Dava Şartı Arabuluculuk Kurumu ve Temel Çerçeve
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 2 uyarınca arabuluculuk, yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır. Buna karşılık aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.
Dava şartı olarak arabuluculuğun öngörüldüğü hallerde arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması durumunda, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Arabuluculuk süreci sonunda açılacak davada esas alınacak belge anlaşamama sonuç tutanağıdır. Bahse konu tutanak içeriğinde yer almayan uyuşmazlık konuları dava konusu yapılamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun bulunduğu hallerde ya da taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi mevcutsa, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.
6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/AKaynağı aç
İş Hukukunda Dava Şartı Arabuluculuk ve İstisnalar
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/1 çerçevesinde, kanuni düzenlemelere ya da bireysel veya toplu iş sözleşmelerine dayanan işçi ve işveren alacakları ile tazminat istemleri ve işe iade taleplerinde dava yoluna gidilmeden önce arabuluculuk sürecinin tüketilmesi dava şartı sayılmıştır. Bahse konu alacak ve tazminat taleplerine ilişkin menfi tespit, itirazın iptali ve istirdat davalarında da aynı zorunluluk geçerlidir.
7036 sayılı Kanun m. 3/20 uyarınca, 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamında çalışan gazeteciler ile 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında çalışan gemiadamları da iş mahkemelerindeki arabuluculuk dava şartı bakımından işçi sayılır.
İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla bağlantılı tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında dava şartı olarak arabuluculuk hükümleri uygulanmaz.
İş uyuşmazlıklarında görüşmelere işverenin bizzat katılması mümkün olduğu gibi, yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir.
Ticari Davalarda ve Tüketici İşlemlerinde Dava Şartı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca; anılan Kanun'un 4. maddesi ile diğer mevzuatta ticari dava niteliğinde sayılan ve konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin bulunan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat istemli uyuşmazlıklarda mahkemeye başvurulmadan evvel arabulucuya gidilmesi dava şartı olarak aranır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 5/AKaynağı aç
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 73/A kapsamında; tüketici hakem heyetinin görevi dahilindeki uyuşmazlıklar, tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itirazlar, anılan Kanun'un 73. maddesinin altıncı fıkrası ile 74. maddesinde düzenlenen davalar ve tüketici işlemi niteliğinde olup taşınmazın aynından kaynaklanan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamı dışında tutulmuştur.
Başvuru Mercii, Yetki İtirazı ve Görevlendirme
6325 sayılı Kanun m. 18/A-4 uyarınca arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığa bakmakla yetkili mahkemenin yargı çevresindeki adliye arabuluculuk bürosuna, büro bulunmayan yerlerde ise bu işle görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne yöneltilir. İş uyuşmazlıkları yönünden ise 7036 sayılı Kanun m. 3/5 uyarınca müracaat; karşı tarafın veya taraflardan birinin yerleşim yeri ya da işin ifa edildiği yerdeki büroya, büronun olmadığı mahallerde ise yetkilendirilen yazı işleri birimine yapılır.
Görevlendirilen arabulucu, bağlı bulunduğu büronun yetkisini re'sen denetleyemez. Buna karşın muhatap taraf, yerleşim yerine veya faaliyetin yürütüldüğü adrese ilişkin evrakını ibraz ederek en geç ilk toplantı aşamasında yetki itirazında bulunabilir. Bu durumda uyuşmazlık dosyası sulh hukuk mahkemesine intikal ettirilir ve mahkeme harç tahsil etmeksizin evrak üzerinden ivedilikle inceleme yaparak yetkili büroyu kesin biçimde tayin eder.
Görevlendirilen arabulucu, bildirimin kendisine iletildiği andan itibaren 24 saat içinde görevi kabul edip etmemekte serbesttir. Bu süre içinde kabul veya ret bildirilmezse görevlendirme kendisinden alınarak başka bir arabulucuya tevzi edilir.
Süreler, Hak Düşürücü Süre ve İhtiyati Tedbir Hükümleri
6325 sayılı Kanun m. 18/A-9 ile 7036 sayılı Kanun m. 3/10 kapsamında arabulucu, müracaatı görevlendirme tarihinden başlayarak üç hafta içinde neticelendirir; zorunlu durumlarda bu süreye arabulucu eliyle azami bir hafta ilave edilebilir. Ticari uyuşmazlıklarda ise 6102 sayılı Kanun m. 5/A-2 uyarınca süreç altı hafta içinde tamamlanır ve haklı nedenlerin varlığında en çok iki haftalık ek süre kullanılabilir.
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Uyuşmazlık hakkında dava açılmadan evvel mahkemece ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı tesis edilmişse, kanunlarda düzenlenen dava açma süreleri, arabuluculuk bürosuna müracaat tarihinden son tutanağın tanzim edildiği ana kadar durur ve işlemez.
Arabuluculuk bürosuna müracaat edilmesini takiben başvuran taraf aleyhine uyuşmazlığa dair icra takibine girişilirse, başvuran tarafça son tutanağın düzenlenmesinden itibaren iki haftalık süre zarfında menfi tespit davası açılarak talepte bulunulması koşuluyla İcra ve İflas Kanunu m. 72/2 çerçevesindeki ihtiyati tedbir imkanı devreye girer.
Son Tutanağın İbrazı ve Toplantıya Katılmamanın Usulü Sonuçları
Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını gösteren son tutanağın aslı yahut onaylı suretinin dava dilekçesiyle birlikte mahkemeye sunulması zorunludur. Belgenin eklenmediği durumlarda mahkeme davacıya bir haftalık kesin süre vererek ihtar çıkarır. Bu yasal ihtarın gereği süresi içinde yerine getirilmezse, dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden dava usulden reddedilir.
Görüşmelerin taraflardan birinin geçerli mazeret sunmaksızın ilk oturuma gelmemesi sebebiyle sonlanması halinde bu durum son tutanağa geçirilir; bahse konu taraf açılan davada bütünüyle ya da kısmen haklı bulunsa dahi karşı tarafça yapılan yargılama masraflarının yarısını üstlenmek durumunda kalır ve kendi lehine belirlenecek vekalet ücretinin yalnızca yarısına hükmedilir. Arabuluculuk sürecinin her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması yüzünden bitmesi durumunda ise tarafların yaptığı masraflar kendi üzerlerinde bırakılır.
Dava şartı arabuluculuğa başvurulmadan dava açılırsa mahkeme nasıl bir karar verir?
Dava şartı arabuluculuğa tabi uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı tespit edildiğinde, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir.
İş kazası ve meslek hastalığı davalarında arabuluculuk zorunlu mudur?
İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla bağlantılı tespit, itiraz ve rücu davalarında dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz.
Arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesine eklenmezse ne olur?
Mahkemece davacıya bir haftalık kesin süre verilerek ihtar gönderilir; tutanak bu süre içinde mahkemeye sunulmazsa dava dilekçesi tebliğe çıkarılmaksızın dava usulden reddedilir.
Arabuluculuk süreci zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri etkiler mi?
Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen zaman diliminde zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

