Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davasının Hukuki Dayanağı
Ekonomik şiddet nedeniyle boşanma davası; eşlerden birinin maddi baskı, mali kontrol ve ekonomik bağımlılık yaratma gayesi güden davranışlarının evlilik birliğini temelinden sarsması gerekçesiyle açılır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulur. Maddenin ikinci fıkrasına göre eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle temin etmek ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdür. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise eşlerin birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorunda olduğu düzenlenmiştir. Bu yasal çerçevede eşler, duygusal ve fiziksel alanda olduğu gibi ekonomik yönden de birbirlerine destek olmakla yükümlü bulunmaktadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 185Kaynağı aç
Maddi dayanışma ve yardım yükümlülüğünün ihlali neticesinde ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede evlilik birliği sarsılmışsa, eşlerden her biri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanma davası açabilir. Kanun'un 166. maddesinin ikinci fıkrasına göre davacının kusuru daha ağır olduğu takdirde davalının davaya itiraz hakkı mevcuttur. Bununla beraber ileri sürülen itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıyorsa ve evliliğin sürdürülmesinde davalı taraf ile çocuklar açısından korunması gereken bir yarar kalmamışsa mahkemece boşanmaya karar verilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Evlilik Birliğinde Ekonomik Şiddet Teşkil Eden Davranışlar
Koşullar elverdiği halde zorunlu ihtiyaçların karşılanmaması evlilik birliğinde ekonomik şiddet oluşturan hallerdendir. Maddi imkân bulunmasına karşın aşırı cimri davranılarak diğer eşin temel ihtiyaçlarının karşılanmaması ve harcamaların aşırı baskı altında tutulması birliğin gerekleriyle bağdaşmaz. Benzer şekilde maddi güç elverdiği halde eşini ailesiyle yaşamaya zorlamak veya oturulan konutun koşullarını bilinçli olarak kötü tutmak bu kapsamda yer alır. Eşin ortak yaşam alanının bakımına katkı sunmaması, evi ihmal etmesi, erzak ve temizlik malzemesi temin etmemesi ya da faturaları ödememesi de ekonomik şiddet türlerindendir.
Ekonomik şiddet; eşin kişisel mal varlığını ve banka hesaplarını kullanmasına izin verilmemesi, mirastan kalan mülkün yönetilmesinin engellenmesi veya maaşına el konulması şeklinde de ortaya çıkabilir. Çalışmak isteyen eşin ekonomik bağımsızlık kazanmasının engellenmesi ya da eşin istemediği ağır koşullardaki bir işte zorla çalıştırılması mali bağımsızlığı zedeler. Bununla birlikte eşin rızası bulunmaksızın onun adına kredi çekilmesi, kredi kartı çıkarılması, bilgisi dışında kefil gösterilmesi, bilinçsiz harcamalar, gereksiz borçlanmalar veya kumar sebebiyle ailenin maddi sıkıntıya sürüklenmesi ve eşin maddi durumu üzerinden küçük düşürülerek değersiz hissettirilmesi ekonomik baskı oluşturan eylemler arasındadır.
Ekonomik Şiddetin İspatı ve Kullanılabilecek Deliller
Ekonomik şiddet, diğer şiddet türleri gibi fiziksel izler bırakmadığından mahkemede kanıtlanması daha zor olabilir. Davada banka hesap hareketleri, fatura ve alışveriş belgeleri, tanık beyanları ile taraflar arasındaki mesaj ve e-posta kayıtları ispata elverişli vasıtalar arasındadır. Ayrıca mahkemece yaptırılacak sosyal ve ekonomik durum araştırması da tarafların mali güçleri ile fiili harcama dengesini tespit etmeye katkı sağlar.
Boşanma Davasında Ekonomik Şiddetin Hukuki Değerlendirilmesi
Ekonomik şiddet olgularının delillerle ortaya konulması, davalı eşin kusurunun tespitine ve nafaka ile tazminat taleplerinin kabul edilmesine katkı sağlayabilir. Taraflar arasındaki evlilik süresi en az bir yılı doldurmuşsa, eşlerin birlikte mahkemeye başvurması veya bir eşin diğerinin açtığı davayı kabul etmesi durumunda evlilik birliği temelinden sarsılmış kabul edilir. Bu usulde boşanmaya karar verilebilmesi için hâkimin tarafları bizzat dinleyerek serbest iradeleriyle hareket ettiklerine kanaat getirmesi, mali neticeler ile çocukların durumuna dair mutabakatı uygun bulması zorunludur. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek anlaşma koşullarında lüzum gördüğü değişiklikleri yapabilir; boşanma kararı verilebilmesi bu düzenlemelerin taraflarca da benimsenmesine bağlıdır ve bu durumda tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağına dair kural işletilmez. Öte yandan, herhangi bir gerekçeyle açılmış boşanma davasının reddedilmesi ve ret hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıllık sürenin dolmasına rağmen her ne sebeple olursa olsun müşterek hayatın tekrar kurulamaması halinde, 4721 sayılı Kanun'un 166. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince birlik temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin talebiyle boşanmaya hükmedilir.
Ekonomik şiddet kanunda müstakil bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiş midir?
Ekonomik şiddet Türk Medeni Kanunu'nda müstakil ve özel bir boşanma sebebi olarak düzenlenmemiştir; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan genel boşanma sebebi kapsamında ileri sürülür.
İmkân bulunduğu halde temel ihtiyaçları karşılamamak ekonomik şiddet sayılır mı?
Maddi gücün elvermesine rağmen aşırı cimrilik sergilenerek diğer eşin temel ihtiyaçlarının karşılanmaması, erzak temin edilmemesi veya faturaların ödenmemesi ekonomik şiddet teşkil eder.
Ekonomik şiddet davasında hangi ispat araçlarına başvurulabilir?
Ekonomik şiddet iddiasının ispatında banka kayıtları, faturalar, tanık beyanları, mesaj ve e-posta yazışmaları ile mahkemece yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması delil olarak kullanılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

