Elektronik Tebligatta Yasal Sürelerin Başlangıcı

by Avukat Erdal Ersoy
Elektronik Tebligatta Yasal Sürelerin Başlangıcı

Elektronik tebligatta yasal süreler, kural olarak tebligat evrakının muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün geçmesiyle işlemeye başlar. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi uyarınca elektronik ortamda iletilen tebligatlar muhatabın adresine ulaştığı tarihi takip eden beşinci günün bitiminde yapılmış sayılır; ancak yargı kararlarında bu yasal karinenin tebligatın beş günden önce açılması halinde nasıl uygulanacağı konusunda farklı değerlendirmeler yer almaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/623, K. 2020/9Kaynağı aç
Hukuk Genel Kurulu         2019/623 E.  ,  2020/9 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine itirazın kaldırılması” talebinden dolayı, bozma üzerine direnme yoluyla; Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesince verilen 19.03.2015 tarihli ve 2015/11 E., 2015/209 K. sayılı kararın bozulmasını kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulundan çıkan 07.05.2019 tarihli ve 2017/12-724 E., 2019/529 K. sayılı kararın, karar düzeltme yoluyla incelenmesi alacaklı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiştir. 2. Hukuk Genel Kurulunca dilekçe, düzeltilmesi istenen karar ve dosyadaki ilgili bütün belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: 3. İstem, genel haciz yolu ile yapılan ilamsız icra takibine itirazın kaldırılmasına ilişkindir. 4. Yerel mahkemece itirazın kaldırılmasına dair verilen direnme kararının borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının bozulmasına karar verilmiş, bu karara karşı alacaklı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. 5. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasına geçilmeden önce bozma kararının alacaklı vekiline elektronik tebligat ile 04.08.2019 tarihinde tebliğ edilmesi ve alacaklı vekilinin 19.08.2019 tarihinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olması karşısında karar düzeltme isteminin süresinde olup olmadığı hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir. 6. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’na 5311 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile eklenen geçici 7. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken İİK’nin 366/III. maddesi uyarınca karar düzeltme süresi kararın tebliğinden itibaren 10 gündür. 7. 28.02.2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin 1. fıkrasında (1/g) baro levhasına yazılı avukatlara tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu, 4. fıkrasında ise elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir. 8. Anılan maddeye dayanılarak hazırlanan ve 06.12.2018 tarihli 30617 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, elektronik ortamda yapılacak tebligata ilişkin usul ve esasları düzenleyen Elektronik Tebligat Yönetmeliği 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 9. Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 3. maddesinde; "Elektronik tebligat: Tebligat Kanunu ve bu Yönetmeliğe uygun olarak elektronik ortamda yapılan tebligat, Elektronik tebligat adresi: PTT tarafından, gerçek kişiler için kimlik bilgileri, tüzel kişiler için ise tabi oldukları sistem bilgileri esas alınmak suretiyle tek ve benzersiz şekilde oluşturulan ve UETS’ye kaydedilen tebligat adresi, UETS: Tebligat Kanunu ve bu Yönetmelik uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemlerini yürütmek amacıyla PTT tarafından kurulan, işletilen ve güvenliği sağlanan sistem, Zaman damgası: 5070 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde tanımlanan zaman damgası" olarak tanımlanmıştır. 10. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nda ise "Zaman damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı ifade eder." şeklinde belirtilmiştir. 11. Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 5/ğ. maddesinde tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olanlar arasında "Baro levhasına yazılı avukatlar" gösterilmiştir. Yönetmeliğin 6. maddesinde elektronik tebligat adresi alma zorunluluğuna tabi olanlar için yapılacak başvuru, 8. maddesinin 1. fıkrasında PTT'nin başvurunun yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde elektronik tebligat adresini, gerçek kişiler için kimlik bilgilerini, tüzel kişiler için ise tabi oldukları sistem bilgilerini esas almak suretiyle tek ve benzersiz olacak şekilde oluşturacağı ve UETS’ye kaydedeceği, elektronik tebligatın hazırlanması ve muhataba ulaştırılmasını düzenleyen 9. maddesinde tebligat çıkarmaya yetkili makam ve mercinin, elektronik tebligat mesajını hazırlayarak, UETS’ye teslim edeceği, UETS'nin elektronik tebligat mesajını zaman damgasıyla ilişkilendirerek muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştıracağı, elektronik yolla tebligatın muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. 12. Görüldüğü üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin özel bir düzenleme yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." Bunun sonucu olarak elektronik tebligatta tebellüğ tarihi elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih olmayıp, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olmaktadır. Böylelikle, muhatabın kayıtlı elektronik posta hesabını kontrol etmemek suretiyle tebliğin sonuçlarını geciktirmesi ihtimali söz konusu olmayacaktır. 13. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenlemeye benzer bir düzenleme de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 2. fıkrasında yer almakta olup, "..Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır…" şeklindedir. Bu düzenlemenin Anayasaya aykırılığı iddiası ile yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/144 esas sayılı kararında; itiraz konusu kuralın muhataplara öncelikle elektronik posta adreslerini belirli aralıklarla kontrol etme yükümlülüğü yüklediği, bu yükümlülüğe beşer günlük aralıklarla uyulduğu takdirde hukuki yollara başvuru süresi yönünden herhangi bir hak kaybı olmayacağı, muhatabın elektronik posta adresini her gün ya da beş günden daha az aralıklarla kontrol etmesi hâlinde ise tebliğin yapılmış sayılacağı tarihten de önce tebligattan haberdar olunacağı için süre yönünden bir hak kaybı yaşanmayacağı gibi bu sürenin birkaç gün daha uzamasının söz konusu olacağı belirtilerek düzenlemenin Anayasaya aykırı olmadığına karar verilmiştir. 14. Somut olayda karar düzeltme istemine konu Hukuk Genel Kurulunun bozma kararının alacaklı vekiline tebliğine ilişkin e-tebliğ mazbatasının incelenmesinde; "Tarih 30.07.2019 Muhatap hesabına teslim edilmek üzere UETS tarafından teslim alındı, 30.07.2019 Tebligat alıcı için ayrılmış tebligat alanına (hesabına) başarılı bir şekilde konuldu, 04.08.2019 Tebligat alıcının hesabına iletilmesine müteakip mevzuat gereği belirlenen süre sonunda otomatik olarak okundu sayıldı" şeklinde açıklamaların yer aldığı görülmektedir. 15. Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 9. maddesinde belirtildiği üzere UETS elektronik tebligat mesajını zaman damgasıyla ilişkilendirerek 30.07.2019 tarihinde muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştırmış olup, elektronik yolla tebligat muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağından bozma kararının 04.08.2019 tarihinde alacaklı vekiline tebliğ edildiği, 10 günlük karar düzeltme süresinin son gününün Kurban Bayramı'nın dördüncü günü olan 14.08.2019 tarihine rastladığı, resmi tatil olması sebebiyle İİK'nin 19. maddesinin 3. fıkrası gereğince müddetin 15.08.2019 tarihinde biteceği, karar düzeltme isteminin ise yasal 10 günlük süreden sonra 19.08.2019 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. 16. Hâl böyle olunca karar düzeltme isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; Alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin süre yönünden REDDİNE, 14.01.2020 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi. …
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/1187, K. 2020/4264Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2020/1187 E.  ,  2020/4264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar … ve … vekili Avukat … tarafından, davalı … … Entegre Et Gıda Otopark Eğlence ve Turizm İşletmeleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi aleyhine 17/11/2016 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı yönünden maddi ve manevi tazminatın kısmen kabulüne dair verilen 29/11/2018 günlü karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 05/11/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Elektronik ortamda yapılacak tebligata ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 06/12/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 9.maddenin 6. fıkrasına göre, elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olanlar ise anılan yönetmeliğin 5. maddesinin 1.fıkrasında düzenlenmiş olup, buna göre baro levhasına kayıtlı olan avukatlara tebligatın elektronik olarak yapılması zorunludur. Adalet Bakanlığı tarafından anılan Yönetmelik uyarınca hazırlanan Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi ile İlgili Teknik Kriterlere İlişkin Usul ve Esaslar düzenlemesinin "Deliller" başlıklı 5. maddesinin ilgili kısımları şu şekildedir: " (1) UETS süreci işleyişi içerisinde aşağıdaki deliller oluşturulacaktır. a. Tebligat kabul edildi (SubmissionAcceptanceRejection:Acceptance): Gelen iletinin gerekli kontroller sonrası muhatap hesabına teslim edilmek üzere UETS tarafından teslim alındığının delilidir. b-Tebligat kabul edilmedi (SubmissionAcceptanceRejection:Rejection): Gelen tebligatın içinde virüs olması, gönderici tarafından hazırlanan paketteki özet değerinin UETS’ye gelen paketin özet değeri ile tutarsız olması, gönderilebilecek ileti büyüklüğünden daha büyük değerde ileti gönderilmiş olması gibi durumlarda, UETS tarafından gönderinin kabul edilmediğine dair üretilen delildir. c-Tebligat teslim edildi (DeliveryNonDeliveryToRecipient:Rejection): Tebligatın alıcı için ayrılmış tebligat alanına (hesabına)başarılı bir şekilde konulduğuna veya sadece PTT UETS Bilişim sistemi ile hesap sahibinin bilişim sistemi arasındaki entegrasyon ile tebligatlarını alan hesap sahiplerine başarılı bir şekilde aktarıldığına dair oluşturulan delildir. d-Tebligat teslim edilmedi(DeliveryNonDeliveryToRecipient:NonDelivery): Tebligatın alıcı için ayrılmış tebligat alanına (hesabına) konulamadığına veya sadece entegrasyon ile tebligatlarını alan hesap sahiplerine 