Elektronik Para ve Papara Hesaplarında Cezai Sorumluluk

by Avukat Erdal Ersoy
Elektronik Para ve Papara Hesaplarında Cezai Sorumluluk

Elektronik para kuruluşları nezdinde açılan elektronik para hesapları, alınan fon tutarı kadar çevrim içi ödeme işlemi yapılmasına imkan veren hesaplardır; bu hesaplar hak sahibine süreye veya tutara bağlı getiri sağlamaz ve kredi imkanı sunmaz. İlgili mevzuata uygun olarak yetkili makamlardan izin ve ruhsat alan kuruluşlar Mali Suçları Araştırma Kurulu yükümlülüklerine tabi olup Papara hesabının kanuna uygun kullanımı sağlandığı takdirde kişiler bakımından hukuki veya cezai sorumluluk doğmamaktadır.

Elektronik Para İhracı ve Kuruluşların Faaliyet Esasları

6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'un 18 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu çerçevesinde faaliyet gösteren bankalar, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi ve Kanun kapsamında elektronik para çıkarma izni verilen elektronik para kuruluşları dışındaki kişilerin elektronik para ihraç etmesi yasaktır. Bu çerçevede elektronik para ihraç etmek isteyen bir elektronik para kuruluşunun faaliyette bulunabilmesi için Bankadan izin alması şarttır. Elektronik para kuruluşu nezdinde açılan çevrim içi hesaplar üzerinden alınan fon tutarı kadar mal veya hizmet alımı ile her türlü ödeme işlemi gerçekleştirilebilir.

6493 sayılı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN m. 18Kaynağı aç
MADDE 18 – (1) 5411 sayılı Kanun uyarınca faaliyet
gösteren bankalar, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi ve bu Kanun kapsamında
elektronik para çıkarma izni verilen elektronik para kuruluşları dışındaki kişilerin
elektronik para ihracı faaliyetinde bulunmaları yasaktır.[8]
(2) Bu Kanun kapsamında elektronik para ihraç etmek isteyen
elektronik para kuruluşu Bankadan izin almak kaydıyla faaliyette bulunabilir.
(3) Elektronik para kuruluşunun;
a) Anonim şirket şeklinde kurulması,
b) Sermayesinde yüzde on ve üzerinde paya sahip olanların
ve kontrolü elinde bulunduranların 5411 sayılı Kanunda banka kurucuları için aranan
nitelikleri haiz olması,
c) Pay senetlerinin nakit karşılığı çıkarılması ve tamamının
nama yazılı olması,
ç) Nakden ve her türlü muvazaadan ari ödenmiş sermayesinin
en az beş milyon Türk Lirası olması,
d) Bu Kanun kapsamındaki işlemleri gerçekleştirebilecek
yönetim, yeterli personel ve teknik donanıma sahip olması, şikâyet ve itirazlarla
ilgili birimleri oluşturması,
e) Bu Kanun kapsamında yürütecekleri faaliyetlerin sürekliliğine
ve elektronik para kullanıcılarına ilişkin fon ve bilgilerin güvenliğine ve gizliliğine
dair gerekli tedbirleri alması,
f) Bankanın denetimini engellemeyecek şeffaf ve açık bir
ortaklık yapısı ve organizasyon şemasına sahip olması,
şarttır.
(4) Elektronik para kuruluşları faaliyetlerini 5411 sayılı
Kanunda tanımlanan bankalar aracılığıyla yürütürler.
(5) (Değişik:12/11/2019-7192/10 md.) Elektronik
parayı ihraç eden kuruluşun sadece kendi mağaza ağında, sadece belirli bir mal veya
hizmet grubunun satın alınmasında veya yapılan bir anlaşma sonucunda sadece belirli
bir hizmet ağında kullanılabilen ön ödemeli araçlar bu Kanun kapsamı dışındadır.
Banka, bu fıkrada bahsi geçen ödeme araçları ile yapılan işlemlerin toplam büyüklük
ve etki alanı açısından Bankaca belirlenecek seviyeye ulaşması durumunda, bu Kanun
kapsamında değerlendirilmesine karar verebilir.
(6) (Değişik:12/11/2019-7192/10 md.) Bu maddenin
uygulanmasına, elektronik para kuruluşunun kurulmasına ilişkin istenecek bilgi ve
belgelere, işleyişine, sermaye ve özkaynak yapısına, şube, temsilci veya dış hizmet
sağlayıcı kullanımına, kurumsal yönetim ilkelerine, iç sistemlerine, bilgi sistemleri
yönetimine ve bu Kanun kapsamına girmeyen diğer faaliyetlerine, elektronik paranın
ihraç edilmesi ve geri ödenmesine ilişkin usul ve esaslar Mali Suçları Araştırma
Kurulunun görüşünün alınması suretiyle Bankaca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Elektronik para kuruluşuna uygulanacak
diğer hükümler

Elektronik para kuruluşları yürüttükleri faaliyetleri 5411 sayılı Kanun'da tanımlanan bankalar aracılığıyla yerine getirmekle yükümlüdür. Bununla birlikte parayı ihraç eden kuruluşun sadece kendi mağaza ağında, münhasıran belirli bir mal veya hizmet grubunun alımında ya da yapılan bir sözleşme gereğince sadece belirli bir hizmet ağında geçerli olan ön ödemeli ödeme araçları kural olarak 6493 sayılı Kanun'un uygulama alanı dışında bırakılmıştır.

Yasa Dışı Bahis ve Şans Oyunlarıyla İlgili Ceza Hükümleri

7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, kanunun verdiği yetkiye dayanmaksızın spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynatanlar veya oynanmasına yer ya da imkân sağlayanlar hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası uygulanır. Aynı fıkranın (b) bendi kapsamında, yurt dışında oynatılan bu nitelikteki bahis veya şans oyunlarının internet yoluyla yahut sair yöntemlerle Türkiye'den oynanmasına imkân sağlayan kimseler dört yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

7258 sayılı FUTBOL VE DİĞER SPOR MÜSABAKALARINDA BAHİS VE ŞANS OYUNLARI DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Madde 5 –  (Değişik:
12/7/2013-6495/3 md.)
Kanunun
verdiği yetkiye dayalı olmaksızın;
a) Spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunlarını
oynatanlar ya da oynanmasına yer veya imkân sağlayanlar üç yıldan beş yıla
kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
b) Yurt
dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek
bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak
Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan kişiler, dört yıldan altı yıla kadar
hapis cezasıyla cezalandırılır.
c) Spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla
bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler, üç yıldan beş yıla kadar
hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
ç) Kişileri
reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya
müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik edenler, bir yıldan üç
yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
d) Spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını
oynayanlar mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından beş bin liradan yirmi
bin liraya kadar idari para cezası ile cezalandırılır.
Bu madde
kapsamına giren suçlarla bağlantılı olarak, spor müsabakalarına dayalı sabit
ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarının oynanmasına tahsis edilen
veya oynanmasında kullanılan ya da suçun konusunu oluşturan eşya ile bu oyunların
oynanması için ortaya konulan veya oynanması suretiyle elde edilen her türlü
mal varlığı değeri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun eşya
ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir.
Bu madde
kapsamına giren suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Bu madde
kapsamına giren suçlarla ilgili olarak, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla
İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun erişimin engellenmesine
ilişkin hükümleri uygulanır.
Bu madde
kapsamına giren suçların işlendiği işyerleri mahallin en büyük mülki idare amiri
tarafından ihtarda bulunmaksızın üç ay süreyle mühürlenerek kapatılır. İş yeri
açma ve çalışma ruhsatına sahip işyerlerinin ruhsatları mahallin en büyük mülki
idare amirinin bildirimi üzerine ruhsat vermeye yetkili idare tarafından beş iş
günü içinde iptal edilir.
(Ek fıkra:
15/8/2017-KHK-694/23 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/23 md.) Birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç)
bentlerinde düzenlenen suçlar ile 5237 sayılı Kanunun 228 inci maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında düzenlenen suç bakımından 4/12/2004 tarihli ve
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
a) 128 inci maddesinde
yer alan taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma,
b) 135 inci maddesinde
yer alan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması,
c) Örgüt faaliyeti
çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın 139 uncu maddesinde yer alan
gizli soruşturmacı görevlendirilmesi,
ç) 140 ıncı maddesinde
yer alan teknik araçlarla izleme,
tedbirlerine ilişkin
hükümler uygulanabilir.
(Ek fıkra:22/4/2022-7405/48
md.) Bu Kanunda
tanımlanan suçlara ilişkin delil veya emarelerin tespiti hâlinde Spor Toto
Teşkilat Başkanlığı, doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına başvuruda bulunabilir.
Soruşturma sonunda verilecek kovuşturmaya yer olmadığı kararları Spor Toto Teşkilat
Başkanlığına tebliğ edilir ve Spor Toto Teşkilat Başkanlığı bu kararlara itiraz
edebilir.
(Ek
fıkra:22/4/2022-7405/48 md.) Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalarda
mahkeme, iddianamenin bir örneğini Spor Toto Teşkilat Başkanlığına tebliğ eder.
Başvuru yapılması hâlinde Spor Toto Teşkilat Başkanlığı açılan davaya katılan
olarak kabul edilir.

Spor müsabakalarına dayalı bahis ve şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler hakkında 7258 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Reklam vermek veya benzeri yollarla bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik edenler ise anılan fıkranın (ç) bendi mucibince bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen bu oyunları oynayanlar bakımından ise Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi doğrultusunda mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından beş bin liradan yirmi bin liraya kadar idari para cezası tatbik edilir.

7258 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, anılan maddedeki suçlarla bağlantılı biçimde oyunların oynanmasına tahsis edilen, oynanmasında yararlanılan ya da suçun konusunu oluşturan eşyalar ile bu faaliyetler kapsamında ortaya konulan veya elde edilen her çeşit mal varlığı değeri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun eşya ve kazanç müsaderesine dair hükümleri çerçevesinde müsadereye tabi tutulur. Ayrıca aynı maddenin altıncı fıkrası gereğince; oynatma, yer veya imkân sağlama, yurt dışından erişim sağlama, para nakline aracılık etme ve teşvik suçları yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri kapsamında taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması, örgüt faaliyeti aranmaksızın gizli soruşturmacı tayini ile teknik araçlarla izleme tedbirleri tatbik edilebilir.

Dolandırıcılık Suçu ve Nitelikli Haller

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 nci maddesi kapsamında hileli davranışlarla bir şahsı aldatıp onun yahut bir başkasının zararına sebebiyet vererek şahsına veya bir başkasına haksız menfaat sağlayan kişi dolandırıcılık suçunu işlemiş olur ve bir yıldan beş yıla kadar hapis ile beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Aynı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca dolandırıcılık fiilinin üç veya daha çok kişi tarafından müştereken icra edilmesi durumunda hükmedilecek ceza yarı oranında; suç işlemek hedefiyle kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ise bir kat artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya
başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal

Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama Suçu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 282 nci maddesinin birinci fıkrasına göre, yasadaki alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini yurt dışına transfer eden yahut gayrimeşru kaynağını gizlemek ya da meşru biçimde edinildiği algısını oluşturmak hedefiyle çeşitli işlemlere tabi tutan kimse üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasına mahkum edilir. Asıl aklama suçunun işlenmesine iştirak etmeksizin suça konu teşkil eden bu malvarlığı değerini anılan niteliğini bilerek satın alan, kabul eden, elinde bulunduran veya kullanan fail hakkında ise maddenin ikinci fıkrası doğrultusunda iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 282Kaynağı aç
Madde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı
altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı
değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek
veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla,
çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Birinci
fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan
malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran
veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi
tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis
cezası yarı oranında artırılır.
(4) Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(6) Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı
değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara
haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede
tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz.
Suçluyu kayırma

Türk Ceza Kanunu'nun 282 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, malvarlığı değerlerini aklama suçunun bir kamu görevlisi tarafından veya belirli bir meslek erbabı tarafından mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde takdir edilecek hapis cezası yarı oranında artırılmaktadır. Öte yandan maddenin altıncı fıkrası uyarınca, bu suçtan ötürü henüz kovuşturma aşamasına geçilmeden evvel suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan yahut bulunduğu konumu yetkili makamlara ihbar ederek ele geçirilmesini temin eden kişi hakkında söz konusu aklama suçu dolayısıyla cezaya hükmolunmaz.

Elektronik Hesap Mağduriyetlerinde Başvuru Usulü

Papara hesabı sebebiyle mağduriyet yaşandığında ilgililerin yetkili makamlara bildirimde bulunarak cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusu yapması gündeme gelebilir. Yapılacak bildirimde olayın ne şekilde geliştiğinin açıklanması ve şüphelilere ait bilgilerin dikkatlice toplanması gerekmektedir.

Spor müsabakalarında sabit ihtimalli veya müşterek bahiste para nakline aracılık etmenin cezası nedir?

7258 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

Dolandırıcılık fiilinin üç veya daha fazla kişiyle işlenmesi cezayı artırır mı?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda dolandırıcılık suçunun üç veya daha çok şahıs tarafından birlikte işlenmesi durumunda faillere tayin edilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır.

Aklama suçunda cezadan muafiyet sağlayan bir imkan var mıdır?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 282 nci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini temin eden veya yerini bildirerek ele geçirilmesini kolaylaştıran fail hakkında cezaya hükmolunmamaktadır.

Papara hesabıyla ilgili mağduriyet yaşayanların ne yapması gerekir?

Papara hesabından ötürü mağduriyet yaşayan şahısların cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunması, şikayette olayın gerçekleşme biçimini bildirmesi ve şüphelilere ilişkin verileri dikkatle toplaması gerekmektedir.

Aklama suçunun meslek icrası veya kamu görevi sırasında işlenmesinin etkisi nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 282 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca suçun bir kamu görevlisi tarafından veya belirli bir meslek icra eden kişi tarafından mesleğin icrası sırasında gerçekleştirilmesi halinde takdir olunacak hapis cezası yarı oranında artırılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu