CMK Madde 199 Uyarınca Mahkemenin Yetkisi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 199. maddesinin birinci fıkrasına göre mahkeme, sanığın hazır bulunmasına ve zorla getirme kararı veya yakalama emriyle getirilmesine her zaman karar verebilir. Sanığın duruşmada hazır bulundurulması amacıyla bu tedbirlere yargılamanın her evresinde başvurulabilmektedir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
getirme kararı veya yakalama emriyle getirilmesine her zaman karar verebilir.
Sorgu sırasında sanığın mahkeme salonundan çıkarılabilmesi
Yakalama Emri Sonrası Duruşmanın Öne Alınması ve Savunma Hakkı
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/8262 Esas ve 2017/4023 Karar sayılı ilamına konu somut uyuşmazlıkta, sanık hakkında savunmasının temini amacıyla Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 199. ve devamı maddeleri uyarınca yakalama emri çıkarılıp duruşma ertelenmiştir. Sanığın yakalanarak mahkeme huzuruna getirilmesi üzerine re'sen açılan celsede, duruşma gününün öne alındığı sanık müdafiine tebliğ edilmeden ve müdafi hazır bulundurulmadan savunma alınarak mahkûmiyet hükmü kurulması, sanık ve müdafinin savunma ile yargısal haklarının kısıtlanması olarak değerlendirilmiş ve bozma sebebi sayılmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/8262, K. 2017/4023Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet, temyiz talebinin reddi
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin reddine dair ek karar, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12/03/2014 tarih ve 2014/11668 esas sayılı iddianamesi ile sanığın olay günü 282 promil alkollü olarak araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, sanığın Ankara 47. Noterliğince düzenlenen 21/04/2014 tarihli vekaletname ile Av. …'ı müdafii olarak tayin ettiği, sanık müdafinin 04/09/2014 tarihinde yapılan ilk ve 18/12/2014 tarihinde yapılan ikinci duruşmada sanık müdafii olarak hazır bulunduğu, 18/12/2014 tarihli duruşmada mahkemece savunma için hazır bulunmayan sanık hakkında savunmasının temini amacıyla CMK'nın 199. ve devamı maddeleri gereğince yakalama emri çıkartılmasına ve duruşmasının da 19/03/2015 tarihine bırakılmasına karar verildiği, ancak sanığın 30/12/2014 tarihinde yakalanarak mahkeme huzuruna çıkartılması nedeniyle re'sen açılan duruşma üzerine sanığın savunması alınarak aynı tarihte sanığın mahkumiyetine karar verildiği, sanık müdafinin 08/01/2015 tarihli dilekçe ile "duruşma günü 19/03/2015 gününe bırakılmasına rağmen dosyanın öne alındığına dair bir bildirim yapılmadan önceki bir tarihte re'sen açılan duruşma ile karar tesisine gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna" dair temyiz talebinde bulunması üzerine mahkemece 20/01/2015 tarihli ek karar ile "temyiz itirazının süresinde olmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine" karar verilmiş olduğu, ayrıca sanık müdafinin 12/01/2015 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde belirtilen gerekçelerle "eski hale getirilmesi" talebinde bulunmuş olduğu görülmekle yapılan incelemede;
18/12/2014 tarihli duruşmada mahkemece savunma için hazır bulunmayan sanık hakkında savunmasının temini amacıyla CMK'nın 199. ve devamı maddeleri gereğince yakalama emri çıkartılmasına ve duruşmasının da 19/03/2015 tarihine bırakılmasına karar verildiği halde sanığın 30/12/2014 tarihinde temin edilerek mahkeme huzuruna çıkartılması nedeniyle re'sen açılan duruşma üzerine sanığın savunması alınarak aynı tarihte sanık hakkında sanık müdafinin yokluğunda mahkumiyet kararı verildiği, sanık müdafinin yokluğunda açılan duruşma üzerine sanık müdafii hazır edilmeden ve duruşma gününün öne alındığına dair bir bildirimde dahi bulunmadan sanığın ve müdafinin savunma haklarının kısıtlanmasına yol açacak şekilde usul kurallarına aykırı olarak yargılamanın sonlandırıldığı, bu nedenlerle sanık müdafinin öğrenme üzerine 12/01/2015 tarihli eski hale getirme ve 08/01/2015 tarihli temyiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla;
5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtayın ilgili dairesi olduğundan mahkemenin hukuki değerden yoksun olan eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine ilişkin 20/01/2015 tarihli ek kararının kaldırılarak esastan yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 18/12/2014 tarihli duruşmada mahkemece savunma için hazır bulunmayan sanık hakkında savunmasının temini amacıyla CMK'nın 199. ve devamı maddeleri gereğince yakalama emri çıkartılmasına ve duruşmasının da 19/03/2015 tarihine bırakılmasına karar verildiği halde sanığın 30/12/2014 tarihinde temin edilerek mahkeme huzuruna çıkartılması nedeniyle re'sen açılan duruşma üzerine sanığın savunması alınarak aynı tarihte sanık hakkında sanık müdafinin yokluğunda, sanık müdafiine duruşma gününün öne alındığına dair herhangi bir bildirim yapılmaksızın , sanık ve müdafinin savunma ve yargısal haklarını kısıtlar şekilde duruşmanın sonlandırılması suretiyle sanığın mahkumiyetine kararı verilmesi,
Kabule göre ise;
2-Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında bir gün karşılığı miktarın belirlenmesine ilişkin uygulama maddesinin gösterilmemesi sureti ile CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlerinden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtaratı ile yetinilmesi gerekirken, “ taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının sanıktan tahsiline ve hapis cezasına çevrilmesine” karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hüküm Fıkrasının Unsurları ve Temyiz İnceleme Mercii
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mahkeme hükmünde, 223. madde kapsamında tesis edilen hüküm türü, dayanak kanun maddeleri ve hükmedilen yaptırım açıkça yer almalıdır. Ayrıca ilgililerin kanun yoluna veya tazminat talebine başvurma hakkının bulunup bulunmadığı; başvuru yolu açık ise buna ilişkin yasal süre ile başvurulacak yetkili merci hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde hüküm fıkrasına yazılmalıdır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 232Kaynağı aç
verildiği yazılır.
(2) Hükmün başında;
a) Hükmü veren mahkemenin adı,
b) Hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet
savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî
temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği,
c) Beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
d) Sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen
tutuklu olup olmadığı,
Yazılır.
(3) Hükmün gerekçesi ve varsa karşı oy
gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en
geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur.[78]
(4) Karar ve hükümler bunlara katılan hâkimler tarafından imzalanır.
(5) (Değişik: 24/11/2016-6763/31 md.) Hüküm
sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan hâkim ölür veya
herhangi bir sebeple kararı imzalayamayacak hâle düşerse, yeni hâkim, tefhim
edilen hükme uygun olarak gerekçeli kararı bizzat yazarak imzalar. Toplu
mahkemelerde böyle bir durumun gerçekleşmesi hâlinde, hüküm diğer hâkimler
tarafından imzalanır ve başkan veya en kıdemli hâkim tarafından, hükmün altına
diğer hâkimin imza edememesinin sebebi yazılarak imza olunur.
(6) Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun,
uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma
ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa
süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi
gerekir.
(7) Hükümlerin nüshaları ve özetleri mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt
kâtibi tarafından imzalanır ve mühürlenir.
DÖRDÜNCÜ
KİTAP
Mağdur,
Şikâyetçi, Malen Sorumlu, Katılan
BİRİNCİ
KISIM
Suçun
Mağduru ile Şikâyetçinin Hakları
Suçun mağduru ile şikâyetçinin çağırılması
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/8262 Esas ve 2017/4023 Karar sayılı kararında, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla uygulanan 1412 sayılı CMUK'un 311. maddesi gereğince, eski hâle getirme talebiyle temyiz başvurusunun birlikte yapılması durumunda inceleme yetkisinin Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğu kabul edilmiş; mahkemenin bu talepleri reddeden ek kararı hukuki değerden yoksun görülerek kaldırılmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Mahkeme sanığın zorla getirilmesine ne zaman karar verebilir?
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 199/1 uyarınca mahkeme, sanığın hazır bulunmasına ve zorla getirme kararı veya yakalama emriyle getirilmesine yargılamanın her zamanında karar verebilir.
Yakalama emriyle getirilen sanığın savunması müdafi yokluğunda alınabilir mi?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin değerlendirmesine göre, savunma temini için yakalama emri çıkarılan sanığın duruşma gününden önce yakalanıp mahkemeye çıkarıldığı celsede, duruşmanın erkene alındığı sanık müdafiine haber verilmeden ve müdafi olmadan savunma alınıp hüküm verilmesi savunma ve yargısal hakların kısıtlanması niteliğindedir.
Hüküm fıkrasında kanun yolu süresi ve merciinin belirtilmesi zorunlu mudur?
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 232/6 uyarınca hüküm fıkrasında kararın ne olduğu, ceza miktarı ve uygulanan maddelerin yanı sıra kanun yollarına başvuru imkânı, süresi ve başvurulacak merci tereddüde yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