24 saat içinde başarılı bir şekilde aktarılamamasına dair oluşturulan delildir. e-Tebligat okundu (RetrievalNonRetrievalByRecipient:Retrieval): Tebligatın, alıcısı tarafından açıldığında oluşturulan delildir. f-Tebligat okundu kabul edildi(RetrievalNonRetrievalByRecipient:RetrievalTimeout): Tebligatın, alıcının hesabına iletilmesini müteakip mevzuat gereği belirlenen süre sonunda otomatik oluşturulan delildir." İlgili yönetmelik uyarınca elektronik mesajın tamamı iletilmeden delil kaydı oluşturulmamaktadır. Tebligat muhatabı tebligatı açtığında delil kaydı oluşturulmaktadır. Bakanlık düzenlemesi uyarınca söz konusu delil kaydı, tebligatın alıcısı tarafından okunduğu anlamına gelmektedir. Dosya kapsamından, … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 05/11/2019 tarihli ilamının davalı vekiline elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, 25/11/2019 tarihinde muhatabın tebligat adresine ulaştığı, 25/11/2019 tarihinde tebligat alıcısı tarafından açılarak tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinin ise 10/12/2020 tarihinde dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır. İlam, temyiz eden davalı vekiline 25/11/2019 gününde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise 10/12/2019‘da verilmiştir. HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca temyiz süresi iki haftadır. Kararın tebliğ tarihi ile temyiz edildiği gün gözetildiğinde iki haftalık yasal süresinin geçtiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/547, K. 2020/924Kaynağı aç
Hukuk Genel Kurulu         2020/547 E.  ,  2020/924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 1. Taraflar arasındaki "ihalenin feshi" isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, İzmir Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen alacaklı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihalenin feshi isteminin reddine, ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının borçlulardan alınmasına ilişkin kararın borçlular vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda borçlu Harika Fikirler Reklamcılık ve Organizasyon Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden bozulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Hukuk Genel Kurulunca yapılan ön inceleme sonunda gereği görüşüldü: 3. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un geçici 2/1. maddesinde, “…Bölge adliye mahkemelerinin kuruluşları, yargı çevreleri ve tüm yurtta göreve başlayacakları tarih, Resmî Gazetede ilân edilir.” düzenlemesine yer verilmiş ve 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete’de ilan edilerek bölge adliye mahkemeleri 20.07.2016 tarihi itibariyle fiilî olarak göreve başlamıştır. 4. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’a paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümleri yeniden düzenleyen 02.03.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun ile İİK’ya eklenen geçici 7. maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. 5. 02.03.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun’un 25. maddesi ile değişik İİK’nın 364. maddesinin 2. fıkrasına göre, temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’na göre yapılır. 05.08.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile değişik HMK’nın 361. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ise, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. 6. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz eden borçlu Harika Fikirler Reklamcılık Ve Organizasyon Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekiline elektronik tebligat yolu ile tebliğ edildiği görülmektedir. 7. 28.02.2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin 1. fıkrasında (1/g) baro levhasına yazılı avukatlara tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu, 4. fıkrasında ise elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir. 8. Anılan maddeye dayanılarak hazırlanan ve 06.12.2018 tarihli 30617 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, elektronik ortamda yapılacak tebligata ilişkin usul ve esasları düzenleyen Elektronik Tebligat Yönetmeliği 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 9. Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 3. maddesinde; "Elektronik tebligat: Tebligat Kanunu ve bu Yönetmeliğe uygun olarak elektronik ortamda yapılan tebligat, Elektronik tebligat adresi: PTT tarafından, gerçek kişiler için kimlik bilgileri, tüzel kişiler için ise tabi oldukları sistem bilgileri esas alınmak suretiyle tek ve benzersiz şekilde oluşturulan ve UETS’ye kaydedilen tebligat adresi, UETS: Tebligat Kanunu ve bu Yönetmelik uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemlerini yürütmek amacıyla PTT tarafından kurulan, işletilen ve güvenliği sağlanan sistem, Zaman damgası: 5070 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde tanımlanan zaman damgası" olarak tanımlanmıştır. 10. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nda ise "Zaman damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı ifade eder." şeklinde belirtilmiştir. 11. Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 5/ğ. maddesinde tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olanlar arasında "Baro levhasına yazılı avukatlar" gösterilmiştir. Yönetmeliğin 6. maddesinde elektronik tebligat adresi alma zorunluluğuna tabi olanlar için yapılacak başvuru, 8. maddesinin 1. fıkrasında PTT'nin başvurunun yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde elektronik tebligat adresini, gerçek kişiler için kimlik bilgilerini, tüzel kişiler için ise tabi oldukları sistem bilgilerini esas almak suretiyle tek ve benzersiz olacak şekilde oluşturacağı ve UETS’ye kaydedeceği, elektronik tebligatın hazırlanması ve muhataba ulaştırılmasını düzenleyen 9. maddesinde tebligat çıkarmaya yetkili makam ve mercinin, elektronik tebligat mesajını hazırlayarak, UETS’ye teslim edeceği, UETS'nin elektronik tebligat mesajını zaman damgasıyla ilişkilendirerek muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştıracağı, elektronik yolla tebligatın muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. 12. Görüldüğü üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin özel bir düzenleme yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." Bunun sonucu olarak elektronik tebligatta tebellüğ tarihi elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih olmayıp, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olmaktadır. Böylelikle, muhatabın kayıtlı elektronik posta hesabını kontrol etmemek suretiyle tebliğin sonuçlarını geciktirmesi ihtimali söz konusu olmayacaktır. 13. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenlemeye benzer bir düzenleme de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 2. fıkrasında yer almakta olup, "..Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır…" şeklindedir. Bu düzenlemenin Anayasaya aykırılığı iddiası ile yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/144 esas sayılı kararında; itiraz konusu kuralın muhataplara öncelikle elektronik posta adreslerini belirli aralıklarla kontrol etme yükümlülüğü yüklediği, bu yükümlülüğe beşer günlük aralıklarla uyulduğu takdirde hukuki yollara başvuru süresi yönünden herhangi bir hak kaybı olmayacağı, muhatabın elektronik posta adresini her gün ya da beş günden daha az aralıklarla kontrol etmesi hâlinde ise tebliğin yapılmış sayılacağı tarihten de önce tebligattan haberdar olunacağı için süre yönünden bir hak kaybı yaşanmayacağı gibi bu sürenin birkaç gün daha uzamasının söz konusu olacağı belirtilerek düzenlemenin Anayasaya aykırı olmadığına karar verilmiştir. 14. Bu açıklamalar ışığında; Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz eden borçlu Harika Fikirler Reklamcılık ve Organizasyon Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekiline yapılan elektronik tebligatın incelenmesinde; "Tarih 11.03.2020 Muhatap hesabına teslim edilmek üzere UETS tarafından teslim alındı, 11.03.2020 Tebligat alıcı için ayrılmış tebligat alanına (hesabına) başarılı bir şekilde konuldu, 16.03.2020 Tebligat alıcının hesabına iletilmesine müteakip mevzuat gereği belirlenen süre sonunda otomatik olarak okundu sayıldı" şeklinde açıklamaların yer aldığı görülmektedir. 15. Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 9. maddesinde belirtildiği üzere UETS elektronik tebligat mesajını zaman damgasıyla ilişkilendirerek 11.03.2020 tarihinde muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştırmış olup, elektronik yolla tebligat muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağından Bölge Adliye Mahkemesi kararının 16.03.2020 tarihinde borçlu vekiline tebliğ edildiği, yasal süre geçtikten sonra 15.06.2020 tarihinde temyiz dilekçesi verildiği ve aynı tarihte harç yatırıldığı anlaşılmaktadır. 16. Hâl böyle olunca, borçlu vekilinin temyiz isteminin 5311 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 364. maddesinin 2. fıkrası ile HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun’un 352. maddesi uyarınca süreden reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Alacaklı vekilinin temyiz isteminin 5311 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 364. maddesinin 2. fıkrası ile HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca süre yönünden REDDİNE, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 24.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 7/aKaynağı aç
Madde 7/a – (Ek : 11/1/2011-6099/2 md.) (Değişik:28/2/2018-7101/48 md.) Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. 1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar. 2. 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler. 3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları. 4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri. 5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar. 6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları. 7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri. 8. Noterler. 9. Baro levhasına yazılı avukatlar. 10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler. 11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim. Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu Kanun uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, sistemin güvenliğini ve bu sistemde kayıtlı verilerin muhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri alır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. İKİNCİ FASIL Tebligat Esasları Tebliğ evrakının nüshaları ve makbuz verilmesi:

Elektronik Tebligat Kapsamı ve Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi ile Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 5. maddesi uyarınca kamu idareleri, mahalli idareler, özel hukuk tüzel kişileri, noterler, baro levhasına yazılı avukatlar, sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler dahil olmak üzere kanunda açıkça sayılan kişi ve kurumlara tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. Zorunluluk kapsamında yer almayan gerçek ve tüzel kişilere ise talepleri halinde elektronik tebligat adresi verilmekte ve bu adrese sahip olunmasıyla birlikte anılan muhataplar yönünden de elektronik tebligat zorunlu hale gelmektedir. Zorunlu bir nedenden ötürü elektronik yolla tebliğ yapılamaması durumunda ise Tebligat Kanunu'nda yer alan diğer klasik tebligat usulleri uygulanır.

Elektronik tebligat işlemleri PTT tarafından kurulup işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden yürütülmektedir. PTT, elektronik tebligat adresi alma zorunluluğuna tabi bulunanlar için başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde, gerçek kişiler için kimlik bilgilerini, tüzel kişiler için ise tabi oldukları sistem bilgilerini esas alarak tek ve benzersiz bir adres oluşturup UETS'ye kaydeder. Tebligat çıkarmaya yetkili merciler hazırladıkları elektronik tebligat mesajını UETS'ye teslim eder; UETS ise bu mesajı zaman damgasıyla ilişkilendirerek muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştırır. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca zaman damgası, bir elektronik verinin üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı veya kaydedildiği zamanın tespiti amacıyla elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı ifade eder.

Beş Günlük Yasal Karine ve Tebliğ Tarihinin Tespiti

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin dördüncü fıkrası ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 9. maddesi gereğince elektronik yolla yapılan tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.11.2020 tarihli, 2020/547 Esas ve 2020/924 Karar sayılı ilamı ile 14.01.2020 tarihli, 2019/623 Esas ve 2020/9 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, tebellüğ tarihi iletinin elektronik posta hesabına ulaştığı veya fiilen okunduğu tarih değil, adrese ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonudur. Bu düzenleme uyarınca muhatabın hesabını kontrol etmemesi tebligatın hukuki sonuçlarını geciktiremez.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 25.09.2018 tarihli, 2018/4120 Esas ve 2018/6993 Karar sayılı kararında, elektronik yolla yapılan tebliğden beş gün sonra tebliğin yapılmış sayılması gerektiği dikkate alınarak iki haftalık yasal sürede yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/4120, K. 2018/6993Kaynağı aç
10. Hukuk Dairesi         2018/4120 E.  ,  2018/6993 K. "İçtihat Metni" Bölge Adliye Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi İlk Derece Mahkemesi : … … 20. İş Mahkemesi Rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı Kurum ve davalı şirkete vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiştir. … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın davacı Kurum ve davalı şirket avukatlarınca temyiz edilmesi ve davacı Kurum avukatı tarafından da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.09.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacı adına Av. … ile davalı … İnş.A.Ş. adına Av. … geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair 21.03.2018 tarihli kararın, davacı kurum vekiline elektronik tebligat yolu ile 13.04.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 30.04.2018 tarihli temyiz isteminin, iki haftalık yasal sürenin geçtiğinden bahisle reddine dair karar verildiği anlaşılmaktadır. 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde; Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” Hükümleri dikkate alındığında, elektronik yolla davacı vekiline 13.04.2018 tarihinde yapılan tebliğden 5 gün sonra tebliğ yapılmış sayılması gerektiğinden, 30.04.2018 tarihli temyiz isteminin yasal iki haftalık süresi içinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen 06.06.2018 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-21.03.2018 tarihli asıl Kararın temyizi bakımından ise; Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı şirketten alınmasına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Tebligatın Erken Açılması Halinde Yargı Kararlarındaki Yaklaşımlar

Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi ile İlgili Teknik Kriterlere İlişkin Usul ve Esaslar'ın 5. maddesine göre, tebligat muhatabı tarafından açıldığında 'Tebligat okundu' delil kaydı, mevzuatta öngörülen sürenin tamamlanmasıyla birlikte ise otomatik olarak 'Tebligat okundu kabul edildi' delil kaydı oluşturulmaktadır.

Elektronik tebligatın muhatap tarafından açılması ve süre hesabı konusunda yargı kararlarında farklı değerlendirmeler yer almaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.11.2020 tarihli, 2020/547 Esas ve 2020/924 Karar sayılı ilamında, elektronik tebligatta tebellüğ tarihinin iletinin muhatabın hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih değil, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 03.12.2019 tarihli, 2019/7836 Esas ve 2019/21446 Karar sayılı kararında da elektronik tebligatın ayrılmış alana konulmasından beş gün sonra tebliğ edilmiş sayılacağı kabul edilerek önceki karar maddi hataya dayalı bulunup kaldırılmıştır. Buna karşılık Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2020 tarihli, 2020/1187 Esas ve 2020/4264 Karar sayılı kararında, ilamın alıcı tarafından açılarak tebliğ edildiği tarih esas alınmış ve temyiz dilekçesinin süresinde verilmediği sonucuna varılmıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/7836, K. 2019/21446Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2019/7836 E.  ,  2019/21446 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ Dahili davalılar vekili tarafından verilen 17.10.2019 tarihli dilekçe ile Dairemizin 18.09.2019 tarihli, 2019/3962 Esas ve 2019/16152 Karar sayılı temyiz isteminin süreden reddine dair kararının, maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın ortadan kaldırılması ve uyuşmazlığın esasına girilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur. … Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi’nin 19.12.2018 tarihli kararının, temyiz başvurusunda bulunan dahili davalılar vekilinin elektronik tebligat için ayrılmış alanına 06.03.2019 tarihinde konulduğu, dahili davalılar vekilinin 15.03.2019 tarihli temyiz isteminin, 8 günlük temyiz süresinin geçtiği ve temyiz tarihinin 19.03.2019 olduğundan bahisle Dairemizce reddedildiği anlaşılmaktadır. 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde; “Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. … Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi kararının, temyiz isteminde bulunan dahili davalılar vekilinin elektronik tebligat için ayrılmış alanına, 06.03.2019 tarihinde konulmasından 5 gün sonra, tebliğ edilmiş sayılması gerektiğinden, dahili davalılar vekiline tebligatın yapıldığı tarih 11.03.2019 olarak kabul edilmelidir. Dairemizce temyiz isteminin 15.03.2019 tarihinde ve yasal 8 günlük temyiz süresi içinde yapıldığı hususunda maddi hata yapılarak, temyiz isteminin süreden reddine dair karar verilmesinin maddi hataya dayandığı anlaşılmakla; Dairemiz 18.09.2019 tarih, 2019/3962 Esas ve 2019/16152 Karar sayılı ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA karar verilmiştir. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre dahili davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nun 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 03.12.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.

Temyiz Başvurularında Tebliğ Şartı ve Bireysel Başvuru Süresi

İlk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemesi daire kararlarına karşı yapılan temyiz başvurularında yasal başvuru süresi kararın haricen öğrenilmesine veya başvuru yollarının tüketilmesine değil, kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi koşuluna bağlanmıştır. Tebligat gerçekleşmeden temyiz süresi işlemeye başlamaz.

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Nihai kararın gerekçesinin tebliği öğrenme şekillerinden biri olmakla birlikte, bireysel başvuru açısından öğrenme olgusu yalnızca kararın tebliği ile sınırlı görülmemektedir.

6216 sayılı ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN m. 47Kaynağı aç
MADDE 47- (1) Bireysel başvurular, bu Kanunda ve İçtüzükte belirtilen şartlara uygun olarak doğrudan ya da mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılabilir. Başvurunun diğer yollarla kabulüne ilişkin usul ve esaslar İçtüzükle düzenlenir. (2) Bireysel başvurular harca tabidir. (3) Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve varsa temsilcisinin kimlik ve adres bilgilerinin, işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle ihlal edildiği ileri sürülen hak ve özgürlüğün ve dayanılan Anayasa hükümlerinin, ihlal gerekçelerinin, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların, başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih ile varsa uğranılan zararın belirtilmesi gerekir. Başvuru dilekçesine, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenin eklenmesi şarttır. (4) Başvurucu bir avukat tarafından temsil ediliyorsa, vekâletnamenin sunulması gerekir. (5) Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilirler. Mahkeme, öncelikle başvurucunun mazeretinin geçerli görülüp görülmediğini inceleyerek talebi kabul veya reddeder. (6) Başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunması hâlinde, Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için başvurucu veya varsa vekiline onbeş günü geçmemek üzere bir süre verilir ve geçerli bir mazereti olmaksızın bu sürede eksikliğin tamamlanmaması durumunda başvurunun reddine karar verileceği bildirilir. Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi

İcra Hukukunda Süre Hesabı ve Vergi Usul Mevzuatı

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun geçici 7. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 366. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca karar düzeltme süresi kararın tebliğinden itibaren on gündür.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca gün olarak belirlenen sürelerde ilk gün hesaba katılmaz. Sürenin son günü resmi tatil gününe rastlarsa süre tatili takip eden günde ve son günün tatil saatinde biter. Ay veya yıl olarak belirlenen süreler başladığı günün biteceği ay veya yıldaki karşılık gelen gününde, karşılığı yoksa ayın son gününde; hafta olarak belirlenen süreler ise başladığı güne son hafta içinde karşılık gelen günde tamamlanır. Nitekim karar düzeltme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması durumunda İcra ve İflas Kanunu'nun 19. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince süre tatili izleyen günde son bulur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 19Kaynağı aç
Madde 19 – (Değişik: 18/2/1965-538/12 md.) Gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz. Ay veya sene olarak tayin olunan müddetler ayın veya senenin kaçıncı günü işlemeye başlamış ise biteceği ay veya senenin aynı gününde ve müddetin biteceği ayın sonunda böyle bir gün yoksa ayın son gününde biter. (Ek cümle:2/3/2024-7499/1 md.) Müddet, hafta olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günde biter. Bir müddetin sonuncu günü resmi bir tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takibeden günde biter. Müddet, son günün tatil saatinde bitmiş sayılır. Müddetlerin değiştirilmemesi:

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi uyarınca elektronik ortamda yapılan tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Anayasa Mahkemesi bu kurala ilişkin incelemesinde, düzenlemenin muhataplara elektronik posta adreslerini belirli aralıklarla kontrol etme yükümlülüğü getirdiğini, beşer günlük aralıklarla kontrol yapıldığında hukuki yollara başvuru süresi yönünden hak kaybı olmayacağını belirterek kuralı Anayasa'ya uygun bulmuştur.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 107/AKaynağı aç
Madde 107/A – (Ek: 23/7/2010-6009/7 md.) Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir. (Ek fıkra: 7/4/2015-6637/5 md.) Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.[25] Hatalı tebliğler:
Elektronik tebligatta yasal süreler ne zaman başlar?

Elektronik tebligatta yasal süreler kural olarak tebligatın muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün bitmesiyle başlar.

Elektronik tebligat beş gün dolmadan açılırsa süre hemen işlemeye başlar mı?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili daire kararlarındaki ağırlıklı yaklaşıma göre tebligat erken açılsa dahi süre beşinci günün sonunda başlar; ancak açılma anında okundu kaydı oluştuğu gerekçesiyle süreyi açılış tarihinden başlatan münferit daire kararı da mevcuttur.

Avukatlara tebligatın elektronik ortamda yapılması zorunlu mudur?

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği uyarınca baro levhasına yazılı avukatlara tebligatın UETS üzerinden elektronik yolla yapılması zorunludur.

İlk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarında temyiz süresi kararın öğrenilmesiyle başlar mı?

İlk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemelerinin daire kararlarına karşı yapılan temyiz başvurularında kanun yolu süresi öğrenme koşuluna değil, tebliğ koşuluna bağlıdır.

İcra hukukunda sürenin son günü resmi tatile rastlarsa ne olur?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 19. maddesi gereğince sürenin son günü resmi tatile rastladığında yasal süre tatili takip eden ilk iş gününün tatil saatinde biter.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu