Ceza Muhakemesinde Yakalama ve Gözaltı Kavramları
Ceza muhakemesinde koruma tedbirleri; hâkim henüz nihai kararını vermeden ve kişinin suçluluğu kesinleşmeden önce uygulanan, bireylerin haklarını sınırlandıran, geçici nitelikteki işlemlerdir. Bu tedbirler genel olarak hâkim kararı gerektirir. Yakalama işlemi, suç işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunan hallerde kolluk kuvvetlerinin ya da Cumhuriyet savcısının kararıyla kişinin geçici olarak özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır. Kişi özgürlüğünü geçici olarak sınırlandırmayı amaçlayan yakalama tedbiri; kişi, eşya, konut veya araçta delil yahut kişi elde etmeye yönelen adli arama işleminden farklıdır ve bu iki tedbir birbirinin yerine uygulanamaz.
Gözaltı ise yakalanan şüphelinin, soruşturma işlemlerinin tamamlanabilmesi amacıyla yetkili makamın emriyle belirli bir süre kolluk gözetiminde tutulmasıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 91. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gözaltına alma tedbiri, soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin bulunmasına bağlıdır. Her yakalanan şahsın gözaltına alınması zorunlu değildir; yakalama sonrasında Cumhuriyet savcısı, kişinin yalnızca ifadesinin alınıp serbest bırakılması talimatını verebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 91Kaynağı aç
Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına
karar verilebilir. (Değişik ikinci cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) Gözaltı
süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu
süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez.(Ek cümle:
25/5/2005 – 5353/8 md.) Yakalama yerine
en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten
fazla olamaz.
(2) Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve
kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına
bağlıdır.[11]
(3) Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya
şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her
defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak
emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl
tebliğ edilir.
(4) (Ek: 27/3/2015-6638/13 md.)[12]
Suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak kaydıyla; kişi hakkında aşağıdaki
bentlerde belirtilen suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri
tarafından yirmi dört saate kadar, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu
düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında
ve toplu olarak işlenen suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltına alınma kararı
verilebilir. Gözaltına alma nedeninin ortadan kalkması hâlinde veya işlemlerin
tamamlanması üzerine derhâl ve her hâlde en geç yukarıda belirtilen sürelerin
sonunda Cumhuriyet savcısına, yapılan işlemler hakkında bilgi verilerek
talimatı doğrultusunda hareket edilir. Kişi serbest bırakılmazsa yukarıdaki
fıkralara göre işlem yapılır. Ancak kişi en geç kırk sekiz saat, toplu olarak
işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Bu fıkra kapsamında
kolluk tarafından gözaltına alınan kişiler hakkında da gözaltına ilişkin
hükümler uygulanır.
a) Toplumsal olaylar sırasında işlenen cebir ve şiddet içeren suçlar.
b) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten öldürme (madde 81, 82), taksirle öldürme (madde 85),
2. Kasten yaralama (madde 86, 87),
3. Cinsel saldırı (madde 102),
4. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
5. Hırsızlık (madde 141, 142),
6. Yağma (madde 148, 149),
7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
8. Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma (madde 195),
9. Fuhuş (madde 227),
10. Kötü muamele (madde 232),
c) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda yer alan
suçlar.
d) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri
Kanununun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlar.
e) 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa dayanılarak ilan
edilen sokağa çıkma yasağını ihlal etme.
f) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3
üncü maddesinde belirtilen suçlar.
(5) Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına
ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya
kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen
serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza
hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat
dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı
süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da
yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır
bulundurulmasına karar verilir.
(6) Gözaltı süresinin dolması veya
sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya
neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet
savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.
(7) Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh
ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur.
Gözaltı işlemlerinin denetimi
Yakalama Emri ve Yakalama Yetkisinin Kullanımı
Yakalama emri çıkarılması genel kural olarak hâkim kararı ile gerçekleşir ve bu emrin infazı Cumhuriyet savcısı ile kolluk tarafından yerine getirilir. Yakalama emrinde şahsın eşkâli, biliniyorsa kimliği, isnat edilen fiil ve yakalandığında nereye sevk edileceği açıkça gösterilir. Çağrılmasına rağmen gelmeyen veya gaiplik ya da kaçaklık gibi nedenlerle çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, hastalık ya da yakın cenazesi gibi geçerli ve zorunlu bir mazereti bulunmadıkça Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri verilebilir. Tutuklama isteminin reddine itiraz edilmesi durumunda, itiraz mercii olan hâkim istemi haklı bulursa şüpheli hakkında yakalama emri düzenleyebilir. Şüpheli veya sanığın yakalandıktan sonra kolluğun muhafazasından kaçması ya da ceza infaz edilirken firar etmesi halinde, Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri şahsın yeniden yakalanabilmesi için yeni bir yakalama emri çıkarabilir. Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesiyle emrin çıkarılma amacı ortadan kalktığında mahkeme, hâkim veya savcılıkça yakalama emrinin derhal iadesi istenir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 90Kaynağı aç
geçici olarak yakalama yapılabilir:
a) Kişiye suçu işlerken rastlanması.
b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının
bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması.
(2) Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri
düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet
savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde,
yakalama yetkisine sahiptirler.
(3) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte,
çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle
kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin
yakalanması şikâyete bağlı değildir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Kolluk, yakalandığı sırada
kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri
aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir.
(5) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Birinci fıkraya göre
yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce
yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek,
emri doğrultusunda işlem yapılır.
(6) Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama
emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya
Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir.
Gözaltı
Yakalama tedbiri kural olarak yargısal emirle icra edilmekle birlikte, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde hâkim kararı olmaksızın kolluk veya savcı talimatıyla da şüpheli veya sanık denetim altına alınabilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 90. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kişiye suçu işlerken rastlanması veya suçüstü bir eylemden ötürü izlenen şahsın kaçma olasılığının bulunması yahut kimliğinin derhal belirlenememesi hallerinde herkes tarafından geçici yakalama yapılabilir. Kolluk görevlileri ise tutuklama kararı veya yakalama emri verilmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, Cumhuriyet savcısına veya amirlerine derhal başvurma imkânı bulunmadığı takdirde yakalama yetkisini kullanabilir. Görevlilerce yakalanan veya geçici yakalama sonrası kolluğa teslim edilen kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek savcının talimatı doğrultusunda işlem tesis edilir.
Yakalama Tedbirinin İstisnaları ve Yasak Halleri
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyet veya izin şartına bağlı suçlarda bu kanuni şartlar gerçekleşmedikçe kişi yakalanamaz. Ancak soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olsa dahi; çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malullük ya da güçsüzlükleri dolayısıyla kendilerini idareden aciz kimselere karşı işlenen suçüstü hallerinde yakalama yapılması şikâyet koşuluna bağlı tutulmaz.
Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocuklar ile 15 yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler kimlik ve suç tespiti amacı haricinde yakalanamaz. Yalnızca adli para cezasını gerektiren ve hapis cezası öngörülmeyen suçlarda da yakalama tedbirine başvurulamaz. Diplomatik dokunulmazlığı bulunan kişilerin yakalanması da hukuken mümkün değildir. Ayrıca gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan şahıs hakkında, yakalamaya konu fiille ilgili yeni ve yeterli delil bulunmadıkça ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça aynı nedenle bir daha yakalama tedbiri tesis edilemez.
Yakalanan ve Gözaltına Alınan Kişinin Hakları
Kolluk, yakalanan şahsın kaçmasını, kendisine veya çevresine zarar vermesini engelleyecek tedbirleri aldıktan sonra kişiye kanuni haklarını derhal bildirmekle yükümlüdür. Yakalanan veya gözaltına alınan kişi, kimlik bilgisi dışındaki sorulara yanıt vermeme ve susma hakkına sahiptir. Tedbirin nerede, ne zaman, hangi görevlilerce icra edildiğini ve yasal hakların hatırlatıldığını içeren ayrıntılı bir yakalama tutanağının düzenlenmesi zorunludur; bu belgenin tanzim edilmemesi usulsüzlük oluşturur. Yakalanan, gözaltına alınan veya gözaltı süresi uzatılan şüphelinin, durumu bir yakınına veya belirlediği herhangi bir kişiye haber verilmesini isteme hakkı bulunur.
Kişinin sağlık durumunun tespiti amacıyla yakalanan, gözaltına alınan ve bu süreçte bir yerden başka bir yere nakledilen kişinin sağlık kontrolünden geçirilmesi zorunludur. Ayrıca nezarethaneye konulmadan önce ve nezarethaneden çıkarılırken sağlık muayenesi yapılarak darp ve muayene raporu düzenlenir.
Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafi yardımından yararlanabilir; kanuni temsilcisi de şüpheli veya sanığa avukat seçebilir. Soruşturma evresindeki ifade alma işlemlerinde en çok üç müdafi hazır bulunabilir. Müdafiin şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında bulunma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez ve sınırlandırılamaz. Şüpheli veya sanık müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse istemi halinde baro tarafından müdafi görevlendirilir. Kendisine ait bir müdafi bulunmayan şüpheli veya sanığın onsekiz yaşını doldurmamış olması, sağır veya dilsiz bulunması ya da kendini savunamayacak derecede malul olması halinde istemi aranmaksızın müdafi atanır. Zorunlu müdafilik ceza eşiği bakımından; ilgili yönetmelik hükmünde üst sınırı en az 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlar esas alınırken, kanun maddesinde alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar öngörülmüştür.
8197 sayılı YAKALAMA, GÖZALTINA ALMA VE İFADE ALMA YÖNETMELİĞİ m. 20Kaynağı aç
20 –
Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden
fazla müdafiîn yardımından yararlanabilir; kanunî temsilcisi varsa, o da
şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.
Soruşturma
evresinde, ifade almada en çok üç müdafi hazır bulunabilir.
Soruşturma
ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında müdafiîn, şüpheli veya sanıkla
görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda
bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.
Şüpheli
veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, talebi hâlinde
baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.
Şüpheli
veya sanık onsekiz yaşını doldurmamış ya da sağır veya dilsiz veya kendisini
savunamayacak derecede malûl olur ve bir müdafiî de bulunmazsa talebi
aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.
Üst
sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan
soruşturma ve kovuşturmada şüpheli veya sanığın talebi aranmaksızın bir müdafi
görevlendirilir.
Müdafi
ile görüşme
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine
bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda
olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak
derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi
görevlendirilir.
(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan
dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin
görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Müdafi görevini yerine getirmediğinde yapılacak işlem ve müdafilik
görevinden yasaklanma[54]
Gözaltı Süreleri ve Karar Yetkisi
Bireysel suçlarda gözaltı süresi, yakalama anından itibaren başlar ve yirmi dört saati aşamaz. Bu süreye yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye sevk için gerekli olan ve on iki saati geçemeyecek sevk süresi dahil edilmez.
Gözaltı kararı kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından verilir ve yazılı olması esastır. Acil ve gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda ilk gözaltı talimatı sonradan derhal yazılı hale getirilmek üzere sözlü olarak da verilebilir; gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin kararların ise mutlaka yazılı olması şarttır. İstisnai bir yetki olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 91. maddesinin dördüncü fıkrasına göre; suçüstü halleriyle sınırlı kalmak kaydıyla, kanunda gösterilen katalog suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri tarafından 24 saate kadar, şiddet olaylarının yayılarak kamu düzenini ciddi biçimde bozabileceği toplumsal olaylar sırasında ve toplu olarak işlenen suçlarda ise 48 saate kadar gözaltı kararı verilebilir.
Toplu olarak işlenen suçlarda delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu sebebiyle, savcının yazılı talimatıyla süre her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatılabilir. Bu imkânla beraber toplu fiillerde toplam süre dört güne ulaşabilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhal tebliğ edilir; uzatma yazısında sürenin uzatılma nedeni açıklanır ve şüphelinin en yakın hâkim veya mahkemeye sevk edilmesi için zorunlu olan en fazla on iki saatlik süre bu uzatma hesabına katılmaz.
Gözaltı İşlemine İtiraz ve Yargısal Denetim
Yakalama işlemine, gözaltına alma kararına ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Serbest bırakılmayı temin etmek amacıyla yakalanan kişi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımları bu başvuruyu yapma hakkına sahiptir. Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinden yaparak derhal ve en geç 24 saat tamamlanmadan başvuruyu karara bağlar.
Sulh ceza hâkimi yakalama veya gözaltı işlemlerini yerinde bulursa itirazı reddeder ya da yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet savcılığında hazır bulundurulmasına karar verir. İtirazın kabulü halinde Cumhuriyet savcısının bu karara itiraz yetkisi bulunmadığı belirtilmekle birlikte, şüpheli serbest bırakılmazsa kanuni sürelerin sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılarak sorgusu yapılır ve bu sorguda müdafi hazır bulunur. Cumhuriyet savcılığında hazır bulundurulan şüpheli hakkında ise savcı tarafından tutuklama veya adli kontrol talep edilebileceği gibi serbest bırakılma kararı da verilebilir.
Gözaltı süresi ne kadardır?
Bireysel suçlarda gözaltı süresi, en fazla 12 saat olabilecek yol süresi hariç olmak üzere yakalama anından itibaren en fazla 24 saattir. Toplu olarak işlenen suçlarda ise Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle bu süre her defasında bir günü aşmamak şartıyla üç gün uzatılarak toplamda en fazla dört güne çıkarılabilir.
Gözaltı kararına karşı kimler itiraz edebilir?
Gözaltı işlemine ve sürenin uzatılmasına karşı yakalanan kişi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ile birinci veya ikinci derecede kan hısımları serbest bırakılma talebiyle itiraz edebilir. İtiraz başvurusu sulh ceza hâkimliğine yapılır ve hâkimlik en geç 24 saat içinde evrak üzerinden karar verir.
Suçüstü halinde herkes yakalama yapabilir mi?
Kişiye suçu işlerken rastlanması veya suçüstü bir eylemden ötürü izlenen failin kaçma tehlikesi bulunması yahut kimliğinin hemen tespit edilememesi hallerinde herkes geçici yakalama yetkisine sahiptir. Yakalama sonrasında şahıs kolluk kuvvetlerine teslim edilir ve gecikmeksizin yetkili Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek talimatı doğrultusunda işlem yürütülür.
Gözaltı süresi bittikten sonra kişi tekrar yakalanabilir mi?
Gözaltı süresinin dolması veya hâkim kararıyla serbest bırakılma sonrasında, dosyaya yeni ve yeterli delil girmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı bulunmadıkça aynı fiil nedeniyle yeniden yakalama işlemi uygulanamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

