CMK 39 Kapsamında Ceza Muhakemesinde Sürelerin Hesabı

by Avukat Erdal Ersoy
CMK 39 Kapsamında Ceza Muhakemesinde Sürelerin Hesabı

Ceza muhakemesinde gün, hafta ve ay olarak öngörülen yasal süreler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 39. maddesine göre belirlenir. Kanuna göre gün ile belirlenen süreler tebligatın yapıldığı günün ertesi günü işlemeye başlar; hafta ve ay olarak belirlenen süreler ise ilgili dönemin karşılık gelen günündeki mesai saati bitiminde sona erer.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 39Kaynağı aç
Madde 39 – (1) Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının
ertesi günü işlemeye başlar.
(2) Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son
haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer.
(3) Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda
sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son
bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü
mesai saati bitiminde sona erer.
(4) Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.
Eski hâle getirme

Gün, Hafta ve Ay Olarak Belirlenen Sürelerin İşlemesi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 39. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, gün ile belirlenen süreler tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar.

Süre hafta olarak belirlenmişse, 5271 sayılı Kanun'un 39. maddesinin ikinci fıkrası gereğince tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer.

Sürenin ay olarak belirlendiği hallerde ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde süre biter. Şayet sürenin son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün bulunmuyorsa, süre o ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer.

Sürenin Son Gününün Tatile Rastlaması

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 39. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, sürenin son günü bir tatile rastlarsa, süre tatilin ertesi günü biter.

Yasanın Belirlediği Süreler ile Hâkim Tarafından Verilen Süreler

Ceza yargılamasında yargıç tarafından verilen sürelerin duruma göre uzatılıp kısaltılması yargıcın takdirindedir. Buna karşılık yasanın verdiği sürelerin yargıç tarafından değiştirilmesi olanaksızdır.

Ceza Muhakemesinde Dava Zamanaşımı, Düşme ve Durma Kararları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yılın geçmesiyle düşer.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesiyle duran dava zamanaşımı; denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde yeni suçun işlendiği tarihte, denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması durumunda ise bu yükümlülüklere aykırı davranıldığı tarihte yeniden işlemeye başlar.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında, Türk Ceza Kanunu'nda yer alan düşme nedenlerinin varlığı veya soruşturma yahut kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması durumunda kamu davasının düşmesine karar verilir. Yargılamanın yapılması şarta bağlı tutulup şart henüz gerçekleşmemişse, gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı tesis edilebilir ve bu karara karşı itiraz yolu açıktır. Anılan maddenin dokuzuncu fıkrası uyarınca ise derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 223Kaynağı aç
Madde 223 – (1) Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm
verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine
hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.
(2) Beraat kararı;
a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,
b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,
c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,
d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka
uygunluk nedeninin bulunması,
e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması,
Hallerinde verilir.
(3) Sanık hakkında;
a) Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya
sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması,
b) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/30
md.) Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi
suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi,
c) Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması,
d) Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi,
Hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer
olmadığı kararı verilir.
(4) İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;
a) Etkin pişmanlık,
b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,
c) Karşılıklı hakaret,
d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı,
Dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer
olmadığı kararı verilir.
(5) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında
mahkûmiyet kararı verilir.
(6) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, belli bir cezaya
mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbirine hükmolunur.
(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya
açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.
(8) Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da
soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması
hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya
kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz
gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı
verilir. Bu karara itiraz edilebilir.
(9) Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza
verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
(10) Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı
kanun yolu bakımından hüküm sayılır.
Karar ve hükümlerde gerekli oy sayısı

Kesinleşen Kararlara Karşı Kanun Yararına Bozma Başvurusu

5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; istinaf ya da temyiz denetiminden geçmeksizin kesinlik kazanan hâkim veya mahkeme kararlarında hukuka aykırılık tespit edildiğinde Adalet Bakanlığı, yasal gerekçelerini açıklayarak anılan hükmün Yargıtayca bozulması talebini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı şekilde iletir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf
veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka
aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca
bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.[144]
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya
hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine
verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse,
karar veya hükmü kanun yararına bozar.
(4) Bozma nedenleri:
a) 223 üncü maddede tanımlanan ve
davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya
mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.
b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya
savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine
ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama
sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan
cezadan daha ağır olamaz.
c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise,
aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.
d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını
gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini
gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.
(5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması
CMK 39 uyarınca gün ile belirlenen süreler ne zaman işlemeye başlar?

Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar.

Sürenin son günü bir tatile rastlarsa süre ne zaman biter?

Sürenin son günü bir tatile rastlarsa, süre tatilin ertesi günü biter.

Yasanın belirlediği süreler hâkim tarafından değiştirilebilir mi?

Hâkim kendi belirlediği süreleri duruma göre uzatıp kısaltabilir; ancak yasanın verdiği süreleri değiştiremez.

Ay olarak belirlenen sürenin son bulduğu ayda karşılık gün yoksa süre nasıl biter?

Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa, süre o ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu