Ceza Muhakemesinde Basit Yargılama Usulü ve CMK m. 252

by Avukat Erdal Ersoy
Ceza Muhakemesinde Basit Yargılama Usulü ve CMK m. 252

Basit Yargılama Usulü Nedir ve Hangi Davalarda Uygulanır

Basit yargılama usulü, asliye ceza mahkemelerince iddianamenin kabulünden sonra işletilmesi mümkün olan bir yargılama biçimidir. Uygulanabilmesi için suçun öngördüğü yaptırımın adli para cezası olması ya da hapis cezası öngörülüyorsa bunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreyle sınırlı bulunması gerekir (CMK m. 251/1). Mahkeme bu koşulları tespit ettiğinde usulü uygulamaya karar verebilir; kanun bu noktada takdir yetkisini mahkemeye bırakmaktadır. Bunun yanı sıra CMK m. 175'in ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra artık bu yola başvurulamaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 251Kaynağı aç
Madde 251 – (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.) (Başlığı ile
Birlikte Yeniden Düzenleme:17/10/2019-7188/24 md.)
(1) Asliye ceza mahkemesince,
iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl
veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün
uygulanmasına karar verilebilir. (Ek cümle:8/7/2021-7331/23 md.) 175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü
belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde
mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve
savunmalarını iki hafta içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta
duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca,
toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.[97]
(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma
yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun
61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen
kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç
ceza dörtte bir oranında indirilir.
(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası
seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da
uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
(6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm
verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca
yargılamaya devam edilebilir.
(7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, (…)[98]
hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan
suçlar hakkında uygulanmaz.
(8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen
başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.
Basit yargılama usulünde itiraz

Usulün uygulama alanı kanun tarafından açıkça sınırlandırılmıştır. Şüpheli veya sanığın yaş küçüklüğü ya da akıl hastalığı hâlinde bulunması durumunda basit yargılama yoluna gidilemez; CMK m. 251/7 bu hâlleri kapsam dışında tutmaktadır. Aynı şekilde, soruşturma veya kovuşturmanın yapılabilmesi iznin ya da şikâyetin varlığına bağlı olduğu suçlarda da bu usul uygulanamaz. Güncel kanun metninde yer alan tüm koşulların somut davaya göre ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Kapsama giren bir suçun kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlendiği hâllerde ise yine bu usule başvurulamaz (CMK m. 251/8).

Yazılı Savunma Süreci ve Duruşmasız Hüküm

Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiğinde mahkemece iddianame sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek beyan ve savunmalarını iki hafta içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir; tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir (CMK m. 251/2). Bu süre dolunca mahkeme, duruşma yapmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, TCK m. 61 dikkate alınmak suretiyle CMK m. 223'te belirtilen kararlardan birine hükmedebilir (CMK m. 251/3).

Mahkûmiyet Hâlinde Dörtte Bir İndirim ve Diğer Tedbirler

Basit yargılama usulünde mahkûmiyet kararı verildiğinde hesaplanan sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir (CMK m. 251/3). Bu indirim yalnızca mahkûmiyet kararına uygulanır; beraat, düşme ve benzeri kararlarda söz konusu değildir. Mahkeme ayrıca koşulların gerçekleşmesi hâlinde kısa süreli hapis cezasını seçenek yaptırımlara çevirebilir ya da hapis cezasını erteleyebilir; sanığın yazılı biçimde karşı çıkmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına da karar verilebilir (CMK m. 251/4). Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçlarının ayrıca belirtilmesi gerekir (CMK m. 251/5).

Mahkemenin Genel Yargılamaya Dönme Yetkisi

Basit yargılama usulü, mahkeme için uygulanabilir bir imkândır. CMK m. 251/6 uyarınca mahkeme, gerekli gördüğünde hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümlere göre yargılamaya devam edebilir.

CMK m. 252'nin Tarihsel Seyri ve Anayasa Mahkemesi İptal Kararının Ardından Yapılan Düzenleme

CMK m. 252, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 105. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış; ardından 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 25. maddesiyle başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi 22.06.2023 tarihli kararıyla CMK m. 252/2'nin birinci cümlesini ve ikinci, üçüncü ile dördüncü cümlelerini; ayrıca m. 252/3, 252/4, 252/5 ve 252/6 fıkralarını iptal etmiş; m. 252/1'in her iki cümlesini ise Anayasa'ya aykırı bulmamıştır. İptal edilen hükümler, bu kararın Resmî Gazete'de yayımından (11.10.2023) dokuz ay sonra yürürlükten kalkacak biçimde kabul edilmiştir. Bu süreç içinde yasama organı 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 17. maddesiyle maddenin ikinci ila yedinci fıkralarını yeniden düzenlemiş ya da ek fıkra olarak kaleme almıştır. Yürürlükteki metin bu son düzenlemeye dayanmaktadır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 252Kaynağı aç
Madde 252 – (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.) (Başlığı ile
Birlikte Yeniden Düzenleme:17/10/2019-7188/25 md.)
(1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir.
Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.
(2) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) İtiraz üzerine hükmü veren
mahkemece dosya, o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması hâlinde
tevzi kriterlerine göre belirlenen asliye ceza mahkemesine gönderilir ve bu
mahkemece duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Tek
asliye ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde ise, aynı mahkemede yetkili başka
bir hakim varsa bu hakim tarafından; aksi hâlde adli yargı ilk derece mahkemesi
adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hakim tarafından duruşma açılır ve
genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma
yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara
gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan
vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.
(3) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca
hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verilen
hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından
yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca indirim uygulanır.
(4) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) İtiraz üzerine verilen hükmün
sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara
da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan
yararlanır.
(5) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) İkinci fıkra uyarınca verilen
hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir.
(6) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) Birinci fıkradaki itirazın,
süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından
yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci
fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu
sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine
gönderir.
(7) (Ek:2/3/2024-7499/17 md.)Birinci fıkradaki itirazın, yargılama
giderine, vekâlet ücretine veya maddi hataya ilişkin olması hâlinde 268 inci
maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır. Mercii bu sebepler yönünden
incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.
İKİNCİ
KISIM
Uzlaşma
ve Müsadere
BİRİNCİ
BÖLÜM
Uzlaşma
Uzlaştırma[99][100][101]

Basit Yargılama Hükümlerine İtiraz: CMK m. 252/1

CMK m. 251 uyarınca verilen hükümlere itiraz yolu açıktır; süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir (CMK m. 252/1). Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı iptal kapsamı dışında tutmuştur ve fıkra yürürlüktedir. İtiraz süresinin uzunluğu bu maddede ayrıca düzenlenmemiştir.

İtiraz Sonrası Yargılamanın İşleyişi: CMK m. 252/2

2/3/2024 tarihinden itibaren geçerli olan metne göre itiraz üzerine hükmü veren mahkeme dosyayı, aynı yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması hâlinde tevzi kriterlerine göre belirlenen başka bir asliye ceza mahkemesine gönderir; o mahkemece duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur (CMK m. 252/2). Yargılamanın başladığı yerde tek bir asliye ceza mahkemesi varsa, aynı mahkemede yetkili başka bir hâkim tarafından; böyle bir hâkim yoksa adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hâkim tarafından duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur.

Taraflar duruşmaya gelmese bile yargılama yapılır ve yokluklarında CMK m. 223 uyarınca hüküm kurulabilir; bu husus taraflara gönderilecek davetiyede açıkça yazılır (CMK m. 252/2). Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde ise duruşma yapılmaz ve itiraz hiç yapılmamış sayılır.

İtiraz Üzerine Kurulan Hükümde Önceki Kararla Bağlılık ve İndirim Meselesi

İtiraz üzerine yargılamayı yürüten mahkeme, basit yargılama usulüne göre verilen önceki hükümle bağlı değildir (CMK m. 252/3). Bununla birlikte, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde CMK m. 251/3 uyarınca indirim uygulanır (CMK m. 252/3). Sanık tarafından yapılan itirazda ise mahkeme önceki hükümle bağlı olmadığından bu güvence o hâl için kanun metninde öngörülmemiştir.

İtiraz Etmeyen Diğer Sanıkların Karardan Yararlanması

İtiraz üzerine verilen hüküm sanık lehine sonuç doğuruyorsa ve bu hususların itiraz etmemiş diğer sanıklara uygulanma olanağı mevcutsa, o sanıklar da itiraz etmiş gibi bu karardan yararlanır (CMK m. 252/4). Bu düzenleme, birden fazla sanığın yargılandığı davalarda bir sanığın itirazından doğan hukuki kazanımın belirli koşullarda diğerlerine de sirayet edebileceğini ortaya koymaktadır.

İtiraz Üzerine Kurulan Hükme Karşı Kanun Yolu

CMK m. 252/2 uyarınca itiraz sonucunda kurulan hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir (CMK m. 252/5). Bu hüküm, itiraz aşamasındaki yargılamanın olağan kanun yolu denetimi dışında tutulmadığını düzenlemektedir.

Süresinden Sonra veya Yetkisiz Kişice Yapılan İtirazın Akıbeti

Mahkeme itirazın süresinde yapılmadığını ya da kanun yoluna başvurma hakkı bulunmayan bir kişi tarafından yapıldığını değerlendirirse dosyayı CMK m. 268/2 uyarınca itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir; mercii bu sebepler yönünden incelemesini yaparak kararını mahkemesine iletir (CMK m. 252/6). İtirazın yargılama giderine, vekâlet ücretine veya maddi hataya ilişkin olduğu hâllerde de aynı usul işletilir (CMK m. 252/7).

AYM İptal Kararlarının Kesinleşmiş Davalara Etkisi

Anayasa'nın 153. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesi iptal kararları geriye yürümez. Bu temel kural gereği, basit yargılama usulüyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş kararlar hakkında uyarlama yargılaması yapılması mümkün değildir. Kesinleşmemiş dosyalar bakımından ise iptal kararının yürürlüğe girdiği tarih ile sonraki gelişmelerin ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/560, K. 2024/2283Kaynağı aç
8. Ceza Dairesi         2022/560 E.  ,  2024/2283 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/283 E., 2021/371 K.
Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 228 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 25 gün hapis ve 80,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 04.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2021 tarihli ve 2021/20943 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.12.2021 tarihli ve KYB-2021/144812 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.12.2021 tarihli ve KYB-2021/144812 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1) Dosya kapsamında bulunan sanığa ait adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde, "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklinde,
Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; …c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile,
Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu iptal kararının 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde işaret edilen hakkında basit yargılama yapılması mümkün görülen ancak 01/01/2020 tarihinden önce kovuşturma aşamasına geçildiği için basit yargılama yapılmayan suçlara ilişkin görülmekte olan davalarda gözetilmesinin gerektiği,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 15/10/2020 tarihli ve 2020/8330 esas, 2020/13766 karar sayılı ilamında ''…17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,'' şeklinde belirtildiği üzere,
Dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine esas 5237 sayılı Kanun'un 228. maddesinde düzenlenen suçun, suç tarihindeki şekli ile, 5271 sayılı Kanunu'nun 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, kararın ise 29/06/2021 tarihinde verildiği anlaşılmakla, karar tarihi itibariyle belirtilen iptal kararı sonrasında sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Mahkemesince bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası;
"…
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
…"
Şeklinde düzenlenmiştir.
Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 kararı ile hükümlü hakkında 25 gün hapis ve 80,00 Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Adli sicil kaydına göre hükümlünün suç tarihinden önce işlediği suçlardan hapis cezası ile mahkum olduğu bir ilamının bulunmadığı belirlenmiştir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında hükmolunan 25 günlük hapis cezasının, süresi ve hükümlünün adli sicil kaydı dikkate alınarak, adli para cezası veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
2. 5271 sayılı Kanun'un "Basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesi;
"(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.
(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223. maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
(6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.
(7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz.
(8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir.
7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi ile eklenen 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin birinci fıkrasının, inceleme konusu ile ilgili olan (c) ve (d) bentleri;
"(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla;
…
c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır.
d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz…." şeklinde düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Aynı şekilde 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının 2709 sayılı Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "…hükme bağlanmış…" ibaresinin de iptaline karar verilmiştir.
İncelenen dosyada; sanığın yargılama konusu eylemi 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasına göre basit yargılama usulüne tabi olduğu, hüküm 03.09.2020 tarihinde verilip 26.11.2020 tarihinde kesinleşmiştir. Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 1982 Anayasasının 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği belirtilmiş ve basit yargılama usulünün hükme bağlanmış ve kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacak ise de; anılan kararın kovuşturma evresinde iptal kararının yürürlüğe girdiği, Mahkemesinin yürürlük tarihinden sonra hükme bağlanmış olduğu ve atılı suçun suç tarihi itibariyle basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşılmakla sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Mahkemesince bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.
Basit yargılama usulü hangi suçlarda uygulanır?

Yalnızca adli para cezasını veya üst sınırı iki yıl ya da daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanabilir. Kanunun koyduğu sınır ceza türü ve üst sınırıdır. Üstelik mahkeme bu koşullar sağlansa bile uygulamaya karar vermek zorunda değildir; takdir yetkisi mahkemeye aittir.

Basit yargılamada sanık hakkında ceza indirimi ne zaman uygulanır?

Mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. İtiraz üzerine yeniden yargılama yapıldığında ise itiraz sanık dışındaki kişilerce yapılmışsa CMK m. 252/3 uyarınca bu indirim uygulanır; itiraz sanık tarafından yapılmışsa mahkeme önceki hükümle bağlı olmadığından bu güvence o hâl için kanun metninde öngörülmemiştir.

Basit yargılama usulü yaş küçüklüğü hâlinde uygulanabilir mi?

Hayır. CMK m. 251/7 yaş küçüklüğü hâlini açıkça kapsam dışında tutmaktadır; bu düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa'ya aykırı bulunmamıştır.

İtiraz üzerine açılan duruşmaya taraflar katılmazsa ne olur?

Tarafların gelmemesi duruşmanın yapılmasını engellemez. Yargılama devam eder ve yokluklarında CMK m. 223 uyarınca hüküm kurulabilir. Davetiyede bu sonuç açıkça belirtilmek zorundadır.

İtirazdan duruşmadan önce vazgeçilebilir mi?

Evet. Duruşma açılmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz hiç yapılmamış sayılır; basit yargılama usulüyle verilen ilk hüküm kesinleşir.

İtiraz üzerine yeniden yargılama yapan mahkeme ilk kararla bağlı mıdır?

Hayır. CMK m. 252/3 uyarınca itiraz üzerine hüküm kuran mahkeme, basit yargılama usulüne göre verilen önceki hükümle bağlı değildir. Yalnızca itiraz sanık dışındaki kişilerce yapılmışsa CMK m. 251/3'teki indirim uygulanır.

İtiraz sonrasında dosya nereye gönderilir?

İtiraz üzerine hükmü veren mahkeme dosyayı, aynı yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması hâlinde tevzi kriterlerine göre belirlenen başka bir asliye ceza mahkemesine gönderir. Tek asliye ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde ise yargılama, aynı mahkemede yetkili başka bir hâkim ya da adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hâkim tarafından yürütülür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu