CMR Konvansiyonunun Kapsamı, Senedi ve Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
CMR Konvansiyonunun Kapsamı, Senedi ve Sorumluluğu

CMR, açılımı Convention on the Contract for the International Carriage of Goods by Road olan ve Türkçede Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Konvansiyon diye anılan uluslararası bir sözleşmedir. Türkiye bu sözleşmeye taraftır. Amacı, uluslararası karayolu taşımalarında yeknesak ve öngörülebilir bir hukuk düzeni kurmaktır.

Uygulama şartları ve kapsam dışı taşımalar

Konvansiyonun uygulanması, taşımanın uluslararası nitelik taşımasına bağlıdır. Eşyanın teslim alındığı yer ile teslim edileceği yer ayrı ülkelerde olmalı, bu ülkelerden en az biri de CMR’ye taraf bulunmalıdır.

Düzenleme karayoluyla yapılan eşya taşımasına yöneliktir. Yolcu taşıması, cenaze taşıması, posta taşıması ve bazı özel taşıma türleri kapsamın dışında kalabilir. Bu son ifade, her özel taşımanın kendiliğinden dışlandığı kapalı bir liste anlamına gelmez. Yalnız Türkiye sınırları içinde gerçekleşen karayolu taşıması uluslararası sayılmaz; bu nedenle CMR değil, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili iç hukuk hükümleri çerçevesinde ele alınır.

Taşımanın ücret karşılığında yapılması da önemlidir. Ticari bir taşıma ilişkisinin bulunması, CMR hükümlerinin uygulanması bakımından belirleyici unsurlardan biridir.

Taşıma senedinde yer alan bilgiler

Taşıma senedi, bir taşıma sözleşmesinin varlığına, yükün taşıyıcıya verilmesine, malın niteliğine, gönderen ile alıcıya, taşıyıcıya ve teslim şartlarına işaret eden önemli bir belgedir. Uygulamada çoğu kez gönderen, taşıyıcı ve alıcı için ayrı olmak üzere üç nüsha hazırlanır. Bu “genellikle” anlatımı, her seferde aynı biçimin zorunlu olduğu sonucunu doğurmaz.

Senede malın cinsi ve miktarı, ambalajın durumu, teslim alınan yer ile teslim edilecek yer, taşıyıcının adı, gönderen ve alıcı bilgileri, varsa özel talimatlar ve taşıma ücretine dair kayıtlar yazılır. Senedin hiç düzenlenmemesi, taşıma sözleşmesinin geçersiz sayılması için yeterli değildir. Buna karşılık senet, taşıma ilişkisini ve taşıyıcının sorumluluğunu ortaya koymada çok önemli bir delil işlevi görür.

Taşıyıcı malı alırken görünür halini ve ambalajını denetlemeli, çekincesi varsa bunu senede işlemelidir. Çekince yazılmaması, malın sağlam ve eksiksiz alındığı yönünde taşıyıcı aleyhine bir değerlendirmeye yol açabilir. Bu olasılık, her dosyada aynı karinenin kurulacağı anlamına gelmez.

Kayıp, hasar ve gecikmede taşıyıcının sorumluluğu

Taşıyıcı kural olarak, eşyayı teslim aldığı andan alıcıya verdiği ana kadar oluşan kayıp, hasar ve gecikmeden sorumludur. Sorumluluk mutlak değildir. Zararın kendi kusurundan doğmadığını veya CMR’de öngörülen kurtulma hallerinden birinin bulunduğunu ispatlayan taşıyıcı, sorumluluktan kurtulabilir.

Sorumluluğu etkileyebilecek örnekler arasında gönderenin hatalı talimatı, malın kendi doğal yapısı yüzünden bozulması, yetersiz ambalaj, yüklemenin gönderence hatalı yapılması, alıcının teslim almakta gecikmesi ve taşıyıcının kaçınamayacağı, sonuçlarını da önleyemeyeceği bir olay bulunur. Sayılan haller sorumluluğu etkileyebilecek örneklerdir; sorumluluğu kaldıran kesin bir sonuç olarak anlatılmamıştır.

Hasar, malın taşıma koşullarına uygun ambalajlanmamasından kaynaklanmışsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulabilir. Ambalajdaki eksiklik dışarıdan açıkça görülebiliyor ve taşıyıcı buna rağmen çekince koymadan malı almışsa, durum taşıyıcı aleyhine değerlendirilebilir.

Gönderenin bildirim ve belge yükümlülüğü

Gönderen, taşınacak malı doğru ve eksiksiz biçimde tanıtmalıdır. Cinsi, miktarı, ağırlığı, ambalaj durumu, tehlikeli nitelik taşıyıp taşımadığı, özel taşıma koşulları ve teslim talimatları taşıyıcıya açıkça bildirilmelidir. Gümrük işlemlerinde gereken belgeleri sağlamak da gönderene düşer. Belgenin eksik veya hatalı olması malın gümrükte beklemesine, ceza uygulanmasına ya da taşımanın gecikmesine yol açarsa gönderenin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Tehlikeli madde taşınırken bilgilendirme yükü daha ağırdır. Malın tehlikeli olduğu taşıyıcıya söylenmez ve bundan zarar doğarsa gönderen ciddi bir sorumlulukla karşılaşabilir. Bu ifadenin somut ölçüsü ayrıca belirlenmemiştir; sonuç, oluşan zarara göre ele alınır.

Hatalı beyan, yanlış talimat veya ambalajlama eksikliği taşıyıcıya zarar verirse taşıyıcı bu zararın tazminini gönderenden isteyebilir.

Alıcının teslim kontrolü ve gizli hasar

Alıcı, varış yerinde malı teslim alma hakkına sahiptir. Teslim sırasında malı kontrol etmeli; hasar veya eksiklik görürse bunu teslim belgelerine yazdırmalıdır.

Teslim sırasında açık hasar veya eksik teslim fark edilmesine rağmen herhangi bir şerh düşülmemesi, sonraki tazminat taleplerini zorlaştırabilir. Bu sonuç, talebin kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Gizli hasarda, zararın teslim anında fark edilemeyecek nitelikte olması gerekir. Bu durumda alıcının makul süre içinde taşıyıcıya bildirim yapması önemlidir. Bildirimin gecikmesi, taşıyıcının sorumluluğuna başvurulmasını güçleştirebilir. Makul sürenin gün sayısı bu çerçevede belirli bir sayıya bağlanmamıştır.

Tazminatta dikkate alınan unsurlar

Tazminat hesaplanırken malın değeri, hasar oranı, navlun bedeli, sigorta durumu ve CMR’deki sorumluluk sınırları gözetilir. Taşıyıcının sorumluluğu bazı hallerde sınırlı kalabilir. Kast veya ağır kusur varsa sınırların uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilir; ağır kusur, sınırı her olayda kendiliğinden kaldıran kesin bir sonuç diye sunulamaz.

Gecikme tazminatı için ya kararlaştırılmış bir teslim süresi bulunmalı ya da gecikme, taşımanın olağan koşullarına göre açıkça ortaya konulmalıdır. Ayrıca gecikmeden bir zarar doğmuş olmalıdır. Her geç teslim, kendiliğinden tazminat hakkı yaratmaz. Gecikme ile zarar arasında illiyet bağı kurulmalıdır.

Taşıyıcı, gecikmenin gümrük işlemlerinden, gönderenin belge eksikliğinden, sınır yoğunluğundan, mücbir sebepten veya alıcının teslim almamasından ileri geldiğini savunabilir. Bu sebeplerin her birinin somut olayda hukuken geçerli bir savunma oluşturup oluşturmadığı ayrıca incelenir.

Tam kayıpta malın değeri esas alınabilir. Kısmi kayıp veya hasarda malın değer kaybı hesaplanır. Gecikmeden doğan zararlar ise belirli şartlar altında istenebilir. Bu anlatımlar zorunlu bir hesap formülü kurmaz. Sorumluluk bazı hallerde sınırlı olduğundan malın gerçek değeri ile istenebilecek tazminat arasında fark oluşabilir. Yüksek değerli mallarda taşıma öncesinde değer bildirimi yapılması ve uygun sigorta yaptırılması önemlidir; bildirimin şekli ve sonucu ayrıca gösterilmemiştir.

Zarar kalemleri soyut biçimde ileri sürülemez. Fatura, gümrük belgeleri, piyasa değeri, ekspertiz raporu, sigorta raporu ve taşıma belgeleri incelenir; miktar somut belgelerle ispatlanmalıdır. Sayılan belgeler örnek niteliğindedir, her dosyada aynı belgenin zorunlu delil olduğu sonucu çıkmaz.

Sorumluluk sigortası ve emtia sigortası

Taşıyıcının CMR sorumluluk sigortası bulunabilir; fakat sigortanın varlığı her zararın kendiliğinden ödeneceği anlamına gelmez. Sigortacı, taşıyıcının hukuken sorumlu olup olmadığını, poliçe limitlerini ve istisnaları inceler. Mal sahibi yönünden nakliyat emtia sigortası da önemlidir. Taşıyıcının sorumluluğu sınırlı kalabileceğinden ve malın gerçek zararını bütünüyle karşılamayabileceğinden, bu sigorta malı ayrıca güvenceye alabilir. Sigorta yaptırmak genel bir zorunluluk olarak anlatılmamıştır.

Deliller, yetki, süre ve tenfiz

Uyuşmazlığın aydınlatılmasında taşıma senedi, fatura, sevk ve teslim kayıtları, hasara ilişkin tutanak ile ekspertiz, fotoğraf ve video, aracın izleme verileri, gümrük evrakı, sigorta poliçesi ve tarafların yazışmaları temel deliller arasında yer alır.

Hangi mahkemenin yetkili olacağı, sözleşme hükümlerine ve CMR düzenlemelerine göre belirlenir. Taraflar belirli bir mahkemeyi yetkili kılmış olabilir. Taşımanın başlangıç yeri, teslim yeri veya davalının yerleşim yeri de yetki bakımından önem taşıyabilir. Uluslararası uyuşmazlıklarda yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi de gündeme gelebilir.

Hasar, kayıp, gecikme veya taşıma bedeli alacaklarında belirli süreler içinde hukuki yollara başvurulması gerekir. Süre kaçırılırsa haklı bir talep dahi zamanaşımı nedeniyle reddedilebilir. Zamanaşımının başlangıcı somut olaya göre değişebilir. Malın teslim edildiği tarih, teslim edilmesi gereken tarih veya kaybın anlaşıldığı tarih dikkate alınabilir.

CMR dosyalarında zamanında ihtar, arabuluculuk başvurusu, dava veya icra takibi yapılması hak kaybını önler.

CMR nedir?

CMR, karayoluyla uluslararası eşya taşıma sözleşmesine ilişkin konvansiyondur. Türkiye bu sözleşmeye taraftır; amacı uluslararası karayolu taşımalarında yeknesak ve öngörülebilir bir düzen kurmaktır.

Yurt içi taşıma CMR’ye girer mi?

Hayır. Yalnızca Türkiye içinde yapılan karayolu taşıması uluslararası nitelik taşımadığından CMR’ye girmez. Bu taşıma Türk Ticaret Kanunu ve ilgili iç hukuk hükümlerine göre değerlendirilir.

CMR senedi yoksa sözleşme geçersiz midir?

Hayır. Senedin düzenlenmemesi taşıma sözleşmesini geçersiz kılmaz. Senet yine de taşıma ilişkisinin ve taşıyıcının sorumluluğunun ispatında çok önemli bir delildir.

Taşıyıcının sorumluluğu mutlak mıdır?

Hayır. Taşıyıcı, zararın kendi kusurundan kaynaklanmadığını veya CMR’de düzenlenen kurtulma hallerinden birinin bulunduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.

Gizli hasar nasıl ele alınır?

Gizli hasarın teslim anında fark edilemeyecek nitelikte olması gerekir. Alıcının makul süre içinde taşıyıcıya bildirim yapması önemlidir; bildirimin gecikmesi başvuruyu güçleştirebilir.

Her geç teslim tazminat doğurur mu?

Hayır. Kararlaştırılmış bir süre veya olağan koşullara göre açık bir gecikme ile doğmuş bir zarar bulunmalı, gecikme ile zarar arasında illiyet bağı kurulmalıdır.

CMR sigortası her zararı karşılar mı?

Hayır. Sigortanın bulunması her zararın kendiliğinden ödeneceği anlamına gelmez. Sigortacı hukuki sorumluluğu, poliçe limitlerini ve istisnaları inceler.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu