilir. Kanun'un yürürlük tarihinden önce ticari elektronik ileti gönderilmesi amacıyla onay alınarak oluşturulmuş veri tabanları için yeniden izin alma şartı aranmaz. Bununla birlikte alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi durumunda, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik bilgilendirme iletileri için ayrıca onay alınması gerekmez.

6563 sayılı ELEKTRONİK TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
MADDE 6 – (1) Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla alınabilir. Kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla alıcının iletişim bilgilerini vermesi hâlinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz. (2) Esnaf ve tacirlere önceden onay alınmaksızın ticari elektronik iletiler gönderilebilir. Ticari elektronik iletinin içeriği

Esnaf ve tacirler bakımından ticari elektronik iletilerde farklı bir yasal rejim belirlenmiştir. 6563 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince esnaf ve tacirlere önceden onay alınması zorunluluğu bulunmaksızın ticari elektronik ileti gönderilebilir. Bu gruptaki alıcılar yönünden ret hakkına dayalı sistem geçerli olup kendilerine onay aranmaksızın ileti gönderilebilse de muhatabın ret hakkını kullanması durumunda ileti gönderiminin durdurulması zorunludur.

Ret Hakkının Kullanılması ve Kayıt Saklama Yükümlülüğü

Alıcılar, önceden onay vermiş olsalar dahi hiçbir gerekçe göstermeksizin ticari elektronik ileti almayı reddetme hakkına sahiptir. 6563 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hizmet sağlayıcı, ret bildiriminin elektronik iletişim araçlarıyla kolay ve ücretsiz olarak iletilmesini sağlamak ve gönderdiği iletide buna ilişkin gerekli bilgilere yer vermekle yükümlüdür. Ret bildiriminin hizmet sağlayıcıya ulaşmasını takip eden üç iş günü içinde alıcıya ticari elektronik ileti gönderimi durdurulmalıdır.

6563 sayılı ELEKTRONİK TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 8Kaynağı aç
MADDE 8 – (1) Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir. (2) Hizmet sağlayıcı ret bildiriminin, elektronik iletişim araçlarıyla kolay ve ücretsiz olarak iletilmesini sağlamakla ve gönderdiği iletide buna ilişkin gerekli bilgileri sunmakla yükümlüdür. (3) Talebin ulaşmasını müteakip hizmet sağlayıcı üç iş günü içinde alıcıya elektronik ileti göndermeyi durdurur. Hukuka aykırı içerik

Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik'in 13. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar, onay kayıtlarını onayın geçerliliğinin sona erdiği tarihten, ticari iletilere ilişkin diğer kayıtları ise kayıt tarihinden itibaren üç yıl süreyle saklamak zorundadır; anılan düzenleme değişikliğinden önce saklama yükümlülüğü bir yıl olarak uygulanmaktaydı. Ticari elektronik ileti ihlalleri sebebiyle birden fazla kabahatin tespit edilmesi durumunda, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesi gereğince en ağır idari yaptırımı gerektiren fiil üzerinden idari para cezası tayin edilir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/4125, K. 2024/6284).

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/4125, K. 2024/6284Kaynağı aç
7. Ceza Dairesi         2022/4125 E.  ,  2024/6284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2020/4386 D.İş KABAHAT : 6563 sayılı Kanun'a muhalefet Kabahatli hakkında, 6563 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 2.508,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Bursa 5. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 28.01.2021 tarihli ve 2020/4386 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.04.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB – 2022/56000 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I.İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2022 tarihli ve KYB – 2022/56000 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, kabahatli tarafından gönderildiği iddia edilen mesaj içeriklerinin 6563 sayılı Kanun'un 5/1-a, 6/1 ve 8/2. maddeleri ile Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmeliğin 5/1, 8/3 ve 9/3. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle 6563 sayılı Kanun'un 12/1-c maddesi gereğince kabahatlinin 2.508,00 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 1-İdari para cezasına gerekçe olarak gösterilen ve savunma yapması için muterize Bursa Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünün 04/05/2020 tarihli ve … sayılı yazısı ekinde gönderilen şikâyet listesi incelendiğinde, söz konusu mesajın içeriğinin tam olarak belirtilmediği ve mesajın kabahatli tarafından gönderildiğine ilişkin herhangi bir kaydın da listede yer almadığı anlaşılmakla, şikâyete konu mesaj içeriklerinin ve kabahatli tarafından gönderilip gönderilmediğinin tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmeliğin 04/01/2020 tarihli ve 30998 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 12. maddesiyle değişik 13/2. maddesi uyarınca, hizmet sağlayıcı ve/veya aracı hizmet sağlayıcının onay kayıtlarını, onayın geçerliliğinin sona erdiği tarihten, ticari elektronik iletilere ilişkin diğer kayıtları ise kayıt tarihinden itibaren üç yıl süreyle saklamakla yükümlü olduğu anlaşılmakta ise de, anılan değiklikten önce saklama yükümlülüğünün 1 yıl ile sınırlı olduğu ve Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 19. maddesi gereğince anılan değişikliğin yayım tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği birlikte değerlendirildiğinde, Bursa Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünün 04/05/2020 tarihli ve … sayılı yazısı ekindeki şikâyet listesi içeriğinden, mesajın 06/12/2018 tarihinde geldiği ve 1 yıllık saklama yükümlülüğü süresinin sona erdiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II.GEREKÇE 1.Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) Numaralı İstem Yönünden; Her ne kadar ihbarnamede, kabahat tarihinde onay kayıtlarını saklama yükümlülüğünün 1 yıl ile sınırlı olduğu ve idari para cezası tarihi itibarıyla bu sürenin sona erdiği gerekçesiyle başvurunun reddine dair kararın bozulması istenmiş ise de, dosyanın tetkikinde idare tarafından yapılan inceleme neticesinde, şikâyete konu 06.12.2018 tarihli ticari iletişim mesajının onaysız gönderilmesi yanında, yine mevzuat uyarınca zorunlu firma bilgilerinin bulunmaması ve ret bildiriminin sunulmaması yönlerinden de düzenlemelere aykırı olduğunun belirlendiği, neticede de kabahatliye onaysız ticari ileti gönderilmesi nedeniyle değil, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca en ağır idari yaptırımı gerektiren ret bildiriminin sunulmaması nedeniyle idari para cezası uygulandığı anlaşılmakla, Bursa 5. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 28.01.2021 tarihli ve 2020/4386 D.İş sayılı başvurunun reddine dair kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstem Yönünden; Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309-310 uncu maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır. Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Kanun yararına bozma, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. Delillerin değerlendirilmesi ve takdire yönelik konularda Kanun Yararına Bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı gerek Ceza Genel Kurulu gerekse daire kararlarıyla kabul edilmiştir. Bu itibarla delillerin takdiri ile kabahatin oluştuğuna dair mahkemenin kabul ve takdirine yönelik Kanun Yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir. III.KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.

Aracı Hizmet Sağlayıcıların Hukuki Sorumluluğunun Sınırları

6563 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrası ve ilgili Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca aracı hizmet sağlayıcılar, hizmet sundukları elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmek ve bu içerik veya içeriğe konu mal ya da hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin bulunup bulunmadığını genel olarak araştırmakla yükümlü değildir. Bu çerçevede aracı hizmet sağlayıcı, diğer kanunlarda aksine bir hüküm bulunmadıkça platformu üzerinden satılan ürünün ayıplı olmasından ötürü kural olarak sorumlu tutulamaz (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/4000, K. 2021/11403). Bununla birlikte aracı hizmet sağlayıcı, bünyesinde faaliyet gösteren satıcıların tanıtıcı bilgilerini sunabilmeleri için gerekli teknik imkânları hazırlamak ve faaliyete başlamadan önce bu bilgilerin sisteme girilmesini temin etmek zorundadır.

6563 sayılı ELEKTRONİK TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 9Kaynağı aç
MADDE 9-  (Başlığı ile Birlikte Değişik:1/7/2022-7416/3 md.) (1) Diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça, aracı hizmet sağlayıcı, hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı hususlardan sorumlu değildir. (2) Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı, elektronik ticaret hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içeriğin hukuka aykırı olduğundan haberdar olması hâlinde, bu içeriği gecikmeksizin yayımdan kaldırarak hukuka aykırı hususu ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildirir. (3) Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı, hak sahibinin, fikri ve sınai mülkiyet hakkı ihlaline dair bilgi ve belgeye dayanan şikâyeti üzerine, elektronik ticaret hizmet sağlayıcının şikâyete konu ürününü yayımdan kaldırarak durumu kendisine ve hak sahibine bildirir. Elektronik ticaret hizmet sağlayıcının, şikâyetin aksini gösteren bilgi ve belgeye dayanan itirazını elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıya sunması üzerine şikâyete konu ürünü yeniden yayımlar. Şikâyet ve itirazda; ilgililerin açık kimlik ve adres bilgileri, ihtilafa konu ürün hakkındaki bilgiler, ürünün yayımdan kaldırılması veya yayımlanmasının gerekliliğine dair gerekçeler ile yönetmelikle belirlenen diğer hususlar yer alır. İlgililerin genel hükümlere göre adli ve idari mercilere başvurma hakları saklıdır. Kişisel verilerin korunması

Buna karşılık satıcının tanıtıcı bilgilerinin sisteme yansıtılmaması hukuki sorumluluk doğurabilmektedir. Aracı hizmet sağlayıcı, platformundaki satıcının güncel tanıtıcı bilgilerini eksiksiz olarak bulundurma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek alıcının muhatap bulmasını engellerse, tüketiciye sunduğu aracılık hizmeti ayıplı sayılarak bundan doğan zarardan sorumlu tutulabilmektedir (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/5834, K. 2018/12148).

