Deepfake ve Telif Hakları: FSEK Kapsamında Hukuki Sorumluluk

by Avukat Erdal Ersoy
Deepfake ve Telif Hakları: FSEK Kapsamında Hukuki Sorumluluk

Yapay Zekâ Çıktılarında Eser Niteliği ve Eser Sahipliği

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında bir ürünün eser sayılabilmesi için ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri kategorilerinden birine girmesi ve sahibinin hususiyetini taşıması şarttır. Kanundaki temel ilke uyarınca eserin sahibi onu meydana getiren kişidir. Telif hukuku insan yaratıcılığına dayandığından, yapay zekâyı veya yazılım şirketini bağımsız eser sahibi kabul eden özel bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Yapay zekâ sistemlerine salt basit komut verilmesi eser sahipliği doğurmaz; hukuki koruma için insanın yaratıcı ve hususi katkısı aranır. Yapay zekâ eğitiminde telifli eserlerin kullanımını ve otonom çıktıların sahipliğini müstakil olarak düzenleyen ayrı bir kanun yürürlükte olmayıp konuya ilişkin kanun teklifleri komisyon aşamasındadır.

Deepfake Teknolojisinde Çoğaltma ve İşleme Hakları

5846 sayılı Kanun'un 22. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir eserin aslının veya kopyalarının herhangi bir yöntemle, kısmen veya tamamen, doğrudan ya da dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltılması hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Kanunun 22. maddesinin ikinci fıkrasına göre eserin aslından ikinci bir kopyanın çıkarılması veya eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan vasıtalara kaydedilmesi de çoğaltma sayılır. Deepfake oluşturmak amacıyla filmlerin bilgisayara indirilmesi, sahnelerin kopyalanması, karelerin ayrıştırılması ve veri seti hâline getirilmesi çoğaltma hakkı kapsamında değerlendirilir. Ayrıca bilgisayar programlarının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması da çoğaltma hakkı kapsamındadır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/8 md.) (Değişik: 21/2/2001 – 4630/13 md.) Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerlidir. Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar. c) Yayma hakkı:

5846 sayılı Kanun'un 21. maddesi gereğince bir eserden onu işlemek suretiyle yararlanma yetkisi münhasıran eser sahibine tanınmıştır. Deepfake marifetiyle film sahnelerinin, karakterlerin veya seslerin manipüle edilmesi işleme hakkı kapsamında değerlendirilebilir; ancak yapılan her teknik değişiklik kendiliğinden bağımsız bir işlenme eser oluşturmaz. Hak sahibinden izin alınmaksızın üretilen içeriklerin internet ortamında ya da sosyal medyada paylaşılması ise kullanım biçimine göre 5846 sayılı Kanun'daki yayma veya umuma iletim haklarının ihlalini gündeme getirebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 21Kaynağı aç
Madde 21 – Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir. b) Çoğaltma hakkı:

Ses Manipülasyonu ve Bağlantılı Haklar

5846 sayılı Kanun yalnızca eser sahiplerini değil, icracı sanatçılar ve fonogram yapımcıları gibi bağlantılı hak sahiplerini de korumaktadır. İcracı sanatçıların tespit edilmiş icraları kanun kapsamında korunur. Kişinin sesi ile ses kaydında bulunan eser ve icra birbirinden farklı hukuki değerlerdir. Bir kimsenin konuşma sesinin taklidi kişilik hakkı ve kişisel verilerin korunması hukuku kapsamında ele alınırken; sanatçının yayımlanmış şarkı kayıtları kullanılarak model eğitilmesi ve sesin taklit edilmesi musiki eseri üzerindeki hakları, icracı sanatçı haklarını, fonogram yapımcısının haklarını ve kişilik haklarını birlikte gündeme getirebilir.

Resim ve Portrelerin Korunması ile Görüntü Hakları

5846 sayılı Kanun'un 86. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, eser mahiyetinde olmasalar dahi resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse kanunda sayılan yakınlarının rızası olmadan ölümden itibaren on yıl geçmedikçe sergilenemez veya umuma arz edilemez. Kanunun 86. maddesinin ikinci fıkrasında memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynayan kişilerin resimleri, resmi tören veya genel toplantı görüntüleri ile günlük olaylara ilişkin resim ve haberler rıza şartının istisnaları arasında sayılmıştır. Resim ve portrelerin izinsiz umuma arzında Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi ile Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanır; yayımın kanunen caiz olduğu hallerde dahi Türk Medenî Kanunu'nun 24. maddesindeki kişilik hakkı koruması saklıdır. Bu koruma uyarınca, ilgilinin rızası, üstün nitelikte özel veya kamusal yarar yahut kanunun verdiği bir yetki bulunmadıkça kişilik haklarına yönelen her saldırı hukuka aykırıdır ve saldırıya maruz kalan kimse hâkimden korunma talep edebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 86Kaynağı aç
Madde 86 – Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arzedilemez. Birinci fıkradaki muvafakatin alınması: 1. Memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynıyan kimselerin resimleri; 2. Tasvir edilen kimselerin iştirak ettiği geçit resmi veya resmi tören yahut genel toplantıları gösteren resimler; 3. Günlük hadiselere mütaallik resimlerle radyo ve filim haberleri; için şart değildir. (Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/145 md.)  Birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi ile koşulları varsa, Türk Ceza Kanununun 134, 139 ve 140 ıncı maddeleri hükümleri uygulanır. (Değişik dördüncü fıkra: 23/1/2008-5728/145 md.)Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklıdır. II – İstisnalar:
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır. 2. Davalar

Bir fotoğrafın internette bulunması telif korumasını kaldırmaz. Deepfake üretiminde görsel kullanıldığında fotoğraftaki kişinin görüntüsü üzerindeki hak ile fotoğrafçının eser üzerindeki telif hakkı ayrı kişilere aittir. Bu nedenle tasvir edilen kişinin rızası bulunsa dahi fotoğrafçının eser sahipliğinden doğan hakları kendiliğinden devredilmiş sayılmaz.

Manevi Haklar ve Parodi Savunması

5846 sayılı Kanun kapsamında eser sahibinin eseri kamuya sunma, adın belirtilmesini isteme ve eserde değişiklik yapılmasını menetme gibi manevi hakları yer almaktadır. Deepfake marifetiyle eserin izinsiz dönüştürülmesi veya içeriğinin değiştirilmesi manevi hak uyuşmazlıklarına yol açabilir. Üretilen içeriğin parodi amacıyla hazırlandığının ileri sürülmesi telif hakkı ihlalini kendiliğinden bertaraf etmez. Somut olayda kullanımın 5846 sayılı Kanun'daki kanuni istisna ve sınırlandırmalara uygunluğu ve eserin kullanım boyutu ayrıntılı biçimde incelenir.

Hukuki Talepler ve Görevli Mahkeme

Deepfake içeriklerle telif hakları ihlal edilen hak sahipleri 5846 sayılı Kanun çerçevesinde tecavüzün tespiti, tecavüzün önlenmesi ve tecavüzün durdurulması davalarını açabilir. İhlal dolayısıyla kanunun özel tazminat hükümleri ile genel sorumluluk ilkeleri uyarınca maddi ve manevi tazminat davası açılması mümkündür; bu talepler kişilik hakkı ihlaline dayalı istemlerle birlikte ileri sürülebilir. 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme kural olarak fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Bu mahkemelerin bulunmadığı yerlerde görev dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu düzenlemelerine göre belirlenir. Uyuşmazlığın telif hakkına değil yalnızca kişilik hakkına dayanması hâlinde ise genel mahkemelerin görev alanı esas alınır.

Telif İhlallerinde Cezai Sorumluluk

5846 sayılı Kanun'un 71. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi uyarınca hak sahiplerinin yazılı onayı bulunmaksızın bir eseri, icrayı, ses kaydını veya yapımı işleme tabi tutan, temsil eden, çoğaltan, üzerinde değişiklik yapan, dağıtan, umuma ileten ya da yayımlayan failler hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Başkasının eserine kendi eseriymiş gibi isim koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis yahut adli para cezası yaptırımıyla karşılaşırken; bu fiilin dağıtım veya yayım suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde cezanın tavanı beş yıl olarak uygulanır ve para cezasına hükmedilemez. Eserden kaynak belirtmeksizin iktibas yapanlar altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır; tanınmış bir kimsenin ismini kullanarak eseri, icrayı ya da yapımı çoğaltıp yayan kişiler için ise üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası tayin edilir. Kanunun 71. maddesinin ikinci fıkrası gereğince ihlali sürdüren bilgi içerik sağlayıcılar eylem daha ağır bir suçu teşkil etmedikçe üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına tabidir. Hukuka aykırı materyalleri ticari amaçla elinde tutan, satan veya alan şahsın, kovuşturma başlamadan önce temin yerini bildirmesi ve sorumluların ele geçirilmesini sağlaması halinde verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza verilmesinden de vazgeçilebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.) Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: 1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz. 3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. 4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. 2. Teknolojik önlemleri etkisiz kılma:
Deepfake ile bir sanatçının sesini taklit etmek telif ihlali sayılır mı?

Sanatçının konuşma sesinin taklidi kişilik hakkı ve kişisel veri konusu olmakla birlikte, yayımlanmış şarkı kayıtları kullanılarak sesin taklit edilmesi musiki eseri, icracı sanatçı ve fonogram yapımcısı haklarını birlikte gündeme getirebilir.

İnternetteki fotoğraflarla deepfake üretmek için tasvir edilen kişinin izni yeterli midir?

Yeterli değildir; fotoğraftaki kişinin hakları ile fotoğrafçının telif hakkı farklı kişilere ait olduğundan tasvir edilenin izni fotoğrafçının telif haklarını devretmez.

Deepfake içeriğin parodi amacıyla üretilmesi telif sorumluluğunu kaldırır mı?

Parodi ifadesi ihlali kendiliğinden kaldırmaz; kullanımın 5846 sayılı Kanun'daki kanuni istisnalara uygunluğu ve eserin kullanım boyutu her somut olayda ayrıca değerlendirilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu