Davayı Kabulün Hukuki Niteliği ve Hüküm Doğurma Şartları
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 308/1 uyarınca kabul, davacının talep sonucuna davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre kabul beyanı, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 309/2 gereğince kabulün hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı tutulmamış olup m. 311 uyarınca kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç meydana getirir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 308Kaynağı aç
Hak Düşürücü Süre Karşısında Kabul Beyanının Etkisi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/8821, K. 2013/8911 sayılı ilamında kabul beyanının hak düşürücü süreden önce geldiğini ve davayı kabul edenlerin beyanlarına değer verilmesi gerektiğini açıkça belirtmiştir. Dava, hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olsa dahi, davanın kamu düzeniyle ilgili olmadığı ve dava dışı üçüncü kişilerin haklarını etkilemeye yönelik bulunmadığı hallerde davalının kabul beyanına değer verilir; mahkemece hak düşürücü süre kendiliğinden gözetilerek dava bu gerekçeyle reddedilemez.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/8821, K. 2013/8911Kaynağı aç
Tasarruf Yetkisi, Taleple Bağlılık ve Kabulün Sınırları
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26/1 uyarınca hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, duruma göre talep sonucundan daha azına hükmedebilir. Tarafların dava konusu üzerinde tasarruf yetkilerinin bulunduğu uyuşmazlıklarda davanın açılmasından hükmün kesinleşmesine kadar kabul mümkündür ve bu işlem karşı tarafın rızasına tabi olmaksızın tek yönlü irade beyanıyla hüküm doğurur. Buna karşın, davalı davayı kabul etse dahi 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesinde yer alan hisse devri yasakları ve bölünemezlik kuralları gibi özel mevzuat engellerinin bulunduğu taşınmazlarda tescil talebinin reddi gerekir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 26Kaynağı aç
Onaysız Kabul Dilekçelerinde Mahkemenin İzleyeceği Usul
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/8821, K. 2013/8911 sayılı kararında dilekçesinde onay bulunmayan ilgililerin usulüne uygun şekilde duruşmaya çağrılması gerektiğini ifade etmiştir. Mahkeme, dosyaya sunulan dilekçelerin ilgililere ait olup olmadığını sorgulamalı, kabul beyanının ilgililerce verildiğinin tespit edilmesi halinde beyanların altına imzalarını alarak bu kabul beyanları doğrultusunda miras payları oranında iptal ve tescil hükmü kurmalıdır.
Hak düşürücü süre dolduktan sonra yapılan kabul geçerli midir?
Evet, kamu düzenine ilişkin olmayan ve üçüncü kişilerin haklarını etkilemeyen uyuşmazlıklarda kabul beyanı hak düşürücü süreden önce gelir ve mahkeme sürenin geçtiğini kendiliğinden gözeterek davayı reddedemez.
Davanın kabulü davacının veya hâkimin onayına bağlı mıdır?
Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 309/2 gereğince kabulün hüküm ifade etmesi karşı tarafın ya da mahkemenin muvafakatine bağlı olmayıp tek taraflı irade beyanıyla kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
Davalı davayı kabul etse de mahkemenin davayı reddetmesi mümkün müdür?
Evet, tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği davalarda veya 5403 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca tarım arazilerinde hisse devrinin yasaklandığı hallerde davalının kabulüne rağmen talep reddedilir.
İmzası tasdik edilmemiş kabul dilekçesi verildiğinde hâkim ne yapmalıdır?
Hâkim, ilgilileri duruşmaya davet ederek dilekçenin kendilerine ait olup olmadığını sormalı, beyan doğrulanırsa imzalarını alıp kabul doğrultusunda karar vermelidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