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/5834, K. 2018/12148Kaynağı aç
13. Hukuk Dairesi         2017/5834 E.  ,  2018/12148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tüketici hakem heyeti kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı şirkete ait internet sitesi üzerinden satın aldığı telefonlarda arızalar oluştuğunu, telefonlardan birini servise gönderdiği halde telefonun kendisine iade edilmediğini, diğer telefonlar bakımından da muhatap bulamadığını, ürün bedelinin iadesine yönelik tüketici hakem heyetine yaptığı müracaatın reddedildiğini ileri sürerek; … Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti'ne ait 09.10.2015 tarih 19/748 sayılı kararın itirazen incelenerek iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesine Dair Kanun kapsamında aracı hizmet sağlayıcı konumunda olup, sorumluluk atfedilemeyeceğini savunarak; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile anılan hakem heyeti kararının iptaline, 415,00 TL'nin davalı internet şirketinden tahsiline karar verilmiş; miktar itibariyle kesin olan hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir. Dava, internet sitesi üzerinden alınan üründeki ayıp nedeniyle muhatap bulunamadığı iddiasına dayalı, bedel iadesine ilişkin talebin reddine dair Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece, güven sorumluluğundan hareketle " … davalının kontrolsüz bir alan olan internet ortamında alışveriş sitesi olarak faaliyet gösterdiği, tüketicilerin davalının isim ve ünvanına güvenerek o portal üzerinden alışveriş yaptıkları, bu nedenle davalının basiretli bir tacir gibi davranması ve kötüniyetli, dolandırıcılık kastı ile hareket edenlere yer sağlamak suretiyle tüketicileri mağdur etmemesi gerektiği, somut olayda olduğu gibi sahte ticari ünvan ya da isimler altında satış yapılmasına imkan tanınması halinde bundan sorumlu olacağı… " gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 11.maddesine göre, satıcı, üretici ve ithalatçının ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu, satıcı ve acente konumunda olmayan aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesi ile mahkeme hükmünün kanun yararına bozulması talep edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, satıcı, ithalatçı ve üretici konumunda olmayan davalı internet şirketinin sorumluluğun, 6502 sayılı Kanun'un Üçüncü Kısım Birinci Bölümde "Ayıplı Mallar" başlığıyla yer alan 8 ve devamı maddelere göre ele alınması olanaklı değildir. Dosya kapsamına göre, taraflar arasında, internet ağı üzerinden elektronik ticarete imkan sağlayan davalı şirkete ait internet sitesinin kullanımına ilişkin "Gittigidiyor Kullanıcı Sözleşmesi" başlıklı bir hizmet sözleşmesi yapıldığı görülmekle, somut olayda, davalı şirketin, tüketiciye hizmet sunan sağlayıcı konumunda olduğu sonucuna varılmaktadır. O halde, davalı tarafından sunulan hizmetin ayıplı olup olmadığı hususu şüpheye yer vermeyecek şekilde netleştirilmelidir. 6502 sayılı Kanunu'n 13. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Ayıplı hizmet, sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmettir.". Öte yandan, 01.05.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümleri ve bu kanunun verdiği yetkiye göre çıkartılan Elektronik Ticarette Hizmet Sağlayıcı ve Aracı Hizmet Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davalı internet şirketi, aracı hizmet sağlayıcısı konumunda olup, anılan Kanunu'nun 9. maddesi birinci fıkrasına göre "Aracı hizmet sağlayıcılar, hizmet sundukları elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.", ikinci fıkrasına göre "Bu Kanunun 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 … maddelerinde düzenlenen yükümlülüklerin aracı hizmet sağlayıcılarına uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.". Sözü edilen yönetmeliğin 6. maddesinin 3. fıkrasında "Aracı hizmet sağlayıcı, hizmet sağlayıcının elektronik ticaret faaliyetine başlamasından önce 5 … maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarındaki yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlar." düzenlemesine yer verilmiş; yönetmeliğin atıf yapılan 5. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları ile de, elektronik ticaret faaliyetinde bulunan gerçek ya da tüzel kişi hizmet sağlayıcılarının tacir veya esnaf olup olmamalarına göre, kendilerine ait bir takım bilgileri tahsis edilen alanlarda eksiksiz olarak bulundurma zorunluluğu getirilmiştir. Bu kapsamda dosya ele alındığında, dava dışı hizmet sağlayıcısının tüzel kişi veya esnaf olup olmadığı anlaşılamadığı gibi, yönetmeliğin 5. maddesinin anılan fıkralarında ve özellikle de 6563 sayılı Kanunu'nun 3. maddesinde belirtilen güncel tanıtıcı bilgilerinin "Üyelik Bilgileri" olarak dosyaya kazandırılan belge içeriğinde yer almadığı, bu haliyle sunulan hizmetin ayıplı olup, sorumluluk gerektireceği, sonuç olarak, mahkemece verilen kararda bu nedenle bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz talebinin REDDİNE, 14/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Hukuka Aykırı İçerik ve Fikri Mülkiyet İhlalleri Prosedürü

6563 sayılı Kanun'un 9. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı, sunulan içeriğin hukuka aykırı olduğunu öğrendiği takdirde bu içeriği gecikmeksizin yayından kaldırmak ve durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildirmekle yükümlüdür. Kanun'un 9. maddesinin üçüncü fıkrasında fikri ve sınai mülkiyet haklarına ilişkin özel bir şikâyet mekanizması düzenlenmiştir. Hak sahibinin bilgi ve belgeye dayalı şikâyeti üzerine aracı hizmet sağlayıcı şikâyete konu ürünü yayından kaldırarak durumu hem satıcıya hem de hak sahibine bildirir; satıcının şikâyetin aksini gösteren bilgi ve belgeye dayalı itirazını sunması durumunda ise ürün yeniden yayımlanır.

Kişisel Verilere İlişkin Yasal Düzenlemenin Gelişimi

6563 sayılı Kanun'un ilk metninde yer alan 10. madde uyarınca hizmet sağlayıcılar ve aracı hizmet sağlayıcılar, işlemler dolayısıyla elde ettikleri kişisel verilerin saklanmasından ve güvenliğinden sorumlu tutulmuş, ilgilinin açık izni olmaksızın verilerin üçüncü kişilere aktarılamayacağı ve başka amaçla kullanılamayacağı düzenlenmişti. Ancak 6563 sayılı Kanun'un kişisel verilerin korunmasını düzenleyen 10. maddesi 1/7/2022 tarihli ve 7416 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.

6563 sayılı ELEKTRONİK TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 10Kaynağı aç
MADDE 10 –  (Mülga:1/7/2022-7416/4 md.) Bakanlık yetkisi[2]
Ticari elektronik ileti almak istemeyen alıcı ne yapmalıdır?

Alıcı, önceden onay vermiş olsa dahi hiçbir gerekçe göstermeksizin iletide yer alan kolay ve ücretsiz ret imkânını kullanarak bildirimde bulunabilir; hizmet sağlayıcı bildirimin ulaşmasından itibaren üç iş günü içinde ileti gönderimini durdurmak zorundadır.

Tacir ve esnaflara ticari ileti gönderirken ön onay şart mıdır?

Hayır, 6563 sayılı Kanun uyarınca esnaf ve tacirlere önceden onay alınmaksızın ticari elektronik ileti gönderilebilir; ancak bu iletilerde ret hakkı sunulmalı ve ret bildirimi yapıldığında gönderim durdurulmalıdır.

Pazar yeri platformları satılan ürünün ayıbından kural olarak sorumlu mudur?

Hayır, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça aracı hizmet sağlayıcılar satıcı tarafından sunulan içerikten ve satılan malın ayıplı olmasından kural olarak sorumlu tutulamaz.

Aracı hizmet sağlayıcı satıcı bilgilerini bildirmezse ne tür sorumluluk doğar?

Aracı platform, satıcının güncel tanıtıcı bilgilerini eksiksiz sunmayarak alıcının muhatapsız kalmasına sebebiyet verirse tüketiciye sunulan aracılık hizmeti ayıplı sayılarak doğan zarardan sorumlu tutulabilir.

Fikri mülkiyet hakkı ihlalinde aracı platform nasıl işlem yapar?

Hak sahibinin bilgi ve belgeye dayalı şikâyeti üzerine ürün gecikmeksizin yayından kaldırılır; satıcının aksini ispatlayan bilgi ve belgelerle itiraz etmesi durumunda ürün yeniden yayımlanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu